İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/859 E. 2025/1409 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/859
- Karar No
- 2025/1409
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/859 Esas KARAR NO : 2025/1409
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2018 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait " ... Mah. ... Cad. ... sok. No:3 Avcılar/İstanbul" adresinde kain .... Restaurant adlı işletmenin tadilat ve restorasyonu için davalı taraf ile karşılıklı mutabakat neticesinde 22/06/2015 tarihinde eser sözleşmesi imzaladığını ve iş bu sözleşmeye göre restorasyonun bitirilerek eksiksiz bir şekilde 01/09/2015 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, 22/06/2015 tarihli sözleşme uyarınca müvekkili tarafından yapılması gereken tüm ödemelerin (nakit ve çek olarak) davalı tarafa eksiksiz bir şekilde ve süresinde yapıldığını, ancak restorasyonu tamamlanmak suretiyle 01/09/2015 tarihinde davalı tarafından müvekkiline teslim edilmesi gereken sözleşme konusu işin teslim edilmediğini, davalı firmanın teslimde gecikmesi üzerine eksik bırakılan tadilat ve restorasyon işinin müvekkili tarafından bitirildiğini ve 18/03/2016 tarihinde Avcılar Vergi Dairesine başvurularak yoklama talep edildiğini ve yoklamanın 12/04/2016 tarihinde yapıldığını, müvekkili şirket tarafından Beyoğlu .... Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ve 27/07/2016 tarihli ihtarname keşide edilerek sözleşme konusu işin ihtarname tarihine değin teslim edilmediği ve buna ilişkin cezai şartın uygulanacağı konusunda davalı tarafa ihtarda bulunulduğunu, söz konusu ihtarnamenin davalı firmaya 29/07/2016 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı gibi ihtarnameye herhangi bir cevap da verilmediğini, 22/06/2015 tarihli sözleşmede işin tesliminde yaşanacak her türlü gecikme durumunda davalının müvekkiline günlük 3.000,00-TL olmak üzere cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ve bu hususun sözleşme içeriğine açıkça yazıldığını, müvekkili tarafından davalının eksik bıraktığı ve teslim etmediği işin daha fazla mağduriyet yaşanmaması adına mecburen 18/03/2016 tarihinde tamamlanmak zorunda kalındığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları ile diğer tüm hakları saklı kalmak kaydı ile davalının sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemleri neticesinde ve sözleşme uyarınca cezai şart olarak şimdilik 9.000,00 TL tazminatın sözleşme teslim tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı cezai şart talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak(cezai şart) olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Beyoğlu ... Noterliğinden; 27/07/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ve tebliğ belgesinin onaylı bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğünden; 18/03/2016 tarih ve ... sayılı yoklama talebi dilekçesi ile 12/04/2016 tarihli yoklama fişi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosya kapsamında bir inşaat mühendisi, bir mimar ve bir hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti oluşturulmuştur. Alınan rapora göre; 08/01/2019 tarihinde ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, No: 3 Avcılar, İstanbul adresinde yerinde yapılan incelemelerde, davaya konu taşınmazın .... Restaurant adı altında dekorasyon ve tadilat işlemlerinin tamamlanmış vaziyette ticari faaliyetlerini yürüttüğünün görüldüğünü, davalı tarafından davaya konu tadilat işlerini kendileri tarafından yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise teslim tarihini gösterir belgeleri , davacı taraftan alınan ödemeleri gösterir belgeleri, davacı tarafa kesilen faturaları, geç teslim iddiası ile ilgili olarak varsa taraflar arasında imzalanmış belgeleri, davacı tarafından davalı tarafa yapılan ödemeleri gösterir belgelerini, davalı tarafından eksik bırakılan işlerin listesini, eksik bırakılan işlerin listesini, eksik bırakılan işlerin kimin tarafından tamamlandığını gösterir sözleşme, fatura, ödeme makbuzu ve benzeri belgeleri sunması gerektiğini bildirmiştir. Davacı itirazları üzerine ek rapor alınması yoluna gidilmiş, bilirkişi heyeti ek raporunda, davacı şirkete ait taşınmazda davalı şirket tarafından üstlenilen dekorasyon