İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/871 E. 2026/116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/871
- Karar No
- 2026/116
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/871 KARAR NO : 2026/116
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2018 KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; davacı ----- davalı ... şirketi ile 2013-2014 yılı başlangıç tarihli sigorta sözleşmesi akdettiği, sonraki yıllarda da yenilenen sözleşme son olarak -----numaralı poliçe ile 02/06/2016 - 02/06/2017 tarihlerini kapsamak üzere yenilendiği,--- ile ------ adresinde bulunan işletme ve içerisindeki malvarlığı, emtia, demirbaşlar, boya, badana, sabit dekorasyon v.s. poliçede belirtilen rizikolara karşı sigortalandığı ve ek teminatlarının belirlendiği, müvekkilinin davalı şirkete poliçede belirlenen sigorta prim ödemesini yaptığı, poliçenin geçerli hale geldiği ve sözleşmenin yürürlüğe girdiği, 11/1/2017 tarihinde sabah 05:00 sıralarında meydana gelen yangın nedeniyle müvekkilinin tüm demirbaş, sabit dekorasyon ve satış için arz edilen ürünlerinin tamamının yandığı, iş yeri binasının kullanılamaz hale geldiği, komlu binalarda da hasar oluştuğu, müvekkili gerçekleşen riziko sebebiyle oluşan hasarın sigorta sözleşmesi uyarınca tazmin edilmesi ve sigorta tazminatının tarafına ödenmesi hususunda davalı ... şirketine defalarca başvuruda bulunduğunu, davalı ... şirketinin 19/04/2017 tarihli cevabi yazısında kendileri tarafından yapılan eksper tespiti ve araştırmalar sonucunda hasarın beyan edilen şekilde meydana gelmediğinden bahisle söz konusu taleple ilgili olarak herhangi bir ödeme yapılmayacağını bildirdiği, sigorta şirketinin red cevabının tek taraflı ve dayanaksız iddia ile poliçeden doğan tazminatları ödememesinin suiniyetli ve hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin gerçekleşen riziko sebebiyle uğradığı tüm zararın tazminini, toplanacak deliller ve bilirkişi incelemesi ile hesaplanabilir olan hasar ve maddi tazminatın yangın tarihi olan 11/01/2017 tarihinden itibaren tüm alacağa işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; İş bu davada sigorta poliçesinin taraflarından davacının tüketici konumunda, davalı müvekkili şirketin ise sigorta sözleşmesinin sigortacı tarafını oluşturduğu, uyuşmazlığın ise taraflar arasında akdedilen poliçeden kaynaklandığı, görevsizlik itirazlarının olduğu, dava türü yönünden somut uyuşmazlığa konu davaların belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinin açıkça ortada olduğu, bu durumu kabul etmediklerini, davalı müvekkili sigorta şirketi nezdinde -----numaralı "Yeni Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortalı ------ ait işyerinde bir takım muhtelif emtianın 02/06/2016 - 02/06/2017 tarihleri arasında sigortalandığı, anılan hasar ihbarı sonrasında müvekkili sigorta şirketi tarafından hasara konu tüm belge ve bilgiler toplandığı, Sigortacılık Kanunu 22. maddesi çerçevesinde bağımsız eksper tayin edildiği, Ekspertiz Bulguları başlıklı bölümde "....Sigortalının olay öncesine ait işyerinin durumu gösterir fotoğrafları ibraz etmesi üzerine (işyerinin içerisinin faaliyet konusu emtea ile oldukça dolu olduğu görülmüştür), tarafımızca ekspertiz esnasında gördüğümüz işyerinde kalan yanmış emtea ile yangın öncesi fotoğraflarda görülen emtea miktarının uyumsuz olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine olay mahalline tekrar giderek yapmış olduğumuz çevre araştırmasında; sigortalının moralitesi ve mali durumu ile ilgili pek çok olumsuzluk olduğu yönünde çevreden bilgi alınmış, ayrıca olay olduğu akşam saat 23.00 sıralarında yan komşusu ------- ait kameranın görüş açısını kendi işyerinin önünü göremeyecek şekilde değiştirdiğinin bilgisi alınmıştır.Bu bilgiler çerçevesinde hasar dosyası----- araştırma bölümüne yönlendirilmiştir" hususları açıkta tespit ve rapor edildiği, müvekkili şirket tarafından dosya muhteviyatı, yangın raporu, tanık anlatımları ile diğer hususlar dikkate alınarak yangının çıkışı sebebi ile hasarın teminat dahilinde olup olmadığı hususlarının tespiti amacıyla alanında uzman araştırma kuruluşundan olayın araştırılarak rapor hazırlanması talep edildiği, bunun üzerine hazırlanan 20.03.2017 tarihli Dahili Araştırma Raporu ile; "...Olay yerine intikal eden polisin civarda bulunan Fırın-Büfe ve diğer işyerilerine ait kameraların görüntülerini önce yerinde