İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/850 E. 2025/786 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/850
- Karar No
- 2025/786
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/850 Esas KARAR NO : 2025/786 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 10/11/2022 tarihinde --------- ilçesinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan bağımsız bölüme su sirayet etmesi sonucunda zarar meydana geldiğini, sigortalı işletmenin aile sağlığı merkezi olarak faaliyet gösterdiğini, işletmede elektrik kesintisi nedeniyle aile sağlığı zemininin su dolduğunu ve itfaiye yardımı ile suların tahliye edildiğinin tespit edildiğini, konu hasarın yan binada yapılan tadilat sırasında oluşan tesisat kaçağı sebebi ile meydana geldiğini ve mobilya, boya ve seramik hasarlarının oluştuğunu, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından 22/06/2023 tarihinde ödenen tazminatın 11.717,35 TL rücu edildiğini, müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu lan davalı taraftan tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin 12.254,74 TL üzerinden davamını, 22/06/2023 tarihinden itibarin işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, asıl alacak tutarının %2/'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın görevsiz mahkeme olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığından dolayı dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine, iş bu davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ---------Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle hem işbu davaya konu -------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı icra takip dosyası hem de davacının ----------- Mahkemelerinde dava açması usule aykırı olduğunu, yetkili mahkeme ---------- Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde gerekli olan unsurların olmadığını, müvekkilinin taşınmazda kiracı konumunda olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde bir zararın meydana gelmiş olması durumunda iş bu zarardan taşınmaz mülk sahibinin sorumlu olduğunu, malikin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk esasına dayandığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, hiçbir şekilde müvekkil şirketin somut olayda kusuru olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın müvekkili şirketin kusur sorumluluğuna dayanması durumunda ise öncelikle müvekkil şirketin kusurunu ve hukuka aykırı fiili ile zarara sebep olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının tazminini talep ettiği tazminat tutarının hasar ekspertiz raporuna dayandığını iddia etse de iş bu raporun herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını, hesaplamanın doğru yapılıp yapılmadığı, 10.11.2022 tarihli itfaiye raporunda da suyun nereden geldiğinin tespit edilmediği belirtildiğini, dava dışı sigortalının zararın artmaması için yapılması gereken işlemleri yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TBK'nın 52. maddesi uyarınca zarar gördüğü iddia edilen tarafın zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmamış olması gerektiğini, tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmamış olması gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve ihtiyati haciz talebinin şartların oluşmadığından reddi gerektiğini savunarak; fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, alacak ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla davanın öncelikle davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılması ve diğer usuli itirazlar sebebiyle reddini, ihtiyati haciz talebinin reddini, davanın esastan reddini, davacının ---------- İcra Müdürlüğü'nce ----------- E. Sayılı dosyası ile başlattığı icra takibi kötü niyetli olduğundan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:----------Ş'ye müzekkere yazıldığı görüldü. 04/07/2023 tarihli ekspertiz raporunda olayın oluş şekline ilişkin aşağıdaki hususların tespit edildiği görülmüştür: Sigorta Uzmanı Bilirkişi -------- ve Makine Mühendisi Bilirkişi -----------tarafından hazırlanan 02/07/2025 tarihli heyet raporunda aşağıdaki hususların tespit edildiği görülmüştür: Davacı vekili tarafından 06/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde ödeme belgelerinin sunulduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, 10.11.2022 tarihinde --------- ili ---------- ilçesinde davacı nezdinde ---------- numaralı KOBİ Poliçesi sigortalı bulunan bağımsız bölüme su sirayet etmesi sonucu meydana gelen zarar nedeniyle sigortalısına 22.06.2023 tarihinde 11.717.35-TL ödeyen davacının bu miktarı (ve işlemiş 537,39 TL faizini) rücuen tahsili amacıyla başlattığı -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalının borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, ancak yetkili icra dairesini itirazında göstermediği, bu sebeple yetki itirazının usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir. Davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, davalının yerleşim yeri adresinin --------- olduğu, mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davacının ihtiyati haciz talebi, harcı yatırılmadığından değerlendirilmemiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın 0.11.2022 tarihinde -------- ili ---------- ilçesinde davacı nezdinde ----------- numaralı KOBİ Poliçesi sigortalı bulunan bağımsız bölüme su sirayet etmesi sonucu meydana gelen zarar nedeniyle sigortalısına 22.06.2023 tarihinde 11.717.35-TL ödeyen davacının bu miktarı (ve işlemiş 537,39 TL faizini) rücuen tahsili amacıyla başlattığı -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, takip konusu alacağın niteliği itibariyle haksız fiilden kaynaklanan rücuen tazminat alacağı olduğu, bu sebeple davacının öncelikle davalının hukuka aykırı fiilini ve kusurunu ispatlamakla mükellef olduğu, bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda eksper raporuna dayanak itfaiye raporunda zararın nereden kaynaklandığı (suyun nereden geldiği) hususunun tespit edilemediği, davalının sorumlu olduğuna dair tespitlerin sigortalı beyanlarına dayandığı, teknik bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere hasarın meydana geldiği iş yeri ve hasara neden olduğu iddia edilen deponun su basman kotundan aşağıda olduğu, zemin kotundan aşağıda olan mahallerdeki drenaj sisteminin motopomp sistemi ile tahliye edildiği, drenaj sistemine ait pompaların hasar meydana gelen iş yerinde değil yan işletmeye ait depoda olduğu, drenaj sisteminde kullanılan pompaların elektrik kesintisi esnasında devreye girmediği ve bu nedenle su baskını meydana gelmiş olabileceği, bu bağlamda; zararın davalının kusurlu ve hukuka aykırı fiilinden kaynaklandığı hususunun ispat edilemediği, dosyaya kazandırılması mümkün olan başka delil de bulunmadığı, yine her ne kadar davacı tarafça Sigortacılık Kanunu'nun 22/17 maddesine dayalı olarak eksper raporlarının delil niteliği taşıdığı ve aksini davalı tarafın ispat etmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de belirtildiği gibi eksper raporunda da zararın neden kaynaklandığı hususunun teknik olarak tespit edilmediği, tespitlerin sigortalı beyanlarına dayandığı, tüm bu gerekçelerle davacının davalı tarafın kusurunu ve hukuka aykırı fiilini ispatlayamadığı ve davanın reddinin gerektiği, alacağın likit olmaması ve davacının kötüniyetli olarak takip başlattığının kabul edilemeyecek olması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (12.254,74 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 uyarınca hesaplanan 12.254,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/10/2025