İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/823 E. 2026/310 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/823
Karar No
2026/310
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM :... KATİP : ...

Asıl Dava Bilgileri : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... Birleşen Dava Bilgileri : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E-K DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ :...

Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ile müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi olan ... arasında 21/11/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, ...'nun sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri mevzuata göre eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, projeleri zamanında onaylattığını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesiyle birlikte davalı kooperatifin elektrik faturalarında çok ciddi indirimler yansımaya başladığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen formüllere uygun olarak hak ettiği alacaklarına yönelik olarak 12.587,04-TL, 173.990,61-TL, 112.550,39-TL bedelli 3 adet faturayı keserek davalıya gönderdiğini, bu faturalardan yalnızca 12.587,04-TL'lik olanına itiraz edilmediğini, diğer iki faturanın ise iade faturası kesilerek müvekkili şirkete iade edildiğini, davalı tarafın kestiği iade faturalarının hem mevzuata hem de taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, bu hususta davalı firmaya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça da noter kanalıyla ihtarnameye cevap verildiğini ve bir takım gerekçeler ileri sürdüklerini, ileri sürülen gerekçelerin tamamının sözleşmeye aykırı olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 299.128,04-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takibe geçildiğini, davalı tarafın hiç bir somut sebep belirtmeksizin takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı tarafın yaptığı itirazların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı tarafın Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: öncelikle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın alacağının zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafın taraf olmadığı bir sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunamayacağını, müvekkili şirketin danışman ... ile akdettiği sözleşmenin devrine muvafakat ettiğine dair bir izin bulunmadığını, davacı tarafın danışmanlık sözleşmesindeki yükümlülükleri yerine getirmediğini bu nedenle danışman ücretine hak kazanamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ...'tan alınan elektrik hizmetini ... alınmaya başlandığı hususlarının gerçeği yansıtmadığını, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığının ilgili kurumlara müzekkere yazılması neticesinde anlaşılacağını, davacı tarafın yaptığı tarife değişikliği işleminin maliyet anlamında müvekkiline herhangi bir fayda sağlamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde yaptığını ileri sürdüğü işlerin büyük bir çoğunluğunun danışmanlık sözleşmesinin imzalanmasından önce müvekkili tarafından yerine gerçekleştirildiğini, davacı tarafça müvekkili adına kesilen faturalar ve müvekkili aleyhine başlatılan takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle: Davalı ile müvekkil şirketin sahibi ve yetkilisi olan ... arasında 21.11.2016 tarihinde 'Danışmanlık Sözleşmesi' başlıklı bir sözleşme imzalandığını, bahsi geçen sözleşmenin 'Danışmanın Edimleri ve İfa Edeceği İşler' başlıklı 4. maddesinde danışmanlık görevini üstlenen ...'nun yapacağı işler 3 ana başlık altında "4.A. iş sahibinin mevcut imalathaneleri ve ileride faaliyete geçecek avm ve diğer projelerinin Teiaş’a ait Erkilet Trafo merkezinin 154/31.5 barasına fider tahsisi süretiyle bağlanması, tarife ve bağlantı değişikliği, 4.B. Trijenerasyon Tesisi İçin Epdk’dan Üretim Lisansı Alınması, 4.c. Lisanssız Ges Tesisi Bağlantı Görüşü Alınıp Projelerin Hazırlanıp Tedaş’a Onaylanmasının maddeler halinde sıralandığını danışman ... bizzat ve sözleşmenin 5.7. maddesi gereği kurduğu müvekkili olan şirket ve grup şirketler arasında yer alan ... Elektrik A.Ş. ve ... Enerji A.Ş. vasıtasıyla detayları belirtilen 4. madde ve gerekse sözleşmenin diğer maddelerinde kendisine yüklenen tüm edimleri 30.12.2014 tarih ve 29221 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (25.01.2019 tarih ve 30666 sayılı resmi Gazetede işli) 'Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği' ve 19.02.2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 'Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği' ve diğer yürürlükteki mevzuata göre eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, sözleşmenin 4.A. maddesinde, 4-B maddesinde 4-C maddesinde belirtilen işlerle ilgili olarak işlemlerin onaylattırıldığını, 10 adet projenin onay bedellerinin ödenmesi için davalı tarafa suretini birleştirme talep ettikleri dosyaya 3 numaralı ek olarak sundukları elektronik posta gönderildiğini, ancak davalı tarafın belirtilen onay bedelini ödemeyi resmi kurumlara yapmadığı için projenin onaylatılamadığını, buna ilişkin ... yazısının da yine birleştirilme talep ettikleri dosyaya13 numaralı ek olarak sunulduğunu, dilekçede belirtilen işlerle ilgili projelerin tamamı 6 adet CD olarak ve 2 takım halinde birleştirilmesini talep ettikleri dava dosyasına sunulduğunu, bahsi geçen projelerin fiziki olarak çok büyük hacimli olduğu için CD içerisinde sunulduğunu, mahkemece gerekli görüldüğü taktirde bilirkişi incelemesi için yerinde inceleme imkanı temin edilebileceğini ve istenildiğinde fiziki olarak da sunulacağını, danışman'a ve dolayısıyla müvekkiline yapılacak ödemelerin miktarı, vadesi ve hesaplama şekilleri sözleşmenin 'iş sahibinin edimleri' başlıklı 5. