İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/947 E. 2026/276 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/947
- Karar No
- 2026/276
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/947 KARAR NO : 2026/276
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 13/12/2024 KARAR TARİHİ : 08/04/2026
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu aleyhine ticari kredi kartından kaynaklanan borcu nedeniyle ----- Banka Alacakları İcra Dairesi -----.sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, Ödeme emrini tebliğ alan davalı tarafından ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiğini, Davalı borçlu tarafından yapılan bu itiraz haksız, mesnetsiz ve müvekkili alacağına kavuşmasını önleme amacıyla kötü niyetli olarak yapılmış olduğunu, Davalı ile müvekkili banka arasında ------ (A) nolu KRDKART ürünü sözleşmesi bulunduğunu, Davalı/borçlu tarafından borçlarının ödenmemiş olması sebebiyle davalının müvekkili banka nezdinde bildirmiş olduğu adresine ihtarname, ve hesap özetlerinin gönderildiğini, İşbu ihtarname ve ekleri borçluya tebliğ edildiğini, takibin konusu, müvekkili ile davalı borçlu arasındaki ticari kredi kartından müstenit olup karşı tarafın takip tarihi itibariyle müvekkiline 335.773,89-TL borcu bulunduğunu, Müvekkili tarafından davalıya kredi ürünü kullandırılmış olduğunu, sözleşme gereği geri ödeme planına uygun bir şekilde müvekkiline ödemenin yapılmadığını, davalının borçlu olduğunun bilindiği halde söz konusu takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalının alacaklılarından mal kaçırmak kastı ile kötü niyetli davranışlar sergilediğini, müvekkili bankanın alacağının muaccel olduğunu, davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini, Davalı borçlunun haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, Haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak için yapılan itiraz nedeniyle İİK.67/2 Maddesi gereği %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ticari kredi kartı sözleşmesini dayanak yapmak suretiyle işbu davayı Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığını, Davacı tarafın sunduğu sözleşmenin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, sözleşmede imza olmadığından davacının sözleşmeyi ispat etmesi mümkün olmdığını, davacının bu sözleşmeyi delil olarak sunması mümkün de olmadığını, Bu bakımdan mahkemeniz görevsiz olduğunu, davaya bakmakta görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu, Davacı, icra takibinde dayanak belge olarak hiçbir belge sunmamış olduğunu, işbu davada tarafımızca kabulü mümkün olmayan ticari kredi kartı sözleşmesi başlıklı bir sözleşme sunduğunu, İtirazın iptali davasında davacı alacaklının , icra takibinde borcun kaynağı olarak sunmadığı belgelere dayanması mümkün olmadığını, İtirazın iptali davası her ne kadar genel hükümlere göre görülse de icra takibi ile ilişkili olarak açılan bir dava olduğunu, İtirazın iptali davasının konusunu icra takibinde iddia edilen alacak ve dayanılan belge oluşturduğunu, Dolayısıyla itirazın iptali davası, icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı bir dava olup uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak çözümlenmesi gerektiğini, İcra takibinde borcun kaynağı olarak gösterilmeyen belgeler, senetler, sözleşmeler itirazın iptali davasında ileri sürülemeyeceğini, Davacı taraf, ---- Banka Alacakları İcra Dairesinin ------. Sayılı icra takibinde borcun kaynağı olarak herhangi bir sözleşme, belge veya senet ileri sürmediğini, sadece banka alacağı olduğunu belirttiğini, Alıntıladığımız karardan da görüleceği üzere davacı açmış olduğu işbu itirazın iptali davasında icra takibinde herhangi bir dayanak belgeye dayanmadığından ticari kredi kartı sözleşmesine dayanması mümkün olmadığını, davacı takip talebinde alacağın dayanağının banka alacağı olduğunu ifade etmekle yetindiğini, kredi kartı alacağı olduğuna ilişkin bir açıklama yapmadığını, Taraflar arasında kredi kartı sözleşmesi bulunmamakta olduğunu, müvekkili davacının sunduğu ekstredeki harcamalarının yapmadığını, mahkemeniz aksi kanaatte ise de talep edilen faiz miktarı fahiş olduğunu, hukuki dayanağı bulunmadığını, Hesap kat ihtarı olmadığından davacının faiz talep hakkı olmamakla birlikte mahkemeniz aksi kanaatte ise talep edilen faiz miktarı hukuka aykırı olduğunu, Davacı taraf her ne kadar ticari kredi kartı sözleşmesi olduğunu iddia etse de yukarıda ifade ettiğimiz üzere taraflarınca sözleşme kabul edilmediğini, Dolayısıyla icra takibinde tacirlere özgü faiz talep edilmesi mümkün olmadığını, Alacağın varlığı ispat edilmiş olsa bile taraflar arasında sözleşme olmaması, hesap kat ihtarının olmaması, talep edilen faiz oranlarının fahiş olması sebebiyle alacağın likit olmadığını, Bu sebeplerle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----- Banka Alacakları İcra Dairesinin ------. Sayılı dosyasının Uyap çıktıları, GKS evrak aslı(----- nolu kasa evrakı), davadan feragat dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından Uyap sisteminden gönderilen 18/03/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; dava konusu iddia ve taleplerinden feragat ettiklerini, karşılıklı olarak yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Davalı vekili tarafından Uyap sisteminden gönderilen beyan dilekçesinde; davacı tarafından feragat dilekçesi sunulması halinde taraflarınca herhangi bir karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Dosyada mübrez ----.Noterliğince düzenlenen 06/07/2023 tarih ve ------ yevmiye numaralı vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilinin ''davadan feragat etmeye'' yetkisinin bulunduğu görüldü. Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan feragatin usulüne uygun olduğu anlaşılmış, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın feragat nedeni ile reddine, 2-Feragat beyanının ilk celseden sonra mahkememize sunulduğu ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca, karar ve ilam harcının 2/3'ü alınması gerektiğinden, alınması gerekli 488,00 TL karar ve ilam harcının 5.734,18 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 5.246,18 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Dair karar, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi.