İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/828 E. 2025/95 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/828
- Karar No
- 2025/95
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/828 KARAR NO : 2025/95
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından, 02.05.2024 tarihli ve 04.05.2024 tarihli iki adet hizmet faturası alacağına yönelik olarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, İcra dosyası üzerinden davalı tarafa tebliğ edilen ödeme emrine, 19.07.2024 tarihinde borçlunun itiraz etmesi akabinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin, davalı tarafın ..... Mah. ..... Cad. No: 14/B Başakşehir/İstanbul adresinde faaliyet gösteren işyerinde, 2024 Nisan ayı boyunca ve 2024 Mayıs ayı boyunca, toplam iki ay olmak üzere danışmanlık hizmeti verdiğini, ...... yazışmalarında da, taraflar arasında hizmete yönelik yapılan iş ile ilgili konuşmaların mevcut olduğunu, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma ile, müvekkili tarafından çalıştırılacak görevli sayısı üzerinden davalı şirkete fatura kesileceğinin kararlaştırıldığını, tarafların bu konuda mutabık kaldığını ve müvekkilinin, davalıya verdiği hizmet bedeline ilişkin 02.05.2024 tarihli, 41.819,96 TL tutarlı ve 04.05.2024 tarihli, 26.179,96 TL tutarlı iki adet hizmet faturası kesilerek davalı şirkete iletildiğini, müvekkili tarafından kesilen hizmet faturalarının, 03.05.2024 tarihinde ve 05.05.2024 tarihinde davalı şirkete iletilmiş olup davalı tarafından, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde de faturaya itiraz edilmediğini, müvekkili tarafından verilen hizmete ilişkin faturaların davalı şirkete iletilmişse de, davalı tarafından fatura bedellerinin ödemesinin bir türlü yapılmayarak müvekkilinin sürekli olarak oyalandığını, müvekkil, tarafından davalıdan hizmet bedelinin ödenmesine yönelik sürekli olarak talepte bulunulduğunu, bu konuşmalarda davalının, borcun varlığını hiçbir zaman inkar etmediğini, borcun ödenmesi için indirim talebinde yahut taksitlendirme talebinde bulunduğunu, müvekkilinin, Türk Borçlar Kanunu'nun 393.maddesi uyarınca taraflar arasında gerçekleşen 'hizmet sözleşmesi' kapsamında, üstüne düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna rağmen davalı yanın, müvekkiline karşı bir borcunun olmadığ icra memur muamelesini şikayete konu edildiğini, Küçükçekmece ...... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosya üzerinden incelenen takibin durdurulması kararının, başvurunun 7 günlük süreye tabi olduğu, taraflarınca süresinde başvuruda bulunulmamış olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, Borca itiraz dilekçesinde şirket yetkilisi olduğunu iddia eden ...... 'un, 13.08.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yönetim kurulu başkanı seçildiğini ve şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, 02.01.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde; .....'un yetkisinin sona erdiğini ve bundan sonra münferiden temsile yetkili olan kişinin ..... olduğunun ilan edildiğini, 19.02.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ...... 'un görevinin sona erdiğini, münferiden temsile yetkili kişinin ...... olduğunun ilan edildiğini, son tarihli ilana göre münferiden temsile yetkili kişinin ..... olduğu anlaşılmakta olup onun haricindeki kişilerin temsil yetkisi olmadığını, dolayısıyla 19.07.2024 tarihli dilekçenin sunulduğu tarih itibariyle imza yetkisi olan tek kişinin emre aksoy olduğunu, mazlum aksoy'un şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla itirazda bulunma hakkının bulunmadığını, buna rağmen icra dosyasına yapılan itirazın kabul edilerek takibin durdurulmasının hukuka aykırı olduğunu, itiraz üzerine, Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden yürütülen süreç sonunda anlaşma sağlanamayarak görüşmelerin sonlandırıldığını belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında davacının bu davayı açmada hukuki yararının bulunması gerekmektedir. Hukuki yarar; mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç bulunması gerekir. Hukuki yarar dava şartıdır ve dava açıldığında var olmalıdır. Borçlunun itirazının takibi durdurmadığı hallerde alacaklının açtığı itirazın iptali davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekir.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2000/6152 esas, 2000/739 karar sayılı ilamı) Mevcut olayımızda; takip dosyasında borca itiraz dilekçesi 19/07/2024 tarihinde ...... tarafından sunulmuştur. Mahkememizce davalı şirketin ticari kayıtları celp edilmiş; yapılan incelemede ......'un 19/02/2024 tarihinden itibaren davalı şirketin münhasıran tek yetkilisi olduğu anlaşılmıştır. Buna ilişkin İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet davası açılmış olup, süresinde olmadığı gerekçesiyle red kararı verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davaya konu takip talebine usulüne uygun olarak davalı şirket yetkilisi tarafından itiraz olmadığı, bu sebeple borçlunun itirazının takibi durdurmadığı, davacının iş bu itirazın iptali davasını açmasında hukuki yararı olmadığı kanaatine varılarak, hukuki yararın dava şartı olduğu ve mahkememiz tarafından resen değerlendirilmesi gerektiğinden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 883,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 267,68 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025
Katip ..... e imzalıdır
Hakim ..... e imzalıdır