İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/902 E. 2025/405 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/902
- Karar No
- 2025/405
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/902 Esas
KARAR NO : 2025/405
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2024
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/01/2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilin yaralanarak yaşamsal tehlikeye girdiğini, müvekkilinin hayati tehlike ile acilen Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğünü ve bu hastanede tedavilerinin yapıldığını, söz konusu kazanın üzerinden 2 seneden fazla geçmiş olmasına rağmen müvekkili,nin halen tam manasıyla iyileşememiş olduğunu, müvekkilinde kalıcı hasar bulunduğunu, müvekkilinin evli olduğundan bakmakla yükümlü oldugu esi bulunduğunu, müvekkilinin bakımından dolayı eşinin de mağdur olduğunu, evde bakıma muhtaç olarak yaşadığı ve hastanede defalarca kontrol ve pansuman yapıldıgı için bakım gideri masrafı yapıldığını, müvekkilinin kazadan bu güne kadar hala çalışamadığını, günlük mutad işlerini yaparken dahi iş gücü kaybı yaşadığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi istenilenin çok altında ve müvekkilin zararını karşılamayacak bir meblağda ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyanla müvekkilinin trafik kazası sebebiyle oluşan zararları nedeni ile hesaplanacak olan maddi tazminatın fazlaya iliskin hakları saklı kalmak kaydıyla simdilik; 20.000,00 TL maddi tazminatın davalı araç sürücüsünden kaza tarihinden, sigorta şirketinden 11/08/2022 başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline;
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça KTK 97 uyarınca müvekkili sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde davacı yan vekiline 29.12.2022 tarihinde 17.111,74-TL ödeme yapıldığını, öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılmasını, 04.12.2021 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın tüm talepler yönünden reddi ile aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı TBK md. 54 gereğince bedensel zarar nedeniyle maddi tazminatın (geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı gideri) ve TBK md. 56 gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Yargılama devam ederken, davacı vekili Av. ...'in vekaletnamesindeki davadan feragat yetkisine dayalı olarak, mahkememize sunmuş olduğu 02.05.2025 havale tarihli dilekçesi ile celse arasında davalı sigorta ile yapılan sulh gereğince davadan feragat ettiklerini, yapılan sulh anlaşması gereği davada karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...Türk Sigorta Şirketi vekili Av. ... Mahkememize sunmuş olduğu 29.04.2025 havale tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile sulh olunarak karşılıklı ibralaşıldığını, davacının davadan feragat etmesi durumunda feragat beyanı doğrultusunda işlem yapılmasını, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Feragatin, davacının davasının talep sonucundan vazgeçmesi anlamına gelen, davalının ve mahkemenin kabulüne bağlı bulunmayan ve hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilen bir usul işlemi olması karşısında, somut olayda davacının, kanunun öngördüğü şekilde davasından feragat ettiği anlaşıldığından, 6100 Sayılı HMK'nın 307 vd. maddeleri uyarınca vaki feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk giderinin hangi taraf üzerinde bırakılacağı hususunun değerlendirilmesinde, tarafların dava açıldığı tarihteki haklılık durumlarına bakmak gerekmektedir. Mahkememizce dosya kapsamında henüz bilirkişi raporları aldırılmamış ise de celp edilen kayıt ve belgelerden davacının meydana gelen trafik kazası sebebiyle yaralandığı, davacı vekilinin beyanına göre taraflar arasında mahkeme dışında sulhün sağlandığı, sulh çerçevesinde karşılıklı ibralaşılarak davadan feragat edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı taraf dava açmakta haklı olup davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden ve arabuluculuk aşamasında anlaşmaya varılamadığından arabuluculuk giderinin davalı tarafa yüklenmesi gerekmiştir. Yine davacı tarafça taraflar arasında mahkeme dışında yapılan sulh sebebiyle davadan feragat edildiğinden ve davalı sigorta şirketi vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinde vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN FERAGAT SEBEBİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanununun 22.maddesi uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL peşin harcın 1/3'ü olan 205,14-TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 222,46-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3- 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru sayılı dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca taleplerinin bulunmadığı açıkça beyan edildiğinden davalı ... Sigorta Şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının derhal davacı tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 05/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı