İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/865 E. 2025/499 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/865
Karar No
2025/499
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/865 Esas KARAR NO : 2025/499 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:------------ Şirketinin 14.10.2020 tarihinde kurulduğunu, 15.03.2021 tarihinde firmanın gerçek ortaklık yapısının belirlenmesi ve şirket yönetim koşullarının oluşturulması ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi amacıyla taraflar arasında davalı tarafın da kabulünde olan sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin hükümlerinin sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu, tarafların bu sözleşme ile gümrük müşavirliği hizmeti vermek için -----------Ş. İsimli şirketi kurduklarını, mevzuat gereği bu şirketin -----------karneli gümrük müşaviri tarafından kurulması gerektiği için şirketin %100 hissesinin --------- karneli gümrük müşaviri ...'ın üzerinde olacak şekilde kurulduğu, bununla birlikte kurulu bulunan ------------Ş.'nin gerçek hisse dağılımının %1 Hisse ..., %99 Hisse ...'a ait olacak şekilde dağıtıldığını, Şirketin ---------- karneli gümrük müşaviri tarafından kurulması gereken bir şirket olduğundan kuruluş işlemlerinin davalı üzerine yapıldığını, sonrasında 15.03.2021 tarihli sözleşmede taahhüt edildiği üzere ... lehine %99 paya tekabül eden geçici ilmühaber düzenlenerek ciro işlemleri tamamlanarak Yönetim kurulu kararı alındığı ve pay defterine işlendiği, gizli ortaklığın mevzuatta açıkça tanımlanmamış olmakla birlikte; Yargıtay kararlarında ve doktrinde adi ortaklığın bir türü olarak değerlendirildiğini, bir ticari işletme sahibinin kendisine bir gizli iç ortak alması ile meydana gelen bu ortaklık tipinde; dış ilişkide yalnızca resmi olarak ticari işletme sahibinin ortak olarak göründüğü ve bu ortağın aktif olduğu, diğer ortağın ise yalnızca iç ilişkide ortak olduğu bir adi ortaklık türü olarak nitelendirildiği, hukuk sisteminin, bu adi ortaklık yapısının hangi sebeple oluştuğu ile ilgilenmediğini, Hukukî anlamda önemli olan, gerçekten de ortaklar arasında reel bir ilişkinin olup olmadığı hususu olduğu, yapısı Türk Ticaret Kanunu’nda sayılan sermaye ortaklıklarına uymayan tüm ortaklıklara adi ortaklığa ilişkin kurallar uygulanacağını, diğer yandan, adi ortaklıkta gizli ortağın bulunmasının en önemli sonuçlarından birinin, ortaklığın dış ilişkilerinde temsil kabiliyetinin tamamen görünen ortakta olması, gizli ortağın ise yalnızca ortaklar arasındaki iç ilişkide söz sahibi olması olduğunu, Gizli Ortaklık Sözleşmesi’nin geçerliliğinin herhangi bir şekle bağlı olmadığı, sözlü olarak ve hatta iradeyi ortaya davranışlarla varlığının ortaya konulabilmesinin mümkün olduğunu, Davalı tarafın, şirket aleyhine gerçekleştirdikleri işlemler nedeniyle, yönetici vasfını haiz olduğundan Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) haksız fiilin özel bir hali olarak düzenlenmiş olan yöneticilerin sorumluluğu hükümlerine göre şirkete verdikleri zararların tazmini ile de sorumlu tutulabileceklerini, bu filleri şahsen gerçekleştirmeyen yöneticilerin söz konusu fiillerin kendi yönetimi altındaki kişilerce gerçekleştirilmesi halinde TTK’da düzenlenen “özen ve bağlılık yükümlülüğü” sebebiyle tazminat gibi bir takım maddi sorumluluklarının gündeme gelmesinin mümkün olabileceğini, Davalının, ---------- Noterliğinin 31.08.2023 tarih ve ----------- yevmiye nolu ihtarıyla, "Gelinen aşamada, tarafımca görülen lüzum üzerine, işbu bahsi geçen sözleşmenin feshedilmesine ve ortaklığın devam etmemesine karar vermiş bulunmaktayım." beyanıyla ortaklığa devam etmek istemediğini müvekkiline ilettiğini, bu ihtarname üzerine ------------ Noterliğinin 18.09.2023 tarih ve ------------- yevmiye nolu ihtar ile, 15.03.2021 tarihli sözleşmenin 8. Maddesinde belirtilen "...'ın ortaklığı devam ettirmek istememesi halinde hisselerini bila bedel ...'ya da onun göstereceği 3.şahsa devir işlemi tamamlana kadar ...'ın şirkette kalmaya ve üzerine düşen sorumluluğu yapmaya devam edecektir." şeklindeki hükmü nedeniyle ... yada onun göstereceği 3.şahsa devir işlemi tamamlana kadar üzerine düşen sorumluluğu yapmaya devam etmesi gerektiği ve rekabet yasağına aykırı davranışlardan vazgeçerek, yükümlülüğünü ve sorumluluğunu devir işlemine kadar yerine getirmesini tüm hakları saklı kalarak ihtaren bildirildiğini, Bu ihtar ile Davalı ...'