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlendiğini, bahsi geçen maddenin 'B' fıkrası "Danışmana ödenecek ücret tespit edilirken her ay için ... gelen mevcut elektrik faturası ile Erkilet Trafo Merkezinin 154/31.5 Barasına Bağlantısı, Trijenerasyon sistemi bağlantısı ya da tarife değişikliği ile sağlanacak toplam bedel arasındaki fark dikkate alınacağını, her ay için belirlenecek bu farkın %20'si (Yüzde Yirmisi) danışmana ücret olarak ödeneceğini, gecikme halinde yasal faizden az olmamak üzere %2 gecikme faizi uygulanır" hükmünü ihtiva ettiğini, aynı maddenin 5.6. fıkrasında ise "Danışmana yapılacak ödemeler Erkilet Trafo Merkezinin 154/31.5 Barasına Bağlantısı, Trijenerasyon sistemi bağlantısı ya da tarife değişikliğinden sonra indirim sağlayan ilk enerji tüketim faturasının kesimiyle birlikte başlayacağını, indirimlerin farklı zamanlarda ayrı ayrı olabiliceğini, her kazanılan indirim sonunda hesaplama ayrı ayrı yapılacaktır." şeklinde olduğunu, Danışman ... ve onun sahibi bulunduğu müvekkilinin sözleşme bütünü kapsamında üzerine düşen edimleri yerine getirmesiyle birlikte davalı kooperatifin elektrik faturalarına çok ciddi indirimler yansımaya başladığını, bu doğrultuda müvekkilinin, sözleşmede belirtilen formüllere uygun olarak hak ettiği alacaklarına yönelik olarak suretini EK-3'de sundukları ... numaralı ve ödenecek tutarı 139.965,47 TL olan faturayı keserek davalıya gönderdiğini, davalı tarafın, müvekkili tarafından kesilen bu fatura suretini EK-4'de sunduklarını, Kayseri 7. Noterliğinin 10.02.2021 tarih ve 3187 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle itiraz ettiklerini ve ihtarname ekinde faturaları iade ettikleri, bahsi geçen ihtarnamede iade gerekçesi olarak herhangi bir borçlarının bulunmadığının belirtildiği, bu hususun taraflar arasındaki sözleşme karşısında dayanaksız olduğunu, davalı tarafın, müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederken üyelerine Genel Kurul öncesi gönderdiğini ve EK-5'de sundukları 04.02.2021 müvekkili tarafından tüm işlemleri gerçekleştirilen Trijenerasyon Tesisi ve GES Tesisi'ni hayata geçirmiş olmayı bir başarı gösterdiğini, bu broşürün bile başlı başına müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerinin yerine getirildiğinin davalı tarafça ikrar edilmesi anlamına geldiğini, yapılan görüşmeler ve noter ihtarıyla bir netice alınamaması üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine 12.03.2021 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla faturaya dayalı 139.965,47-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın, 18.03.2021 tarihli dilekçesi ile somut hiç bir sebep belirtmeksizin ilamsız takibe itiraz ettiğin ve takibin İcra Müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, takibin durdurulmasından sonra yasa gereği dava şartı olduğundan dolayı Arabuluculuk'a başvurulduğunu, danışman ve müvekkili tarafından sözleşme gereği yerine getirilen edimler neticesinde eskiden ...'a ait dağıtım şebekesinden elektrik alınırken şimdi ... ait Erkilet 154/31,5 kV 'dan doğrudan elektrik alınmaya başlandığı gibi GES ve Trijenerasyon Tesisi de devreye alındığını, bu işlemler neticesinde tarife değişiklikleri meydana geldiğini ve bu da faturalara en az %10 civarında yansıdığını, Müvekkilinin davalıya kesmiş olduğu faturaların sadece dağıtım bedelindeki tarife değişikliği sebebiyle sağlanan indirimler dikkate alınarak hesaplandığını ve sağlanan indirimin %20'si ücrete yönelik olarak faturalandırıldığını, bu hesaplamanın yapılırken bizzat davalı tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarları ile EPDK tarafından onaylanan faaliyet bazlı tarifeler baz alındığını, davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan bazı edimlerini süresinde yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin alacağını danışmanlık ücreti de eksik kaldığını ve bu durumun müvekkili açısından ciddi bir zarara yol açtığını, bu zararın dolayısıyla davalı aleyhine ayrıca takip yapma ve dava açma hakkımızı saklı tuttuklarını, takibe konu faturalardaki alacaklar muaccel olduğu gibi hesaplanabilir bir nitelik taşıdığını, bizatihi davalı tarafın gönderdiği faturalara ve EPDK tarafından yayımlanan resmi tarifelere göre yapıldığını, tüm bu hususlara rağmen yapılan icra takibine itiraz edilmesi davalı tarafın kötü niyetini açıkça gösterdiğini, alacağın yargılamayı gerektirmeyen muaccel ve likit bir alacak olmasından dolayı takibe yapılan itirazın iptaliyle birlikte takip tutarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, açmış oldukları bu dava ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı davası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, her iki davanın taraflarının aynı olduğunun ve her iki davanın konusunun da taraflar arasında imzalanan 21.11.2016 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacaklara