İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/848 E. 2026/262 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/848
Karar No
2026/262
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/848 Esas KARAR NO: 2026/262 DAVA: Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/11/2024 KARAR TARİHİ: 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin --- vatandaşı olup--- ikamet ettiğini, müvekkilinin, nakdi sermayesi ile ---- yatırım yapmak istediğini, davalı şirket ile ---- imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının ----- kuracağı kafenin kuruluş ve işletme giderlerine müvekkili tarafından ------ finansal destek sağlanması yönünde anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin, işbu finanse ettiği bedeli sözleşmenin imzası sırasında davalı şirketin yetkilisi ----- elden nakit olarak ödediğini, müvekkilinin bahsi geçen sözleşmeye binaen işbu kafenin kuruluşunda sağladığı nakdi katkının karşılığında, işletmeden elde edilen net kârın %40'ının müvekkiline ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak aradan geçen süre zarfında davalı şirket ve diğer davalı tarafından, sözleşme konusu adreste belirtilen faaliyette bir işletmenin kurulup kurulmadığı konusunda bilgi verilmediği gibi taahhüt edildiği şekilde kâr payının da verilmediğini, davalıların kötü niyetli olarak hareket ettiklerini, Davalı ----, Diğer Davalı ------ olduğunu, Kar payı karşılığı finansman sözleşmesinin tarafları davalı şirket ile diğer davalı --- olduğunu, davalı şirketin --- tarihinde ----- tarafından kuruluşu tescil edildiği ilan olunduğunu, aradan geçen 2 senenin sonunda ----- yönetim kurulu üyeliğinin son bulduğunu, yerine ----- yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, ---- diğer davalı --- merhum -------olma kızı olduğunu, davalı şirketin tek ortaklı şirket olduğunu, Şirketin tek ortağının ise diğer davalının kızı ------olduğunu, Davalı--- malvarlığını kızının üzerine aktardığı, nitekim davalı şirketi önce ------- üzerine kurduğu, akabinde kızı --------------- üzerine devrettiği, davalının bu şekilde hileli davranışlarda bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin nakdi sermayesini değerlendirme ihtiyacından ve davalılara olan ticari güveninden dolayı sözleşmeden doğan tüm borcunu öderken, davalıların müvekkili ile akdedilen sözleşmeye uymadığını, işletmeden elde edilen kâr payını ödemedikleri gibi müvekkili tarafından ödenen bedeli de müvekkile iade etmediklerini, davalıların müvekkilinin yabancı olmasından kaynaklı bilgisizliğinden kötü niyetli olarak faydalandıklarını, Sözleşmenin imzası sırasında davalı ----- kefil olarak sözleşmeye imza attığını ileri sürerek, alacakları olan ---(Talep tarihi itibariyle --------- ile asıl alacağa işlemiş mevduata uygulanan en yüksek faiz için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede menkul, gayrimenkul ve 3. Şahıslardaki hak ve alacakları ve maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, müvekkili tarafından ----- tarihli Finansman Karşılığı Kâr Payı Paylaşım Sözleşmesi ile davalı ---- verilen ---nakdi finansal desteğin --------- davalılar tarafından sözleşmeye aykırı olarak vaat edilen kâr payının müvekkiline ödenmemesinden kaynaklı sözleşmeye aykırılık sebebiyle sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yapılacak inceleme sonucunda sözleşme konusu yerin kurulduğunun tespiti halinde, davalı şirketin sözleşme konusu yerden elde ettiği kârın, bilirkişiler tarafından davalı şirketin muhasebe kayıtları, ticari defterleri ile kayıtları incelendikten sonra tespit edilecek bedelin (sonradan arttırılmak ve harcı tamamlanmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik---- olarak sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı şirket ile------ İmzaladığını davalıların ----- kuracağı kafenin kuruluş ve işletme giderlerine müvekkil tarafından ----- finansal destek sağlanması yönünde anlaşmaya vardıklarını, ödemenin davalı şirket yetkilisine elden nakit olarak verildiğini, işletmeden elde edilen net kârın %40'ı müvekkiline ödenmesi kararlaştırıldığını ancak belirtilen faaliyette bir işletmenin kurulup kurulmadığı konusunda bilgi verilmediği gibi taahhüt edildiği şekilde kâr payı da verilmediğini dolayısı ile ---- davalılardan alınarak kendilerine verilmesini ve bu hususta öncelikli olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava ettiklerini, davalı şirket yönünden; İlgili sözleşmenin --- tarihinde imzalandığı firmanın -----tarihinde tescil ediliği görülmekte olduğunu, Şirketin kurucusu ------ tarihinde ise tek ortaklık durumunun sona erdiği ilan edildiğini, Taraflar arasında imzalandığı iddia edilen Finansman Karşılığı Kâr Payı Paylaşım Sözleşmesi" çerçevesinde davacı tarafından ödeme yapıldığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, davacının finanse ettiği bedel olan --- tutarı sözleşmenin imzası sırasında davalı şirketin yetkilisi ------ elden nakit olarak ödediğini iddia ettiğini ancak bu ödemeye dair herhangi bir delil veya makbuz sunulmadığını, müvekkili şirkete bu sözleşme kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz (2025 yılı için 33.000TL) Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiğini, Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz (2025 yılı için 33.000TL) Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağını, ------ ödemenin elden yapılması veya ödeme karşılığında herhangi bir makbuz veya ödeme belgesi alınmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğunu, ticari kayıtların incelenmesi gerektiğini ,Davalı şirketin, mevcut işletme olarak ve faal olarak şirket ana sözleşmesinde yazılı faaliyet konusunda hizmet verdiğini, Sözleşmeye konu anlaşma gereği, bahsedilen ödeme davacı tarafından yapılmadığını, davacı tarafından ödeme yapılmadığı içinde sözleşmede yazılı süreç işletilememiş ve taraflar arasında sözleşmesel süreç asla başlamadığını, Bu konuda davalı--- tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, davacı ödemeyi yapmadığı içinde kendisine sözleşmede yazılı net karın %40 ı gibi bir ödeme söz konusu olmadığını, döviz cinsinden yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte yasal mevzuat gereği sözleşme yabancı para değeri üzerinden kararlaştırılamayacağını, Bu bakımdan Mahkemece aksi kanaatin oluşması halinde mevcut bedelin sözleşme tarihi üzerindeki ------ tarihli kur değeri üzerinden dikkate alınması gerektiğini, Davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte mahkemece aksi yönde hüküm tesis etmesi durumunda yabancı para kuru üzerinden ---------ödendiği iddia edilen dönem üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğini, Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının ödediğini iddia etmiş olduğu paranın iadesi yönünde avans faizi talep edilemeyeceğini, davacının tacir olmadığını, davacının temerrüt talebinin reddini talep ettiklerini, davacının yabancı uyruklu olduğunu,davalı ----- yönünden; davanın husumet eksikliği yönünden usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin yalnızca ------------temsilci olarak atandığını, müvekkilinin ilgili sözleşmede taraf olmaması, şirket içinde herhangi bir pay sahipliğinin bulunmaması, yalnızca ticari temsilci vasfında olması, ve davaya konu sözleşmeyi ticari temsilci sıfatı ile imzalaması ve diğer nedenler ile davanın müvekkil ---- yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın iddia edilen ödemeyi yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini,sözleşmedeki hak ve borçlar müvekkil --- üzerinde doğmadığını savunarak , davanın müvekkili ----- yönünden usulden ve esastan reddine, Davanın müvekkili ------ yönünden husumet bulunmaması ve müvekkilin sözleşmede taraf olmaması ve diğer nedenler gözetilerek usulden ve esastan reddine, hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati haciz taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Taraflar arasında yapılan ------tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya ödeme yapılıp yapılmadığı, bu nedenle sözleşmenin yürürlüğe girip girmediği, döviz cinsinden yapılması nedeniyle sözleşmenin geçerli olup olmadığı, davalı ------- sözleşmede imzasının kefalet niteliği taşıyıp taşımadığı buna bağlı olarak bu davalının davada pasif husumetinin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Mahkememizce davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmesine karar verilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen ------ tarihli rapor dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş, raporda özetle; Mali inceleme neticesinde; 1- Davalı -----yılları ticari defterlerinin kendi adına delil niteliğini haiz olduğu, 2. Taraflar arasında ---- tarihinde “ düzenlendiği, 3. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ----sağlayan bölümünde ----- tutarındaki finansman---- tarafından elden nakit olarak ----- ödenmiştir. ” ibaresinin yer aldığı, 4. Davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödeme ile ilgili dosya içerisinde -------- düzenlenmiş herhangi bir makbuz ve ayrıca davalı şirketin ticari defterlerinde davacı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, Davalı ----- defterleri incelendiğinde yevmiye defterinin 63 madde numarasında --- tarihinde dönemin şirket sahibi ----- hesabı açtırdığı ile ilgili kayıt bulunduğu, 6. Davalı ----- Gelir tabloları incelendiğinde davalı şirketin ------- zarar elde ettiğinin görüldüğü, dosya içerisinde davacının, davalılara ihtarname göndererek temerrüde düşürdüğüne dönük