İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/913 E. 2025/733 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/913
Karar No
2025/733
Karar Tarihi

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/913 Esas KARAR NO: 2025/733 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirketin dava dışı ------- şirketinin göndericisi, davalının şirketin ise alıcısı olduğu mallar için davalıya tam ve eksiksiz şekilde depolama hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin ardiye hizmeti verilen eşya için 29.04.2023 tarihinde 7.749,15- TL ve 16.861,65- TL bedelli olmak üzere (toplam 24.610,8-TL bedelli) 2 adet ardiye faturası düzenleyerek faturaları davalıya ilettiğini, davalı şirketçe, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu duruma rağmen davalı tarafça söz konusu faturalara ilişkin herhangi bir ödeme de yapılmadığını, davacıların söz konusu fatura bedellerini ödememesi üzerine tarafımızca ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalı/borçlu şirkete toplam 24.610,80-TL fatura alacağının ödenmesi için ihtarda bulunulduğunu, davalı şirketin tebliğ edilen ihtarnameye rağmen müvekkili şirkete borcunu ödemediğini, davalının ihtarnameye rağmen borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu şirket aleyhine toplam 24.610,8-TL bedelli 2 adet fatura ve 723,59 TL ihtar bedeli için -----sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davanın kabulü ile ----- dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli olarak itirazın iptaline, davalı aleyhine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP:Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ------ sayılı takip dosyasında, "fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 25.334,39 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalı tarafın inceleme gününe katılmadığı ile defter ve belgelerini ibraz etmediğini, davacı yanın ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil vasfı bulunduğu, davacı şirketin defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten faturadan kaynaklı olarak 24.610,80 TL alacaklı olduğu, belirtilmiştir.Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacının, davalıya fatura konusu hizmeti verdiğin/ malı sattığını ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır. TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur.-------- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ----yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ------. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 24.610,80 TL asıl alacağı ve 753,29 TL ihtarname masrafından kaynaklı alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.691,16 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.253,56 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.610,80 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 81,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.081,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/913, K. 2025/733, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-913-e-2025-733-k-a80f7ae6d0d7