ilişkin oldğunu, bundan dolayı HMK 166. maddesine istinaden bu davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...sayılı dosyasının cevap dilekçesinde özetle: zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığını, davacı tarafından davaya konu edilen Danışmanlık sözleşmesi, müvekkili ile ... arasında akdedilmiş bir sözleşme olduğunu, İşbu davanın davacısının ise ... Anonim Şirketi olduğunu, bu şirketin davaya konu edilen sözleşmede taraf olmadığı için sözleşmeye dayanarak müvekkilinden hak ve alacak talebinde bulunamayacağını, sözleşmenin 5.7 maddesinde her ne kadar “ .... Danışman en geç 30 gün içerisinde hisse çoğunluğu kendisine ait olacak şekilde bir ticaret Şirketi kuracak ve aldığı danışmanlık ücretlerini bu şirket üzerinden iş sahibine faturalandıracaktır." denilmişse de davacı sözleşme tarihinden çok önce 04.08.2015 tarihinde kurulduğunu, sözleşmede zikredilen yeni bir şirket olmadığına, taraflar arasında yazılı şekilde yapılan sözleşme nedeniyle; sözleşmenin devrinin kabulü de ancak yazılı şekilde yapılması gerektiği, ancak müvekkilininin danışman ... ile akdettiği sözleşmenin davacıya devrine ilişkin muvafakati ve izni bulunmadığını, müvekkili ile danışmanlık sözleşmesi akdeden taraf ... olduğunu, ... Anonim Şirketinin müvekkili ile akdedilen bir sözleşmenin taraft olmadığı için işbu dava ve bu davaya dayanak icra takibi ile müvekkiline yöneltilen taleplerin hukuki bir dayanağı olmadığı gibi ...Anonim Şirketi 'nin de işbu davadaki taleplerinin haksız olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep ettikleri, danışmanlık sözleşmesinin imza tarihi dikkate alındığında 30.07.2016 tarihindeki mevzuat değişikliğinden hemen sonra 21.11.2016 tarihinde imzalandığının görüleceğini, ancak danışmanın işbu taahhüdünü yerine getirmediği gibi müvekkilini de zarara uğrattığını, danışmanlık sözleşmesindeki yükümlülükler yerine getirilmediği, danışman ücrete hak kazanmadığını, danışmanlık sözleşmesinde danışmanın yapması gereken işlemler sözleşmenin 4. Maddesinde yer aldığını bu madde kapsamında da 3 alt başlıkta düzenlendiğini, dava dilekçesinin 4. Sayfasının 5 numaralı bendinde her ne kadar ...'tan alınan elektrik hizmetinin ...'dan alınmaya başlandığının belirtilmişse de bu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, halihazırda taahhüt edilen ve dağıtım bedeli mahiyetinden kurtularak avantajı sağlaması umut edilen iletişim şebekesinden bağlantı gerçekleştirilmediğini, tüm sistemin dağıtım şebekesi dahilinde olduğunu, müvekkiline elektrik, Erkilet Dağıtım barasından geçerek dağıtım şebekesi dahilinde ulaştığını ve elektrik dağıtıcısı ... tarafından faturalandırıldığını, dava konusu bağlantının dağıtım şebekesinden yapıldığını, davacı yanın danışmanlık sözleşmesinde temel edim olarak müvekkili iletim şebekesinden bağlanacağını ve bu süretle tarife avantajı temin edileceğini vaat ettiğini, dolayısıyla dava dilekçesinde yer alan “eskiden ...'a ait dağıtım şebekesinden elektrik alınırken şimdi ... ait Erkilet 154/31,5 kV'dan doğrudan elektrik alınması” ifadesi gerçek dışı, yanlış ve yanıltıcı olduğunu, danışmanın söz konusu işlemlerinden netice alamadığını müvekkili tarafından hala dağıtım şebekesinden elektrik alınmaya devam edildiğini, ... tarafından yapılacağı taahhüt edilen bu işlemin sözleşme tarihi olan 21.11.2016 tarihinden beri aradan 4 yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen ve müvekkiline çok ciddi maliyetli yatırımlar yaptırılmış olmasına rağmen halen taahhütlerini yerine getirmediği için müvekkilinin ekonomik olarak önemli bir zarara uğradığını ve uğramaya devam ettiğini, danışmanlık sözleşmesi gereğince ücrete hak kazanılabilmesi için 4A. maddesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekmekle birlikte 4.B maddesinde belirtilen işlerinde 4.A maddesindeki işlerle doğrudan bağlantılı olması nedeniyle 4.B maddesindeki yükümlülüklerin de yerine getirilmesi gerektiğini, danışmanın işi sürümcemede bırakmasının, müvekkili ile görüşmemesinin sebebi hak etmediği halde talep ettiği ücret faturalarının ödenmemesi olduğunu, çaresiz kalan müvekkilinin, işin daha fazla gecikmemesi için kendisinin işi tamamlamaya karar verdiğini ve kendi uhdesinde maaşlı çalışan teknik personelleri ile işi tamamlama kararı aldığını, bu arada da Enerji ve Tabi Kayn. Bak. Enerji, İşl. Gen . Müdr. Yatırımlar Dairesi Kabul Organz. direktörlüğünden Danışmanın Ankara adresine gönderiler yazılı bildirim ile projenin süreci ve geçici kabul için denetime gelineceğinin bildirilmesine rağmen Danışmanın bu durumun gereğini yapmadığını, inceleme ekibinin gelecek olmasına rağmen hiçbir hazırlığın yapılmadığı gibi sürecin reddedilmesi için projeleri dahi vermekten imtina ettiklerini, bu süreç için gerekli olan projelerin Müvekkili tarafından danışmandan ısrarla istenildiğini, ancak, danışmanın bu süreçte de kötüniyetli davranarak, projeleri vermediğini, davacının 4. B maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle 4.A maddesinde yer alan "Test Devriye Alma İşlemlerinin Gerçekleştirilmesi" işleminin de halen yapılmadığını, davacının tarife değişikliği yolu ile maliyet anlamında müvekkiline herhangi bir fayda sağlamadığını, davacının dava dilekçesinde yaptığını ileri sürdüğü işlerin büyük bir çoğunluğu danışmanlık sözleşmesinin imzalanmasından