İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/999 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/999
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/999 KARAR NO : 2026/141
DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 13/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin davalı borçlu şirkete; operatörü ile vinç kiralama hizmeti vermiş ve hizmet karşılığı olarak müvekkili firma tarafından davalı şirkete 12.10.2023 tarihli 3.600,00TL bedelli fatura düzenlenmiş, Yine müvekkili firma tarafından davalı borçlu şirkete operatörü İle kepçe (iş makinası) kiralama hizmeti verilmiş olup hizmet karşılığı müvekkili firma tarafından davalı şirkete 12.10.2023 tarihli 62.400,00-TL bedelli fatura düzenlenmiş, Tanzim edilen faturaya davalı şirket tarafından herhangi bir itiraz söz konusu olmamış ancak fatura bedellerinin bir kısım karşılığının müvekkili şirkete ödenmemiş olduğunu, Müvekkili şirketin söz konusu fatura bedellerine ilişkin alacağının, davalı şirket tarafından ödenmeyen kısmı için ---- İcra Md. 'nün-----sayılı icra dosyası ile 9.115,50- TLasıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden icra takibine geçilmiş, Ödeme emri davalı- borçlu tebliğ olmakla davalı-borçlu şirket tarafından süresi içerinde icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz edilmiş ve takibin durmuş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafça mal veya hizmetin gerçekleştirildiği. ve takibe konu edilen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edildiği iddia edilmişse de; davacı şirketin dava konusu satılan malların teslim edildiği ve ya verilen hizmetin gereği gibi yapıldığı ve TTK ve VUK hükümleri kapsamında usulüne uygun faturaların tanzim edilerek müvekkiline tebliğ edildiği hususunu ispatla mükellef olup, Davacı tarafından hangi adrese tebligat yapıldığı ve faturaların usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususunun ispatlanması gerekmekte olduğunu, Nitekim Yargıtay kararlarında da taraflar arasındaki temel ilişkinin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği hususunun araştırılması gerektiği ve bu konuda ispat yükünün davacı tarafın üzerinde olduğunun vurgulanmış olduğunu, Yargıtay kararından da açıkça anlaşılacağı üzere faturaya süresinde itiraz edilmese dahi yine bu halde faturaya konu hizmetin eksiksiz ve ayıpsız verildiğinin davacı tarafa mutlak delillerle ispat edilmesi gerekmekte olup, İcra takip dosyası ve huzurdaki dava kapsamında davacı tarafça bu hususları ispat etmeye yarayacak bilgi / belge sunulmadığından davanın reddinin gerekmekte olduğunu, Davacı tarafından takibe konu edilen alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, Davacı Şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Kaldı ki müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu ve davacı taraf icra takibinde açıkça haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---. İcra Müdürlüğünün --- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;Davacı Şirketle Davalı şirket arasında 2023 Yılından önce süre gelen ve 2023 Yılı sonlarına kadar sürdürüldüğü görülen Ticari ilişki kapsamında, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına, Muhtelif Tarih ve Tutarlarda olmak üzere, Vinç Kiralama Hizmet Satışlarını içermekte olan ve içeriğinde Takip Dayanağı da yapılan 2 Adet Faturanın da yer aldığı “ticari fatura/satış” nitelikli E-Faturaları düzenlediği ve E-Belge Mükellefi olduğu tespit olunan Davalı Şirkete Elektronik Ortamda tebliğ ettiği işbu faturaları Ticari Defterlerinde Davalı Şirket adına Borç kaydetmiş olduğu, Buna Mukabil, Davalı Şirketin incelenen ve yukarıda listelenen Ticari Defterlerinde, Davacı Şirketçe adlarına düzenlenen ve içeriğinde Takip dayanağı yapılan Faturalarında yer aldığı Davacı Şirket Faturalarının, herhangi bir çekişme ve mutabakatsızlığa sebebiyet vermeyecek şekilde Davacı Şirket Alacağı olarak Ticari Defterlerine kaydedilmiş oldukları, davalı tarafça, davacı şirket tarafından adına düzenlenen ve ticari defterlerde davacı alacağı olarak kaydedilen işbu faturalara karşılık, muhtelif Tarih ve Tutarlarda Banka aracılığıyla yapılan Nakit ödemeler yapıldığı, ayrıca Toplam Tutarı KDV Dahil 3.304.-TL olan 2 Adet İade Faturası düzenlenmiş olduğu, ancak, davacı şirketin ticari defter kayıtları incelendiğinde, davalı şirketin ticari defterlerinde mevcut olmasına rağmen, Davacı Şirket Muhasebesi tarafından Yıl sonu Hesap Bakiyelerinin dayanaksız ve fiktif bir şekilde kapatılmış olması nedeniyle hesap bakiyelerinin sıfırlandığı ve bir sonraki yıla Borç/alacak devri yapılmadığı ve yine Davalı Şirketçe Düzenlenen 3.304.-TL Toplam tutarlı 2 Adet İade Faturasının Davacı Şirket kayıtlarına alınmayarak, taraf kayıtları arasında mutabakat farkı oluşmasına sebebiyet verildiği, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen Tüm Hizmet Satış Faturaları yönünden ise taraflar arasında çekişme bulunmadığı ve Davalı Şirket Ticari Defterlerinde Kayıtlı bulundukları, Keza, Sayın Mahkemece dosyaya celp edilen Karşılaştırmalı ALIŞ/SATIŞ Analizi tetkik edildiğinde, Tarafların BA/BS Fatura Adet ve KDV Hariç Toplam Tutarın birbirini teyit etmekte olduğu, ancak Taraflar arasında düzenlenen Faturaların E-Fatura (E-Belge) niteliğinde olması ve VUK. İlgili tebliği gereği E-Belge niteliğindeki E-Faturaların 01.07.2021 Tarihinden itibaren BA-BS FORMU Beyanlarına tabi olmayacağından ve Takip/dava konusu faturaların bu tarih sonrası 2023 Yılında düzenlenmiş olmaları gerekçeleriyle, edilen Karşılaştırmalı Alış-Satış (BA-BS) Analizi üzerinden Lehe/aleyhe değerlendirme yapılamayacağı Davacı Şirketin 9.115,50 TL Asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davacı Şirketin Davalı Şirketten, Takip / Dava T. İtibarıyla; Talebi gibi 9.115,50 TL asıl alacağı bulunduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Somut olay taraf defterlerinin incelendiği, davacı defterleri yönünden talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre de davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariye 9.115,50 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın aksini ispatlayamadığı tespit edilmiş olmakla açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, 2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.595,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 9.115,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.