İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/85 E. 2025/71 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/85
Karar No
2025/71
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVALI : 1- ... - ... VEKİLLERİ : DAVALI : 2- ... - ... VEKİLLERİ : DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.BEYANLAR: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı bankadan 07.12.2005 tarihinde 11.000,00 TL kredi kullandıklarını, kredinin ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından Konya . icra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından müvekkile takip başlatıldığını, müvekkilleri borçlarını ödemek istemişlerse de davalı bankanın yüksek faiz miktarı hesap ederek tahsilat yapmaya çalıştığını, daha sonra davalı bankanın alacağını ... A.Ş şirketine devrettiğini, müvekkilleri bu şirket ile de irtibat kurmuş iseler de yine karşılarına yüksek miktarlı faiz alacağı çıktığını, davaya konu icra dosyasından müvekkil Dürdane'ye ait Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Civarı Mevkiin de bulunan ... Parselde Tapuya kayıtla tarla vasıflı gayrimenkulü satışa çıkardıklarını, bu satışın olması halinde müvekkillerin telafisi imkansız zarar edeceklerini, dava süresince gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak borcun kanuni olarak miktarının tespit edileceğini belirterek; Konya . icra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine, borçlu olmadıkların miktar üzerinden davalının %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, icra dosyasından yapılacak olan gayrimenkul satışının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile müvekkil banka arasında 07.12.2005 tarihli 20.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, 28.11.2006 tarihinde bu tutarın 30.000,00 TL daha artırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine 17.10.2008 tarihinde müvekkili banka tarafından hesap kat edilerek 21.10.2008 tarihinde Beyoğlu . Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numarası ile borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davacıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu sebeple haklarında icra takibine geçildiğini, müvekkili bankanın alacaklarını ... A.Ş’ye temlik ettiğini ve artık dosya alacaklısı konumunda olmadıklarını, bu sebeple davalı taraf sıfatına haiz olmadıklarını, faiz miktarının yüksek hesap edilmediğini, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan parselin, davacıların borcu ödememesi sebebiyle satışa çıkarılıp ihalesi yapıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının satışı durdurmadığını, davacının takibin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra bu davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması ve TMK m.2/2’ye aykırılık oluşturacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile alacağı temlik eden banka arasında 07.12.2005 tarihli 20.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, 28.11.2006 tarihinde ise taahhütnamede belirtilen tutarın 30.000,00 TL daha artırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine 17.10.2008 tarihinde temlik eden banka tarafından hesap kat edilerek 21.10.2008 tarihinde Beyoğlu . Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numarası ile borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davacıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu sebeple haklarında Konya . İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, faiz miktarının yüksek hesap edilmediğini, genel kredi sözleşmesi ve takip talebine bakıldığında asıl alacak ve faiz oranlarının gösterildiğini, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan parselin, davacıların borcu ödememesi sebebiyle satışa çıkarılıp ihalesi yapıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının satışı durdurmadığını, davacının takipten 11 yıl geçtikten sonra davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması ve TMK m.2/2’ye aykırılık oluşturacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir. 2.KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR: İlk derece mahkemesince; "...mahkememizce tüm dosya kapsamı, davacı ve davalı vekillerinin dava ve cevap dilekçelerine ekledikleri belgeler ve icra dosyası içeriğine göre takibe konu alacağın diğer davalı ...' ne devredildiği ve artık ... A.Ş nin alacaklı sıfatı kalmadığından, davalı ... Şirketinin pasif dava ehliyetinin olmadığı anlaşıldığından, dava şartının eksik olduğu ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmesi gerekmiştir. Diğer davalı ...Ş yönünden yapılan değerlendirmede ise; yukarıda detaylı olarak özetlenen kök ve ek bankacı bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, raporların açıklamalı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları görüldüğünden, icra takip ve dava tarihi itibariyle davacıların yukarıda belirtilen miktarlarda davalı temlik alan şirkete borcunun bulunduğunun sabit olduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle davacıların davalı ...Ş.'ye yönelik davasında davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usülden reddine, davacıların ... A.Ş. yönünden davanın reddine şeklinde karar verilmiştir. 3.KALDIRMA KARARI VE GEREKÇESİ: İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı ... tarafından davacılara karşı Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2009/1165 Esas sayılı dosyası ile 24.517,85 TL asıl alacak, 2.574,37 TL işlemiş faiz, 128,72 TL BSMV, 65,30 TL ihtarname masrafı, 43,70 TL ihtiyati haciz masrafı ve 160,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 27.489,94 TL'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı ve takibin kesinleştiği, davalı ... tarafından dosyadaki alacağın diğer davalıya temlik edildiği, davacıların icra takibine konu borçlarının bulunmadığı, talep edilen faiz alacağının fazla olduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. 1-Davalı ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesi hatalı ise de davalı ... tarafından istinaf başvurusu yapılmadığından bu hususun te'kidiyle yetinilmiş ve davalı ... yönünden verilen karar kaldırma nedeni yapılmamıştır. 