İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/793 E. 2025/173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/793
Karar No
2025/173
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/793 Esas KARAR NO :2025/173

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/12/2024 KARAR TARİHİ:10/03/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... Döşemealtı mevkiinde el dokuma halı ve kilimlerin güneşletilmesi hizmeti veren bir tacir olduğunu, müvekkilinin, davalıya ait halı ve kilimlerin güneşletilmesi hizmetini eksiksiz yerine getirdiğini, sunulan hizmetin karşılığında toplam 432.768,00 TL tutarındaki 10/10/2024 tarihli ... numaralı irsaliyeli e-fatura düzenlendiğini, davalıya gönderildiğini, davalının işbu faturayı ödemediği gibi herhangi bir şekilde bu faturaya itirazda da bulunmadığını, bunun neticesinde davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının, aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini geciktirmeye yönelik olduğunu, davalı tarafça sunulacak delillere karşı delil sunma hakları saklı kalmak kaydı ile arz ve izah olunan nedenlerden dolayı; huzurda açılan haklı davalarının kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan haksız itirazın iptaline, itiraz nedeniyle durdurulan takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya konu icra takibinin ve işbu davanın müvekkil ...'e yöneltilmesi mümkün olmadığını, takibe itiraz dilekçelerinde de ifade ettikleri üzere müvekkili ...' in şahsı ile takip alacaklısı arasında hiçbir ticari ilişki ve hizmet ilişkisi bulunmadığını, davalının ticari ilişki içinde bulunduğunu kişi müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Ticaret Ltd. Şti. olup şirketin ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, şirket ile olan ticari ilişkisi sebebiyle şirketin yetkilisine dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, müvekkilinin şahsen ve yetkilisi olduğu şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, dava konusu takipte dayanak olarak gösterilen "10.10.2024 tarih ve ... numaralı fatura" dava dilekçesinde iddia edildiği gibi bir "e fatura" olmadığını, müvekkiline takip öncesinde ve ödeme emri ekinde böyle bir faturanın tebliğ edilmediğini, bu sebeple tebliğ edilmemiş, bir faturaya dayalı olarak hak ve alacak iddiasında bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkili ... tarafından, "... TİCARET LTD. ŞTİ."nin yetkilisi olarak, şirkete ait bazı halıları "Güneşleme İşlemi" yapılmak üzere davacı ...'ya teslim edildiğini, davacının, teslim almış olduğu halılara yanlış işlem uyguladığını ve büyük kısmına da zarar verdiğini, önceki yıllarda güneşleme işlemleri için gönderilen bazı kilim ve halıların yıkama ve sonrasında dolaplanırken yırtılması sebebiyle, bu yıl sadece güneşleme işlemi yapılması istendiğini, yıkama ve dolap işleminin istenmediği defalarca kendisine bildirildiğini, davacıya, hizmet bedellerinin ödenmesi için bildirdiği hesap numarasına 134.000 TL (59.000 TL, 25.000 TL ve 50.000 TL ) ödeme yapıldığını, izah edilen sebeplerle, davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; "... numaralı 432.768,00 TL tutarlı fatura alacağı " açıklaması ile .... İcra müdürlüğü ... Esas numaralı dosyasından, fatura bedeli üzerinden davacının başlattığı takibe, davalının itirazı üzerine ikame olunan itirazın iptali davası olduğu görüldü. Deliller : Dosya mevcudu, Cevap dilekçesi, İstanbul Ticaret Gazetesine, ... Ticaret Odasına, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığına, İstanbul Defterdarlığına yazılan müzekkerelere cevaplarıdır. Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ancak ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabı incelenmesinde; Davacı ... ...'ın ... Defterdarlığına bağlı Düden Vergi Dairesi Müdürlüğünde faal mükellefiyet kaydı, ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunduğu, en son verdiği 2023 hesap dönemine ait yıllık gelir vergisi beyannamesinde bilanço esasına göre defter tutmakta olduğu, ... T.C kimlik numaralı davalı ...'in İstanbul Defterdarlığına bağlı Hocapaşa Müdürlüğünde 25/06/2024 tarihi itibarıyla terk mükellefiyet kaydı, ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunduğu, en son verdiği 2023 hesap dönemine ait yıllık gelir vergisi beyannamesinde işletme hesabı esasına göre defter tutmakta olduğu, takip konusu fatura tarihi 10/10/2024 olup davalının bu tarihten önce 25/06/2024 tarihinde vergi mükellefiyet kaydının terk ettiği anlaşıldığından, her iki tarafın ticaretle iştigal ettiğine ilişkin somut delil bulunmadığından ve dava konusu alacak kalemi mutlak ticari işlerden olmadığından, TTK'da ön görülen, tarafların her ikisinin de tacir olması koşulunun davada oluşmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; Görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan HMK 114/1c ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİNE, HMK 20. Maddesi gereği kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulur ise red kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına dair re'sen karar verilmesine, Harç ve yargılama gideri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine, davaya başka mahkemede devam edilmediği takdirde HMK 331/2 Maddesi gereği talep halinde harç ve yargılama gideri hakkında mahkememizce karar verilmesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/793, K. 2025/173, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-793-e-2025-173-k-60adae67ba81