önce müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, davacının dilekçesinde sözleşmeye ilişkin olarak yaptığını ileri sürdüğü işlerin çoğunluğunun dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere 21.11.2016 tarihinden önce olduğunu, davacının ve danışmanın söz konusu işlerin yapımından herhangi bir katkılarının olmadığını, kaldı ki söz konusu işlerin sözleşme imzalanmadarı önce gerçekleştirildiği dikkate alındığında davacının söz konusu işleri ileri sürerek mahkemeyi yanıltmak suretiyle haksız kazanç elde etmek isteğini, Kooperatif üyelerine gönderilen yazının davalı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığının açık olduğunu, davacı tarafından, müvekkili adına kesilen faturalar ve müvekkili aleyhine başlatılan takip usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sözleşmenin 5.B. ve 5.6. maddelerine dayanarak ücret talep ederken, kendisine ücret ödenmesi hususunda ilk ve en önemli koşulları belirten 5.A, maddesini görmezden geldiğini, danışmanın edimlerini düzenleyen 4.A., 4.B. ve 4.C. maddeleri usulüne uygun bir şekilde yerine getirilemediğini, danışmanın hatalı işleri ve kendine menfaat sağlamaya yönelik sözleşmeyle doğan sadakat yükümlülüğüne aykırı eylemleri nedeniyle müvekkil ekonomik olarak önemli kayıplar yaşandığını, danışmanın ücrete hak kazanmamış olduğunu, taleplerinin mesnetsiz ve yersiz olmakla birlikte hangi kriterlere göre hesaplandığının da belirli olmadığına, davacının takibe dayanak gösterdiği sözleşmede taraf olmadığını bilmesine rağmen haksız menfaat temin etmek amacıyla işbu davaya konu olan icra takibini kötüniyetli olarak başlattığını, danışman olan ...'nun ise eğitimi ve işi gereği elektrik tariflerine ilişkin detaylı bilgiyi haiz olduğunu, müvekkili ile yaptığı işin kapsamı ve uzmanlık gerektiren bir iş olması nedeniyle müvekkilinin bu konudaki teknik bilgi eksikliğinden ve tecrübesizliğinden faydalanılarak haksız menfaat etmeye çalıştıklarını, danışman sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, bu hususun davacı ve ... tarafından bilindiğini, söz konusu hususların ... ve ... yazılacak müzekkereler ile de açıklığa kavuşacağını, davacının kötüniyetinin korunması mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili hakkında açılan itirazın iptali davasının iptali ile müvekkili lehine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce verilen 24/04/2024 tarih ... sayılı ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2024 tarih... karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir. DELİLLER : Vergi dairesi kayıtları, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtları, ... kayıtları, ... cevabi yazısı, ... cevabi yazısı, ... cevabi yazısı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. ...'a müzekkere yazılarak ... ait Erkilet Trafo merkezinin 154/31.5 barasına fider tahsisi suretiyle bağlanması işleminin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kim tarafından yapıldığı sorulmuş, gönderilen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. ... müzekkere yazılarak taraflar arasında imzalanan 21/11/2016 tarihli sözleşmenin 4-a maddesinde belirtilen hüküm gereğince iletim sistemine yapılmış bir başvurusu olup olmadığı, bağlantı ve sistem anlaşması ile sonuçlanıp sonuçlanmadığına ilişkin ilgili belgeler getirtilip dosya arasına alınmıştır. Elektrik Mühendisi ve Hesap Bilirkişisi tarafından düzenlenen 12/08/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda: davacının davalı ile sözleşmesi bulunduğu, sözleşme gereği elektrik faturalarında dağıtım bedellerinde düşüş sağlayacağı ve bu düşüş miktarının %20'sini danışmanlık ücreti olarak alacağının sözleşme maddeleriyle sabit olduğu, davalının çok sayıda elektrik aboneliği bulunduğu, davacının bu aboneliklerin hangilerinde dağıtım bedellerinde ne kadar indirim sağladığının net bir şekilde belirlenmesinin dava dosyasındaki evraklarla mümkün olmadığı, dosyanın şimdiki haliyle davacının bir alacak talep edebileceği ancak bu alacağının miktarını ispatlar yeterli delili sunmadığından dolayı alacağın belirlenemeyeceği, mahkemece sözleşmenin geçerliliği yönünde karar verilecek ise davacının asıl alacağının 299.128,04-TL olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetine İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı bilirkişi eklenerek mahkememizce aldırılan 22/02/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda: dosyada yer alan faturalar, CD'ler, projeler, şartnameler vs tüm belgeler incelendiğinde davacının toplam alacak miktarının 2019 yılı Mart ayı ile 2020 yılı Haziran ayları arasında toplam 284.320,34-TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 13/08/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: ... Genel Müdürlüğü 11. Bölge Kayseri Müdürlüğü tarafından mahkemenizin 06/04/2022 tarihli yazıya cevaben mahkemeye yollanan yazıdaki bilgiler ışığında danışmanın edimlerini yerine getirmediği, ücret haketmek için ön şartları yerine getirmediği bu sebeple uzman görüşündeki hususların doğru olduğu, bilirkişi raporunun öncekinden farklı sonuçlanmasının esas sebebinin ilk rapordan sonra dava dosyasına katılan bilgi ve ... yazısı olduğu, bu yazıdan açıkça danışmanın sözleşmeye uygun hareket etmediğinin anlaşıldığı, bu sebeple danışmanın bir alacağı olamayacağı yönünde görüş bildirmişlerdir. