İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/760 E. 2025/1181 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/760
Karar No
2025/1181
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/760 Esas KARAR NO : 2025/1181

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 YAZIM TARİHİ : 05/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin iştigal konusu ile ilgili olarak ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, bu kapsamda davacı şirket ... Bankası ... Şubesi'nin ... IBAN numaralı hesabı üzerinde keşide edilen ... seri numaralı, keşide yeri Ankara olan 141.916,22-TL tutarında 06/07/2024 vade tarihli çek keşide edildiğini, çekin kargo alıcısı ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne teslim edilmediğini, bu şirketin imza ve kaşesi taklit edilerek sahte bir imza ile tedavüle çıkarıldığını, şikayette bulunulduğunu ve çekin ödenmesinde men edilmesinin talep edildiğini, çekin davalı şirket tarafından 08/07/2024 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ve çek arkasına karşılıksız kaşesi vurulduğunu, bunun üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile takibi başladığını belirterek tedbir talebinin kabulü ile Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin durdurulmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sözde çekin kargoya verildiği kargo firması olan ... Kargo'nun https://...com.... uzantılı internet sayfasında dahi çekin kargo ile taşınamayacağı açıkça ortada olduğunu, sözde çekin 16.04.2024 tarihinde kargoya verildiğini iddia eden davacı taraf herhalde çekin kargo ile gönderileceğini de bilmekteyken dava tarihi olan 07.08.2024 tarihine kadar herhalde kargonun peşine düşmemiş olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borçtan kurtulmaya yönelik beyanlara itibar edilmemesi gerektiğini, hemen başlatıldığı iddia edilen çek iptali davası sözde kargolama tarihinden çok sonra 09/07/2024 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesi asılsız ve mesnetsiz talepler içermekte olup; iş bu dava haksız ve mesnetsizdir. Davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ... BANKASI A.Ş'ye ait ... tarafından keşide edilen ... seri numaralı, 06.07.2024 tarih ve ANKARA keşide yerli 141.916,22 TL bedelli çek birçok ciro silsilesinden sonra ... ile olan ticari işlemden sonra müvekkilimize cirolandığını, Müvekkilimiz tarafından çekin bankaya ibrazı sonucunda 132.646,22 TL tutarlık kısmının karşılıksız olduğu anlaşılmış ve müvekkilimiz tarafından BAKIRKÖY .... İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN ... ESAS sayılı icra takibi 31.07.2024 tarihinde başlatıldığını, Davacı taraf dava dilekçesinde ... BANKASI A.Ş'ye ait ... tarafından keşide edilen ... seri numaralı, 06.07.2024 tarih ve ANKARA keşide yerli 141.916,22 TL bedelli çekteki imzanın kendilerine ait olmadığı iddiasında bulunduğunu, Müvekkil şirket, iyi niyetle, ciro ile aldığı çeki, keşide tarihinde ödenmemesi üzerine alacağını tahsil etmek için takibe koymuştur. Bu sebeple müvekkil şirketin kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin imkanı yoktur. Müvekkilimiz dava konusu çeki gerçek bir ticari ilişki sonucunda hamili haline geldiğini, belirtilen nedenlerle dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacının haksız ve mesnetsiz olarak ikame ettiği işbu davanın tüm ferileri ile birlikte reddine, davanın çek ciro silsilesinde yer alan gerçek ve tüzel kişilere ihbarını, müvekkilimizin iyiniyetli olması da dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; menfi tespit davası olup, icra takibe konulan çek üzerinde sahte imza yolu/ sahte ciro yapıldığı iddiasına dayalı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı taraf, ... Bankası ... Şubesi hesabına ait ... seri numaralı 141.916,22-TL bedelli 06/07/2024 vade/keşide tarihli çekin davacı tarafından keşide edildiğini, çekin kargo alıcısı olan dava dışı ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne teslim edilmediğini, bu şirketin imza ve kaşesi taklit edilerek sahte bir imza ile tedavüle çıkarıldığını belirtilerek dava ve takip