İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/768 E. 2025/1042 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/768
Karar No
2025/1042
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/768 KARAR NO : 2025/1042

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2024 KARAR TARİHİ : 22/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.05.2024 tarihinde saat 23.00 civarında ----meydana gelen trafik kazası neticesinde, mülkiyeti ---- ait ----- plakalı araç ile ----- plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davalı yana ait aracın sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaptığı, Davalı tarafın araç sürücüsünün, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafınca hazırlanan rapordan da anlaşılacağı üzere %100 kusurlu olduğu, trafik kazası sonrasında müvekkilin aracının büyük bir hasar aldığı, 24.05.2024 tarihli trafik kazası sonrasında müvekkile ait ----- plakalı aracın, tamir ve onarım için bırakıldığı - ---- ünvanlı Araç Servisinin, davacıya 240.000,00 TL bedelinde İşçilik ve onarım bedeli çıkardığı, İşbu trafik kazası sebebiyle------Şirketinde ---- nolu hasar dosyası açıldığı, açılan dosya kapsamında davalı -----Şirketi Hasar Tazminatı çerçevesinde müvekkile veya --- ---- ünvanlı Araç Servisine herhangi bir ödeme yapmadığı, Müvekkilin, işbu durum karşısında tamir masrafı olarak - ---- ünvanlı Araç Servisine 64.000,00 TL ödemede bulunduğu, 24.05.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazasın sonrasında müvekkilin aracının ön kısmında büyük bir hasar oluştuğu ve işbu kaza sonrasında büyük bir değer kaybettiği, Değer kaybına ilişkin --- şirketine ----- yoluyla iadeli tahhütlü şeklinde değer kaybı talebine ilişkin dilekçe gönderildiği, Davalı -----Şirketinin Müvekkile herhangi bir ödemede bulunmadığı, Müvekkilin kaza sonrasında aracının tamir ve onarım için ---- Ünvanlı Araç servisinde kaldığı ve müvekkilin araçından mahrum kaldığı, ---- plakalı araçın tamir süresi bittikten sonra ---- Şirketi tarafından gerekli Hasar Tazminatı ödenmediğinden dolayı araçı uzun bir süre müvekkile teslim edilmediği, şeklinde beyanda bulunarak davanın kabulünü talep etmiştir.

CEVAP: Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Bahse konu hasara ilişkin davacı ---, davacının babası ----, sigortalı ----- ve tetkik mahallinden isminin geçmesini istemeyen bir görgü tanığı ile yapılan görüşmeler neticesinde; sigortalı ----- plakalı aracı 16-17 yaşlarında bir kız çocuğunun kullandığı, yanında yolcu olarak küçük erkek kardeşinin olduğu, kazanın gerçekleşmesinden sonra polisi aradığını, ancak küçük yaştaki ehliyetsiz sürücünün kazaya karışmış olduğunu polise söylenmemesi ve yaralı da olmaması nedeniyle polisin normal kaza olarak değerledirmesi ve olay yerine gelmediği, sonrasında ----- olay yerine geldikleri ve anlaşmalı tutanağın ---- ehliyet bilgileri kullanılarak tutulduğu şifahen öğrenildiği, araştırma sürecinde olaya dahil olan tüm taraflarla görüşüldüğü; kaza yeri incelemesi yapıldığı, araştırma raporu’nda ve araştırma sürecinde edinilen diğer evraklarda ayrıntılar yer almakla birliktedavacı asil önce kazanın ----- tarafından gerçekleştiği beyan etse de kendisine araştırma sürecinden önceki beyanlarında sigortalı aracın 16-17 yaşlarında bir kız tarafından kullanıldığına ilişkin beyanı sorulduğunda bunu kabul etmiş ve tarafımızdan olan talebinden feragat ettiği, her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması tek başına tarafımızın sorumluluğunu ortadan kaldırmasa da mağdur araç sürücüsü aracı yaşı küçük birinin kullandığını görmesine rağmen Anlaşmalı Tutanak tanzim ederek ve Tutanağı gerçek olmayan bilgilerle doldurarak ağır kusur ihlalinde bulunduğu, dolayısıyla yapılan araştırma ile tarafların aralarında anlaştığı ve beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettikleri, kaldı ki resmi evrak olan Kaza Tespit Tutanağı’nı gerçeği yansıtmayan bilgilerle doldurdukları tespit edilmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Değer kaybı bedeli yönünden eksik evrakla başvuru yapıldığı, Araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğundan davacı tarafın ZMSS kapsamında bu bedeli talep edemeyeceği şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Dolayısıyla 24.05.2024 tarihli trafik kazası neticesinde davalı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında diğer davalı -------sorumlu olduğu, müvekkilin herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, hasar tazminatını tazmin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek üzere, davacı dava dilekçesinde ------ unvanlı araç servisinin 240.000,00 TL bedelinde işçilik ve onarım bedeli belirlediğini buna ilişkin fatura düzenlendiğini belirttiği faturada hangi işçiliklerin hangi bedelden yapıldığı, nelerin hangi bedelden onarıldığı, hangi parçaların hangi bedelden alındığı hususlarının hiçbirine yer verilmediği, hasar dosyası kapsamında alınan Eksper Raporunda aleyhe olan hususları ve hasar bedelini kabul etmemek üzere parça, onarım ve işçilik dahil olmak üzere hasar bedelinin toplam 137.419,65 TL olduğu yönünde kanaat bildirildiği, davacının aracının uzun süre kendisine teslim edilememiş olması hususunda müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığı şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER: -----Cumhuriyet Başsavcılığı Karar Masası ----- CBS Sorusturma Dosyası, ----Şirketi, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi ve ------ Sigortaya yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı, araç maliki ve sürücüsünden tahsili talebine ilişkindir Somut olayda; 24.05.2024 tarihinde davalı ----- ait ve davalı sigorta şirketine sigortalı ---- plaka sayılı araç ile davacı tarafa ait -----plakalı araca çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 164.903,58TL, değer kaybı bedelinin (geçmiş tarihli kazalar da dikkate alınarak) 20.000,00 TL ve araç mahrumiyet bedelinin ise 7.500,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Hasar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK.'nun 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK.nun 