bir belgenin mevcut olmadığı, taraflar arasında düzenlenen kâr payı sözleşmesinde, sözleşmesinin sona ermesi halinde davacının ödediği bedelin hangi şartlarda geri alınacağına ait düzenlenmiş bir madde kaydının bulunmadığı, davalı şirketin ------yıllarında zarar elde ettiği tespitleri yapılmış, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.Dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında ------ tarihinde adi yazılı şekilde ----- imzalandığı, sözleşmede, ------------ yapılacak olan ticari faaliyetlerden elde edilmesi muhtemel karın finansal destek kapsamında paylaşım esaslarının düzenlendiği, davacının “kar payı sağlayan” sıfatını haiz olduğu, Sözleşmenin 2. sayfasında -----başlıklı maddede “Sözleşmeye konu nokta adreste kurulacak --------- için -----finansal destek konularak katkı sağlanması; bu ------ tutarındaki finansman ... tarafından elden nakit olarak ------- ödenmiştir.” ibaresinin yer aldığı, böylelikle TBK m. VI hükmünce “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması ile” davacı tarafından --- ödendiğinin taraflarca açıkça kabul edildiği, davacının ------sözleşmenin imzası sırasında davalı şirketin yetkilisi ----------- elden nakit olarak ödemesine rağmen kendisine işletmeden elde edilen net kârın %40'ının ödenmediğini iddia ettiği, bu tespitlere göre her ne kadar kar payı ödenmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırılıktan dolayı kendisi tarafından ödenen paranın ve elde edilen kar payının faiziyle iadesi talebinde bulunulmuşsa da , bilirkişi raporunda şirketin dava tarihi itibarıyla zarar ettiği, kar elde edemediği, zarar eden bir şirketin kar payı ödememesinde sözleşmeye aykırılıktan bahsedilemeyeceği, yine taraflar arasında düzenlenen kâr payı sözleşmesinde, sözleşmesinin sona ermesi halinde davacının ödediği bedelin hangi şartlarda geri alınacağına ait düzenlenmiş bir madde kaydının bulunmadığı, sözleşme konusu cafenin kurulduğu ve işletme faaliyetininde başladığı, bu nedenlerle haklı nedenle sözleşmeden dönme şartlarınında oluşmadığı ve ödediği bedelin iadesini talep edemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.Öte yandan davacı tarafça, Sözleşmenin 2. sayfasının başındaki maddede net karın %40'lık kısmının finansman sağlayan sıfatlı kâr payı ortağının göstereceği banka hesabına veya göstereceği şahsa elden nakit olarak ödenmesi...” maddesi uyarınca kar talebinde bulunulmuş olup, ticari defter incelemesine göre şirketin kar elde demediğinin tespit edildiğinden, ancak kar elde edilmesi halinde bu talebin haklı olabileceği, kar elde ettiğine dair dosyada başkaca bir delilinde bulunmadığı görülmekle bu talebinde yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davalı ----- sözleşmede imzası bulunmakla birlikte hangi sıfatla sözleşmeyi imzaladığının açıkça anlaşılmadığı, ancak sözleşmenin tarafları arasında davalı ----------- yer almaması nedeniyle sözleşmeden doğan borçtan sorumluluğunun bulunmadığı gibi, kefaletin geçerliliği için gerekli şartların bulunmaması nedeniyle bu davalının kefil olarakta kabulünün mümkün olmadığı ve bu nedenlerle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.Sonuç olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, taraflar arasında düzenlenen ---- tarihli adi yazılı şekilde "Finansman Karşılığı Kâr Payı Paylaşım Sözleşmesi" imzalandığı, davalı --------- sözleşmede imzası bulunmakla birlikte hangi sıfatla sözleşmeyi imzaladığının anlaşılmadığı, sözleşmede, sözleşmenin tarafı olarak tanımlanmadığı, sözleşmede taraf sıfatı bulunmamakla davada da husumetinin bulunmadığının kabulü gerektiği, davalı şirket yönünden bakıldığında, davalı sözleşme gereği şirketin kar dağıtımı yapabilmesi için kar elde etmesi gerektiği, kar elde edememesi nedeniyle kar payı dagıtımı yapmamasının sözleşmeye aykırılık olarak sayılamayacağı, sözleşme konus -----------açılmış olması ve işletme faaliyetinin başlaması ve devam ediyor olması karşısında sözleşmeden dönme şartlarınında gerçekleşmediği anlaşılmakla davalı şirket yönünden davanın esastan, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davalı şirket yönünden davanın Esastan REDDİNE, 2-)Davalı ------ yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 3-)Karar ve ilam harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 147.172,87-TL harçtan mahsubu ile bakiye 146.440,87-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)Davalı ----- vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 940.896,99-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, 6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde------ Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/848, K. 2026/262, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-848-e-2026-262-k-b339d240d9c5