işlerinin ne kadarlık bir kısmının davalı şirket tarafından yapıldığını, konu olan işlerde ne kadarlık bir kısmın sonradan davacı şirket tarafından tamamlandığı, davaya konu dekorasyon işlerinin hangi tarihte bitirilmiş/tamamlanmış olduğu konularında bilirkişi heyetince bir kanaate varılamadığını, davanın tarafları arasında imzalanan 22/06/2015 tarihli sözleşmede "1 Eylül iş teslimi olacak, olmadığında cezai müeyyide günlük 3.000 TL olarak belirlenmiştir"denilmekte olduğunun görüldüğünü, davacı şirket tarafından Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan 18/03/2016 tarihli yazıda "İşyerimizdeki inşaat tadilat işlemleri yeni bitmiş bulunmaktadır" denilmekte olduğunun görüldüğünü, mahkeme tarafından vergi dairesine yapılan yoklama talep tarihinin işin bitirildiği tarih olarak kabulü halinde; teslimin yapılması gereken tarihin 01/09/2015, vergi dairesine yapılan yoklama talep tarihinin 18/03/2016, yaşanan gecikme süresinin 199 gün, sözleşme gereği cezai müeyyide (199 gün*3.000 TL/gün) 597.000,00 TL olduğunu bildirmişlerdir. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ... Esas 14/10/2020 tarih ve ... Sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama neticesi, taraflar arasında restorasyon sözleşmesinin imzalanmış olduğu, davacının söz konusu ticari ilişki kapsamında oluşan cezai şart alacağının tahsili amacıyla dava açıldığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede 1/09/2015 tarihinin iş teslimi olarak belirlendiği, teslim yapılmadığında cezai müeyyidesinin günlük 3.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğu görülmektedir. 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158.maddesinde düzenlenmiş olan cezai şart hükümlerine göre, cezai şart, geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi durumunda borçlunun ödemesi gereken ve alacaklıya ispat yükü olmadan zararını alabilme imkanını sağlayan fer'i nitelikte bir edimdir. Bu maddede üç türlü cezai şart düzenlenmiş olup, bunlar; seçimlik cezai şart, ifaya eklenen cezai şart ve ifayı engelleyen bir başka deyişle dönme cezası niteliğindeki cezai şarttır. BK.nun 159.maddesinde; alacaklının zarara uğramasa bile cezanın verileceği, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle alacaklının uğradığı zarar, kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklının aradaki farkı da isteyebilmesinin borçlunun kusurlu olduğunu kanıtlamasına bağlı olduğu belirtilmiştir 6098 sayılı Yasa'nın 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart olup bunun istenebilmesi için sözleşmenin feshedilmemiş olması ya da sözleşmede fesih halinde de ceza koşulu istenebileceğine dair hüküm bulunması gerekir. Taraflar, ifaya eklenen ceza ile asıl borcun zamanında ve belirlenen yerde ifa edilme ihtimalini kuvvetlerdirmek istediğinden, cezanın istenebilmesi için alacaklının ifayı talepten vazgeçmemesi gerekir. Başka bir deyişle sözleşme feshedilmemelidir. Akdin feshi istendiğinde ve feshe karar verildiğinde artık varlığı kalmayan sözleşmeye dayanarak o sözleşmede kararlaştırılmış bulunan cezai şart istenemez. Dosya kapsamında davacının ifayı talep ettiğine dair delil bulunmamaktadır. Bu halde sözleşme ile kararlaştırılan cezanın ifaya eklenen ceza niteliğinde bulunduğundan akdin ifasını isteyen tarafın ifayı talepten vazgeçmesi gerekir. Dolayısıyla cezai şart alacaklarının muaceliyet kazanmadığı değerlendirilerek, davacı tarafından ifanın talep edilmiş olması nedeniyle artık bu cezai şartın talep edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 14/10/2020 tarihli kararı, davacı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 01/10/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı ile: "...Türk Borçlar Kanunu’nun 179/II. maddesinde ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir denilmek suretiyle ifaya ekli cezayı düzenlemiştir. Bu cezaya, gecikme cezası da denmektedir. Anılan hükme göre borçlunun borca aykırı davranışı hâlinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Borçlunun borca aykırı davranışı hâlinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle zarara uğramasa dahi kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilir. İfaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerekir. Aksi hâlde