İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/85 E. 2026/59 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/85
Karar No
2026/59
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/85 Esas KARAR NO : 2026/59

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/02/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 10.01.2023 tarihi saat 11.50 civarında ... ili, ... İlçesi, Hastane alt kavşağında kırmızı ışıklarda bekleyen müvekkile ait ... plakalı araca, müvekkiline ait aracın arkasından gelen ve uygun takip mesafesini korumayan davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline ait araca arkadan çarpması şeklinde gerçekleşmiş olduğu, olay neticesinde iki araçlı ve maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiği, kazadan sonra davalı sigortalı araç sürücüsü kusurunu kabul ettiğini, ancak rahatsızlığı dolayısıyla hastaneye gittiğini belirtmesi üzerine müvekkil de hastaneye gideceğinden 'hastanede işimiz bittikten sonra tutanak tutalım.' dediğini ve hastanede işleri bittikten sonra müvekkiline telefonunu verdiğini ve tutanağı sonra tutarız dediğini, ancak müvekkilin ısrarlı aramalarına rağmen tutanağı imzalamaya yanaşmadığını, bunun üzerine müvekkilinin polis merkezine giderek 10.01.2023 tarihinde karşı araç sürücüsünden davacı ve şikayetçi olduğunu, emniyet görevlileri tarafından 10.01.2023 'Görgü Tespit Tutanağı" tutulmuş olduğunu, ancak herhangi bir kusur tespiti yapılmadığını, Kaza krokisi ve kaza sonrasına ait resimler incelendiğinde; KAZA; hastane alt kavşağında kırmızı ışıklarda bekleyen müvekkile ait ... plakalı araca, müvekkile ait aracın arkasından gelen ve uygun takip mesafesini korumayan davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın müvekkile ait araca arkadan çarpması suretiyle gerçekleşmiş olduğunu, eğer karşı araç sürücüsü, kontrollü bir şekilde uygun takip mesafesinde ve normal bir hızda seyir halinde olmuş olsaydı, müvekkiline ait araca arkadan çarpmamış olacağını, müvekkilinin bütün hareketlerinin nizami ve hiçbir kusuru bulunmadığını, bütün kusur karşı araç sürücüsüne ait olduğunu, “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlıklı Karayolları Trafik Kanunu 84/1-d maddesi; “... Arkadan çarpma, ...hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” hükmünü amirdir. Ayrıca “Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak” başlıklı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b maddesi; “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, iş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak -..zorundadırlar.” ve 52/1-c maddesi; “Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki — fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak...zorundadırlar.” Şeklinde olduğunu, aynı Kanunun “Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama” başlıklı 56/1-c maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/8-c maddesi ise; “Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.” Şeklinde olduğunu, Sonuç olarak, dosya muhteviyatı detaylı bir şekilde incelendiğinde; davalı tarafça sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsünün oldukça süratli olduğu ve hızını azaltmadığı, önünde kırmızı ışıkta müvekkiline ait aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememesi sonucu kazaya sebebiyet verdiğinin görüleceğini, bu nedenle takdiri Mahkemenize ait olmak üzere dosyaya kusur bilirkişisi atanarak, gerçekleşen kazada her iki araç s isünün kusur oranlarının belirlenmesini, hasar ile kazanın birbirine uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesini, kaza nedeniyle müvekkile ait araçta hasar meydana gelmiş olup hasar, müvekkilinin aracına ait ... numaralı kasko sigorta poliçesi kapsamında ... Sigorta A.Ş. tarafından giderildiğini, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait ... plakalı araç 2016 model... kamyonet olup, kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedelinin kilometresinin 66.000 km de olduğunu, TTK'nın 1473 maddesi "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder." düzenlemesinin mevcut olduğu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracının değer kaybetmesi nedeni ile uğramış olduğu zararları tazmin etmesi gerektiği, Yüksek Mahkeme kararları uyarınca da değer kaybı ZMM poliçesi kapsamında olup poliçe limitleri dâhilinde ödenmesi gerektiği, davalı sigorta şirketin, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı zararını karşılamak zorunda olduğu, müvekkiline ait ... plakalı aracının uğramış olduğu değer kaybı tazminatının ve kusur/kaza ve hasar uyumunun bilirkişi atanarak tespitini, şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı vasıta müvekkili şirkete 12.10.2022-2023 tarihleri arasında ... sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Poliçesi ile sigortalı iken 17.3.2023 tarihinde satış nedeniyle zeyilname ile iptal edilmiş olduğu, anılan poliçeye göre hasar tarihi itibarı ile maddi hasarlarda araç başına teminat 120.000 -TL ile sınırlı olduğu, 10.1.2023 tarihli kaza nedeni ile müvekkiline başvuruda bulunulmuş, ... sayılı hasar dosyası açılmış olduğu, ancak tespite yarar hiçbir evrak gönderilmediği, davacı Sigorta Tahkim Komisyonuna... sayılı dosya ile başvuru yaparak değer kaybı talep etmişse de kazaya ilişkin evrak, resim, tutanak v.s göndermediğinden aşağıdaki gerekçe ile “başvurusunun usulden reddedilmiş olduğu, Müvekkili şirkete usulüne uygun hasar bildiriminin yapılmamış olduğu, Sigorta hukukuna amir hükümler gereği sigortacının yükümlülüğünün doğması için usulüne uygun ihbar yapılması ve tespite yararlı evraklar gönderilmesi gerektiği, davacı tarafından tespite yarar yeterli evrakın gönderilmediği, araç, hasarlı ya da onarılmış hali ile müvekkil sigorta şirketinin eksper