incelediği sonra bunlardan kopyalar aldığı öğrenilmiş ve bu görüntülerde yukarıda resim kareleri olarak basılan görüntülerde; olay akşamı olan 10.01.2017 günü saat 22.03.27'de sigortalının eşi --- kendi işyerinden elinde bir sopa ile kaldırıma çıkıp bitiğinde bulunan ------ kaldırıma bakan ve sigortalı işyerinin ön kapısını gören kameranın açısını sopa ile çevirmeye çalıştığı ancak başaramadığı, tekrar saar 22.46.10 sıralarında aynı yönden gelerek eliyle kameranın açısını kendi işyerinin giriş kapısını görmeyecek şekilde aşağıya doğru indirdiği görülmüştür..." araştırma raporunda belirtildiği üzere görüş açısı çevrilen kameranın ait oluğu ----- yetkilisi tarafından "kameranın çevrildiğini sonradan öğrendiği, bu hususu ----- sorduğunda ----- kendisine "soran olursa aramızda kadın meselesi vardı, onun için çevirdi" şeklinde beyanda bulunduğu, halbuki aralarında yangın öncesi böyle bir olmayın olmadığını beyan etmiş olduğunun açıkça tespit ve rapor edildiği, bu hususta şahsın adli makamlarda gerçek dışı beyanda bulunduğu, açıklanan nedenler ve dayandıkları deliller doğrultusunda hasarın teminat dışı olduğu, davacı tarafından ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa hamiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, gerçekleşen yangın nedeniyle uğranılan zararın davalı ... şirketinden tazmini talebine ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
İLK KARAR; Mahkememizce 14/10/2021 tarih ve ------. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. KALDIRMA KARARI: ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 30/10/2024 tarih ve-----karar sayılı ilamında; "Sigorta sözleşmesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. maddesinde; "Sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Sigorta ettiren prim ödeme, doğru beyanda bulunma, ağırlaşan rizikoyu bildirme, rizikodan sonra zararı azaltma ve kurtarma yükümlülüğü, sigortacı ise poliçe hükümlerine uygun olarak riziko gerçekleştiğinde sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğü altında olduğundan sigorta sözleşmesi riziko unsurunu ve menfaat unsurunu içinde barındırmaktadır. Sigorta sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iyiniyeti ve güven esasına dayanan sözleşmeler olup, iyiniyet ve güvenin sözleşme görüşmelerinden başlayıp sözleşme kapsamında oluşan zararın giderimi anına kadar varlığını koruması gerekir. Sözleşmenin her iki tarafı da sözleşmenin diğer yanının hak ve menfaatlerini gözetip korumak ve bu konuda her türlü önleyici tedbiri almak zorundadır. TTK'nın "Sigortanın Kapsamı" başlıklı 1409.maddesinde; "(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükmüne yer verilmiştir. Yangın Sigortası Genel Şartlarının "Tazminat Hakkının Eksilmesi veya Düşmesi" başlıklı B.7 maddesi; "Sigorta ettiren/Sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu zarar miktarında bir artış olursa, sigortacının ödeyeceği tazminattan bu suretle artan kısım indirilir. Sigorta ettiren/sigortalı, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebebiyet verir veya zarar miktarını kasten arttırıcı eylemlerde bulunursa, bu poliçeden doğan hakları düşer." şeklinde düzenlenmiştir. Yasal düzenlemeler ve genel şartlar bir arada değerlendirildiğinde; geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra, rizikonun teminat dışı olduğunun, rizikonun gerçekleşmesine sigortalının kasten sebebiyet verdiğine dair iddiaların sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak bu ispat sağlanır ise sigorta şirketinin hasarı tazmin etme borcunun ortadan kalktığından söz edilebilecektir. Dosyanın yapılan incelemesinde; hasar dosyasının tamamının işbu dosya kapsamına alınmadığı, 20/03/2017 tarihli dahili araştırma raporunun eksik olduğu ayrıca ekli fotoğrafların fotokopi olması sebebiyle net olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tüm hasar dosyasının okunaklı olarak ve renkli fotoğraflar ile birlikte işbu dosya kapsamına alınarak eksikliğin giderilmesi gerekmektedir. Yine ceza dosyasının örneği UYAP sisteminden temin edilmiş ise de bir kısım evrakların okunaklı olmadığı anlaşılmakla, bu dosya da fiziki olarak ve varsa olaya ilişkin CD görüntüleri ile temin edilip dosya içerisine alınmalıdır. Mahkemece "davacı şirketin yetkilisi --- eşi olan ------ davaya konu yangının meydana geldiği işyerini gösteren tek kameranın görüş açısını 10/01/2017 tarihinde saat 