İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/821 E. 2025/204 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/821
- Karar No
- 2025/204
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:*** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : *** KATİP : ***
DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Kasko Poliçesinden Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklı Rücuen Tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde ... isimli iş yerinin sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı sigorta şirketine 20.08.2011 - 20.08.2012 tarihleri arasında geçerli olan "İşveren Sorumluluk Sigortası" yaptırdığını, müvekkilinin iş yerinde 27.04.2012 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde çalışan işçi dava dışı ...'nun yaralandığını, müvekkili aleyhine Kayseri 4. İş Mahkemesinde tazminat davası açıldığını, davada müvekkilinin tazminat ödemeye mahkum edildiğini, bu kararın Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile icra takibine konulduğunu ve müvekkili tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığını, yine söz konusu bu kaza neticesinde Kayseri (Kapatılan) 6. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile SGK tarafından müvekkili aleyhine geçici iş göremezlik ödeneği nedeniyle de takip başlatıldığını ve müvekkilinin bu miktarı da ödemek zorunda kaldığını, ayrıca söz konusu bu kaza neticesinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile SGK tarafından davacı müvekkili aleyhine tedavi masrafları nedeniyle de takip başlatıldığını ve müvekkilinin bu bedeli de ödediğini, müvekkili tarafından sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen şirket tarafından ödeme yapılmadığını, dava şartı kapsamında arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını ancak bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı ...'nun geçirmiş olduğu iş kazasının müvekkilinin davalı sigorta şirketi nezdindeki sigorta poliçesi kapsamında olduğundan, müvekkili tarafından söz konusu iş kazasından dolayı yapmış olduğu ödemelere ilişkin, şimdilik 500,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, ayrıca dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, kaza tarihinin üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiğinden genel zaman aşımı süresi de dolduğundan taleplerin zaman aşımına uğradığını, kazanın meydana geldiği adresin poliçedeki riziko adresi dışında olduğunu, Genel ve Özel Şartlar çerçevesinde sigortacı tarafından verilen teminatın poliçede "kişi başına" belirlenen üst limit (150.000,00-TL) ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin dava öncesinde temerrüte düşürülmediğini, neticeten davanın öncelikle usuli itirazları nazara alınarak usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, davacının iş yerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle dava dışı işçiye ödenen tazminatların davalı sigorta şirketinden tazmini talebine ilişkindir. Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2015/681 esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, SGK kayıtları, Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinin cevabi yazısı, Kayseri Genel İcra Dairesinin ..., ... ve ... esas sayılı dosyalarının uyap kayıtları tarafların dayandığı deliller toplanmıştır. Davacı, davalı sigorta şirketi ile "Organize Sanayi Mah. 20. Cad. No:64/1 Melikgazi/Kayseri" adresindeki işyeri için 20/08/2011 - 20/08/2012 tarihlerini kapsayan işveren sorumluluk sigorta poliçesi düzenlemiş, 27/04/2012 tarihinde davacıya ait işyerinde dava dışı ... adlı işçinin iş kazası geçirmiş, sonrasında davacı aleyhine Kayseri 4. İş Mahkemesi'nde tazminat davası açmıştır. Yapılan yargılama neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. HD 11/06/2020 tarih, *** Karar sayılı kararı ile davacının dava dışı işçiye 21.148,16-TL maddi, 6.000,00-TL manevi tazminat ödemesine karar verilmiştir. Karar Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulmuş, yine söz konusu kaza nedeniyle SGK tarafından davacı aleyhine Kayseri Kapatılan 6. İcra Dairesi'nin ... Esas ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyaları ile icra takipleri başlatılmıştır. Davacı, bu dosyalara yaptığı ödemelerin işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili talep ettmiş, davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nın Sigorta Hukukuna yönelik Genel Hükümlerin düzenlendiği Birinci Kısıma baktığımızda; TTK'nın 1420. maddesinde; ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'' TTK'nın 1427. maddesinde; ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' hükümleri yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'da Sorumluluk Sigortalarına ilişkin hükümler ise İkinci Kısımda 1473 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın "Sözleşmenin Konusu Ve Kapsamı" başlıklı 1473. maddesi; "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder..." TTK'nın "Doğrudan Dava Hakkı" başlıklı 1478.maddesinde; "Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir." TTK'nın "Zamanaşımı" başlıklı 1482. maddesi; "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." şeklindedir. Bu maddenin gerekçesinde; Sorumluluğun doğumunun ve tazmini gereken zararının tespitinin uzun zaman alabiliyor olması nedeniyle genel hükümlerde öngörülen iki yıllık sürenin sorumluluk sigortalarında az olacağı düşüncesi ile bu tür sigortalarda zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Tasarının 