İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/10 E. 2025/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/10
Karar No
2025/739
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2025/10 Esas KARAR NO:2025/739

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:06/01/2025 KARAR TARİHİ:15/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile kefil ... aleyhine başlatılan icra takibinin, borçluların borca, faize ve fer’ilerine itirazı üzerine durması nedeniyle eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı borçluların tarafı oldukları Genel Kredi Sözleşmeleri ve Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine, kredi hesapları kat edilerek .... Noterliği’nin 26.03.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle borçlulara ödeme çağrısı yapılmış, ancak borçların ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyasından ilamsız haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Davalıların itirazı sonucu takibin durması üzerine, dava şartı olan arabuluculuk süreci başlatılmış, ancak 01.11.2024 tarihinde yapılan görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. Davacı banka, harca esas değerin takip dosyasındaki sorumluluk oranları dikkate alınarak belirlendiğini, asıl borçlu şirketin 661.445,54 TL, kefil ...’un ise sadece kredi kartının asıl alacağı olan 491.824,68 TL tutarında borçtan sorumlu olduğunu belirtmiştir. Davalıların borca yönelik itirazlarının yersiz olduğu, kredi borçlarının davalılarla imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri ve Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi’nden kaynaklandığı, sözleşmelerde yer alan hükümler uyarınca kefil ve kart hamilinin borçtan müteselsilen sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Davalıların faiz oranlarına yönelik itirazlarının da yasal dayanaktan yoksun olduğu, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami faiz oranlarının esas alındığı, takip tarihine tekabül eden 01.10.2024 tarihi itibarıyla aylık %4,55 ve yıllık %54,6 oranının geçerli olduğu, bu nedenle talep edilen faiz oranlarının yasaya uygun bulunduğu belirtilmiştir. Davacı banka, tüm işlemlerin kredi sözleşmelerinde öngörülen hükümlere uygun olarak gerçekleştirildiğini, borçluların haksız ve takibi uzatmaya yönelik itirazlarının iptali gerektiğini ileri sürmüştür. Bu kapsamda, davacı taraf; davalıların ... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyasındaki takibe yaptıkları haksız itirazların İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi gereğince iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, davalıların icra inkâr tazminatına ve kötü niyetli davalı hakkında disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre, davalı taraf vekili, davacı banka tarafından gönderildiği bildirilen 26.03.2024 tarihli kat ihtarnamesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. ...’a gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinde öngörülen şartlar yerine getirilmeden doğrudan muhtarlığa yapılmasının usulsüz olduğu, ayrıca mazbata üzerinde yer alan şerhlerin de mevzuata aykırı olduğu belirtilmiştir. Asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden ise ihtarnamenin, şirkette evrak alma yetkisi bulunmayan “...” isimli kişiye tebliğ edildiği, bu kişinin şirket çalışanı veya yetkilisi olmadığı, dolayısıyla tüzel kişiliği temsile yetkili olmayan bir kimseye yapılan tebligatın da geçersiz olduğu savunulmuştur. Tebligat mazbatasında, temsilcinin neden adreste bulunmadığı veya tebliğin kime yapıldığına ilişkin araştırma ve açıklama yer almadığından, tebliğin hem şekil hem esas yönünden usulsüz olduğu iddia edilmiştir. Bu kapsamda, borçlulara usulüne uygun bir kat ihtarı gönderilmediği için İcra ve İflas Kanunu’nun 150/ı ve Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddeleri uyarınca icra emri düzenlenemeyeceği, bu nedenle icra takibinin geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Davalı vekili ayrıca, müvekkil ...’un kefil olarak gösterilmesine rağmen geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilin evli olması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu gereğince eş rızasının alınmadığını, kefaletin geçerli sayılabilmesi için öngörülen şekil şartlarının da yerine getirilmediğini belirtmiştir. Sözleşmelerin her sayfasının imzalanmadığı, bu nedenle imzalı ve imzasız sayfaların sonradan birleştirilip birleştirilmediğinin anlaşılamadığı, dolayısıyla imzasız sayfaların müvekkilleri bağlamayacağı savunulmuştur. Öte yandan, davacı banka tarafından takibe konu edilen faiz oranlarının fahiş olduğu, ödeme emrinde belirtilen faiz ve ana para hesaplamalarının hatalı bulunduğu, müvekkillerin belirtilen miktarlarda bir borçlarının olmadığı, bu hususların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Sonuç olarak, davalı taraf, davanın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle reddine, kötü niyetli takip başlatan alacaklı aleyhine %40’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, ayrıca yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Detayları yukarıda verilen bilgi ve belgeler ışığında, davacı banka ile davalı asıl borçlu .... A.Ş. arasında 09.03.2023 tarihinde 2.500.000,00 TL’lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı kefil ...’un iş bu sözleşmeyi 2.500.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladıkları, iş bu sözleşmeye dayalı olarak davalı asıl borçluya ... xxxxxxxx ... nolu kredi kartı kullandırıldığı, ön bilgilendirmeden sonra 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesi ile TBK’nın 584. maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.” Davalı kefil şirket yetkilileri olduğu (TSG dosya kapağında) ve sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak mahkemenin takdirleridir. Davalı asıl borçludan, takipte talep edilen alacak kalemleri bakımından; asıl alacak 491.821,65 TL, işlemiş faiz 163.574,53 TL, BSMV 6.046,33 TL olmak üzere toplam 661.445,54 TL’dir. Bilirkişiliğimiz ile hesaplanan talep edilebilecek alacak asıl alacak 491.824,68 TL, işlemiş faiz 174.953,77 TL, BSMV 8.747,69 TL olmak üzere toplam 675.526,14 TL’dir. Talep edilebilecek toplam alacak 661.445,54 TL’dir. Davalının ... