İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/824 E. 2026/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/824
- Karar No
- 2026/190
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/824 Esas KARAR NO: 2026/190 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 09/11/2024 KARAR TARİHİ: 24/02/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle;Davalının rezervasyon yaptırdığı müşterilerin müvekkile ait otelde konakladığını ve konaklamaya bağlı hizmetleri aldığını, ancak davalının -----konaklama hizmet bedelini ödemediğini, bu nedenle takip taşlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile akdedilen yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ve düzenlenen faturanın noter aracılığıyla iade edildiğini, müvekkilin davacıdan hiçbir zaman rezervasyon talebinde bulunmadığını, dosyadaki yazışmalarda da sadece davacının gönderdiği listelerin yer aldığını, bu listelere hiçbir zaman cevap verilmediğini, davacının kötü niyetli olarak müvekkile borç yüklemeye çalıştığını, davacının sunmuş olduğu e-mail görünümündeki yazışmalarda içerikleri doğruysa -----yazdığını, bu şirketlerin yurt dışında müvekkille benzer isimde olan şirketler olduğunu, momentum uluslararası bir turizm markası olduğundan dünyanın bir çok ülkesinde benzer isimlerle kurulmuş çok uluslu yapıya sahip her bir şirket birbirinden farklı ayrı tüzel kişiliklere haiz şirketler olduğunu, davacıya bir borç bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:----esas sayılı dosyası, ticari defter ve belgeler, ---- Soruşturma sayılı dosyası, tanık beyanı, mail yazışmaları, whatsapp yazışmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.--- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ile bir sektör uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak ----- yasal süresi içerisinde alındığı , buna karşın envanter defteri noter açılış tasdikinin ibraz edilmediği, bu tespitlere göre davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının davalı adına --- tarihinde düzenlediği --- tutarlı faturanın aynı tarihte e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiği, davalının ise söz konusu faturaya ---- tarihli noter ihtarnamesi ile 8 günlük süre içerisinde itiraz ettiği, Konu sektörel olarak değerlendirildiğinde de özetle ve sonuç olarak kanaatimiz aşağıdaki gibidir: Dosya kapsamı, tanık anlatımları,-----yazışmalarının içerikleri ile konaklama sektöründe uygulanan--------- süreçleri birlikte değerlendirildiğinde; özellikle konaklama hizmetinin hangi talebe istinaden ve hangi fiyat mutabakatı çerçevesinde verildiğinin açık, kesintisiz ve karşılıklı olarak teyit edilmiş bir belge zinciri ile ortaya konulmasının bu tür ticari ilişkilerin temelini oluşturduğu görülmektedir. -------işletmelerinde, bir rezervasyonun bağlayıcı nitelik kazanabilmesi için genellikle yazılı talep, fiyat teklifi, acente onayı ve çoğu zaman misafir listesinin acente tarafından teyit edilmiş hâlinin bulunması; bu belgelerin de kronolojik ve taraf iradelerini yansıtır nitelikte olması beklenir. Mevcut dosyada ise, iletişim trafiğinin çeşitli unsurları bulunsa da, somut faturalandırmaya dayanak teşkil edebilecek kesinlikte bir rezervasyon mutabakatının hukuken ve sektörel teamüller bakımından ispat gücü taşıyan bir bütünlük içerisinde ortaya çıkmadığı anlaşılmaktadır. Sunulan yazışmalarda farklı çalışanların iletişime dahil olduğu, fiyatların yüksek bulunduğu yönünde bildirimlerin yer aldığı, hatta bazı tarihlerde taraflar arasında genel nitelikte operasyonel görüşmelerin geçtiği görülmekle birlikte; bunların hiçbiri tek başına veya birlikte, dava konusu faturada yer alan misafirler için davalı tarafça verilmiş açık bir rezervasyon talimatı, fiyat kabulü veya konaklama onayı niteliğinde değerlendirilebilecek bir kesinlik taşımamaktadır.---- sektöründe, özellikle-----ilişkilerinde, konaklama sorumluluğunun acenteye yüklenebilmesi için rezervasyonun hangi tarihte, hangi oda tipinde, hangi ücret üzerinden ve kimler adına oluşturulduğunun acentenin iradesiyle doğrulanmış olması gerekir. Oysa mevcut dosyadaki bilgiler, bu doğrulamayı sağlayabilecek nitelikte bir operasyon akışını ortaya koymamaktadır. Her ne kadar davalı şirket çalışanlarının geçmiş dönemlerde aynı otelde farklı misafir gruplarıyla çalışmış olmaları, zaman zaman otelde operasyon yürütmeleri veya genel koordinasyon süreçlerine dahil olmaları dosyada yer alan tanık anlatımlarıyla doğrulanmış olsa da; bu durum, dava konusu faturaya konu edilen konaklamalar bakımından davalının doğrudan borç yüklenmiş sayılabilmesi için yeterli sektörel bağlantıyı tek başına