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 31/01/2023 tarihli 2. ek raporda: mahkemeye sunulan yeni belgeler ve dosya kapsamı ışığında sözleşmede bahsi geçen edimlerin yerine getirildiği, bu sebeple de davacının sözleşmeye uygun hareket ettiği ve danışmanlık ücretini hak ettiği kanaatinin oluştuğu, dosya ve görüş incelendiğinde edimlerin kim tarafından yerine getirildiğini kanıtlar bir belgeye rastlanmadığı, bununla birlikte bu gerekliliklerin kendiliğinden yerine getirilemeyeceği, uzmanlık gerektirdiği, davalı ... Sitesi Yapı Kooperatifi nin bu yetenekte olmadığı, bu sebeple uzman görüşünde sunulan davacının edimleri yerine getirdiği ve danışmanlık ücretini hak ettiği kanaatine katıldıklarını beyan etmişlerdir. Bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarındaki görüşlerinin birbiriyle farklılık göstermesi, çelişkili olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı kanaatine varılarak 03/05/2023 tarihli celse ara kararı ile Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak oluşturulacak heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla alınan 11/10/2023 tarihli Mali Müşavir, Elektrik Elektronik Mühendisi ve Borçlar Hukuku Alanında Uzman Nitelikli Hesap bilirkişi heyet raporunda: ... Genel 11. Bölge Kayseri Müdürlüğü tarafından mahkemenizin 06/04/2022 tarihli yazıya cevaben mahkemenize yollanan yazıda yer alan bilgilere göre ...'nun (Danışman) edimlerini yerine getirmediği, ... (Danışman) danışmanlık görevine getirilmeden önce Dağıtım Bedeli tarifesi üzerinden ... Kooperatifine fatura kesildiği ve ... ile danışmanlık sözleşmesi sonrası aynı Dağıtım Bedeli tarifesi üzerinden enerji faturası kesildiği sadece Alçak Gerilim üzerinden değil Orta Gerilim tarifesi üzerinden faturalandırılmaya geçildiğinin tespit edildiği, ... (Danışman) ile SS Erciyes KSSY Kooperatifinin yapmış olduğu sözleşmede iletim sistemi tarifesine geçileceği ve Erkilet Trafo Merkezinin 154/31,5 barasına bağlantısı ile dağıtım sisteminden iletim sistemine geçileceği taahhüdü olduğu ve İletim Tarifesine geçireceğini taahhüt ettiğini ve ... Genel Müdürlüğü 11. Bölge Kayseri Müdürlüğü tarafından mahkemenizin 06/04/2022 tarihli yazıya cevaben gerekli işlemlerin başlatılmadığı ve mevcut dağıtım tarifesi üzerinden faturalandırılmaya devam edildiğinin tespit edildiği, ...'nun danışman edinimlerini ...Kooperatifine karşı yerine getirmediği, sözleşmede yer alan ücret haketmek için ön şartları yerine getirmediği ve bundan dolayı uzman görüşündeki hususların doğru olduğu kanaatinde oldukları, ... Genel Müdürlüğü 11. Bölge Kayseri Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 06/04/2022 tarihli yazısından açıkça danışmanın sözleşmeye uygun hareket etmediği, bu sebeple danışmanın bir ücret haketmediği ve alacağının olamayacağı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Aynı bilirkişi heyetinden aldırılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla alınan 15/02/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: 11/10/2023 tarihinde mahkememize sundukları rapordaki görüşlerinin geçerliliğini koruduğu ve görüşlerinde herhangi bir değişiklik yapmayacaklarını bildirmişlerdir. Davacı vekili Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerin HMK 281/2 maddesi uyarınca duruşmaya çağrılarak sözlü açıklama yapmasının istenmesi ve soru sorma talebinde bulunmuş ise de bu hususun mahkememizin takdirinde olduğu, kök rapora yapılan itirazların bilirkişi heyetince ek raporda değerlendirildiği, HMK 281 maddesi uyarınca düzenlenen rapora yazılı itiraz hakkı bulunan tarafların sormak istediği soruları itiraz dilekçesine yazabileceği, HMK 281/2 maddesinde düzenleme bulunsa da bilirkişilerin duruşmada dinlenilmesini gerektirir bir hususun eldeki davada gerekli görülmediği, böylelikle bilirkişilerin Ankara ilinde oldukları da nazara alınarak davacı vekilinin bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında Bilgisayar Mühendisi bilirkişiden alınan 25/12/2024 tarihli raporda: davacı tarafa ait olduğu belirtilen e-posta hesapları üzerinden davalı tarafa ait olduğu belirtilen ve iletişim kurulan e-postalar tespit edilmiş hem PDF formatında, hemde orijinal mail açılış şekli ile sunulduğu, bazı maillerin eklerinin geçici linkler ile oluşturulmuş olması nedeni ile şu an bu eklere ulaşım imkanı bulunmadığı, bazı eklerin ise bilgisayar ortamında incelenmesi gerekmesi nedeni ile ekli DVD içerisinde sunulduğu, sunulan mail yapısına çift tıklanması sonrası açılan mail ve eklerine DVD içerisinden ulaşılabileceği yönünde görüş bildirmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 22/08/2025 tarihli raporda: davacı şirketin (... A.Ş.) davalı kooperatife danışmanlık hizmeti vermediği ancak ...'ın 29.09.2017 tarih 10834 sayılı yazısına istinaden... A.