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle, sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 01.10.2024 takip/talep tarihi itibarı ile, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 491.824,68 TL asıl alacak, 163.574,53 TL işlemiş faiz ve 6.046,33 TL BSMV olmak üzere toplam 661.445,54 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği; 491.824,68 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV’sinin davalıdan istenebileceği belirtilmiştir. Davalı kefilden, takipte talep edilen alacak kalemleri bakımından; asıl alacak 491.824,68 TL, işlemiş faiz 163.574,53 TL, BSMV 6.046,33 TL olmak üzere toplam 661.445,54 TL’dir. Bilirkişiliğimiz ile hesaplanan talep edilebilecek alacak asıl alacak 491.824,68 TL, işlemiş faiz 170.251,92 TL, BSMV 8.512,60 TL olmak üzere toplam 670.589,20 TL’dir. Talep edilebilecek toplam alacak 661.445,54 TL’dir. Davalının ... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle, sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 01.10.2024 takip/talep tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 491.824,68 TL asıl alacak, 163.574,53 TL işlemiş faiz ve 6.046,33 TL BSMV olmak üzere toplam 661.445,54 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği; 491.824,68 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV’sinin davalıdan istenebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı asıl borçlu ve davalı kefil aleyhine şirket kredi kartından kaynaklı alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava açıldıktan sonra davacı banka alacaklarını ... A.Ş'ye devretmiş, ... A.Ş temlik alan davacı sıfatıyla dosyaya eklenmiştir. Davacı ile davalı asıl borçlu ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan 09/03/2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi diğer davalı ... tarafından müşterek ve müteselsil kefil olarak 2.500.000,00 TL limitle imzalanmıştır. Kefaletin şartları TBK 583. maddesinde düzenlenmiştir. Somut olay yönünden kefaletin geçerli olabilmesi için gerekli şartların kefalet sözleşmesinde bulunduğu, TBK 584. maddeye eklenen ilave fıkranın 28/03/2013 tarihinde itibaren geçerli olduğu, somut olaydaki sözleşmenin 09/03/2023 tarihinde akdedildiği, 29/07/2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanından sözleşme tarihinde davalı kefilin şirket ortağı ve/veya yöneticisi olduğu anlaşıldığından eş muvafakat belgesinin zorunlu olmadığı, sonuç olarak, kefalet sözleşmesinin geçerli olarak tesis edildiği anlaşılmıştır. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 43. Maddesi; Bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu, 12 nci, 24 üncü, 25 inci, üçüncü fıkrası hariç 26 ncı ve 44 üncü maddesi hükümleri tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında uygulanmaz.” hükmüne amirdir. Bu hüküm gereğince 26. haddenin üçüncü fıkrası tacirlere verilen kurumsal kredi kartlarına da uygulanacaktır. 26 maddenin 3. fıkrası; “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkilidir.” hükmüne amirdir. TCMB, 01/10/2024 tarihinde kredi kartlarına uygulanacak azami faiz oranlarını, aylık %4,25 (Yıllık %51,00), temerrüt faizi oranı ise aylık %4,55 (yıllık % 54,60) oranı olarak belirlemiştir. Davacı takip talebinde kredi kartı için % 54,60 oranında temerrüt faizi istemiş olmakla talebi mahkememizce kabul görmüştür. Davacı tarafça asıl borçlu ve kefile .... Noterliğinin 26/03/2024 tarih, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiği, davalı asıl borçlu adına çıkarılan ihtarnamenin 29/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen bir günlük sürenin sonunda asıl borçlunun 31/03/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, davalı kefile gönderilen ihtarnamenin ise iade döndüğü, buna göre kefil yönünden temerrütün takip itibariyle oluştuğu değerlendirilerek takip tarihi itibariyle faizler hesaplanmıştır. Asıl borçlunun 31/03/2024, kefilin takip tarihi olan 01/10/2024 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilerek düzenlenen bilirkişi raporu mahkememiz ve İstinaf denetimine elverişli olup, yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden raporda hesap edilen miktarlara itibarla sonuç olarak davacının davalılardan 491.824,68 TL Asıl Alacak, 163.574,53 TL işlemiş faiz (asıl borçlu yönünden 174.953,77 TL, kefil yönünden 170.251,92 TL işlemiş faiz hesaplanmış ise de taleple bağlı kalınarak 163.574,53 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.), 6.046,33 TL gider vergisi olmak üzere toplam 661.445,54 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, belirtilen miktarlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş ve kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ İLE; 1-Davalıların ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip sayılı dosyasında yaptıkları itirazın iptali ile takibin 491.824,68 TL Asıl Alacak, 163.574,53 TL işlemiş faiz, 6.046,33 TL gider vergisi olmak üzere toplam 661.445,54 TL üzerinden devamına, asıl alacağın 491.824,68 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %54,60 ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 132.289,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 45.183,34 TL nispi karar harcının peşin alınan 7.988,01 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 37.195,33TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 103.216,83-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 8.690,91 TL( 615,40 TL BVH, 87,50TL VSH, 7.988,01 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.957,50 TL ( 957,50 TL tebliğler ve posta, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/10, K. 2025/739, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-10-e-2025-739-k-7ce91fa98d95