İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/917 E. 2025/935 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/917
Karar No
2025/935
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/917 KARAR NO : 2025/935

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı -----ile diğer davalı arasında------ no’lu, 22.07.2021 başlangıç-22.07.2022 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi akdedildiğini, müvekkilinin işbu sigorta poliçesi yürürlükte iken davalı ------kusuru sebebiyle trafik kazası geçirmiş ve kalıcı sakatlığa uğradığını, böylece müvekkilinin maddi ve manevi zararı ortaya çıktığını, müvekkilinin söz konusu zararını ----- no’lu trafik sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden talep ettiğini ancak davalı şirket işbu başvuruya rağmen süresi içinde cevap vermemiş ve müvekkiline ödeme yapmaktan imtina ettiğini, davalıların gerçekleşen kazada müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin otoyol üzerinde davalı ------ kusuru sebebiyle 25.01.2022 tarihi akşam saatlerinde trafik kazası geçirdiğini, müvekkilinin çarpmanın etkisiyle aracın içerisinde sıkışarak sağ bacağından ciddi şekilde yaralandığını, yol üzerinde olaya şahitlik eden vatandaşların hemen ambulansı çağırarak acılar içindeki müvekkilini ----- Hastanesi acil servisine götürdüklerini, burada acil olarak ameliyata alınan müvekkilinin kaza tarihi olan 25.01.2022 tarihinden 15.02.2022 tarihine kadar hastanede müşahede altında tutulduğunu, müvekkilinin kaza sonrası gerçekleşmiş olan ameliyatından sonra 28/02/2022 tarihinde tekrar hastaneye yattığını, kaza sonrasında aylarca hastanede yatan ve defalarca ameliyat olan müvekkilinin 20/04/2022 tarihinde büyük kemik kırıkları sebebiyle açık ameliyat olduğunu, müvekkilinin bacağına 180'den fazla dikiş atıldığını, tam 40 cm platin ve vida takıldığını, gerçekleşen kazada ---- plakalı aracı kullanan ------ tam ve asli kusurlu olduğunu, yaşadığı kaza sonrasında ameliyat olan ve bacağına 40 cm platin takılan müvekkilinin iyileşememiş ve kalıcı sakatlığa uğramış malul kaldığını, müvekkilinin artık kısmi bağımlı olduğunu, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sebebiyle ----- Hastanesinde doktor ve uzmanlar tarafından muayene edildikten sonra düzenlenen 19.09.2023 tarihli güncel Erişkinler için Engellilik Sağlık Raporunda İç Hastalıkları %20 ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon %24 toplam %44(kırkdört) engellilik oranı tespit edildiğini, müvekkilinin asgari ücret ile çalışmakta iken dosyaya konu kazayı geçirdiğini, kalıcı sakatlığa uğrayan müvekkilinin bundan sonraki süreçte sağlıklı bir birey iken kazandığı miktarda kazanç elde edemeyeceğini, böylece müvekkilinin kazanç kaybı ortaya çıktığını, maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu, kaza sonrası müvekkilinin büyük acılar yaşadığını, bir anda engelli bir birey haline gelmenin müvekkilinin psikolojisini bozduğunu, 58 yaşında olan müvekkilinin geçirdiği kaza yüzünden ailesine bakamamakta ve hala ağır acılarla cebelleşmekte olduğunu bu nedenlerle manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, müvekkilinin son derece mağdur olup hem psikolojik olarak hem de maddi olarak kötü bir durumda bulunduğunu bu nedenle davalıların müvekkiline şimdilik 100.000,00 TL ön ödeme yapması taleplerinin bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek HMK 107. Maddesi’ne göre artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davamızın kabulü ile duruşma günü ve dava sonucu beklenmeksizin, TBK’nın 76.maddesi çerçevesinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalıların davacıya tedbiren maddi zararlarının tazmini için öncelikle 100.000,00 TL, eğer bu miktar kabul edilmez ise sayın mahkemece belirlenecek miktarda ön ödeme yapılmasına, müvekkilinin 25.01.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasında sakat kalmasından bahisle davacıya geçici iş göremezlik nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle şimdilik 15.000,00 TL olmak üzere toplam 16.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden (25/01/2022) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, müvekkilinin uğradığı manevi zararların tazmini için 750.