cezai şartı isteme hakkı düşer ve bu husus hâkim tarafından re’sen dikkate alınır. Gecikmiş ifadan önce keşide edilen ihtarla gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş, sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazı kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış ise ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek davranışları mevcut ise sonradan yapılan teslimde çekince konulmamış olsa dahi cezai şart isteme hakkı düşmez, talep edilebilir. Cezayı isteme hakkının saklı tutulması (çekince, ihtirazı kayıt), yenilik doğuran bir irade beyanı olup, ifa anında açıkça yapılmalıdır. Saklı tutma, teslim-kabul tutanağına düşülecek bir kayıtla veya ifayı kabulden önce yapılacak yazılı bildirimle yahut iş bedelinin ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir eylem veya işlem ile gerçekleştirilebilir. Açık feragat ise, borçluya yöneltilen ve varması gereken bir irade beyanıyla veya sözleşmeye önceden ifanın çekincesiz kabul edileceğine ilişkin bir hükmün konulmasıyla olur. Bazen de, çekincenin varlığı bazı koşulların gerçekleşmesine bağlanabilir. Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkemenin yukarıda özetlenen mevcut ret gerekçesinin ifaya ekli cezai şarta dair kanuni düzenlemeye uygun olmadığı, gerekçenin kendi içinde çelişkili olduğu, somut olayda, sözleşmenin feshedildiğine dair bir iddia bulunmayıp, davacı tarafça, davalı firmanın sözleşme konusu işi süresinde teslim etmediğinin ve eksik bırakılan işlerin kendisi tarafından tamamlandığının isleri sürüldüğü, buna göre, davacının ifaya ekli cezai şart talebinin değerlendirilmesi için; öncelikle davaya konu iş ilişkisinin tam olarak ne zaman ne şekilde sonlandırıldığı, davalının işi ne zaman teslim ettiği açıklığa kavuşturulup, yukarıda yapılan açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda bu tarihe göre davacı iş sahibinin cezai şart talep etme hakkını saklı tutmuş sayılıp sayılamayacağının değerlendirilmesi, saklı tutmamış sayılması halinde ifaya ekli cezai şart cezai şartı isteme hakkının düşeceğinin dikkate alınması, saklı tutuş sayılması halinde ise, belirlenen teslim tarihine ve varsa eksik işlere göre sözleşmede belirlenen teslim tarihinin geçirilip geçirilmediğinin açıklığa kavuşturulması, bir gecikme varsa, belirlenen teslim tarihinden itibaren, varsa davacının eksik bırakmış olduğu işlerin davacı tarafından başkaca kişilere tamamlatılması için gerekli olan makul süreninin ne kadar olduğuna dair bilirkişiden bir hesaplama yapılmasının istenmesi ve hesaplanacak bu sürenin sonuna kadar bir cezai şart hesabı yaptırılarak sonucuna göre davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle Mahkememiz kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Davacı vekiline İstinaf İlamında belirtildiği şekilde taraflar arasındaki işin ne zaman ne şekilde sonlandırıldığı, davalının işi ne zaman teslim ettiği hususlarında beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili ara karar gereği beyan dilekçesi sunmuştur. İstinaf ilamı doğrultusunda; Mahkememiz dosyası, heyete nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi de eklenerek, tarafların iddia ve savunmaları, davacı vekilinin 17/02/2025 tarihli beyan dilekçesi ve dosya kapsamı itibariyle; İstanbul B.A.M. .... Hukuk Dairesi'nin 01/10/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda davaya konu iş ilişkisinin tam olarak ne zaman ne şekilde sonlandırıldığı, davalının işi ne zaman teslim ettiği tarihe göre davacı iş sahibinin cezai şart talep etme hakkını saklı tutmuş sayılıp sayılamayacağı, saklı tutuş sayılması halinde ise, belirlenen teslim tarihine ve varsa eksik işlere göre sözleşmede belirlenen teslim tarihinin geçirilip geçirilmediği, bir gecikme varsa, belirlenen teslim tarihinden itibaren, varsa davacının eksik bırakmış olduğu işlerin davacı tarafından başkaca kişilere tamamlatılması için gerekli olan makul süreninin ne kadar olduğu hususlarında hesaplama yapılması ve hesaplanacak bu sürenin sonuna kadar bir cezai şart hesabı yapılarak dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları da tartışılarak gerekçeli, hükme ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 25/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; ''... Davalı ... İnş. Gıda San.ve Tic, Ltd. Şti. ve davacı ... Gıda Ambalaj Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından kaşelenen ve imzalanan 22.06.2015 tarihli sözleşmenin ... Mah., ... Cad., .... Sok. No:3 adresindeki taşınmazın restorasyonunun iş başlangıcında %50, iş bitiminde %20, kalanı 4 eşit taksit olacak şekilde toplam 840.000 TL bedelle taraflarca yerinde keşif edilerek ve istişare edilerek maddeler halinde yazıldığının belirtildiğinin görüldüğü, 22.06.2015 tarihinde imzalanan Sözleşmede iş tesliminin 1 Eylül (01.09.2015) tarihinde olacağı, olmadığında cezai müeyyide olarak günlük 3.000 TL olacağının belirtildiği, davacı ... Gıda Ambalaj Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne sunulan 18.03.2016 tarihli işyerinde yoklama yapılması talepli dilekçede; “İş yerimizdeki inşaat tadilat işlemleri yeni bitmiş bulunmaktadır. Yoklama talebinde bulunmaktayız.” denilmekte olduğu, Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen 22.01.2018 tarihli yazı ekinde bulunan belgeden; davacı ... Gıda Ambalaj Tur. San. Tic. Ltd. Şirketinin 18.03.2016 tarihinde yoklama talebinde bulunduğu, yetkili memur tarafından 12.04.2016 tarihinde yoklama yapıldığı ve 18/03/2016 tarihinde yiyecek ağırlıklı hizmet veren kafeteryaların faaliyeti olarak sisteme giriş yapıldığını, 08.01.2019 tarihinde ... Mahallesi, .... Caddesi, Basmacı Sokak, No:3, Avcılar, İstanbul adresinde yerinde yapılan incelemelerde; davaya konu taşınmazın ... Restaurant adı altında dekorasyon ve tadilat işlemlerinin tamamlanmış vaziyette ticari faaliyetlerinin yürütüldüğünün görüldüğü, sunulan kök ve ek raporlarda detaylı olarak yapılan açıklamalar eşliğinde talep edilmiş olmasına rağmen davanın her iki tarafınca dava dosyasına bir belgenin sunulmamış olduğunun anlaşıldığı, Mahkeme tarafından sorulması üzerine davacı tarafça sunulan 17.02.2025 tarihli beyan dilekçesinde; davalı yüklenicinin işi 18.02.2016 tarihinde hatalı ve eksik bir şekilde beklettiğinin görülmesi üzerine, müvekkilinin bu tarihten itibaren hatalı ve eksik işleri kendisi yapmaya başladığı ve 18.03.2016 tarihinde konu olan işleri tamamlamış olduğunun belirtilmekte olduğu, yukarıda alıntı yapılan davacı tarafından Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne sunulan 18.03.2016 tarihli (işyerinde yoklama yapılması talepli) dilekçe ve yine Mahkeme tarafından sorulması üzerine Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 22.01.2018 tarihli yazı ekinde bulunan belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu işyerinde davalı yüklenici tarafından 22.06.2015 tarihli sözleşme ile yüklenilen inşaat/dekorasyon işlerinin kesin bitim tarihinin 18.03.2016 tarihi olarak alınması gerekeceği ve davanın tarafları arasında imzalanan 22.06.2015 tarihli sözleşme gereği ödenmesi gereken cezai şartın aşağıdaki şekilde hesaplanabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, davanın tarafları arasında imzalanan 22.06.2015 tarihli sözleşmede; “1 Eylül (01.09.2015) iş teslimi olacak, olmadığında cezai müeyyide günlük 3.000 TL olarak belirlenmiştir.” denilmekte olduğunun görüldüğü, teslimin yapılması gereken tarihin 01/09/2015, işin kesin bitiş tarihinin 18/03/2016, yaşanan gecikme süresinin 199 gün, sözleşme gereği cezai müeyyidenin 597.000,00-TL olduğu, davacının cezai şart talep etme hakkından zımni veya açık feragat ettiğine ilişkin somut bir davranışı bulunmadığı gibi bu yönde bir delile de rastlanılmadığı, tam aksine davacı tarafından gönderilen ihtarnamede bu hakkını saklı tuttuğunu açıkça belirtmiş olduğu, dolayısıyla davacının yukarıda hesaplanan cezai şart tazminatını talep edebileceği, davalının üstlenmiş olduğu işi geç teslim ettiği, bu bakımdan 597.000,00-TL gecikmeden kaynaklanan cezai şart tazminatı ödemesi gerektiği, eksik ve ayıplı ifa nedeniyle davacının uğramış olduğu zararların ispata muhtaç olduğu' görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporu usulüne uygun olarak taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 14/07/2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir. Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, eseri, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir. Cezai şart, somut olayda uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 179–182. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi:“…Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır…” düzenlemesini içermektedir. Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Akman S./Burcuoğlu H./Altop A./ Tekinay, S.S.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 358-359). Davacı, işin teslim edilmesi gereken tarihteki gecikilen her ay için zararını davayla isteyebileceğine göre her geçen ay zararı o ayın sona ermesiyle istenebilir bir başka deyişle muaccel hale gelir. ( Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/4256 E. 2023/3843 K. sayılı ilamı)
Yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, taraflar arasında akdedilen 22/06/2015 tarihli sözleşme, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 01/10/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı, 25/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında davacıya ait ".... Mah. .... Cad. .... sok. No:3 Avcılar/İstanbul" adresinde bulunan .... Restaurant adlı işletmenin tadilat ve restorasyonu için sözleşme düzenlendiği, davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu, sözleşmede iş tesliminin 1 Eylül (01.09.2015) tarihinde olacağı, olmadığında cezai müeyyide olarak günlük 3.000 TL ödeneceğinin belirtildiği, davacı tarafça eser sözleşmesi kapsamında edimlerin zamanında tamamlanmaması ve işin teslim edilmemesi nedeniyle gecikme cezasının (ifaya ekli cezai şart) tahsili istemine ilişkin iş bu davanın açıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan cezanın 6098 Sayılı TBK.'nın 179/2. Maddesinde düzenlenen "İfaya ekli ceza" niteliğinde olduğu, bu ceza türünde iş sahibinin cezai şart hak edebilmesi için, gecikme yanında aynı zamanda bu hakkından feragat etmemiş ve işi çekincesiz olarak kabul etmemiş olması gerektiği, 25/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne sunulan 18.03.2016 tarihli (işyerinde yoklama yapılması talepli) dilekçe ve yine Mahkeme tarafından sorulması üzerine Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 22.01.2018 tarihli yazı ekinde bulunan belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu işyerinde davalı yüklenici tarafından 22.06.2015 tarihli sözleşme ile yüklenilen inşaat/dekorasyon işlerinin kesin bitim tarihinin 18.03.2016 tarihi olarak alınması gerekeceği ve davanın tarafları arasında imzalanan 22.06.2015 tarihli sözleşme gereği ödenmesi gereken cezai şartın 597.000,00-TL olduğu, davacının cezai şart talep etme hakkından zımni veya açık feragat ettiğine ilişkin somut bir davranışı bulunmadığı gibi bu yönde bir delile de rastlanılmadığı, tam aksine davacı tarafından gönderilen ihtarnamede bu hakkını saklı tuttuğunu açıkça belirtmiş olduğu, dolayısıyla davacının yukarıda hesaplanan cezai şart tazminatını talep edebileceği hususlarının tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve hak ve çıkarlar dengesine uygun, gerekçeli, denetime uygun, ayrıntılı, uygulanabilir ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeniyle Mahkememizce bu rapora itibar edilerek; davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin davacı şirketin yoklama tarihi olan 18.03.2016 tarihine kadar yöntemince ve hukuken tesliminin sağlanmadığı, davalının sözleşmedeki teslim tarihi olan 01/09/2015 ile 18.03.2016 arasındaki süre için cezai şart ödemesi gerektiği, davacının cezai şart talep etme hakkı bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın ıslah edilmiş miktar üzerinden KABULÜ ile; 597.000,00-TL cezai şart alacağının 9.000,00-TL'sinin 01/09/2015 tarihinden, bakiye 588.000,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 14/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 40.781,07-TL harçtan peşin alınan 153,70-TL harç ile 10.050,00-TL ıslah harcının mahsubu ile noksan kalan 30.577,37-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 153,70-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı, 314,00-TL keşif harcı ve 10.050,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.553,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat gideri ile bilirkişi ücretinden oluşan toplam 12.721,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 95.520,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ...
Hakim ...