İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/848 E. 2026/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/848
Karar No
2026/272
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/848 Esas KARAR NO : 2026/272

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 10/10/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ... nolu poliçe ile trafik sigortalı (ZMM) davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı aracın, 04.03.2022 tarihinde olay yerini terk eden kusurlu sürücü sevk ve idaresinde iken .... plakalı araca kusurlu bir şekilde çarparak hasar meydana getirdiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili şirkete trafik sigortalı bulunan ... plaka numaralı aracı sevk ve idare eden şahsın olay yerinden firar ettiğinin anlaşıldığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının sigortalımız/davalının kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 14.699,46 TL müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ödendiğini, dava konusu maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin hasar dosya örneğinin delil listesi ekinde sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından ilgilisine ödenen toplam 14.699,46TL’nin sigortalısından Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyet ilkeleri uyarınca rücuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmış ise de, davalı şirketin süresi içerisindeki itirazı ile takibin durduğunu ve huzurdaki davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, neticede davanın kabulüne karar verilmesini, davalı şirketin itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. TALEP: Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesini müvekkiline ait aracı kullanan şahsın firar etmesi temeline kurmuşsa da; müvekkiline ait aracı kullanan şahsın firar etmediğini, aksine kaza sonucu ortaya çıkan durumu çözmek için yardımcı olduğunu, müvekkiline ait aracı kullanan şahsın ..... TC Kimlik Numaralı ... olduğunu, ....'nin, parkedilen arabalar sebebiyle tek şeride düşmüş yolda seyir halinde iken ... plakalı aracın hatalı parketmesi sebebiyle ilgili araca çarptığını, çarpmasıyla birlikte araçtan inip ... plakalı aracın sürücüsünü bir süre beklediğini, kazanın fotoğrafını çekmiş ve amirine gönderdiğini, amirinin de ... plakalı aracın sahibine ulaşarak ilgili fotoğrafı ve müvekkilinin aracının trafik sigortası bilgilerini ilettiğini, ... plakalı aracın sahibi de bu bilgilerle başvurusunu yaparak ödemesini almış bulunduğunu, firar edecek bir kişinin kendi aleyhine kazayı fotoğraflamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususta ...'nin ve amiri ...'ın tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, müvekkili araç sürücüsünün ...'nin mikser operatörü olduğunu, mikser aracının beklemesi halinde içerisindeki betonun donacağı ve donmasıyla birlikte can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüreceği sabit olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin tek şeritli yol olması ve araç trafiğinin gittikçe artması sebebiyle müvekkili şoförünün uygun süre bekleyip, kazayı fotoğrafladıktan sonra; karşı araç sürücüsüne yardım etmek için aracını beton döküm alanına götürmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, herhangi bir bedeni hasar meydana gelmediğini, haliyle müvekkilinin veya çalışanının zorunlu hali olsun veya olmasın maddi hasarlı kaza nedeniyle salt olay yeri terk sebebiyle müvekkiline karşı rücu talebinde bulunulamayacağını, neticede davanın reddi ile yargılama giderinin %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rücuen tazmini istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin .... numaralı dosyasında; 27/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 16.699,46-TL hasara yönelik asıl alacak ile 2.308,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.008,28-TL yönünden 28/03/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak maddi hasarlı trafik kazasının gösterildiği, davalı tarafından 03/04/2024 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle, davacı sigorta şirketinin, zarar görenin hasar tazminatı, taraflar arasında bulunan zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesine istinaden, olay yeri terk sebebine dayalı olarak, davalı sigortalıdan rücuen tahsili talebiyle başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Davalı tanığı .... 