22:44'te değiştirdiği" gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak bu husus tek başına yangın olayının kasten davacı veya eşi tarafından çıkartıldığının ispatına yeterli değildir. Zira bu veri dışında kararda başkaca bir somut gerekçeye yer verilmediği gibi soruşturma dosyasında ------ hakkında takipsizlik kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda Mahkemece yukarıda yer verilen eksiklikler ikmal edilmeden ve bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2022 tarihli ------sayılı ilamında açıklandığı üzere; "...Zarar sigortalarının (mal ve sorumluluk sigortaları) amacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalının maruz kaldığı veya kalacağı zararın tam olarak tazminini sağlamaktan ibarettir. Özellikle mal sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalının alacağı tazminatın gerçek zararla sınırlı olması ve sigortalının hiçbir surette maruz kaldığı olay dolayısıyla haksız zenginleşme imkânına kavuşmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle sigorta sözleşmesi bir kazanç sağlama aracı olmadığından sigortalının mal varlığında haksız bir artış meydana getirmemelidir. Zenginleşme yasağı olarak ifade edilen bu durum sayesinde sigorta sözleşmesi kazanç aracı olmaktan uzaklaşacaktır..." Rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin ödeyeceği hasar miktarı, sigortalının gerçek zarar miktarıyla sınırlı olacağından, ayrıca zarar miktarının da tespit ettirilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece anılan eksiklikler ikmal edilerek, mali müşavir, inşaat mühendisi, sigorta uzmanı, yangın uzmanı ve satışa konu emtiaya ilişkin sektör bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, yangın olayının irdelendiği, yangının çıkış sebebi ile yangının çıkışında ve/veya artmasında etkisi olan hususlar konusunda ve sigortalı işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle oluşan gerçek zarara ilişkin, davacı şirket defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesi, denetime açık bir rapor alındıktan sonra, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine" şeklinde karar vererek mahkememiz dosyasını iade ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin 30/10/2024 tarih ve ------karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmakla dosya yukarıdaki esasına kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya bir SMMM bilirkişi, bir inşaat mühendisi, bir sigorta uzmanı, bir yangın uzmanı ve emtia için bir gıda mühendisi sektör bilirkişisinden oluşturulacak heyete tevdi edilmiş 13/08/2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; 1. Davacı şirketin 2017 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2018 yılına ilişkin ticari defterlerin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı kapanış tasdikinin bulunmadığı,2. Bahse konu patlama ve patlamaya bağlı yangın olayının -------- ait dükkanın davalı ----- tarafından sigortalandığı, 11.01.2017 günü sabaha karşı saat 04:50 sularında sigortalı dükkânda ilk patlamanın yaşandığı ve akabinde ikinci patlama yaşanarak alevli yangına dönüştüğü, dükkân dahili ve dükkanın üst katlarında bulunan dairelerde de maddi hasarla sonuçlandığı,3. Bahse konu sigortalı işyerinde meydana gelen patlama ve patlamaya bağlı yangın olayının oluş biçimi irdelendiğinde, yangının normal bir yangın seyrinde gelişerek büyümediği, işyerinin kundaklanarak yakıldığı tespit edilmekle birlikte, davalı ... şirketinin iddiaları ve mahkemeye sunulu delilleri incelendiğinde de; “her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunduğu anlaşılmakla birlikte, esas itibarıyla davacı ------ tarafından işlendiğinin kesin olarak ispat edilmesi gerektiği, dosyada mevcut belge, bilgi, tanık beyanları, kamera görüntüleri, olay yeri fotoğraflarında kundaklama yapıldığı anında ----- tespit ve teşhis eden her hangi bir bulguya rastlanılmadığından, bu husustaki takdirin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu,4. Sigortalı işletmede yer alan gıda ürünlerinin 5996 Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yangından önce ürünlerin son tüketim tarihlerinin, tavsiye edilen tüketim tarihlerinin bilmediği, Türk Gıda Kodeksi kapsamında gıda ürünlerinin uygun vasıfta olup olmadığının bilinmediğinden, 14.04.2017 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen hasar değerlendirmenin tamamen resmi evraklar dikkate alınarak