incelemesine sunulmadığı, sigorta şirketlerine hasarla kazanın uyumlu olup olmadığını kontrol etme şansı verilmediği gibi hasarı tazmin etme şansının da verilmemiş olduğu, sigortalının kusurlu olduğunu gösteren tutanak, evrak fotoğraf v.s belge bulunmadığı, davacının tek taraflı anlatımına dayanılarak kusur tespiti yapılamayacağı, sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğu, Mahkemece bilirkişi atanacaksa değer kaybının hesaplanmasında kullanılan kriterler objektif olması gerektiği, Yargıtay Kararları doğrultusunda sübjektiflikten uzak bilirkişilerce değer kaybı tespit edilmesi gerektiği, kazadan önceki değerle sonrasındaki değer arasındaki farka, piyasa rayicindeki düşüklüğe göre değer kaybı tespit edildiğinde bilirkişilerin sıklıkla başvurdukları üzere birkaç otomotiv firmasından aldıkları tekliflere göre ve de davacının sunduğu eksper raporunun etkisi altında sübjektif değerlendirme yapmaları gerçek zararın giderilmesi ilkesine aykırı olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun doğması için usulüne uygun ihbar yapılarak tespite yarar evraklar gönderilmediğinden sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediği, bu sebeple faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin talep edene yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, 10/01/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya ait ... plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan değer kaybı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve... Esas - ...Karar, 22.2.2012 tarih ve...Esas -...Karar, 16/1.2013 tarih ve ...Esas - ...Karar ve Yargıtay 17. HDBnın 20/05/2013 tairh ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim uygulanması da doğru değildir.(Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih ... E. ... K., 28.03.2016 tarih ... E. ... K., 04.04.2016 tarih ...E.... K., 17.03.2014 tarih ... E. ...K. Sayılı ilamları ) Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve... E. - ... K.) Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ... E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 03.12.2020 tarih ... E. -... K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak ... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve ... E.-... K. sayılı ilamı) Mahkememizin 17/09/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 trafik bilirkişisi 1 makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmalar, sunulan deliller ile birlikte kusur durumunun incelenmesi ve akabinde davacyı ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı , var ise davacının talep edebileceği konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler... ile ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 03/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle :" Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda; Kusur Durumu Yönünden; Dava konusu trafik kazasında, ... plakalı araca, arkasından gelen ve davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olarak arkadan Değer Kaybı Yönünden; 10.01.2023 tarihinde meydana gelen dava konusu kaza ile ilgili ... plakalı hasarlı araç fotoğrafları ve sigorta ekspertiz raporu incelendiğinde araçta değer kaybı oluştuğu, Dava konusu aracın; Rapor tarihindeki ortalama değer kaybının 775.000 - 745.000 — 30.000 TL, Dava tarihindeki ortalama değer kaybının 720.418 - 692.560 = 27.858 TL, Kazatarihindeki ortalama değer kaybının 450.084 - 432.679 = 17.405 TL Kanaatine varılmıştır." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Davacı vekili 24.10.2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini arttırmıştır. Mahkememizce dosyaya sunulan bilirkişi raporuna gerekçeli, somut olaya uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle itibar edilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında hasar meydana geldiği, hasarın meydana gelmesinde ... plakalı dava dışı araç sürücüsünün % 100 oranında tam kusurlu olduğu, hasar sonucunda davacının aracında değer kaybı oluştuğu, oluşan değer kaybından davalının 12/10/2022-2023 tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde meydana geldiği, davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin Yargıtay İçtihatları doğrultusunda aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak 17.405,00 TL olduğu, poliçeye göre hasar tarihi itibari ile maddi hasarlarda araç başına teminat limitinin 120.000 TL ile sınırlı olduğu, hesaplanan tutarın poliçe limitleri altında kaldığı, davacının davalı sigorta şirketinden 17.405,00 TL talep edebileceği, davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce davacı tarafından ekte sunulan e posta yazışmalarından görüldüğü üzere 23/08/2023 tarihinde başvuru yapıldığı, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde sigorta şirketi tarafından tazminat ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde temerrüt gerçekleşmiş olacağı hal böyle olunca davacının talep artırım dilekçesi doğrultusunda davasının kabulü ile 17.405,00-TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 04/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile 17.405,00-TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 04/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.188,94-TL karar harcının, peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 761,34-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.405,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-)Davacı tarafından yatırılan 9.392,00-TL yargılama gideri ile 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve 296,00-TL tamamlama harcı toplamı 10.543,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/85, K. 2026/59, T. 27.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-85-e-2026-59-k-f3069ff8b63d