kurmamaktadır. ------ operasyonunda farklı dönemlerde iş birliği yapılmış olması, yeni bir rezervasyonun otomatik olarak doğduğu veya kabul edildiği anlamına gelmez. Aksine, her konaklama için ayrı ve açık bir talep silsilesi gerekir. Bu silsilenin temelini oluşturan yazılı teyit zincirinin dosyada eksik olduğu görülmektedir. Ayrıca, yazışmalarda -----gibi bir fiyatın tartışıldığı, davacının bu fiyat üzerinden yardımcı olabileceğini beyan ettiği, buna karşın dava konusu faturanın ----- üzerinden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sektörde fiyat farklılıkları ancak tarafların yeni bir mutabakatına dayanarak uygulanabilir. Bu nedenle, fiyat değişikliğinin hangi aşamada, kimin talebiyle ve nasıl kararlaştırıldığına ilişkin açıklayıcı ve teyit edilmiş bir belge bulunması beklenir. Mevcut belgelerde bu ilişkilendirme kurulamadığından, fatura tutarının davalı tarafından kabul edildiğini gösteren bir irade beyanı da tespit edilememektedir. Sonuç olarak, mevcut deliller birlikte incelendiğinde; rezervasyonun oluştuğunu, fiyatın kesinleştiğini ve konaklama hizmetinin davalı adına talep edildiğini açık ve tartışmasız biçimde ortaya koyan bir belge veya teyit akışının dosyada yer almadığı; bu nedenle davalı şirkete yöneltilen konaklama ücretinin hangi hukuki ve operasyonel temele dayandığının sektör standartları açısından tam olarak açıklığa kavuşmadığı izlenimi edinilmektedir. Bu tespitler ışığında, dava konusu faturanın davalı şirketin bağlayıcı talimatı veya onaylanmış rezervasyonu ile ilişkilendirildiğinin net biçimde ortaya konulamadığı kanaatine varıldığı şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, ---- tarihli faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturaya dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. ------- maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla-----esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılamada davacı yanın sunmuş olduğu taraf şirket yetkilerinin arasında geçen ---- mail yazışmalarının içeriği nedeniyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, tarafların tanıklarının dinlenildiği, ------tarafından davacının otelinde rezervasyon listelerinin mail üzerinden gönderildiği, aynı mailin davalının çalışanlarına gönderildiği, ------ benzer olduğu, yargılama sırasında tanık olarak davalı çalışanlarının beyanlarında davacının otelinde müşterilerin konakladığı ve davacının otelinde ofisinin bulunduğunu beyan ettiği, davacı yanca sunulan whatsapp yazışmalarındaki telefonların davalı şirket tarafından kullanıldığı, bu mesaj içeriklerine göre konaklayan müşterilerinin sorunlarının giderilmeye çalışıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, faturadaki birim fiyatlarının davalıya bildirilen fiyatlarla uyumlu olduğu, davacı tarafından faturanın davalıya teslim edildiği, davalı tarafından 8 günlük süre içesinde süresinde itiraz edildiği, sektörel bilirkişi tarafından davalı şirketin talimatı veya onaylanmış rezervasyonu ile ilişkilendirildiğinin net biçimde ortaya konulamadığı ve tanık beyanlarının faturaya konu edilen konaklama için bağlantı kurmaya yeterli görülmediğine dair tespit yapılmış ise de, sektörel uygulamaya ilişkin olarak taraflar arasında gerekli prosedür uygulanmamış olsa da ve yazışma zinciri bulunmamakta ise de taraflar arasındaki mail yazışmaları, konaklama listesinin gönderilmesi, gönderilen listedeki kişilerin davacının otelinde konaklaması, davalının otelde ofisinin bulunması, bu ofiste davalının çalışanlarının bulunması ve konaklayan müşterilerle ilgilenmesi, nitekim davalı çalışanlarının da davalının rezervasyon yaptırdığı müşterilerin otelde konakladığını beyan etmesi nazara alındığında davacının faturaya dayalı olarak alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.442.546,42 TL alacaklı olduğu, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından--- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.442.546,42 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz İŞLETİLMESİNE, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 288.509,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 98.540,34 TL harçtan, peşin yatırılan 17.422,36 TL harcın düşümü ile geri kalan 81.117,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan 17.422,36 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.057,50 TL posta ve talimat gideri olmak üzere toplam 35.907,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 219.956,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, 9-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekiliniin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026