İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/978 E. 2025/926 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/978
- Karar No
- 2025/926
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/978 KARAR NO : 2025/926
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket cari hesap kayıtlarına göre müvekkilinin 64.465.095,00 TL alacaklı durumda olduğunu, her ne kadar müvekkili şirketin alacaklı olduğu görülse de, 30/06/2024 tarihli ------ seri nolu 500.000,00 TL bedelli çek müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş olup, 02/07/2024 tarihinde ------ ibraz edilen işbu çek üzerine karşılıksızdır şerhinin düşüldüğünü, akabinde söz konusu çekin yetkili hamili tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile -----İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosya ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine konulduğunu, müvekkilinin, davalı şirketten alacaklı konumdayken haksız icra takibi tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını ve mağdur duruma düştüğünü, başlatılan haksız icra takibinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin büyük zararlara uğrama tehlikesi bulunduğunu iddia ile müvekkilinin takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin plastik göre dönüşüm sektöründe hizmet verdiğini, davacının, müvekkili ile yapmış olduğu ticaretinde öncelikle güvenilirlik algısı verdiğini ve küçük ticaretlerinde ödeme yapan davacının daha sonra 30/60 vadeli çekler düzenleyerek müvekkilinden değeri toplamda 20 milyon TL'nin üzerinde mal ve nakit ödeme tedarik etmiş ve daha sonra malların ve nakitlerin karşılığı olarak düzenlediği çeklerin karşılıksız çıkması ile birlikte müvekkilini büyük bir mağduriyet yaşamasına sebep olduğunu, takip ve dava konusu çekin ticaret karşılığında davacı tarafından ödeme olarak müvekkiline verildiğini, çeke karşılıksız işlemi yapılması sonrasında çek şikayetinde bulunduklarını,-----İcra Ceza Mahkemesinin -----. Sayılı dosyası uyarınca şikayet konusu dosyanın halihazırda derdest olduğunu, aynı zamanda çeki icra takibine koyduklarını, takibin kesinleştiğini ancak davacının hiçbir ödeme yapmadığını, davacı tarafından müvekkiline verilen karşılıksız çeklerin kendi defterlerine alacak şeklinde işlenmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, sırf bu hususun dahi davacının kötüniyetinin bir göstergesi olduğunu, davacının bu davayı açmaktaki asıl amacının çek ceza dosyalarının bekletici mesele yapılarak sürecin uzamasını sağlamak olduğunu, müvekkilinin çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle oldukça büyük zarara uğradığını belirterek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyası, banka kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ----İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 490.730,00 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 556.091,20 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden, tarafların defterlerinin incelemesine karar verilmiş, inceleme günü dosya mali müşavir bilirkişi ------ tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından taraflarca ticari defter ve kayıtların sunulmaması nedeniyle incelemenin yapılamadığına dair dilekçe sunduğu ve görevden çekilme çekilme talebinde bulunduğu görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık, davacının ----İcra Müdürlüğü'nün ----. Sayılı dosyası ile takibe konulan 30/06/2024 keşide tarihli ----- seri numaralı çek nedeniyle davalıya borçlu bulunup bulunmadığı tazminat hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıdan daha fazla tutarda alacaklı olduğu iddiasıyla davalıya keşide ettiği muhatabı ----- şubesi olan 30/06/2024 keşide tarihli 490.730,00 TL bedelli çeke dayalı borçlu olmadığı iddiasıyla huzurdaki davanın açıldığı, davacının iddiasının ve talebinin mahsuba ilişkin olduğu, dava konusu edilen hususun imzası inkar edilmemiş kambiyo senedi niteliğinde olması sebebiyle TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri kapsamında ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, bu kapsamda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişkin ara karar oluşturulmuşsa da davacının kayıtlarını hazır etmediği, davacı vekilinin dilekçelerinde yerinde inceleme talep ederek şirket yetkilisinin iletişim bilgilerini verdiği, bilirkişi tarafından incelemenin yapılamadığını belirtir çekilme istemli dilekçede ------isimli şahısla ile yapılan görüşmelere ilişkin bilgilerin verildiği, sonuç olarak davacının mahkemece belirlenen gün ve saatte defter ve kayıtlarını ibraz etmediği gibi aslında uygulama ile teamül haline gelen ancak usulen böyle bir yükümlülüğü olmasına rağmen bilirkişinin anılan kişi ile yapmış olduğu külfet niteliğindeki görüşmede de istenen bilgilerin verilmemiş olduğu anlaşıldığından davacının borçlu olmadığını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş, tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması ve davalının çeke dayalı alacağına ulaşmasının engellenmediği gözetilerek kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 8.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.923,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 80.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.