2-Davacı ... ile davalı ... arasında kredi sözleşmesi düzenlendiği, davacı ...'ın kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı bankaca davacı borçluların kredi sözleşmesinde bildirilen adreslerine 21/10/2008 tarihli kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnameye ilişkin tebligatın 05/11/2008 tarihinde davalıların adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacı/borçlular yönünden kat ihtarnamesinin tebliğ edilememesi nedeniyle takip tarihi olan 23/02/2009 tarihinde temerrüdün gerçekleştirildiği kabulüyle hesaplama yapılmış ise de, asıl borçlu Dürdane yönünden kat ihtarı tebliğinin kredi sözleşmesinde bildirdiği adrese tebliğe çıkartıldığı, bu davalı yönünden 05/11/2008 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, kefil ... yönünden ise takip tarihi itibariyle temerrüdün gerçekmiş sayılacağı, Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiği belirtilmiş ise de bilirkişi raporunun usule uygun olarak düzenlenmediği, mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu; 3-Dava devam ederken davacı/borçlu ...'a ait taşınmazın cebri satışının yapıldığı, satış bedeli olan 202.900,00 TL'nin (tahsil ve cezaevi harcının mahsubu ile net 199.221,84 TL'nin) davalı alacaklıya ödendiği, davacıların davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ettikleri ve davanın istirdat davasına dönüştüğü, davacıların istinaf dilekçelerinde dosyasının 02/01/2023 tarihi itibariyle haricen tahsil bildirimiyle kapatıldığını bildirdikleri, mahkemece davalı alacaklıya fazladan ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda hesap bilirkişi raporu aldırılmadığı anlaşılmakla; Açıklanan nedenlerle davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yeni bir bilirkişiden hesap raporu aldırılarak ve eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER Dosya ödemeler hususunda hesap yapılacağı nazara alınarak icra hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi (Mehmet İnce) 01.04.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacılar ... ve ...'ın, ... .'den 07.12.2005 tarihinde kullandıkları 11.000,00 TL kredinin geri ödenmemesi nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığı, 23.02.2009 tarihi itibariyle 24.328,61 TL toplam borç miktarının bulunduğu, ...'a ait taşınmazın 28.01.2020 tarihinde 202.900,00 TL bedelle satıldığı, yapılan hesaplamalar sonucunda davacıların 18.02.2020 tarihi itibariyle 22.553,36 TL fazla ödeme yaptıkları belirlenmiştir. Mahkemenin bu fazla ödemenin istirdatına karar vermesi durumunda, 18.02.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bilirkişi (... ve ... ) 22.08.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Yapılan incelemeler ve Yüksek Yargıtay kararları doğrultusunda yapılan hesaplamalar sonucunda, davacıların 11.01.2019 dava tarihi itibariyle davalı/alacaklı şirkete 198.515,10 TL borçlarının bulunduğu (TABLO A) ve en son ödeme yaptıkları 23.12.2022 tarihi itibariyle ise 1.838,90 TL borçlu oldukları (TABLO B) tespit edilmiştir. Bilirkişi (... ve ... ) 04.12.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı asıl borçlu ... yönünden yapılan hesaplamalarda, farklı faiz oranlarına göre dört ayrı sonuç elde edilmiştir. %72 temerrüt faiz oranına göre 11.01.2019 dava tarihi itibariyle 198.515,10 TL borçlu olduğu (TABLO A), %72 temerrüt faiz oranına göre 23.12.2022 itibariyle 47.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde 1.838,90 TL borçlu olduğu (TABLO B), %30 akdi faiz oranına göre 11.01.2019 itibariyle 96.961,70 TL borçlu olduğu (TABLO C) ve %30 temerrüt faiz oranına göre 18.02.2020 itibariyle 97.124,06 TL ve 23.12.2022 itibariyle 47.000,00 TL fazla ödeme yaptığı (TABLO D) tespit edilmiştir. Davacı kefil ... yönünden ise, %72 temerrüt faiz oranına göre 11.01.2019 itibariyle 164.221,82 TL borçlu olduğu (TABLO E), %72 temerrüt faiz oranına göre 18.02.2020 itibariyle 22.310,08 TL ve 23.12.2022 itibariyle 47.000,00 TL fazla ödeme yaptığı (TABLO F), %30 akdi faiz oranına göre 11.01.2019 itibariyle 83.799,40 TL borçlu olduğu (TABLO G) ve %30 temerrüt faiz oranına göre 18.02.2020 itibariyle 111.712,89 TL ve 23.12.2022 itibariyle 47.000,00 TL fazla ödeme yaptığı (TABLO H) belirlenmiştir. 5.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf ilamı nazara alınarak hüküm fıkrasının "1-Davacıların Davalı ...Ş yönelik davasında davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usülden REDDİNE," şeklindeki kısmı kaldırma öncesi olduğu şekliyle korunmuştur. Bilirkişi raporunda değinilen TBK 120. Maddesi hükmünün ticari işlerde uygulanmayacağı nazara alınarak faizin %30 oranında hesaplanmasına ilşkin bilirkişi hesabına itibar edilmemesi gerekmekte ise de; Mahkememizce 22/08/2025 tarihli bilirkişi raporundaki her iki davacınında alacağı bulunmadığı yönündeki görüşe itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçeli kararın yazımı sırasında aynı bilirkişilerce tanzim edilen 04/12/2025 tarihli raporda davacı ...'ın halen borçlu olduğu ancak davacı ...'ın fazla ödemesi bulunduğu yönündeki sonucun çelişki oluşturduğu halde sehven çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmış ise de kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunamayacağından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davacıların Davalı ...Ş yönelik davasında davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usülden REDDİNE, 2-Davacıların ... A.Ş. yönünden davanın REDDİNE, 3-Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın 469,46 TL peşin harçtan düşülerek eksik kalan 145,94 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine 8-Davalı ... Yönetim kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 27.489,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair, davacılar ve davalı ... Yönetim vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/85, K. 2025/71, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-85-e-2025-71-k-dc098586079a