03/07/2025 tarihli celsedeki beyanında; "Ben kaza yerinde yoktum ancak kaza olur olmaz baş şoför olmam nedeniyle beni aradılar. Kazanın yapıldığı yer iki şeritli olmasına rağmen araçların park etmesinden kaynaklı tek şeride düşmektedir. Bu nedenle yolda durmak demek yolun kapanması anlamına geliyor idi. Kaldı ki kamyon beton taşıdığı için betonun donma tehlikesi de vardı. Diğer tarafa arkadaşlar bu durumu söylediğinde sorun olmadığı söylendi. Kaza yerinden firar etme gibi bir durum yoktur. Bildiğim kadarıyla diğer tarafa telefon numarası da( hem benim hem şoförün) verilmiştir. Olay yerinden ayrılma sebebi trafiğin yoğunluğu ve kalabalığından, ayrıca beton taşımasından kaynaklıdır dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: biz kaza yerinden karşı tarafa bilgi vererek ayrıldık, hatta kaza yerinin fotoğrafları bizde idi, kendisine hem fotoğrafları hem de poliçemizi gönderdik, karşı taraf da bu durumu olumsuz karşılamadı, kaza olabilir diyerek olay yerinden ayrıldık dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 29/05/2025 tarihli celsedeki beyanında; "davaya konu 04/03/2022 tarihli trafik kazasını biliyorum, ben o dönem davalı .... Şirketinde şoförlük yapıyordum, ... Plakalı beton mikseri benim sevk ve idaremde iken sabah saatlerinde 7:30 - 8:00 arasında betonu aracımla inşaat alanına bıraktım daha sonrasında şantiye alanına doğru dönüş yoluna geçtim, dar bir sokağa girdim ilerledikçe sokak daralmaya başladı, sağlı sollu araçlar park halinde idi, geri geri çıkmak zor olduğu için ben de ilerledim, aracımın sağ ön lastiğinin bijonları sağ tarafta park halinde bulunan beyaz aracın sol ön lastiği ve çamurluğuna sürttü, ben tam o anda durdum, araca baktığımda sol lastiği patlamıştı, çamurluk hafif yerinden çıkmıştı, ben de bunun üzerine çarptığım aracın arka ve yanlar olmak üzere 3 adet fotoğrafını çektim ve şantiye formenimiz ...'nın cep telefonuna gönderdim ve kendisini aradım, kaza yaptığımı çarptığım araç sahibine ulaşamadığımı söyledim, o da fotoğrafları kendisine gönderdiğimi söyledi, yolu kapatma şantiyeye dön, sonrasında ben de olay yerinden ayrıldım ve şantiyeye döndüm, formenimiz bana biz olayla ilgileneceğiz sen işine bak dedi, İstanbul trafiği çok yoğun ve kalabalık olup normalde park halinde ki araçların üzerinde bir iletişim numarası olur, ancak çarptığım araçta numara yoktu, araç sahibi gelir diye olay yerinde 10-15 dk bekledim ve ben beklerken arkamda 30-40 araç kuyruk olmuştu benim geçmemi bekliyorlardı, araç sahibine ulaşamayınca fotoğraflarını çektim ve formenimize gönderdim, formenimiz iş yerine dönebilirsin biz ilgileneceğiz dediği için ve arkamda trafik olduğu için iş yerine döndüm, bildiklerim bundan ibarettir dedi. Beyanı okundu imzası alındı" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce davacının ödediği gerçek zararının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişi ....'a verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 15/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "HASAR AÇISINDAN ZARAR: Yedek parça işçilik fiyatlarının Kadr-i Maruf oldukları, bu vesile ile hasar açısından tespit edilen rakam KDV Dahil 04.03.2022 Kaza tarihine göre 15.299.-TL”dir. Dava tarihi olan 10.10.2024 tarihine göre Yi-Üfe değeri 42.904.-TL”dir Rapor Tarihi itibarı ile 14.10.205 tarihine göre Yi-Üfe değeri 53.618.72 TL”dir Özet olarak Güncel değerler olarak 14.10.2025 itibarı ile GERÇEK ZARAR: Hasar yönünden zarar 53.618.72 TL” olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce davalı vekilinin itirazları da dikkate alınarak olay yeri terkin haklı sebebe dayandığını ispat yükünün davalı üzerinde olması nedeni ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişi ...'ya verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 17/03/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "A- Davacı ... SİGORTA ŞİRKETİ tarafından sigortalı bulunan ve davalı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ adına tescil kaydı bulunan ... plaka sayılı kamyonun gerçekleşen olay sonrası gerekli tespitlerin yapılmasını sağlamadan ve polis ekiplerinin olay yerine gelerek gerekli inceleme ve tespitler yapmasını beklemeden kaza yerinden ayrılmış olan sürücüsü ... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla neticelenen bu trafik kazasının hazırlanması oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında asli düzeyde tek ve tam kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. B- Olay anında park halinde bulunan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davacı ... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. C- Dava konusu gerçekleşen trafik kazası sonrasında davacı tarafından sigortalı aracın sürücüsü olduğu belirtilen ... nin olayın akabinde olay yerinden ayrılmış olması, KZMMS Genel Şartlarında belirtilen; “ Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, OLAY YERİNİ TERK ETMESİ VEYA KAZA TUTANAĞI, ALKOL RAPORU VB. KAZANIN OLUŞ KOŞULLARINA İLİŞKİN GEREKEN BELGELERİN DÜZENLENMESİ YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANMASI HALİNDE” şeklinde belirtilen rücu şartlarını belirten hususlara ve yükümlülükleri yerine getirmemesi sürücünün olay yerini, sürülerin kendi aralarında düzenleyebilecekleri maddi hasarlı kaza tespit tutanağını diğer araç sürücüyle birlikte orta olarak düzenlemediği ve yine kazının oluş şekline ilişkin polis ekipleri tarafından tutanak düzenlemesini sağlamdan ve trafik polis ekiplerine haber vermeden ve kendisine başta alkol tespiti olmak üzere sürücü belgesi tespitinin yapılmasını sağlamadan olay mahalli kaza noktasını terk etmiş olması nedeniyle, dosya içeriğinde bulunan açıklama ve bilgilerden anlaşıldığı üzere Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B4. maddesinin (f) bendinde belirtilen, zorunlu nedenlere bağlı olmaksızın davalıya ait aracın sürücünün kaza yerini terk etmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya tetkiki kaza mahalli olay yerinin görülerek olayın oluşumuna ilişkin dosya içeriğinde bulunan bilgilerle birlikte incelenmesi ile birlikte tüm dosya içeriğindeki bilgilerin tarafımızdan irdelenmesi neticesinde anlaşılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda sigortacının rücu hakkı, KTK'nın 95/2.maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir. Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davacı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaklı davalının hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 08/06/2021 başlangıç 08/06/2022 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Davacının rücu alacağı ve kusur bakımından dosya somut olay bakımından incelenmekle;kaza tarihinin 04.03.2022 tarihli olduğu, KTK'nın 95. maddesi ve poliçe tanzim tarihindeki Genel Şartlar uygulanacağı, Genel Şartlar'da da istisnai durumlar hariç olay yerini terk tek başına rücu sebebi olarak kabul ediliğinden, trafik kazasının yaralamalı yahut maddi hasarlı olup olmadığına bakılmaksızın olay yerinin terk edilmesi durumunda, sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigortalısından (akidinden) yapmış olduğu ödemeyi rücuen talep edebilir. Bu durumda sigorta şirketi araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve yapmış olduğu ödemenin gerçek zarar ile sınırlı olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Terkin haklı sebebe dayalı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü ise sigortalıya aittir. Davalı tarafça zorunlu nedenlerle olay yerinin terk edildiğinin aracın can ve mal güvenliği için duramayacak durumda olmasından kaynaklı olduğunu, trafik oluşmasının trafik güvenliği açısından risk olduğunu, fotoğraflamayı şöförün yaptığını iddia etmiştir. Davalının iddiası kapsamında tanık dinlenilmiş ve kazanın olduğu yer bakımından haklı sebeple terk olup olmadığı bakımından Trafik Bilirkişisi ile inceleme yaptırılmış ise de 17/03/2026 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında davalının haklı sebep ile olay yerini terk ettiği ispat edilememiştir. Bu nedenle mahkememizce kazada zarar gören 3. kişiye ödenmesi gereken maddi tazminatın ne kadar olduğu hususunda ( tespit edilen yada edilecek kusur durumu da nazara alınarak) konusunda ve davacının davalıdan rücuen talep edilebileceği gerçek zararın tespiti bakımından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda maddi zarar kapsamında kaza tarihine göre 15.299,00-TL zararın kadri maruf olduğu tespit edilmiş olup davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Davalı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptaline, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2- İİK'nın 67/2. maddesi şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.161,84-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 734,24-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 17.627,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-Davalı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yatırılan delil avansından arta kalan miktarın ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 10-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 17.008,28-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/848, K. 2026/272, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-848-e-2026-272-k-44fb8049a827