ın, önlenmesi umulan ancak önlenemeyen eylemlerinden istifaname başlıklı ihtarın ---------- banka gönderilmesi sonucunda------------- Şirketinin ve müvekkili şahsın itibarını zedelediğini, Personel maaşlarının ödenmesi için banka hesaplarının kullanımı veya gerekli talimatların verilmemesi nedeniyle personel maaşlarında aksamalar olduğu ve ortamın gerilmesi nedeniyle de gerek Şirket gerekse de Müvekkilinin ağır bir itibar suikastine uğrayarak personellerin, davalı tarafın kurduğu şirkette çalışmalarının sağlanmasının amaçlandığını, gerek şirket içinde gerekse de Müşteri ve diğer şirketler nezdinde, ------------ Şirketinin itibar ve güvenirliğini ve ticaretini zedeleyici zaten kapatacaklar, onlar bu işi yapamazlar, bensiz zaten dayanamazlar, işi bilmiyorlar v.b. eylem ve davranışlarda bulunduğunu, çalışan personeller nezdinde umutsuzluğa ve belirsizliğe neden olacak denli, şirket içinde Müvekkilin olmadığı bir zaman diliminde, personellerle toplantı yapıp, bu şirketin zaten kendisi olmasa kapanacağını, müvekkilin Maaşları dahi ödeyemeyeceğini, kendilerinin de işsiz kalacaklarını, kendi kurduğu ----------- çalışmalarını cezbedici eylem ve davranışlarda bulunarak gerek Şirket gerekse de Müvekkilinin ağır bir itibar suikastine uğrattığı ve devir sonrası da personellerden 3 tane personeli kendi şirketine çektiğini, ------------ Noterliğinin 31.08.2023 tarih ve -----------yevmiye nolu ihtarında da da "Bu doğrultuda şirkette görev alacak başka bir ----------- karneli gümrük müşaviri bulunana kadar, sözleşme şartlarına uyulmaya devam edilecek ve şahsımdan beklenen tüm iş ve görevler yerine getirilecektir." şeklindeki beyan ve taahhüdü yerine getirmeyerek şirketin müşteriler nezdinde itibarının ciddi sarsılmasına ve iş kaybına neden olduğunu, 15.03.2021 tarihli sözleşmenin 4. - 6 ihlal ettiği, cezai şart ve zarar ve ziyanını tazmin yoluna gidileceğini, fazlaya ilişkin ve yasal tüm hakları saklı kalmak kaydı ile yasal yollara başvurulacağını ve savcılığa suç duyurusunda bulunulacağının Davalı ...'a ihtaren bildirildiğini, sözleşmeye aykırı olarak ----------- sistem şifrelerini değiştirmesi nedeniyle Şirketin ---------- teşviklerinden yararlanmasını engellediğini, ----------- sistem şifrelerinin değiştirilmesi nedeniyle şirketin uğradığı zarar ve ziyanların tazmini hakkında ----------- Noterliği 21.09.2023 tarih, --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi düzenlendiğini, Davalının -----------Ş. Şirketinde ortak olduğu zamanda, 03.03.2023 Tarihinde şirketle aynı faaliyet alanında kendi şirketi olan ----------- Şirketi'ni Kurduğunu ve faaliyetlerine başladığını, ...'ın ------------ Şirketi'nin kurucusu olmakla beraber tek yetkili şirket temsilcisi olduğunun çok sonradan öğrendiklerini, Davalı tarafın bu eyleminin açıkça Rekabet etmeme ve rekabet yasağının, Kötü niyetinin, sadakat ve dürüstlük ilkesine aykırılığın bir tezahürü olduğunu, ----------Ş.'nin müşterilerini ayartarak kendi şirketiyle çalışmalarını sağladığını, personellerini çeşitli karalama ve oyunlarla şirketten uzaklaştırıp kendi şirketine yönlendirdiğini, ----------, ------------ ve ----------- isimli şahısları ---------Ş. Bünyesinde uzaklaştırarak haksız ve hukuksuz, rekabet yasağına aykırı olarak kendi şirketinde çalıştırmaya başladığını, -----------Ş. bünyesinde çalışan ancak ...'ın haksız ve hukuksuz olarak kendi şirketi ----------- Şirketine yönlendirerek iş yaptığı firmaları bildirdiklerini, davalının çalışma alanının aynı olması ve önceki çalıştığı şirketin olanaklarından yararlanarak müşterilerini kendi şirketine çekmesinin haksız rekabetin varlığı için yeterli olacağını, bu nedenlerle; davalının haksız rekabetinin tespitine, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, davalının haksız ve hukuksuz eylemleri neticesinde müvekkilin ağır bir şekilde kişilik hakları zarar gördüğünden 200.000,00 TL Manevi tazminat talebinin kabulüne, TTK m.58/I-d hükmü gereğince müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL Maddi tazminatın davalıdan tahsili ile Müvekkile ödenmesine, TTK m.58/I-e hükmüne gereğince davalının elde ettiği haksız kazancın fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Müvekkile devrine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---------- Şirketi 14.10.2020 Tarihinde %100 hissesi müvekkile ait olacak şekilde kurulduğunu, ---------- kuruluşa ilişkin kayıtları ile de ispatlandığını, her ne kadar davacı tarafından 15.03.2021 tarihinde firmanın gerçek ortaklık yapısının ve hisse dağılımının belirlenmesi maksadı ile taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeden bahsedilmiş ise de, ilgili sözleşmenin hukuken geçerli bir sözleşme olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Gümrük