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (25/01/2022) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ---- tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız fiilden doğan zarara ilişkin tazminat talepli olduğunu, işbu davanın hasarın meydana geldiği yerde, haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinde açılması gerektiğini, davacının yerleşim yeri ----- olup kazanın ---- meydana geldiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, başvuru dilekçesinde bahsi geçen 25/01/2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ----- plakalı aracın müvekkili şirkete 22/07/2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Söz konusu poliçe kapsamında manevi tazminat teminatı bulunmadığını, başvuruya konu kaza sebebiyle müvekkilinin sigorta şirketine başvurmuş olup nezdinde açılan hasar dosyası altında aktüeryal rapor hazırlandığını, hazırlanan rapor sonucuna göre TRH 2010 tablosuna ve sigortalı araç sürücümüzün kusur oranına istinaden 13/12/2022 tarihinde toplam 35.150,57-TL tazminat ödendiğini, hasar aşamasından yapılan ödeme, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir Genel Şartlar’a uygun olarak hesaplanmış olup, bakiye tazminat söz konusu olmadığını, başvurana yapılan ödemelerin üzerinden 2 yıldan fazla geçtiğini, hak düşürücü sürenin göz onunde bulundurulması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, daha önce yapılan 02/03/2022 tarih ve ------ sayılı tahkim yargılamasında sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığının tespit edildiğini, davanın kusur yokluğu nedeniyle esastan reddini talep ettiklerini, başvuranın sevk ve idaresindeki araç ile sigortalı araç sürücüsüne arkadan çarpmış olup asli ve tam kusurlu olduğunu, iş bu husus bilirkişi raporu ile de sabit olup aynı zamanda ifade tutanaklarında da beyan edildiğini, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, hasar aşamasında müvekkili şirkete usulüne uygun hazırlanmış rapor sunulmadığını, başvuruyu ve maluliyet oranının kabul anlamına gelmemek kaydıyla herhangi bir tazminat hesaplmasına gidilecekse dahi 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 Mortalite Tablosu VE %1,65 Teknik Faiz oranı esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer hesaplama yapılacak ise net asgari ücret esas alınması gerektiğini, davacının geçici bakıcı ihtiyacı bulunmadığını, kaldı ki meydana gelen kaza iş kazası olduğundan kişiye çalışamadığı süre boyunca SGK'dan aylık bağlanmış olma durumu söz konusu olduğunu, bunun için SGK'ya yazı yazılmasını talep ettiklerini, davaya konu kaza iş kazası olup PSD ödemesi alınıp almadığı tespit edilmeksizin hesaplama yapılamayacağını, müterafik kusur tespiti yapılması gerektiğini, ön ödeme talebinin reddi gerektiğini, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müşterek müteselsil sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, faizin hatalı talep edildiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin dosyaya sunulması gerektiğini, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini beyan ederek müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi ile müvekkili Şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, meydana gelen kaza ve kusur durumu incelendiğinde müvekkilinin kusursuz olduğunu, bu hususta kesin karar bulunduğunu, kusur oranının değiştiğini, kesin hüküm olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının katılan müvekkilinin ise sanık olarak yargılandığı davada ----Asliye Ceza Mahkemesi 03/10/2024 Tarih ---Esas ve---- Karar ilamı ile müvekkil hakkında beraat kararı verildiğini, davacının taleplerinin asılsız ve ispata muhtaç olduğunu, söz konusu taleplerin muhatabının müvekkili olmadığını, davacının kendi kusurundan kazanç sağlayamayacağını, davacı vekilinin manevi zarar talebinin faiş, sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, avans faizi isteminin haksız olup reddi gerektiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusursuz olup, herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber davacının 750.000,00-TL'lik manevi zarar talebi zenginleşme amacı gütmekte ve kötü niyetli olduğunu, kusursuz olduğu tespit edilen müvekkilinden ve diğer davalı sigorta firmasından