İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/86 E. 2025/271 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/86
Karar No
2025/271
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/86 KARAR NO : 2025/271

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH : 12/06/2023 MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025

-----Tüketici Mahkemesi'nin 15/06/2023tarih ---- Esas Esas ---- Kararı ile GÖREVSİZLİK nedeniyle verilen karar, davacı vekili tarafından İstinaf yoluna başvurulması üzerine, ---- BAM -----. Hukuk Dairesinin 20/12/2023 tarih ---- Esas ----- Karar sayılı kesin nitelikli ilamıyla davanın görev yönünden reddine dair karar verilmesi üzerine Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 10.02.2022 tarihinde akdedilen ----- numaralı 1 yıl süre ile geçerli "İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi" kapsamında davacıya ait ------ adresindeki taşınmaz 1.050.000,00TL bedel karşılığında sigortalandığını, taşınmazın; bodrum, zemin ve 7 kat ile çatı katı olmak üzere toplam 10 kısımdan oluştuğunu, her kısmın 105.000,00TL bedel karşılığında teminat altına alındığını, 2023 yılı Şubat ayı içinde meydana gelen çatı katında meydana gelen su baskını nedeniyle çatı katı kullanılamaz hale geldiğini, bu durum, sigorta şirketine ihbar edilmiş ve taşınmazda oluşan hasarın tespiti ile taşınmazın eski haline getirilmesi için gerekli bedelin sigorta poliçesi kapsamında karşılanmasının talep edildiğini, davalı şirket tarafından, hasar ihbar bildirimi üzerine ------ nolu hasar dosyası oluşturulduğunu ve taşınmazdaki zararın tespiti için eksper görevlendirildiğini, yapılan inceleme sonunda eksper ------ tarafından verilen rapor doğrultusunda taşınmazın çatı katında meydana gelen hasarın giderilmesi ve çatı katının eski haline getirilmesi için harcanması gereken bedelin 107.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, davacının taşınmazın eski haline getirilmesini sağlamış ve ödediği bedelin davalı şirket tarafından karşılanması için sürecin sonucunu beklediğini, davalı şirketin 17.343,31 TL ödeme yaptığını tüm hasar bedelini ödemekten imtina ettiğini, davalı şirkete bakiye bedelin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak davalı tarafından talebin reddedildiğini, bakiye bedelin tahsili için davalı aleyhine-----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesinin fırtına teminatı limitinin 1.050.000,00 TL olduğunu, bunun poliçede yazılı azami limitin her durumda ödenmesi anlamına gelmediğini, söz konusu hasar ile ilgili olarak ekpertiz incelemesi yaptırıldığını, bina değeri, değer tenzili ve eksik sigorta nedeniyle yapılan indirim nazara alınarak yapılan ekspertiz hesaplaması sonucunda oluşan 17.341,31 TL tazminatın davacı tarafa ödenmiş olduğunu, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, poliçenin sigorta ettirenin beyanlarına göre düzenlenmekte olduğunu, ilgili TTK hükümleri uyarınca sigorta ettirenin, bu beyanları gerçeğe uyumlu olarak verme yükümlülüğünin bulunduğunu, poliçe düzenlenme aşamasında, davacı/sigorta ettiren sigorta bedelini hatalı olarak belirttiğini, ekspertiz çalışmaları sırasında hasara konu yapının gerçek değerinin tespit edildiğini, bu bakımdan, meydana gelen hasarda 0,7998 çarpan oranında eksik sigorta/eksik prim proporsiyonu uygulanması gerektiğini, poliçedeki muafiyet hükmü gereğince %2 muafiyet uygulanması gerektiğini, davacının taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT ----. Tüketici Mahkemesi'nin 15/06/2023tarih ---- Esas Esas ----- Kararı ile: "1-Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe verilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ---- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine," dair karar verilerek mahkememizin iş bu esasına kaydedildiği görüldü.

Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. Davalı şirkete yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 2023 yılı Şubat ayında davacının iş yerinde meydana gelen su baskınına bağlı olarak, iş yeri sigorta poliçesi kapsamında olayın neden kaynaklandığı, kusurun izafesi hususlarının aydınlatılmasına bağlı olarak davalı tarafça ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----- İcra Müdürlüğünün ----- takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında sigortadan kaynaklı ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin ----İcra Müdürlüğünün - --- yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya, sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş; 06.08.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, icra dosyası ve deliller ışığında, davacı tarafından davalı sigorta şirketine sigortalatılmış olan (dava dilekçesinde 10 bağımsız bölümden oluştuğu belirtilen) binanın çatı katında, 01.02.2023 tarihinde gerçekleşen fırtına ve yağmur sebebiyle hasar oluştuğu, dava konusu olayda, hasar oluşumunda davacının bir kusurunun olduğu yönünde herhangi bir bilgi ve belge yer almadığı, dosyada mübrez ekspertiz raporunda da bu konuda bir tespite yer verilmediği, belirtilen nedenlerle, bilirkişiliğimizce de davacıya atfedilebilecek bir kusur tespiti yapılmadığı, taraflar arasındaki çekişmenin, sigorta ettirilen her bir bağımsız bölüm için ayrı olarak mı, yoksa bina bir bütün olarak mı tazminat hesabı yapılması gerektiği; eksik sigorta olup olmadığı; eksik sigorta tenzilinin (proporsiyon hesabının) yapılıp yapılmaması gerektiği konularında toplandığı, davacı tarafın; taşınmazın, bodrum, zemin ve 7 kat ile çatı katı olmak üzere toplam 10 kısımdan oluştuğunu; her katın (bağımsız bölümün) -sözleşmenin 8.sayfasının "özel notlar" kısmında belirtildiği üzere- 105.000,00 TL bedel karşılığında teminat altına alınmış olduğunu, beher her kısım için özel olarak garanti edilen teminat bedeli olan 105.000,00 TL' den %2 tenzil muafiyeti yapıldığında davalı şirketin çatı katından oluşan hasara ilişkin sorumluluğunun 105.000,00TL - (105.000,00TL x %2) = 102.900,00TL olduğunun ve bu bedeli ödemesi gerektiğini; dolayısıyla, ilamsız icra takibinde ödenmesi gereken 102.900,00TL'den ödenen 17.343,31TL mahsup edilerek 102.900,00TL - 17.343,31TL = 85.556,69 TL'nin ödenmesi gerektiğini belirttiği; davalı tarafın; binanın bir bütün olarak 1.050.000,00 TL bedelle fırtına teminatı altına alındığını, bina değerinin (sigorta değerinin) eskime tenzili de uygulandığında olay tarihi itibariyle 5.244.000,00 TL olarak belirlendiğini, teminat kapsamı içinde olan hasar tutarının 104.820,00 TL olarak hesaplandığını, eski-yeni tenzilinin (değişmesi gereken eşya ve malzemelerin eski/kullanılmış olması ve yenileriyle değişmesi nedeniyle sigortalı lehine oluşan 18.202,50 TL'lık menfaatin tenzilinin) uygulanması ile oluşan bakiyeden eksik sigorta bedelinin de indirilmesi sonucunda davacının toplam alacağının 17.343,31 TL olduğu ve bunun da kendisine ödendiğini belirttiği, davalı sigorta şirketinin proporsiyon kuralını uyguladığı, dava konusu olaya bakıldığında, yalnızca binanın çatı katında (bir bölümünde) ve kısmi şekilde bir hasar oluşması nedeniyle, binanın tüm değerini esas alarak proporsiyon kuralının tatbik edilmesinin sigortacılık uygulamasına ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği sonucuna ulaşıldığı, burada sigorta değerinin, çatı katında oluşan hasara ilişkin olduğu, nitekim, araç kasko sigortalarında da kısmi hasar oluştuğunda sigorta bedeli ile araç değeri oranına göre değil, kısmi hasarın miktarına göre bir tazminat ödendiği, olayda da, bir deprem söz konusu olsa ve bina tamamen hasara uğramış olsa idi, sigorta bedeli (1.050.000,00 TL) sigorta değerinden (5.244.000,00 TL) düşük olacağından, proporsiyon kuralının uygulanmasının mümkün olabileceği, bilirkişiliğin görüşünün dava konusu olayda proporsiyon kuralının uygulanmayacağı olduğu, bu durumda, ekspertiz raporuna iştirak edilerek, çatı katında oluşan hasarın 104.820,00 TL olduğu, eski/yeni eşya tenzili olarak uygulanan 18.202,50 TL'nin kadri maruf olduğu, buna göre davacının toplam tazminat alacağının; 104.820 (-) 18.202,50 = 86.617,50 TL olarak hesaplandığı (davacının talebinin ise 85.556,69 TL olduğu), oluşan hasarın birinci (ana) sebebinin fırtına olması nedeniyle, sel/su basması hasarları için öngörülen %2 muafiyetin dava konusu olay açısından uygulanmasına gerek bulunmadığı, nitekim eksper görüşünün ve hesaplamalarının da bu yönde olduğu, Mahkemece proporsiyon kuralının uygulanması gerektiği kabul edilirse, ekspertiz raporundaki hesaplamalarda bir hata tespit edilmediğinden ve hesaplanan 17.343,31 TL'nin davacıya ödendiği yönünde taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığından, davacının talep edebileceği bir alacağının kalmadığı rapor edilmiş, taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişinin kök rapordaki görüş ve kanaati ile ek rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, olayda, yalnızca binanın çatı katında ve kısmi şekilde bir hasar oluşması nedeniyle, binanın tüm değerini esas alarak proporsiyon kuralının uygulanmasının uygun olmadığı, bu nedenle proporsiyon kuralı uygulanmadan yapılan hesaplamaya Mahkememizce itibar edildiği, yapılan yargılamaya ve taleple bağlılık ilkesine bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan 85.556,69 TL alacağı bulunduğu, her ne kadar 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki faaliyetin ticari iş olmasına bağlı olarak avans faizi talep edilebilmesi mümkün ise de, davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulduğu, bu nedenle yasal faize hükmedilebileceği tespitiyle beraber, davanın kabulü ile davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 85.556,69 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 85.556,69 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 85.556,69 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 85.556,69 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 85.556,69 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, 3-İİK 67/2. maddesi gereğince 85.556,69 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 17.111,34 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.844,38 TL karar ve ilam harcı ile davanın ilk açılışında başvuru harcından muaf Tüketici Mahkemesinde davanın açılmış olması ve mahkememize görevsizlik ile gelmesi sonucu 179,90 TL başvuru harcının toplamı olan 6.024,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 532,00 TL posta masrafı, 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 179,90 istinaf karar harcı olmak üzere toplam 4.203,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/86, K. 2025/271, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-86-e-2025-271-k-d4d4027de76c