İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/948 E. 2025/852 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/948
- Karar No
- 2025/852
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/948 Esas KARAR NO: 2025/852 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/12/2024 KARAR TARİHİ: 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----adresinde ve----- tarihinde davalı ---- sahibi ve sürücüsü----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracın; müvekkiliine ait ------ plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre davalının aracının, tam ve asli kusurlu, müvekiline ait aracın ise kusursuz olarak tespit edildiğini, mezkur kaza dolayısıyla müvekkiliine ait araçta reel değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini gerektiğini, reel değer kaybının tamamı sigorta poliçesinden karşılanamadığını, trafik poliçesinde limit bitmesi gerekçesiyle kendilerince karşılanamayan ve poliçe limitini aşan değer kaybı miktarının ve belirlenecek olan araç mahrumiyet bedeli için dava açıldığını, kaza sonucunda müvekkilinin aracı hasara uğradığını, söz konusu hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilinin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu araç mahrumiyet bedelinin ortaya çıktığını, kaza sonucunda müvekkilimüvekkilinin aracı hasara uğradığını, müvekkiline ait aracın uğradığı kazanç kaybının hesaplanması ve neticede davalıdan tazmini gerektiğini, kaza sonucu müvekkilinin maliki olduğu araçta, hak mahrumiyeti (kazanç kaybı) bakımından uğradığı zararın tahsili gerektiğini, öncelikle ve ivedi olarak borçlu, borcunun varlığını bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi sürüncemede bırakmak ve alacağın tahsilini geciktirmek amacı ile itiraz ettiğinden ve müvekkili lehine hükmedilecek bir tazminatın tahsili zor ve imkansız hale gelebileceğinden HMK'nın 389-399 maddeleri gereğince davalı adına kayıtlı ve dava konusu -------- araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, müvekkiline ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00-tl reel değer kaybı ve 100,00- tl kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili, alacaklarının teminat altına alınması bakımından davalıya ait --- plaka sayılı aracın aynına ve kaydına ve davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK 6. maddesi uyarınca ; bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davalı müvekkilin genel -------- olduğundan işbu davada -----mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davanın usulden reddini, 6102 sayılı türk ticaret kanununa ---- tarihli değişiklik ile birlikte dava şartı olarak arabulucuya başvurma zorunluluğu getirildiğini, işbu dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, davacı tarafın, ---- sigorta edilen Müvekkil Şirket'e ait ---- plakalı aracı kiraladığını, dava konusu kaza aracın Kira Sözleşmesi ile kiralandığı dönemde meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle meydana gelen zararlardan aracı kiralayan ve tek başına araç işleten olan sürücünün sorumlu olduğunu, bir başka deyişle; söz konusu kazada Müvekkil Şirket'in sorumluluğu bulunmadığından davacı tarafın Müvekkil Şirket'e yönelttiği talepler hukuken dayanaksız olduğunu, kaza mahallindeki tutanaklar ve kiralama sözleşmeleri uyarınca aracı işleten sürücünün iddia edilen kusurundan müvekkili şirketin hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, araç kiralayan işletenlik niteliğini kazanır ve bir araç üzerinde iki işleten bulunamayacağını, davanın reddini , yargılama giderleriyle ücreti vekâletin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir.Davacının tacir araştırmasına ilişkin --------- yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; davacının ticaret sicil kaydının olmadığı, esnaf kaydının olmadığı, potansiyel mükellef olduğu bildirilmiştir.Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, gelen cevabi yazılardan davacının tacir olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli -------- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davalı ----------(e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.21/11/2025