İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/792 E. 2025/17 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/792
Karar No
2025/17
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/792 Esas KARAR NO : 2025/17

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tarım ürünleri ticareti yaptığını, ticari hayatın olağan akışına uygun olarak kıymetli evrak olan çek kullandığını, müvekkili şirketin düzenli alarak çalışmış olduğu .... Bankasından ticari hayatında kullanmak amacıyla yaklaşık üç ay önce çek karnesi aldığını, ancak banka tarafından müvekkili şirkete ulaşıldığını ve takas sisteminde çeklerinin olduğunu ve ödemesi gerektiğini, çekte imzanın şirket yetkilisinin imzası ile uyuşmadığını, yapılan incelemede söz konusu çekin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığının tespit edildiğini, kim ve kimler tarafından keşide edildiği bilinmediğini, banka tarafından verilen bilgiye göre söz konusu çekin hamili davalı ...Anonim Şirketi olduğunu, tahsil etmek amacıyla elinde bulundurduğunu, çekin müvekkili rızası dışında elinden çıkmış olması ve hukuka aykırı olarak yetkisiz kişilerce doldurulmuş olması nedeniyle müvekkili, bankaya bildirimde bulunulduğunu, bu çekin ibrazı durumunda ödenmemesini imzanın kendisine ait olmadığını bildirdiğini, menfi tespit davası açısından arabuluculuk başvurusunun zorunlu olduğu belirtilmekle taraflarınca hak kaybı olmaması açısından ... iş emir numaralarıyla ... Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu henüz dosyanın tamamlanmadığını, davaya konu ... Bankası ... Şubesi'ne ait... basım tarihli ... seri numaralı ... Ltd. Şti'nin lehtarı olduğu 14/12/2024 tarih, 320.000,00 TL bedelli çek bakımından ivedilikle çekin bankaya ibrazı durumunda ödenmesinin durdurulması çek hakkında ihtiyati haciz ve icra takibinin durdurulması amacıyla İİK m.72 ve sari mevzuat gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticeten ... Bankası ... Şubesi'ne ait 13 Eylül 2024 basım tarihli ... seri numaralı ...Şti.'nin lehtarı olduğu 14/12/2024 tarih, 320.000,00 TL bedelli çek ile alakalı olarak çeklerde bulunan imzanın müvekkiline ati olmadığının tespiti ile ilgili çek bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalılar hakkında %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Faktoring Kanunu ile Yönetmeliğine Uygun olarak Faktoring İşlemini gerçekleştirdiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin alacağın temlikinde izlenecek tüm usul esasları tam olarak yerine getirdiğini, davacının davaya konu çek nedeni ile borçlu olmadığı iddiası bir defe olup Faktoring Kanunu, taraflar arasındaki defilerin Faktoring Şirketine karşı ileri sürelemeyeceğini açıkça düzenlediğini, davaya konu çeke ilişkin olmak üzere davacı yanan teyit maili bulunmadığını, iş bu maili cevap dilekçeleri ekinde sunduklarını, bu delilin bile davacı yananı kötü niyetli olarak davayı ikame ettiğini gösterdiğini, dava konusu çek nedeniyle davacının haksızlık itirazları ile müvekkilinin alacağına kavuşmamış olması ve ihtiyati tedbir talebi nedeni ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, davacının tedbir talebinin reddine haksız, kötüniyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ...Şti'nin sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 5/a-1 maddesi, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi ise, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri ışığında değerlendirildiğinde; davacı vekilinin verdiği beyan dilekçesinden ve sonradan sunduğu arabuluculuk anlaşamama tutanağından; davadan önce arabuluculuğa ilişkin anlaşmazlık son tutanağının dosyaya sunulmadığı, arabuluculuk sürecinin başlangıç tarihinin 16/12/2024 olduğu son oturum tarihi ile anlaşamama tutanağının düzenlediği tarihin ise 25/12/2024 tarihi olduğu görülmekle itirazın iptali davasının ilk açıldığı 16/12/2024 tarihi itibariyle davacının dava tarihinden tarihinden evvel arabuluculuk işlemlerini tamamlamadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuk anlaşmama son tutanağının mahkemeye sunulmasının 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği, dava şartlarının mahkemece re'sen nazara alınacağı anlaşıldığından (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 21/11/2022 tarih ...Esas ... Karar, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi 18/09/2024 tarih ...Esas... Karar) aşağıdaki şekilde davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 5.464,80-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 4.849,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2.maddesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, 7-Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/01/2025

Katip

Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/792, K. 2025/17, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-792-e-2025-17-k-5914df3ae612