İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/968 E. 2026/328 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/968
Karar No
2026/328
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/968 Esas KARAR NO : 2026/328 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete olan borcu nedeniyle davalı borçlu aleyhine ------- İcra Müdürlüğünün --------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 30/10/2024 tarihinde borçlu tarafça borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu, Davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazlarının reddi ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, Taraflar arasında akdi ilişki ve ticari alışveriş bulunduğunu, cari hesap ekstresi uyarınca, davalıdan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 75.400,00 TL (faiz, feriler ve diğer masraflar hariç) alacaklarının olduğunu taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde doğan cari hesap ekstresi, müvekkili şirket defter ve kayıtları incelendiği takdirde davalı nezdinde tahakkuk eden alacağın muacceliyet kazandığı görüleceğini, arz ve izah edilen nedenler ve resen gözetilecek gerekçelerle, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla; borçlunun, --------İcra Müdürlüğü --------- E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu tarafınca haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle takip bedelinin %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilerek davamızın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafın davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 05/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Borçlu --------Ş takibe, borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve borcun diğer ferilerine 30.10.2024 tarihli dilekçesi ile itiraz ederek takibi durdurduğu, davacı taraf 2024 yılına ait ticari defterleri incelendiği, --------- Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği ibraz edilen -2024 yılı ticari defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. ---------- Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediği, davacının davalı şirket ile ilgili kayıtlarını ---------- hesabında --------- muhasebe hesap kodunda “---------” cari hesabına kayıt ettiği Davacının davalıya 809.190,00.-TL tutarında fatura düzenlediği, davacının davalıdan 733.790,00.-TL tahsilat kaydının göründüğü, Davacının Davalıdan 75.400,00TL alacaklı göründüğü yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, açık hesaba dayalı olarak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazların iptaline ilişkindir. --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.Öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin belirlenmesi gerekir. Cevap dilekçesi ve davacı vekili tarafından sunulan 31.07.2025 tarihli beyan dilekçesi dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişkinin operatörlü vinç kiralama ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Vinç kiralama işi operatörlü olduğundan, taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesi değil bir hizmet sözleşmesi olduğu hususu aşikardır. Yerleşik içtihatlar doğrultusunda işbu davanın nisbi ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşıldığından yargılamaya devam olunmuştur. Davacının şirket merkezinin-------- olduğu dikkate alınarak davacının 2024 yılı ticari defterlerinin incelenmesi için----------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve bilirkişi tarafından talimat raporu dosya arasına alınmıştır. Usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil vasfında olduğu, kendi ticari defterine göre davalıdan 75.400,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için mahkememizce 10.02.2026 tarihli celsede davalıya usulüne uygun ve ihtaratlı kesin süre verilmiş, duruşma zaptı ihtar şerhli olarak davalıya tebliğ edilmiş ancak belirtilen günde davalı tarafından ticari defterler hazır edilmemiştir. ---------- sayılı emsal kararında "...Somut olayda, davalı taraf, davacının aracını tamir ettiğini kabul etmekte, ancak davacının talep ettiği bedeli ödediğini ve borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. Bu durumda, davalı bağlantılı bileşik ikrarda bulunmakta olup, ispat yükü davalı tarafa ait olacaktır..." şeklindedir. Somut olayda ise davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile borcun ödendiği savunulmuştur. Hal böyle olunca davalı tarafından yapılan ödeme iddiası bileşik ikrar niteliğinde olup davaya konu açık hesabı oluşturan faturalardan kaynaklı borcunu ödediğini ispat yükü davalıdadır. Yukarıda da belirtildiği üzere davalı tarafından ihtaratlı kesin süreye rağmen ticari defterler hazır edilmemiştir. Tüm dosya kapsamında davalının borcu ödediğine ilişkin bilgi ya da belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki HMK m. 222/3 gereği davalı tarafından da söz konusu ticari defterler mahkemeye ibraz edilmediğinden, davacının sunmuş olduğu defter kaydı lehine delil olarak kabul edilebilir. Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bileşik ikrarda bulunan davalının, takibe ve davaya konu faturaların bedelini ödediğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge olmadığı, kaldı ki ticari defterlerini usulüne uygun ihtarata rağmen davalının ticari defterlerini hazır etmediği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında olduğu hususları dikkate alınarak davacının, davalıdan 75.400,00 TL alacaklı olduğu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konu alacak açık hesaptan kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, davalı tarafından hesaplanabilir olduğundan alacak likittir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; --------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında 15.080,00 TL icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 5.150,57-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 910,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.239,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 910,65-TL Peşin nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.475,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.813,25TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde----------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde--------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/968, K. 2026/328, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-968-e-2026-328-k-86aaf8bd3cc7