yapıldığı,5. Sigortalı işyerinin 80 m2 giriş katı, 50 m2 bodrum katı olduğu, yangında inşaat imalatları olarak tavan, duvar ve zemin kaplamaları, asma tavan, elektrik aydınlatma ve ısıtma tesisatı, dış cephe doğramaları ve kepenk sistemin tamamen hasarlandığı,6. İnşaat işleri kapsamındaki Boya, Badana, Sabit Dekorasyon hasarları konusunda yapılan teknik değerlendirme sonucunda; işyerinin büyüklüğü göz önüne alınarak inşaat işlerine ait metrajların, yıpranma (eskime) oranlarının ve 2017 tarihi itibarıyla rayiç değerlerin uygun ve kadri maruf olduğu, 7. Davaya konu 11.01.2017 tarihli patlama/yangın olayının hakim (yakın) sebebinin “kundaklama” olabileceği, kundaklama rizikosunun Yangın Sigortası Genel Şartlarında ve davaya konu işyeri sigorta poliçesinde teminat dışında kalan haller arasında sayılmadığı, 8. Davaya konu 11.01.2017 tarihli patlama/yangın olayının, davacının beyanlarında belirtilenden farklı şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği, olayının oluşumunda dava dışı ------ dahlinin bulunup bulunmadığı, davalı ... şirketinin bu konulardaki ispat yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususlarının davanın esasına yönelik olması, hukuki nitelendirme ve değerlendirme gerektirmesi nedeniyle Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu, 9. Sayın Mahkemece davaya konu 11.01.2017 tarihli patlama/yangın olayının “davacının beyanlarında belirtilenden farklı şekilde gerçekleştiği” ve olayının oluşumunda dava dışı ------- dahlinin bulunduğu kanaatine varılması halinde davalı ... şirketinin tazminat sorumluluğunun doğmayabileceği, Sayın Mahkemece davaya konu 11.01.2017 tarihli patlama/yangın olayının “davacının beyanlarında belirtildiği şekilde gerçekleştiği” kanaatine varılması halinde ise davalı ... şirketinin tazminat sorumluluğunun doğabileceği ve TTK m.1459-1460 düzenlemeleri çerçevesinde ve sigorta poliçesi teminat limitleri doğrultusunda sigortalının gerçek zararının tazmininin gerekebileceği, 10. Hasar ekspertiz raporunda belirlenen toplam 92.169,83 TL hasarın heyetimizce de kadri maruf bulunmakla birlikte, hasarın oluşumunun poliçe kapsamında olması, davaya konu 11.01.2017 tarihli patlama/yangın olayının “davacının beyanlarında belirtildiği şekilde gerçekleştiği” kanaatine varılması şartıyla davacı tarafından talep edilebileceği, Tüm delillerin takdiri ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’ nun 3/2 maddesi uyarınca hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olduğu şeklinde sonuç bildirmiştir. BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 31/10/2025 tarihli dilekçesi ile talebini 92.169,83 TL'ye artırmış, bakiye harcını yatırmış ve dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davacının işlettiği iş yerinde meydana gelen yangın sebebi ile davalının düzenlediği Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi çerçevesinde meydana gelen hasarın davalı ... şirketinden tazminine dair alacak davası olduğu, mahkememizce ilk karar ile davanın reddine karar verildiği, ancak ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesi'nin 30/10/2024 tarih ve ----- karar sayılı ilamı ile mahkememizin redde ilişkin kararının kaldırıldığı, mahkememizce de kaldırma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak eksik olarak bildirile evrakların dosyaya kazandırıldığı, akabinde kaldırma ilamında zikredildiği üzere bir mali müşavir, bir inşaat mühendisi, bir sigorta uzmanı, bir yangın uzmanı ve sektör bilirkişisi olarak bir gıda mühendisinden oluşan heyete dosyanın tevdii edildiği, bilirkişi heyetince hazırlanan 13/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, sigorta sözleşmesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. Maddesinde düzenlenmekle kanun metninde; "Sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlandığı, sigorta ettiren prim ödeme, doğru beyanda bulunma, ağırlaşan rizikoyu bildirme, rizikodan sonra zararı azaltma ve kurtarma yükümlülüğü, sigortacı ise poliçe hükümlerine uygun olarak riziko gerçekleştiğinde sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğü altında olduğundan sigorta sözleşmesinin riziko unsurunu ve menfaat unsurunu da içinde barındırdığı, sigorta sözleşmeleri tarafların karşılıklı iyiniyeti ve güven esasına dayanan sözleşmeler olup, iyiniyet ve güvenin sözleşme görüşmelerinden başlayıp sözleşme kapsamında oluşan zararın giderimi anına kadar