davacının istemlerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Cismani zarar nedeniyle maddi tazminat (Kalıcı İş Göremezlik, Geçici İş Göremezlik, Faturalandırılmamış Alacak Giderlerinin, Bakım/ Bakıcı masraflarının) istemine ilişkindir. Araç tescil bilgilerinin dosyamız arasına alındığı, -------Hastanesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacı vekilinin tanık bildirdiği sgk kaydı sunduğu, hasar dosyasının gönderildiği celse arasında ara karar ile Atk Trafik İhtisas Dairesine tevdii ile ----ASCM ----- Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve STK 25.05.2022 Tarih ve ------ sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle kusur raporu düzenlenmesi hususunda ATK trafik ihtisas dairesine gönderildiği, ATK raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 30/07/2025 tarihli raporda:" Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, tüm beyanlar, bilirkişi raporlar, kazaya ait fotoğrafların siyah beyaz fotokopisi, gerekçeli karar incelendiğinde, uyuşmazlık başvurusu üzerine düzenlenen bilirkişi raporu içerisinde de takograf çıktısından kazanın olduğu süreçte hareket halinde olduğu belirtilmiş olup heyetimiz tarafından da çekici sürücüsünün hareket halinde olduğu uygun bulunmuş olup mevcut bulgulara göre kusur dağılımı, davalı sürücü------ idaresindeki çekici ile seyir halinde iken aracının arızlanması sebebiyle olay mahallindeki cep kısmına geçeceği sırada gerisinden gelen davacının aracına arkadan çarptığı anlaşılmış gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuş, davacı sürücü -------, idaresindeki kamyon ile gündüz vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, seyrini mevcut hava koşullarına uygun seviyede sürdürmesi ve önündeki araçlar ile güvenli ve yeterli takip mesafesini koruyarak önündeki çekiciye karşılık zamanında etkin fren tedbirinde bulunması gerekirken bu hususlara uymadığı önündeki çekiciye arkadan çarptığı anlaşılmış gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunduğu, avalı sürücü ----- kusursuz olduğu, davacı sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup mahkememizce hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu kaza, davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki -----Plaka sayılı araç (çekici) ve buna bağlı ---- plaka sayılı araç (yarı römork) ile ----- İli ----- İlçesi---- otoyolu (üç şeritli tek yönlü yol) ----- istikametine, en sağ şerit üzerinden seyri sırasında ------ viyadüğüne yaklaşık 100 metre mesafede bulunan cebe yaklaştığında aracındaki arıza sebebiyle hızını yavaşlatarak cebe girmek üzere iken ---- plaka sayılı yarı römorkunun arka sol köşe kısımlarına yine aynı istikamet ve aynı şeritte arkasından gelmekte olan sürücü -----sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracın ön sağ köşe kısımları ile çarpması neticesinde meydana gelmiştir. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Atk Trafik İhtisas Dairesine tarafından hazırlanan raporda davacı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğu belirlendiği, denetime elverişli bilirkişi raporuyla kusur oranının tespit edildiği,-----Asliye Ceza Mahkemesinin -----karar sayılı dosyasında düzenlenen kusur raporu ile uyumlu olduğu, davacı tarafın kendi kusuruna dayanamayacağı gözetilerek açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yönünden; a-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 2.616,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.000,88 TL ' nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3- Yargılama gideri yönünden; a-Davalı tarafça yapılan tebligat ücreti, bilirkişi ücreti, tanık gideri, müzekkere ücreti olmak üzere toplam 335,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- Vekalet Ücreti yönünden; Maddi tazminat a- Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, Manevi tazminat a- Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, 5- Gider Avansı yönünden; Tarafların yatırmış olduğu avanstan harcanmayan kısmının, hükmün kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, davacı ve diğer davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/917, K. 2025/935, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-917-e-2025-935-k-bab95106993c