konusu çek kapsamında davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitini talep edilmiş, davalı taraf ise, çekin kargo yolu ile gönderilemeyeceğini, davalının ciro silsilesi sonucu ticari işlemler sonucu çeki ciro ile teslim aldığını, iyiniyetli bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava konusu takip ... Bankası ... seri numaralı 06/07/2024 tarihli ve 141.916,22-TL bedelli çeke dayanmaktadır. Davacı şirket çekin keşidecisidir. Davacı, menfi tespit iddiasını çekin lehtarı dava dışı .... Ltd. Şti.'ye gönderilmek üzere kargoya verilmesinden sonra bu şirketin eline geçmeyerek bu şirketin imza ve kaşesinin sahte olarak atılması suretiyle tedavüle konulduğuna, lehtarın kaşe ve imzasının sahte olduğuna dayandırmaktadır. Bu kapsamda davacı keşideci kendi imzasını inkâr etmemektedir. Yargıtay HGK ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında "İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir." şeklinde, imzasını inkâr etmeyen keşidecinin, lehtarın imzasının sahte olduğu yönündeki def'iyi hamile karşı öne süremeyeceğine ve çekteki sorumluluğunun devam ettiğine hükmetmiştir. Benzer şekilde Yargıtay .... HD ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında "...dava konusu bononun keşidecilerinin davacılar olduğu, keşideci imzalarının inkar edilmediği, TTK 677. maddede düzenlenen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının geçersizliğinin davacı keşidecilerin sorumluluğunu etkilemeyeceği, dava konusu bonoda lehtar imzası sahte olsa dahi ciro zincirinde kopukluk bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalının bonoda ciro yoluyla yetkili hamil olduğu, mahkemece davanın esastan reddi gerekirken usulden reddinin yerinde olmasa da davalı tarafın temyizinin bulunmaması nedeniyle bu hususa değinilmekle yetinildiği, davanın reddi kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş..." gerekçesi ile verilen ret kararını onamıştır. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde dava konusu takibe dayanak çekin ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde kesintisiz ciro zinciri, hak sahipliğine karine teşkil etmektedir. Davacının iddia ettiği şekilde lehtarın imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi ciro zincirini koparmaz. Yukarıda açıklandığı üzere, imzaların bağımsızlığı ilkesi ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak davacı keşidecinin menfi tespit davası açmasına olanak sağlamaz. Lehtarın imzasının sahteliği, lehtar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def’idir. Dava dışı lehtar ... şirketinin açtığı Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın söz konusu şirkete ait olmadığı tespiti yapılmış ise de, yukarıda izah edilen sebeplerle davacı keşideci, kendisine başvuran alacaklıya karşı lehtarın imzasının sahteliği def'ini öne süremez. Aksinin kabulü halinde kambiyo senetlerinin kamu güvenine mazhar olma özelliği ortadan kalkacak olup, senetteki görünüşe güven ilkesi anlamsız hale gelecektir. Böylece kambiyo senetleri ile sağlanan hukukî ve ticari güven ile hız prensibi ortadan kalkacaktır. İmzasını inkâr etmeyen davacı keşidecinin senetten dolayı borçlu olduğu aşikârdır. Lehtarın imzasının sahteliği keşidecinin borcunu ortadan kaldırmayacaktır. Dolayısıyla keşidecinin borçlu olmadığına karar verilmesi halinde, keşidecinin sebepsiz zenginleşmesine neden olunacaktır. Senetteki borcun ödenmesi durumunda senede dayalı borç sona erecek olup; senedin rızası hilafına elinden çıktığını iddia eden lehtarın, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kendisinden sonraki kişilere başvurma hakkı saklı kalacaktır. Açıklanan sebeplerle; davacı keşidecinin kendi imzasını kabul ederek, lehtarın imzasının sahteliğine dayanarak menfi tespit talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 2.423,58-TL indirilmesi ile fazlaca alınan 1.808,18-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025

Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/760, K. 2025/1181, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-760-e-2025-1181-k-fda861d53919