İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/856 E. 2025/1049 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/856
Karar No
2025/1049
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/856 Esas KARAR NO: 2025/1049 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH: 27/05/2024 MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ: 23/12/2025

-----Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde davalı şirket nezdinde --- kapsamında sigortalı --- plakalı araç ile park halinde bulunan müvekkiline ait----plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin aracında değer kaybı ve hasar bedeli oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL hasar bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin ---- Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının aracında oluşan hasara ilişkin ---- aracın kasko sigortası olan neova katılım sigortaya ödendiğini, değer kaybı talebine ilişkin tazminatın --- tarihinde----- ödendiğini, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını belirterek davacı tarafa yapılan tüm tazminat ödemeleri sonrası zararının karşılanması sebebiyle davanın reddine, aksi halde karar verilirken bakiye poliçe teminat limitimizin dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 13.08.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, dava dilekçelerindeki 100,00 TL değer kaybı bedelini 15.900,00 TL arttırarak huzurdaki davasını ıslah ederek değer kaybı bedeli talebini 16.000,00 TL'ye çıkartıklarını, ıslah taleplerinin kabulü ile birlikte, alacak kalemlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

SAFAHAT ---------- Karar sayılı kararı ile 1-Mahkememizin yetkisizliğine, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-HMK'nın 20. Maddesi gereği, taraflarca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili olduğu anlaşılan -----Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine," dair karar verilerek iş bu esasa kaydedildiği görülmüştür.

Deliller Tarafların ---- sorguları dosya arasına alınmıştır.------ yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ---- tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan ---- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ----plakalı araçta değer kaybı ve hasar alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; -----tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/l maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsü olan davacının kusurunun bulunmadığı, ---- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun, kadri maruf ve 11.813,46 TL olduğu, meydana gelen hasarın değer kaybına sebebiyet vermeyeceği rapor edilmiş olup, davacı tarafça rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, yapılan piyasa araştırması, enflasyon verilereri sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve --- iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 16.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda ---- tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybı taleplerinin 16.000,00 TL'ye çıkartıldığını beyan etmiştir.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, ıslah dilekçesi ile birlikte yasal faiz talebinde bulunulmuş, kazaya neden olan hususi araç olduğundan, taleple de bağlı kalınarak, yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar davacı tarafça 16.000,00 TL talep edilmiş ise de, yapılan 904,00 TL'lik ödemeye bağlı olarak davacının alacağının 15.096,00 TL olduğu tespit edilmiş, ödeme tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, netice olarak davanın kısmen kabulü ile, toplam 15.096,00 TL'nin 19.01.2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; toplam ---------- ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.031,20 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL ile 271,54 TL tamamlama harcının toplamı olan 699,14 TL, harcın mahsubu ile bakiye 332,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL ile 271,54 TL tamamlama harcının toplamı olan 699,14 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 308,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.007,14 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 12.226,71 TL'sinin davalıdan tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 3.384,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile, 216,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 15.096,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 904,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/856, K. 2025/1049, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-856-e-2025-1049-k-512e1ee0949b