Ş.'nin sahibi olan ...'nun danışmanlık görevini yerine getirdiği, sözleşmede danışmanlık ücretinin süresi hakkında herhangi bir bilgi bulunmamakta olup takdiri mahkemeye ait olmak üzere yapılan danışmanlık karşılığı faturaların mükerrer olması nedeniyle 2020 yılı mart nisan mayıs haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım, aralık faturaları dikkate alınmamış olduğu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyada icra takibine dayanak 12.587,04-TL (22.07.2019 düzenleme tarihli, açıklama kısmında ise 'tyrijenerasyon sistemi bağlantısı ve tarife değişikliği hizmet bedeli (haziran)', 12.587,04-TL hak kazanılmış olduğu, 173.990,61-TL (17.06.2020 düzenleme tarihli, 2019 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları danışmanlık ücreti bedeli ifadesi yer aldığı) faturalar yönünden inceleme yapıldığı ve toplamda 151.164,84-TL hak kazanılmış olduğu, 112.550,39-TL bedelli (17.06.2020 tarihli, 2020 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ayları danışmanlık ücreti bedeli olarak fatura edilmiştir, bu alacak yönünden ise 2020 yılı Ocak ve Şubat ayları yönünden 47.405,26-TL hak kazanılmış olduğu, yapılan danışmanlık karşılığı faturaların mükerrer olması nedeniyle 2020 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık faturaları dikkate alınmadığı, böylece toplam 12.587,04-TL + 151.164,84-TL + 47.405,26-TL = 211.157,14-TL olacağı, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yönünden ise yapılan inceleme ve tespitler neticesinde alacağının olmayacağının tespit edildiği şeklinde görüş bildirmişlerdir. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 21/01/2026 tarihli ek raporda: sözleşmede danışmanlık ücretinin süresi hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere yapılan danışmanlık karşılığı faturaların mükerrer olması nedeniyle 2020 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık faturalarının dikkate alınmadığı, bu durumun yanlış ve mükerrer olarak değerlendirildiği, dolayısıyla faturaların değerlendirilmesi neticesinde; ¸ ¸ Mali Müşavir Bilirkişinin tespiti: mahkemenin 24/09/2025 tarihli ara kararında 17/06/2020 tarihli ve 112.550,39-TL tutarlı, aynı tarihli ve 173.990,61-TL tutarlı faturalar için davalı tarafça düzenlenen 25/06/2020 tarihli iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, yine 31/07/2020 tarihli ve 24.806,46-TL tutarlı fatura için kesilen iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, iade faturalarının yasal itiraz süreleri içinde kesilip kesilmediğinin tespitinin talep edildiği, mahkeme ara kararında belirtilen hususların tespiti amacıyla davacı şirketten 2020 yılı ticari defterlerinin temin edildiği ve incelendiği, ¸ İncelenen 2020 yılı defterlerinin yukarıda gösterilen tablodaki şekilde olduğu, davacıya ait e-defterlerin beratlarının zamanında alındığı anlaşılmakta olup, davacının ticari defterleri tasdik yönünden usulüne uygun olduğu, mahkemenin ara kararında belirtilen davalının iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının incelendiği, yapılan incelemede söz konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin defter kaydının da rapor ekinde sunulduğu, mahkemenin ara kararında belirtilen hususların tespitine yönelik olarak ayrıca Mimarsinan Vergi Dairesinin Mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu 08.12.2020 tarihli yazı ekindeki davacının Ba ve Bs formları incelendiği ve incelemeler neticesinde davalının davacıya düzenlediği iade faturasının 2020/06 döneminde BA formunda yer almadığı tespit edildiği, dosyada davacının 2020/07 dönemine ilişkin BA formu olmadığı için diğer 31.07.2020 tarihli 24.806,46-TL bedelli faturaya ilişkin tespit yapılamadığı, davalının iade faturalarının düzenleme tarihleri ile davacının fatura tarihleri karşılaştırıldığında, davalının düzenlediği iade faturasının davacının düzenlediği fatura tarihinden başlamak üzere 8 günlük süre içinde düzenlendiğinin anlaşıldığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67 maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı taraf davalı ile 21/11/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzaladıklarını, davalının işbu sözleşme ile üstlendiği bir kısım edimleri yerine getirdiğini, ancak 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği'ndeki "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Termik Elektrik Üretim Tesisleri Kabul Başvuru Kapsamı" başlıklı belgede belirtilen iş ve işlemlerin davalı tarafça yerine getirilmemesi nedeniyle geçici kabulün yapılamadığını, geçici kabul yapılamadığından Trijererasyon Tesisi'nin çalışmadığını, tesisin faaliyete geçmemesi nedeniyle davalının menfaat sağlamasına engel olduğu gibi davacının sözleşmenin 5/B maddesi uyarınca hak edeceği danışmanlık ücretinin de azalmasına yol açtığını, sözleşmede belirtilen formüllere göre asıl ve birleşen davada toplam 4 adet fatura düzenleyerek davalıya gönderdiklerini, davalının borcu ödememesi üzerine açmış oldukları icra takiplerine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerektiğini talep ve iddia ettiği, davalının ise davacının sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle takip ve davada taraf ehliyeti olmadığını, mahkeme aksi kanaatte olsa bile danışmanın işbu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ücrete de hak kazanamayacağını, davacının tarife değişikliği yoluyla davalıya her hangi bir fayda sağlamadığını, dava dilekçesinde yapıldığı idiia olun hususların bir çoğunun sözlemenin imzalanmasından önce kendilerinin yaptığını, takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuştur. Mahkememizin ... sayılı ve 24/04/2024 tarihli kararı ile 11/10/2023 tarihi kök rapor ve 14/02/2024 tarihli ek rapor hükme esas alınarak asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.HD... Karar sayılı kararı ile " Mahkemece iki farklı heyetten aldırılan raporlar arasında çelişki olduğu gibi ilk raporunda kendi arasında çelişkiler olduğu görülmüştür. Bu durumda raporlar arasında danışmanlık hizmetin verilip verilmediği sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen şekilde ücrete hak kazanılıp kazanılmadığı hususunda çelişki mevcut olup mahkemece taraflar arasında imzalanan 21.11.2016 tarihli sözleşmede tarafların birbirlerine göndermiş oldukları faks ve elektronik postaların hukuk mahkemeleri kanunu kapsamında yazılı delil vasfında olduğu yönünde yazılı delil sözleşmesi yapıldığı da gözetilerek varsa buna ilişkin kayıtlar dökümü yapılarak yeni bir bilirkişi heyetinden; her iki rapor arasında çelişkileri giderir şekilde davacı şirketin davalı kooperatife danışmanlık hizmeti verip vermediği sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen ücrete hak kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı takibe konu edilen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadıkları TTK 21. Maddesi uyarınca süresinde itiraza uğrayıp uğramadıkları (davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar bakımından ispat külfetinin davacı şirkette, kayıtlı olup süresinde itiraza uğramayan faturalar yönünden ise ispat külfetinin davalıda olacağı husus gözetilerek ) hususlarında rapor aldırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gerektiği belirtilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilerek yukarıdaki esas numarasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 12/10/2024 tarihli ara kararı ile bilişim uzmanı bilirkişiden 25/12/2024 tarihli rapor alınmış, tarafların birbirlerine göndermiş oldukları faks ve elektronik postaların dökümü yaptırılmıştır. İstinaf mahkemesinin kaldırma kararı gereği dosya, önceki bilirkişilerden farklı bir Mali Müşavir, Elektrik Elektronik Mühendisi ve Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi kuruluna tevdi edilerek iddia, savunma, 21/11/2016 tarihli sözleşme, istinaf kaldırma kararı öncesi alınan kök ve ek raporlar, uzman görüşü, 25/12/2024 tarihli bilişim uzmanı raporundaki dökümler, istinaf kaldırma kararı ve tüm dosya kapsamı incelenerek mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi kurul raporları arasındaki çelişkileri giderir şekilde davacı şirketin davalı kooperatife danışmanlık hizmeti verip vermediği, sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen ücrete hak kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, takibe konu edilen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadıkları, TTK 21. Maddesi uyarınca süresinde itiraza uğrayıp uğramadıkları (davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar bakımından ispat külfetinin davacı şirkette, kayıtlı olup süresinde itiraza uğramayan faturalar yönünden ise ispat külfetinin davalıda olacağı husus gözetilerek ) hususlarında rapor tanzimi istenmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 22/08/2025 tarihli raporda, davacı şirket sahibi ...'nun danışmanlık görevini yerine getirdiği, asıl davada davacının 211.157,14-TL alacaklı olduğu, birleşen davada ise alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 24/09/2025 tarihli duruşmasında "Dosyanın yeniden 22/08/2025 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; 17/06/2020 tarihli ve 112.550,39-TL tutarlı, aynı tarihli ve 173.990,61-TL tutarlı faturalar için davalı tarafça düzenlenen 25/06/2020 tarihli iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, yine 31/07/2020 tarihli ve 24.806,46-TL tutarlı fatura için kesilen iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, iade faturalarının yasal itiraz süreleri içerisinde kesilip kesilmediği, sözleşmenin süresine ilişkin 10. Maddenin değerlendirilmesi, mükerrer faturalara ilişkin tespitlerin somutlaştırılması hususları ile taraf vekillerinin yazılı tüm itirazlarını da değerlendirerek hem asıl hem de birleşen dava yönünden sadece takip konusu yapılan faturalar hesaplamaya dahil edilerek" hesaplama yapılması hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Düzenlenen 21/01/2026 tarihli ek rapor ile davalının düzenlemiş olduğu iade faturalarının 8 günlük süre içerisinde düzenlendiği, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, BA-BS formlarında da yer almadığı, asıl dosyadan davacının 284.320,36-TL alacaklı olduğu, birleşen davada ise her hangi bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yargılama, alınan bilirkişi kök ve ek raporları, sunulan uzman görüşleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kayseri 8. Noterliği'nin 14/01/2015 tarihli ve 01615 yevmiye numaralı imza beyannamesi ile de sabit olduğu üzere davacı şirketin yetkilisi olarak ...'nun belirlendiği, ...'nun sözleşmeyi ...şirketi adına imzaladığı, davalı yapı kooperatifi tarafından davacıya hitaben düzenlenen 17/07/2020 tarihli ihtarnameye cevapta davacı şirket ile 21/11/2016 tarihli sözleşmenin imzalandığının kabul edildiği, bu nedenle davacı şirketin açılan davada taraf ehliyetinin bulunduğu, ...'ın 29/09/2017 tarihli 10834 sayılı yazısı uyarınca “Talebiniz olan KUMS A.Ş.-1 için 1600kVA. KUMS A.Ş.-2 için 1250kVA, KUMS A.Ş.-3 için 1600kVA, KUMS A.Ş.-4 için 1250kVA, KUMS A.Ş.-5 için 2850kVA, KUMS A.Ş.-6 için 100KVA, KUMS A.