1482.maddesinde yer alan beş yıllık zamanaşımı süresi Komisyonumuzca uygun görülmeyerek on yıllık süreye çıkarılmıştır. Yapılan bu değişiklik aşağıdaki gerekçelerle uygun görülmüştür. "1420.maddenin birinci fıkrasında öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi, sorumluluk sigortalarında da alacağın muaccel hale geldiği tarihten başlayarak işleyecektir. Ancak aynı hükümde öngörülen altı yıllık genel zamanaşımı süresi, 1482.maddenin saklı tutulmuş olması sebebiyle sorumluluk sigortalarında geçerli değildir. Hükümet Tasarısında, sorumluluk sigortaları için genel zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği tarihte başlayacaktır. Genel süre altı yıl belirlenmişken, sorumluluk sigortalarında daha kısa bir sürenin kabul edilmesi uygun görülmemiştir. Aksine bu sigorta türünde tazminat isteminin tabi olabileceği en uzun zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir. Bu açıdan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi belirleyici olmalıdır. Nitekim tasarının 1473.maddesinin birinci fıkrası tazminatın doğrudan zarar görene ödeneceğini, 1478.maddesinin birinci fıkrası da zarar görenin sigortacıya doğrudan başvuru hakkını düzenlemektedir. Ancak zarar görenin borçluya yönelik isteminin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu hallerde, sigortacıya yönelik istem beş yılda zamanaşımına uğrarsa, sorumluluk sigortasından beklenen fayda sağlanamayacaktır; üstelik bu tür sigortaların zorunlu olduğu hallerde sigorta himayesi eksik kalacaktır. Bu gerekçeler dikkate alınarak 1482.maddede öngörülen sürenin on yıl olarak düzenlenmesi gerekmiştir." şeklinde açıklanmıştır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Teminatının Kapsamı" başlıklı 1.maddesi; "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder." "Zamanaşımı" başlıklı 15.maddesi; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde yukarıda yer verildiği üzere iki yıl ve altı yıllık zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. TTK'nın 1482.maddesinde ise sorumluluk sigortaları yönünden on yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu on yıllık süre madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere sadece tazminat talepleri için geçerli olup, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan diğer talepler yönünden TTK'nın 1420.maddesi belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresine bakılacaktır. Yine genel hükümlere ilişkin TTK'nın 1420. maddesine göre belirlenen zamanaşımı süresi rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren başlarken, 1482.maddesinde belirlenen zamanaşımı süresi ise sigorta konusu olayın gerçekleştiği tarihte başlamaktadır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 15.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de sorumluluğu doğuran olayın gerçekleştiği tarihinden itibaren işlemeye başlamaktadır. Davacı ile davalı arasında sigorta ilişkisi olduğundan, aralarındaki ilişkide uygulanması gereken düzenleme TTK'nın 1482.maddesi değil, 1420.maddesidir. TTK'nın 1420.maddesi gereğince de zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren 2 yıl olarak hesap edilmesi gerekmektedir. Ayrıca TBK'nın 73.maddesinde rücu isteminde zamanaşımı özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre, "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2012 tarihli 2012/4-426 E. 2012/639 K. sayılı kararında açıklandığı gibi rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı, bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlamaktadır. Diğer bir deyişle; davacının rücu davasını açabilmesi için belirlenen tazminatın ödenerek paranın davacıdan çıkmış olması gerekir. Somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi gerek TTK'nın 1420.maddesi gerekse TBK'nın 73.maddesi uyarınca 2 yıldır, zira davacı, dava dışı işçiye ödediği bedelden sigorta sözleşmesi gereği davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik eldeki davayı açmış ve alacak ödeme yaptığı anda muaccel hale gelmiştir. Bu nedenle zamanaşımı süresinin, davacı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme tarihleri itibariyle hesap edilmesi gerekmektedir. (Bknz İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ***Karar) Davaya konu icra dosyalarının UYAP kayıtları incelendiğinde Kayseri Kapatılan 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 24/02/2020 tarihinde alacaklı tarafından haricen tahsil bildirimi yapıldığı, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 14/09/2022 tarihli tahsil harcının bulunduğu, ... Esas sayılı dosyada ise 15/12/2020 tarihinde borcun ödendiği bildiriminin yapıldığı, davacı 17/10/2023 tarihinde arabulucuya başvurmuş olup 01/11/2023 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, bu aşamada 14 gün boyunca zamanaşımının durduğu, davacının en son 14/09/2022 tarihinde icra dosyalarına ödeme yaptığı ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin 14/09/2024 tarihinde dolacağı, arabuluculuk nedeniyle duran 14 günlük süre de eklendiğinde davacının en son 28/09/2024 tarihinde dava açması gerektiği, oysa eldeki davanın 11/10/2024 tarihinde açıldığı, böylelikle talebin TTK 1420 ve TBK 73 maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla açılan davanın bu nedenle reddine dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın TTK'nın 1420. ve TBK'nın 73. maddeleri uyarınca zaman aşımı nedeniyle REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip *** e-imzalı
Hakim *** e-imzalı