İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/822 E. 2025/849 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/822
- Karar No
- 2025/849
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/822 Esas KARAR NO : 2025/849
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından, davacı tarafın davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Davacının sunduğu belge ve kayıtlar incelendiğinde, müvekkil şirket tarafından davalıya teslim edilen mallara ilişkin 188.203,77 TL tutarında fatura düzenlendiği, söz konusu faturanın davalıya ibraz edilip davalı tarafından imzalanarak kabul edildiği, ancak fatura bedelinin ödenmediği ve bu faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmektedir. Yapılan icra takibi üzerine davalının borcun 98.400,00 TL’lik kısmını aynı gün haricen ödediği, buna rağmen kalan borç yönünden “böyle bir borcumuz yoktur” şeklindeki soyut bir beyanla takibe itiraz ettiği, itirazının dayanak içermediği ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterleri incelendiğinde, aralarındaki ticari ilişkinin ve borcun varlığının açık şekilde ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Davalının itirazının, borcu sürüncemede bırakma ve takibi uzatma amacı taşıdığı, itirazda borcun ne kadarına yönelik olduğu dahi belirtilmediği için hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalının itirazının iptaliyle takibin durduğu yerden devam etmesi, haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle borçlu hakkında İİK m. 67 gereğince alacağın en az %20’si oranında inkâr tazminatına ve ayrıca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalının borç ödeme konusundaki tutumunun ve borçlunun mallarını kaçırma kastının mevcut olduğu iddiasının dosya kapsamındaki olgularla desteklendiği görülmekle, davacının ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulü, aksi hâlde en alt düzeyde teminat alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm deliller—icra dosyası, ticari defter kayıtları, fatura, depo çıkış fişleri, ödeme dekontu, bilirkişi incelemesi ve diğer yasal deliller—birlikte değerlendirildiğinde, davalının itirazının haksız olduğu sonucuna ulaşılmış olup, davanın kabulü, takibin devamına, tazminat taleplerinin kabulüne ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından, davalı şirketin toplu yemek üretimi yaptığı ve uzun süredir davacı ile cari hesap esasına dayalı ticari ilişki yürüttüğü, davacının teslim ettiği mallara karşılık davalı tarafından uygun gördüğü tarihlerde bölümler hâlinde ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından, davacının icra takibine giriştiği tarihten hemen önce, 05.10.2024 tarihinde 50.000 TL ve 48.400 TL olmak üzere toplam 98.400 TL ödeme gerçekleştirildiği, ancak davacının bu ödemeleri dikkate almaksızın iki gün sonra, 07.10.2024 tarihinde gerçeğe aykırı bir borç miktarı üzerinden icra takibi başlattığı, bu nedenle davacının takipte kötü niyetli davrandığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafın dilekçesinde iddia ettiği gibi “aynı gün yapılan kısmi ödeme” iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ödemelerin takibin iki gün öncesinde gerçekleştirildiği; cari hesap ilişkisi gereği takip tarihi itibarıyla davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı savunulmaktadır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile borcun bulunmadığının açıkça ortaya çıkacağı belirtilmiş olup, bu çerçevede davacının taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali istemli davada, alacağın sübut ve miktarından ibaret olduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı vekili 19/11/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında; İcra dosyası kapatılmıştır. Davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır, beyanında bulunmuştur. Davalı vekili 19/11/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında; Taraflar anlaşmıştır. Birbirlerine herhangi bir alacak, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi yoktur, beyanında bulunmuştur. İncelenen tüm dosya kapsamına göre davacı tarafça davalı hakkında alacağın tahsili talebiyle başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazın iptali talebi ile açılan davada takibin vazgeçme/feragat ile kapatıldığının icra dairesince bildirildiği, tarafların birbirini teyit eden beyanlarına göre davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla uyuşmazlık hususunda karar verilmesine yer olmadığına, tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmayıp yapılan giderlerin yapan üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının itirazın iptaline konu icra dosyasının kapatılması sebebiyle konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu karar harcının peşin alınan 592,61 TL harçtan mahsubu ile eksik 22,79 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-İstenilmediğinden davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip e-imzalıdır.
Hakim e-imzalıdır.