Ş.7 için 11600 Kva gücündeki enerjiler, dağıtım tesisinin 31.5kV gerilimli Erkilet TM'nin Fider A7 (AH11) ve Fider A8 (AH12) nolu fiderlerinden imar planına uygun şekilde yeraltı kablosu çekilerek tarafınızdan tesis edilen Mobilyacılar DM içerinde projesine uygun şekilde tadilatların yapılması kaydı ile karşılanabilir. … Ayrıca mevcut ... referans numaralı aboneliğiniz kabulden sonra iptal edilecek ve Mobilyacılar DM Şirketimize devir edilecektir.” şeklinde ...na bildirimde bulunulduğu, yine ...’ın 10/11/2022 tarih 18945 sayılı yazısında “Yaptığımız incelemelere göre 19.06.2013 tarihinde ilgili yazımıza istinaden ... ŞİRKETİMİZ ADINA FİDER TAHSİS TALEBİNDE BULUNULMUŞ, 21/06/2013 TARİHLİ TEİAŞ'IN İLGİLİ YAZISINDA BELİRTİLDİĞİ ÜZERE ŞİRKETİMİZE 3 ADET FİDER TAHSİSİ YAPILMIŞTIR. 29.09.2017 tarihli ilgili yazısında bahse konu firmaların yetkilisi ... adına ... tarafından Şirketimize tahsis edilen ... ve ... nolu fiderlerden bağlantı görüşü verilmiştir. Yapılan bağlantı 03.01.2020 tarihinde imzalı bulunan kabul heyeti tarafından enerjilendirilerek devreye alınmıştır. Fiderlerin enerjilendirilerek sistemin devreye alınması ile beraber Şirketimiz ile ... Üretim A.Ş. arasında abonelik sözleşmesi imzalanması suretiyle abonelik işlemleri tamamlanmıştır.” denildiği, ...’ın 10/11/2022 tarih ... sayılı yazısında: “Yaptığımız incelemelere göre 19.06.2013 tarihinde ilgili yazımıza istinaden ...'dan şirketimiz adına fider tahsis talebinde bulunulmuş, 21/06/2013 tarihli ... ilgili yazısında belirtildiği üzere şirketimize 3 adet fider tahsisi yapılmıştır” denilmek suretiyle 154/31.5 barasına fider tahsisinin ... Koop. adına değilde ... adına yapıldığı, bağlantı değişikliğinin dağıtım tesisinin 31.5kV gerilimli Erkilet TM'nin Fider A7 (AH11) ve Fider A8 (AH12) nolu fiderlerinden gerçekleştiği ancak tarife değişikliğinin ise gerçekleşmediği, bu açıklamalardan sonra varılan sonuca göre davacı şirketin (AVM Enerji Üretim A.Ş.) davalı kooperatife danışmanlık hizmeti vermediği ancak ...’ın 29.09.2017 tarih ... sayılı yazısına istinaden ...A.Ş. nin sahibi olan ...nun danışmanlık görevini yerine getirdiği, ... davacı şirket adına hareket ettiğinden davacının danışmanlık ücretine hak kazandığı, davacının davalı aleyhine düzenlediği takip konusu faturaların davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, böylece davacının ispat yükünü yerine getirdiği, davalının tanzim ettiği iade faturaların ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından davalının bu faturaların iadesine ilişkin iddiasını ispat edemediği, asıl davaya sunduğu cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı, buna göre bilirkişi kurulundan alınan 21/01/2026 tarihli ek rapora göre asıl davadan kaynaklı olarak davacının 284.320,26-TL alacaklı olduğu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında takibin 299.128,04-TL üzerinden başlatıldığı nazara alındığında fazlaya dair talebin reddi gerektiği, birleşen davada ise alacak bulunmadığından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden davanın tümden reddi gerektiği kanaati oluşmuştur. Davacı taraf asıl dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda kabul edilen alacak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuştur. İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davanın sonucu takip hukukunun nitelikli özelliğinden kaynaklanması sebebi ile davacı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davalı tarafından ispatlanamaması sebebi ile hem asıl hem de birleşen davada davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra takip dosyasında 284.320,26-TL alacak yönünden yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar reeskont avans faizini geçmemek üzere değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine, 2-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (56.864,05-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, B-BİRLEŞEN DAVA (KAYSERİ 2. ATM ... ESAS) YÖNÜNDEN; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, C-Asıl dava yönünden yargılama giderleri: 1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 19.421,92-TL ilam harcından, tahsil edilen 3.612,72-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 15.809,20-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 65,34-TL'lik kısmının davacıdan, 1.254,66-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafın yaptığı 54,40-TL başvurma harcı, 3.612,72-TL peşin harç, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30.450,00-TL bilirkişi ücreti, 1.463,95-TL posta ücreti olmak üzere toplam 36.750,47-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: (davalı tarafın yaptığı 4.800,00-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanmış ve mahsup edilmiş haliyle) 34.693,59-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.491,24-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 14.807,78-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, D-Birleşen dava yönünden yargılama giderleri: 1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00-TL ilam harcının, tahsil edilen 1.690,44-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 958,44-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, E-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/823, K. 2026/310, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-823-e-2026-310-k-b61b778785eb