İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/760 E. 2025/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/760
Karar No
2025/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/760 Esas KARAR NO : 2025/749

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toplu yemek hizmeti verdiğini, karşı tarafın ise tekstil işiyle iştigal ettiğini, müvekkilinin davalı şirkete toplu yemek hizmeti vermiş olup toplamda 3175 adet tabldot yemeği davalılara sattığını, işbu mal ve hizmet alımına ilişkin olarak müvekkilinin 28.02.2023 tarihli, ... fatura nolu, 37.483,20-TL bedelli ve 31.03.2023 tarihli ... fatura nolu 44.452,80-TL bedelli olmak üzere 2 adet fatura düzenlendiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, alacağın likit olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, itirazın iptali ile takibin devamına, takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı asilin 2023 yılına ilişkin gelir vergi beyannamesi ve sicil kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı asilin 01/02/2023-01/04/2023 dönemlerine ilişkin BA/BS kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı asilin en son bulunan ticaret sicil kayıtları, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, 28.02.2023 tarihli, ... fatura nolu, 37.843,20-TL bedelli ve 31.03.2023 tarihli ... fatura nolu 44.452,80-TL bedelli olmak üzere iki adet fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 07.06.2024 tarihinde, 37.843,20-TL fatura alacağı, 44.452,80-TL fatura alacağı, 14.593,74-TL işlemiş faiz ve 16.736,79-TL işlemiş faiz toplamı olan 113.626,53-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 31.03.2023 tarihli ve 28.02.2023 tarihli iki adet fatura olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 13.06.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 13.06.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya 30.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 03.12.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Dava konusu alacağın faturalardan kaynaklanması sebebiyle dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, davacının ve davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen 28.02.2023 tarihli, ... fatura nolu, 37.843,20-TL bedelli ve 31.03.2023 tarihli ... fatura nolu 44.452,80-TL bedelli olmak üzere iki adet faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ya da malın teslim edildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan 07/06/2024 günü itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturaya dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 2023 envanter defteri noter onaylı yevmiye ve büyük deftere ilişkin Ocak (açılış) ve Aralık (kapanış) e-defter beratları ibraz edilmiş olduğundan, defterlerin TTK m.64 ve e-defter düzenlemeleri yönünden şekli koşulları karşıladığı; bu defterlerin HMK m.222 / TTK m.82 uyarınca karşı delillerle çürütülmediği ölçüde sahibi lehine delil niteliği taşıdığı değerlendirilmiş olduğu, davalı tarafından cevap/defter/ödeme belgesi ibraz edilmediği ve ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, dosyadaki e-faturalar ile Küçükköy V.D. BA/BS kayıtlarında davalı adına Şubat 2023 (KDV hariç 35.040,00 TL - 37.843,20 TL) ve Mart 2023 (KDV hariç 41.160,00 TL - 44.452,80 TL) tutarlarında belge sayısı 1 olacak şekilde karşılıklı beyan bulunduğu, TTK m.21/2 ve m.23/3 anlamında 8 gün içinde faturaya itiraz edildiğini gösterir belge ibraz edilmediği, bu uyumun davacı iddiasını kuvvetlendirdiği, davacı tarafından takipte yalnızca Şubat ve Mart faturalarının talep edildiği, ödeme ya da mahsup belgesi ibraz edilmediğinden takip tarihi itibarıyla asıl alacağın 82.296,00-TL olduğu, takip tarihi itibarıyla temerrüdü başlatan vade veya tebliğ belgesi dosyaya sunulmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmalarına, ticari defter ve kayıtlara, tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacı tarafından ibraz edilen kayıtlarda iki adet fatura sebebiyle alacaklı olduğu, tarafların karşılıklı verdiği BA/BS formlarının uyumlu olduğu ve bu durumda faturalara ilişkin edimlerin ifa edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, öyleyse davacının faturalardan kaynaklanan alacağa hak kazandığı, taraflar arasında faturaların hangi tarihte muaccel olacağının kararlaştırıldığına dair bir husus anlaşılamadığından ve ihtarname keşide edilerek davalı temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar doğrultusunda davacı tarafın faturalar sebebiyle takip tarihi itibariyle davalı taraftan toplamda 82.296,00-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas,...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 37.843,20-TL asıl alacak (28/02/2023 tarihli fatura) ve 44.452,80-TL asıl alacak (31/03/2023 tarihli fatura) toplamı olan 82.296,00-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin (faiz isteminin) reddine, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (82.296,00-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 16.459,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl alacak olan 82.296,00-TL'ye takip tarihi olan 07/06/2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (82.296,00-TL) üzerinden alınması gereken 5.621,64-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.372,33-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 4.249,31‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.372,33-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 248,00-TL posta ve tebligat masrafı ve 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.248,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 4.525,22-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.722,78-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 2.607,36-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 992,64-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/760, K. 2025/749, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-760-e-2025-749-k-88b70962cc55