Yönetmeliğinin "Gümrük Müşavirinin Yükümlülükleri" başlıklı 563. Maddesinin 6. fıkrası uyarınca "Gümrük müşavirlerince kurulan tüzel kişiliklere müşavir yardımcıları da ortak olabilir. Gümrük müşavir ve müşavir yardımcıları dışındaki kişiler, gümrük müşavirliği yapacak olan tüzel kişilere ortak olamazlar. " maddesi ile de ortaya konulduğu üzere, müvekkilin ------------ karneli gümrük müşaviri olması buna karşın davalının gümrük müşaviri yardımcısı dahi olmaması sebebi ile davaya konu şirketin kurulabilmesinin müvekkilin mevcudiyetine bağlı olduğu, bu nedenle şirketin kuruluşu esnasında da devam eden süreçte de tüm hukuki belge ve kayıtlar ile de görüldüğünü, şirketin %100 hissesinin müvekkili adına özgülendiği, müvekkili adına kayıtlı oludğu, dolayısı ile dava dilekçesinde bahsi geçen müşterilerin zaten halihazırda Müvekkilinin müşterileri olduğu, hangi tüzel kişilik adı altında müşterileri ile çalışmayı tercih edeceği müvekkilinin almış olduğu bir ticari karar olduğunu, davacının bu husus üzerinde herhangi bir söz ya da alacak hakkı iddia etmesinin mümkün olmadığı, herhangi bir şekilde aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydı ile, yönetmelik maddesi uyarınca da, davacının müvekkil olmaksızın davaya konu şirketi kurmasının imkansız olduğunun açıkça ortada olduğu, davalının, müvekkili olmaksızın kurulumunu yapamayacağı ve ortak olarak yer alamayacağı bir şirkette, sonradan ortaklık ve hak iddia etmesinin hukuki mesnetten yoksun ve soyut bir iddia olduğunu, mevcut durumda davacı tarafından iddia edilen pay devrinin geçersiz olduğu açık olmakla birlikte, mahkeme tarafından da geçersiz kabul edilmesi gerektiği, hukuki normlara aykırı olan hususların sözleşme ile düzenlenemeyeceğini, düzenlense dahi geçerli olmadığını, bir an için davacı tarafından iddia edildiği gibi bir sözleşme mevcut denilecek dahi olsa, böyle bir sözleşmenin, hukuk normlarına aykırı olması dolayısı ile kesin hükümsüz olacağı, rekabet yasağı ihlalinden söz etmenin mümkün olmadığı, dolayısı ile müvekkilininde rekabet yasağını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceğini, rekabet yasağı ihlali için gereken koşulların oluşmamış olduğu, bu nedenlerle, davacının Müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, bu hususlar doğrultusunda davanın öncelikle usulden, neticeten esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalının ------------Ş. İsimli şirketin ortakları oldukları ve devamında davalının şirketteki ortaklığının sonlanması neticesinde davacı aleyihine haksız rekabet teşkil edecek fiillirde bulunduğundan bahisle davalının haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine davalının haksız ve hukuka aykırı fiilleri sebebiyle 200.000 TL manevi ve davacının yoksun kaldığı kazancın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL ve davalının elde ettiği haksız kazancın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.----------- Noterliği ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Davacı ile davalının ----------Ş. İsimli şirketin ortakları oldukları ve devamında davalının şirketteki ortaklığının sonlanması neticesinde, davacı aleyhine haksız rekabet teşkil edecek fiillirde bulunduğundan bahisle davalının haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine davalının haksız ve hukuka aykırı fiilleri sebebiyle 200.000 TL manevi ve davacının yoksun kaldığı kazancın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL ve davalının elde ettiği haksız kazancın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin davalıdan tahsili talep ettiği ancak davacının şirket ortağı olmadığı,haksız rekabet teşkil eden eylemlerin şirket aleyhine yürütüldüğü iddiası karşısında işbu davayı ancak şirketin ikame edeceği,taraflar arasındaki sözleşmenin bu noktada hukuken davacıya dava açma yetkisi vermeye yeterli olmadığı anlaşılmakla, davacının işbu davayı açmakta aktif husumeti olmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, Manevi Tazminat yönünden : a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.970,88-TL'nin yatıran tarafa iadesine, b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 32.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Maddi Tazminat Yönünden : a-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 4-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ Arabuluculuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3600,00-TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/865, K. 2025/499, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-865-e-2025-499-k-d387e43504ec