167.maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili madde de, "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçlularında borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yine TBK'nun 168.maddesinin 2.bendinde "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır" hükmü düzenlenmiştir. ---- BAM -----. HD----- "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85'inci maddesinin 1'inci ve son fıkraları uyarınca işleten ve sürücü, trafik kazasından kaynaklanan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Borcun sona ermesi hallerinden olan ibranın diğer borçlulara sirayetinin düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 168'inci maddesinin 2'nci fıkrası hükmüne göre alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır. Aynı Kanun'un 166'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Anılan maddenin 2'nci fıkrası gereğince de, borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Yine TBK'nin 168'inci maddesinin 1'inci fıkrası hükmüne göre, diğerlerine rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Burada, ifada bulunan müteselsil borçlunun alacaklıya halef olması hali düzenlenmekte olup madde metninden de anlaşılacağı üzere, alacaklının müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat etmesi, alacaklıya yapılan ödeme nedeniyle olması durumunda, diğer müteselsil borçlular o ödeme oranında borcun sona ermesinden yararlanırlar. TBK'nin, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır. TBK'nin 167'nci maddesinin 2'nci fıkrası ve 168'inci maddesinin 7'nci fıkrası gereğince diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Aynı Kanunun 168'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca da, alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır. ZMSS, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. İşletenin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında öngörülen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminattan sorumluluğunu limitler dahilinde teminat altına alan ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi KTK'nin 88'inci maddesi uyarınca, diğer tazminat sorumluları olan işleten ve haksız fiil faili sürücü ile müteselsilen sorumludur.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde: Davacılar -----vekili tarafından kazaya karışan otobüsün ZMSS poliçesini düzenleyen----- ZMSS poliçesinden dolayı sorumlu olduğu limitlerden ibra edilmesi suretiyle, ----- durumunu iyileştirirken, maddi zarar yönünden diğer müteselsil borçlu davalıların iç ve dış ilişkideki durumunu ağırlaştırmıştır. Şu halde, TBK'nin 168'inci maddesi ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun -----sayılı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/11/1981 gün ve ---- sayılı kararları uyarınca------ibra edilmesinin, maddi zarardan müteselsil sorumlu olan diğer davalılara sirayet edeceği sonucuna ulaşılmıştır." şeklindedir. TBK m. 132; "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. " şeklindedir. Davacı tarafça dava tarihinden evvel 25/07/2024 tarihli "Feragatname" başlıklı yazı ile dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafın oluşan hasar tazminatı alacağından feragat ettiğini beyan ettiği, bu haliyle davacı tarafın TBK m. 132 gereği davalı tarafı hasar tazminatına ilişkin alacak bakımından ibra etmiş sayılacağı, müteselsil sorumlulardan olan diğer davalı araç malikinin de TBK m. 166 gereği hasar tazminatı sorumluluğundan kurtulmuş sayılacağı anlaşılmakla hasar tazminatı alacağı bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Yargıtay -------değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi kriteri getirilmiştir. Hükme esas alınmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafa ait araçta oluşan değer kaybı bedelinin (geçmiş tarihli kazalar da dikkate alınarak) 20.000,00 TL ve araç mahrumiyet bedelinin ise 7.500,00 TL olduğu anlaşılmakla davacı tarafın 27/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak işbu talepler bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç ve türü bakımından yapılan değerlendirmede; Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Somut olayda; davacı tarafça 16.08.2024 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, bu haliyle 8 iş günü sonrasında davalı şirketin temerrüde düşmüş sayılacağı , diğer davalı bakımından ise temerrüt tarihinin kaza tarihi olduğu anlaşılmakla hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine karar verilmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'unun 18/A maddesinin 11. fıkrası, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta, arabulucu tarafından davalı sigorta şirketinin arabuluculuk görüşmelerine davet edildiği, davalının geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmadığı, davalının ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin görüşme yapılamadan sona erdiği anlaşılmakla davalının tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, -20.000,00 TL değer kaybı alacağının davalı ------ bakımından kaza tarihi olan 24.05.2024’ten itibaren, diğer davalı sigorta şirketinden 29.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, -7.500,00 TL araç mahrumiyeti alacağının kaza tarihi olan 24.05.2024’ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı----- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, -Hasar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.878,52 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harç ve 3.286,00 TL ıslah harcının mahsubuyla fazla yatırılan 1.835,08 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının ve 1.878,52 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 10.042,50 TL nin (davalı ----- bakımından kabul red oranına göre 1.435,36 TL lik kısmı ile sınırlı olarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 27.500,00 TL nispi vekalet ücretinın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 27.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ----- ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/768, K. 2025/1042, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-768-e-2025-1042-k-e9a40ff91e82