varlığını koruması gerektiği, sözleşmenin her iki tarafı da sözleşmenin diğer yanının hak ve menfaatlerini gözetip korumak ve bu konuda her türlü önleyici tedbiri almak zorunda olduğu, 6102 sayılı TTK'nın "Sigortanın Kapsamı" başlıklı 1409.maddesinde; "(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükmüne yer verildiği, Yangın Sigortası Genel Şartlarının "Tazminat Hakkının Eksilmesi veya Düşmesi" başlıklı B.7 maddesi; "Sigorta ettiren/Sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu zarar miktarında bir artış olursa, sigortacının ödeyeceği tazminattan bu suretle artan kısım indirilir. Sigorta ettiren/sigortalı, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebebiyet verir veya zarar miktarını kasten arttırıcı eylemlerde bulunursa, bu poliçeden doğan hakları düşer." şeklinde düzenlendiği, yasal düzenlemeler ve genel şartlar bir arada değerlendirildiğinde; geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra, rizikonun teminat dışı olduğunun, rizikonun gerçekleşmesine sigortalının kasten sebebiyet verdiğine dair iddiaların sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi gerektiği, ancak bu ispat sağlanır ise sigorta şirketinin hasarı tazmin etme borcunun ortadan kalktığından söz edilebileceği, somut olay bakımından ise davalı ... şirketince bu yönde yapılmış somut bir ispatın dosya kapsamında mevcut olmadığı, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı şirket yetkilisi ---- eşi olan ------- hakkında soruşturma dosyası kapsamında takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2022 tarihli -------. sayılı ilamında açıklandığı üzere; "...Zarar sigortalarının (mal ve sorumluluk sigortaları) amacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalının maruz kaldığı veya kalacağı zararın tam olarak tazminini sağlamaktan ibarettir. Özellikle mal sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalının alacağı tazminatın gerçek zararla sınırlı olması ve sigortalının hiçbir surette maruz kaldığı olay dolayısıyla haksız zenginleşme imkânına kavuşmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle sigorta sözleşmesi bir kazanç sağlama aracı olmadığından sigortalının mal varlığında haksız bir artış meydana getirmemelidir. Zenginleşme yasağı olarak ifade edilen bu durum sayesinde sigorta sözleşmesi kazanç aracı olmaktan uzaklaşacaktır..." rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin ödeyeceği hasar miktarı, sigortalının gerçek zarar miktarıyla sınırlı olacağından, ayrıca zarar miktarının da tespit ettirilmesi gerektiği, bu doğrultuda mahkememizce bölge adliye mahkemesi kaldırma ilamı doğrultusunda eksik olarak belirtilen evrakların dosyaya kazandırıldığı ve gerçek zararın tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyetinin hükme esas alınan raporunda davacının tazminini talep edebileceği miktarın 92.169,83-TL olduğunun belirlendiği mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın bu bedel üzerinden yapılan bedel artırımı doğrultusunda kabulüne karar verilmiş, davacının davalıya dava öncesi başvurusuna dair herhangi bir evrakın dosyamız arasında bulunmadığı ancak riziko/yangın tarihinin 11/01/2017 olduğu, davalının ise hasarı 19/04/2017 tarihinde red ettiği, ekspertiz raporunda ise hasar ihbar tarihinin 11/02/2017 olarak kayıtlı olduğu, bu durumda 6102 sayılı TTK'nın 1427. Maddesi gereğince davalının temerrüdünün 45 gün sonrası olan 27/02/2017 tarihinde oluşacağı mahkememizce kabul edilmiş, taraflar tacir olmakla faizin nevisi avans olarak belirlenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KABULÜ ile, 92.169,83-TL sigorta bedelinin temerrüt tarihi olan 27.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 6.296,12 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 170,78 TL peşin harç ile 1.405,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.575,78 harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 4.891,12 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 170,78 TL peşin harç, 44,70 TL başvurma harcı ile 1.405,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.620,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 40.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 432,6 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 40.432,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı şirket yetkilisi ...'un yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.