İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/816 E. 2025/2 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/816
Karar No
2025/2
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/816 Esas KARAR NO : 2025/2 DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/06/2024 KARAR TARİHİ : 02/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ ... D. İş sayılı dosyasından müvekkillerin borçlu olduğu, her biri 11.08.2022 düzenleme tarihli ve 210.000,00 TL bedelli, vade tarihleri 28.04.2023, 31.05.2023, 30.06.2023, 31.07.2023, 31.08.2023, 29.09.2023, 31.10.2023, 30.11.2023,29.12.2023 olan 9 adet senede dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alınmış ve toplamda 1.890.000,00 TL alacak iddiası ile .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasından müvekkillere ait taşınmazlar, taşınırlar ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları yönünden haciz işlemleri uygulandığını, ayrıca 31.01.2024 tarihinde de müvekkil şirkete ait iş yerinde fiili haciz uygulandığını, yapılan imalatlar sonrasında müvekkili şirketin davalı şirket adına düzenlendiği faturalardan kaynaklanan alacağı her ay davalı şirket tarafından avans olarak gönderilen bedeller için alınan senet bedelleri mahsup edilmek sureti ile ödendiğini, davalı şirket ihtiyati haciz konusu tüm senet bedellerini müvekkiline olan borcunu öderken mahsup etmiş olup söz konusu senetler bedelsiz kaldığını, nitekim düzenlenen faturalar, banka hesap hareketleri ve tarafların ticari defterleri incelendiğinde de ihtiyati haciz kararının alındığı tarih olan 22.01.2024 tarihi itibariyle icraya konu edilen tüm senet bedellerinin ödendiği, bu hususun davalı tarafça da bilinmesine rağmen kötü niyetli ve ağır kusurlu bir şekilde ödenmiş senetlerin icraya konulduğu haksız ihtiyati hacze konu senetlerin vade tarihlerine ilişkin 2023 Nisan ve 2023 Aralık aylarına ait faturalar ve taraflar arasındaki banka hesap hareketleri incelendiğinde de senet bedellerinin ödenmesine rağmen taraflar arasındaki süre gelen ticaret nedeniyle oluşan güven ilişkisi nedeniyle davalı nezdinde bulunan ve bedelsiz kalmış senetlerin haksız bir şekilde icra takibine konu edildiği görüleceğini, söz konusu fabrika haciz baskısı altında ödemenin hemen gerçekleştirilmesi ve haksız hacizlerin kaldırılması için alelacele satılmak zorunda kalındığından değerinin çok altında 3.750.000,00 TL gibi bir meblağa satıldığını, söz konusu fabrikanın gerçek değeri ile satış değeri arasındaki fark da müvekkilin haksız hacizler nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın bir kısmını oluşturduğunu, bedeli ödenmiş senetlerin ihtiyati hacze konu edilerek haksız ihtiyati haciz/ haciz nedeniyle müvekkillerin uğramış olduğu maddi zarara karşılık (belirsiz alacak davası) şimdilik her bir müvekkil yönünden 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL maddi tazminatın haksız ihtiyati haciz kararının alındığı 22.01.2024 tarihinden (mahkemece aksi kanaatte olunması halinde icra dosyasında haksız haczin ilk uygulandığı tarihten - müvekkillerin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulduğu tarihten) itibaren davalıdan alınarak müvekkillere verilmesine, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar hakkında üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi ve ihtiyati haciz dosyasına davalı şirket tarafından yatırılan teminatın davalıya iade edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu hususta .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... D. İş sayılı dosyasına ivedilikle yazı yazılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin bir anonim şirket olarak yerleşim yeri, merkezinin bulunduğu "... Mah. ... Sok. No: .../ İstanbul" adresi olup yetkili mahkemenin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri'nin olduğu Davacı tarafça ihtiyati haciz kararına itiraz edilmemiş, karar kesinleşmiş, borcunu olmadığını iddia eden davacı tarafından menfi tespit, istirdat davası açılmamış, taşkın haciz şikayetinde bulunulmadığını, ihtiyati haczin haksızlığını ortaya koyan yargı kararı olmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, hak düşürücü süre, zamanaşımı, hem şirket hem de şirket yetkilisi tarafından açılan davada aktif husumet itirazında bulunduklarını, toplamda 9 adet emre muharrer kambiyo senedinden oluşan 1.890.000,00 TL borcu bulunmadığını, borcun ödenmesi için borçlu tarafla yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmış, borçlu tarafın şirketi türlü sebeplerle oyalaması sonucunda senet bedelleri bir türlü tahsil edilemediğini, müvekkil şirketin alacağı herhangi bir rehine bağlı bulunmadığı gibi vadesi geçmiş borçlar ihtiyati haciz talep ve işlemi gününe kadar ödenmediğini, bu nedenle tarafımızca .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... D. İş sayılı dosyasından davalıların borçlu olduğu, her biri 11.08.2022 düzenleme tarihli ve 210.000,00 TL bedelli, vade tarihleri 28.04.2023, 31.05.2023, 30.06.2023, 31.07.2023, 31.08.2023, 29.09.2023, 31.10.2023, 30.11.2023,29.12.2023 olan 9 adet senede dayalı olarak ihtiyati haciz kararı talep edildiğini, mahkemece teminat karşılığında yasal şartları ihtiva ettiğinden ihtiyati haciz kararı verildiğini, tarafımızca da teminat mektubu ibraz edildikten sonra mahkeme kararı doğrultusunda ihtiyati haciz kararı icraya konu edilmek üzere teslim alındığı, verilen ihtiyati haciz kararı üzerine 25.01.2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosya ile borçlular hakkında ihtiyati haciz takibine başlatıldığı,

