İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/777 E. 2025/90 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/777
Karar No
2025/90
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024 KARAR NO : 2025

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/08/2024 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 KARAR : ZAMANAŞMI NEDENİYLE RED GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SGK tarafından davacı ... Yedek Parça İmalat Tic. Ve San. A.Ş aleyhine, sigortalı ... isimli çalışanın 23.02.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle Bursa 1. İş Mahkemesi ... e. Sayılı dosyası üzerinden rücuen tazminat talepli alacak davası açıldığını, dava ... A.Ş' ye 05.12.2019 tarihinde ihbar edildiğini, Bursa 1. İş Mahkemesinin ... e. Sayılı dosyasına konu edilen ve 7256 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında SGK' ya ödenen tutarın poliçe kapsamında davacıya ödenmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2 yıllık rücu zaman aşımı itirazı bulunduğunu, davacı taraf ödemeyi, kendilerinin de ikrar ettiği üzere 2021 tarihinde yapmış olup işbu davayı açtıkları tarih itibarıyla 2 yıllık rücu zaman aşımının geçmiş olduğu izahtan vareste olduğunu, davacı taraf karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddini savunmaktadır.

HUKUKİ DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bursa 1. İş Mahkemesinin ... e. Sayılı dosyası, 06.06.2014 başlangıç tarih ve .................... nolu poliçe, mail yazışmaları, 5-30.09.2021 tarihli Yapılandırma Başvuru Formu incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iş kazası sonucu dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan ödemenin işveren mali mesuliyet sorumluluk sözleşmesi poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirket nezdinde 06/06/2014-06/06/2015 tarihleri arasında geçerli İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiği, poliçede davacı şirket sigortalı olarak yer aldığı, davacı şirket çalışanı olan dava dışı ...'nın 23/05/2015 tarihinde iş kazası geçirdiği, malul kalan işçi için SGK tarafından bağlanan gelir ve yapılan diğer ödemelerin davacıdan tahsili için Bursa 1. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yargılama aşamasında davacının 7256 sayılı kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunarak 29/11/2021 tarihinde 73.489,92 TL SGK'ya ödeme yaptığı, bu kez Bursa 1. İş Mahkemesinin 15/03/2022 tarih ve ... esas, 2022/116 karar sayılı kararı ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, anılan kararın SGK tarafından lehine nispi vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmediği nedeniyle istinaf yoluna başvuruda bulunulduğu, yapılan istinaf incelemesi neticesinde Bursa BAM 11. HD. 04/07/2022 tarih ve 2022/987 esas, 2022/1176 karar sayılı ilamı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, davacı tarafından ödenen bedelin rücuen tahsili için 19/01/2022 tarihinde form doldurarak başvuruda bulunulduğu, başvura ilişkin 31/01/2022 tarihinde başvurunun değerlendirmeye alındığı yönünde davalı tarafından davalıya email atıldığı, davacı tarafından davalıya 03/01/2024 tarihinde yeniden email yoluyla başvuruda bulunulduğu, başvura ilişkin 12/03/2024 tarihinde rücu talebinin iki yıllık zamanaşımına uğradığı belirterek talebin karşılanmadığı, akabinde davacı tarafından bu kez 07/08/2024 tarihinde eldeki davanın açtığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı defisinde de bulunarak davanın reddini savunduğu görülmüştür. Eldeki davada uyuşmazlık, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın Sigorta Hukukuna yönelik Genel Hükümlerin düzenlendiği Birinci Kısıma baktığımızda; TTK'nın 1420. maddesinde; ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'', TTK'nın 1427. maddesinde; ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' hükümleri yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'da Sorumluluk Sigortalarına ilişkin hükümler ise İkinci Kısımda 1473 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın "Sözleşmenin Konusu Ve Kapsamı" başlıklı 1473. maddesi; "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder..." TTK'nın "Doğrudan Dava Hakkı" başlıklı 1478.maddesinde; "Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir." TTK'nın "Zamanaşımı" başlıklı 1482. maddesi; "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." şeklindedir. Bu maddenin gerekçesinde; Sorumluluğun doğumunun ve tazmini gereken zararının tespitinin uzun zaman alabiliyor olması nedeniyle genel hükümlerde öngörülen iki yıllık sürenin sorumluluk sigortalarında az olacağı düşüncesi ile bu tür sigortalarda zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Tasarının 1482.maddesinde yer alan beş yıllık zamanaşımı süresi Komisyonumuzca uygun görülmeyerek on yıllık süreye çıkarılmıştır. Yapılan bu değişiklik aşağıdaki gerekçelerle uygun görülmüştür. "1420.maddenin birinci fıkrasında öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi, sorumluluk sigortalarında da alacağın muaccel hale geldiği tarihten başlayarak işleyecektir. Ancak aynı hükümde öngörülen altı yıllık genel zamanaşımı süresi, 1482.maddenin saklı tutulmuş olması sebebiyle sorumluluk sigortalarında geçerli değildir. Hükümet Tasarısında, sorumluluk sigortaları için genel zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği tarihte başlayacaktır. Genel süre altı yıl belirlenmişken, sorumluluk sigortalarında daha kısa bir sürenin kabul edilmesi uygun görülmemiştir. Aksine bu sigorta türünde tazminat isteminin tabi olabileceği en uzun zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir. Bu açıdan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi belirleyici olmalıdır. Nitekim tasarının 1473.maddesinin birinci fıkrası tazminatın doğrudan zarar görene ödeneceğini, 1478.maddesinin birinci fıkrası da zarar görenin sigortacıya doğrudan başvuru hakkını düzenlemektedir. Ancak zarar görenin borçluya yönelik isteminin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu hallerde, sigortacıya yönelik istem beş yılda zamanaşımına uğrarsa, sorumluluk sigortasından beklenen fayda sağlanamayacaktır; üstelik bu tür sigortaların zorunlu olduğu hallerde sigorta himayesi eksik kalacaktır. Bu gerekçeler dikkate alınarak 1482.maddede öngörülen sürenin on yıl olarak düzenlenmesi gerekmiştir." şeklinde açıklanmıştır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Teminatının Kapsamı" başlıklı 1.maddesi; "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder." "Zamanaşımı" başlıklı 15.maddesi; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde yukarıda yer verildiği üzere iki yıl ve altı yıllık zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. TTK'nın 1482.maddesinde ise sorumluluk sigortaları yönünden on yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu on yıllık süre madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere sadece tazminat talepleri için geçerli olup, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan diğer talepler yönünden TTK'nın 1420.maddesi belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresine bakılacaktır. Yine genel hükümlere ilişkin TTK'nın 1420. maddesine göre belirlenen zamanaşımı süresi rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren başlarken, 1482.maddesinde belirlenen zamanaşımı süresi ise sigorta konusu olayın gerçekleştiği tarihte başlamaktadır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 15.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de sorumluluğu doğuran olayın gerçekleştiği tarihinden itibaren işlemeye başlamaktadır. Davacı ile davalı arasında sigorta ilişkisi olduğundan, aralarındaki ilişkide uygulanması gereken düzenleme TTK'nın 1482.maddesi değil, 1420.maddesidir. TTK'nın 1420.maddesi gereğince de zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren 2 yıl olarak hesap edilmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 11. HD. 04/10/2023 tarih ve 2022/3172 esas, 2023/5584 Karar, Yargıtay 11. HD. 22/10/2024 tarih ve 2024/4512 esas, 2024/7461 karar sayılı ilamları da bu yöndedir. Ayrıca TBK'nın 73.maddesinde rücu isteminde zamanaşımı özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre, "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2012 tarihli 2012/4-426 E. 2012/639 K. sayılı kararında açıklandığı gibi rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı, bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlamaktadır. Diğer bir deyişle; davacının rücu davasını açabilmesi için belirlenen tazminatın ödenerek paranın davacıdan çıkmış olması gerekir. Yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi gerek TTK'nın 1420.maddesi gerekse TBK'nın 73.maddesi uyarınca 2 yıldır, davacı tarafından dava dışı SGK'ya 29/11/2021 tarihinde ödeme yaptığı, ancak işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil istemiyle eldeki davayı 07/08/2024 tarihinde açtığı anlaşıldığından bu haliyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının da süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı defisinde bulunduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 1.255,03-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 639,63-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/777, K. 2025/90, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-777-e-2025-90-k-fa196fb384ce