bu kapsamda araç, banka ve taşınmazlar üzerinde ihtiyati haciz uygulandığını, borca karşılık verilen senetler borç ödenmeyince ihtiyati hacze konu edildiğini, itirazla, haksız davanın öncelikle usulden; aksi halde esastan reddini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Somut olayda davalının yerleşim yeri ...'dir. Buna göre genel yetkili mahkeme Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesidir. HMK m.16 uyarınca "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." Bu düzenleme, genel yetki kuralına ek olarak davacıya seçimlik yetki imkanı tanımaktadır. Haksız ihtiyati hacze dayalı tazminat davalarında, haksız fiilin işlendiği yerin tespiti önem arz etmektedir. Haksız ihtiyati hacizde, salt ihtiyati haciz kararının alınması haksız fiili oluşturmaz. Haksız fiil, ihtiyati haczin fiilen uygulanması ile gerçekleşir. Somut olayda ihtiyati hacizler Tatvan, Bitlis, Güneşli ve Florya'da uygulanmıştır. Dolayısıyla haksız fiil bu yerlerde işlenmiştir. Davacıların yerleşim yeri Bitlis'tir. Buna göre HMK m.16 uyarınca davacılar; - Haczin uygulandığı Tatvan, Bitlis, Güneşli ve Florya'daki yetkili mahkemelerde, - Kendi yerleşim yerleri olan Bitlis'teki yetkili mahkemede, - Zararın meydana geldiği yer mahkemesinde dava açabilirler. Ancak davacılar, bu yetkili mahkemelerden hiçbirini tercih etmeyip, yetkisiz olan İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açmışlardır. Davalının yetki itirazı bu nedenle yerindedir. Davalı, yerleşim yerinin bağlı olduğu Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. HMK m.6 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğundan, davalının bu talebi yerindedir. Davacı vekili, ihtiyati haciz kararının İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi'nin değişik iş dosyasından alındığını ve ihtiyati haczin İstanbul İcra Dairesi'nde takibe konulduğunu belirterek İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de; Haksız ihtiyati hacze dayalı tazminat davalarında, ihtiyati haciz kararının alınması ve icra takibinin başlatılması, haksız fiilin hazırlık hareketleri niteliğindedir. Salt ihtiyati haciz kararının alındığı mahkemenin bulunduğu yer veya icra takibinin başlatıldığı icra dairesinin bulunduğu yer, HMK m.16 anlamında "haksız fiilin işlendiği yer" olarak kabul edilemez. Haksız fiil, ancak ihtiyati haczin fiilen uygulanması ile başlamaktadır. Bu nedenle "haksız fiilin işlendiği yer" kavramı, haczin fiilen uygulandığı yer olarak anlaşılmalıdır. Somut olayda hacizler Tatvan, Bitlis, Güneşli ve Florya'da uygulanmış olup, haksız fiil bu yerlerde işlenmiştir. İhtiyati haciz kararının alınması ve icra takibinin başlatılması, idari nitelikte hazırlık işlemleri olup, bu işlemlerin yapıldığı yer mahkemelerinin yetkisi, haksız fiilden doğan tazminat davası bakımından HMK m.16 kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle, davacının ihtiyati haciz kararının alındığı ve takibin başlatıldığı yer mahkemesi olan İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna ilişkin iddiası yerinde görülmemiştir. Nitekim, "bir geminin Libya karasularında denize boşaltmaya başladığı ve Yunan karasularında boşaltmayı tamamladığı zehirli atıkların, akıntı yoluyla Muğla sahillerinde bulunan bir balık çiftliğindeki bütün balıkların telef olmasına yol açması halinde, fiilin işlenmeye başlandığı, -ve hatta işlenmeye devam ettiği- fiilin tamamlandığı ve zararın doğduğu yerler (ülkeler) birbirinden farklıdır." şeklindeki olayda olduğu gibi gemi tarafından zehirli atıkların denize boşaltılması olayında, geminin boşaltma yapmaya başladığı anda haksız fiil oluşmakta ve bu yerin mahkemesi yetkili hale gelmektedir. Bu örnekte, zehirli atığın gemiye yüklendiği yer veya boşaltma kapaklarının açılmaya hazırlandığı yer değil, fiilen boşaltmanın başladığı yer, haksız fiilin işlendiği yer olarak kabul edilmektedir. Aksi durumda, yani hazırlık hareketlerinin yapıldığı yerlerin de yetkili kabul edilmesi halinde, zehirli atığın gemiye yüklendiği liman veya boşaltma hazırlığının başladığı yerlerin mahkemeleri de yetkili hale gelecektir ki, bu durum haksız fiil özel yetkisinin amacına ve mantığına aykırı olacaktır. Aynı şekilde, haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılan tazminat davasında da, ihtiyati haciz kararının alındığı yer ve icra takibinin başlatıldığı yer, tıpkı zehirli atığın gemiye yüklendiği yer gibi hazırlık hareketi niteliğindedir. Haksız fiil, ancak geminin fiilen boşaltmaya başlaması gibi, haczin fiilen uygulanması ile başlamaktadır. Bu nedenlerle, yetkisizlik itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davaya bakma mahkememizin yetki alanı dışında kaldığından mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Yetkili Mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dava dosyasının yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderleri ile ilgili bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 5-Başka mahkemede davanın devam edilmesi söz konusu olmadığında ve talep durumunda dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin davacıya ihtarına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02.01.2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/816, K. 2025/2, T. 02.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-816-e-2025-2-k-0bc33c9431c9