İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/725 E. 2024/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/725
- Karar No
- 2024/725
- Karar Tarihi
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/725 Esas - 2025/77
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/725 Esas KARAR NO : 2025/77
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 30/10/2024 KARAR TARİHİ : 31/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan ''Çek hakkında uygulanan karşılıksızdır işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine'' dair davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... .... .... ... ... ... E. Sayılı dosyasından alınan karara rağmen karşılıksızdır işlemi yapması usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu haliyle dava konusu çek hakkında uygulanan karşılıksızdır işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun aşikar olduğunu, karşılıksızdır işlemi sebebiyle müvekkili Şirket, hak kaybına uğrama tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürerek, dava konusu, Keşidecisi müvekkili Şirket olan, ... ... ... ... ... ... ... E. sayılı dosyası üzerinden verilen ödeme yasağı/ ihtiyati tedbir kararı üzerine müvekkili Bankaca tesis edilen karşılıksızdır işleminin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle açılan işbu tespit davası hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, ... ... ... E. sayılı dosyası üzerinden hasımsız olarak açılan kaybedilen çekin iptali talepli davada davacının ... ... ... ... ... ... olduğunu, işbu tespit davasının davacısının ise ...Süt Gıda Tarım Hayvancılık ve İnşaat Ltd. Şti olduğunu, davacı şirketin dava konusu tedbir kararının verildiği ... ... ... ... ... ... E. dosyasında davanın tarafı olmadığını, bilindiği üzere çekin rıza hilafına elden çıkması, çaldırılması veya kaybedilmesi gibi hallerde ve diğer gerekçelerle hamil çekin ibrazında çek bedelinin ödenmesinin durdurulması için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edebileceğini, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararı ile çekin ibrazının engellenmesine veya ödenmesinin durdurulmasına karar verilebileceğini, müvekkili bankaya tebliğ edilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması içeriğine uygun olarak yapılacağını, söz konusu ibrazın hukuki anlamda geçerli olmayacağını ve ibraz tarihi itibarı ile çeke ilişkin karşılıksız işlemi yapılmasını, çek tutarının blokeye alınması da hukuken mümkün olmayacağını, ibrazı engelleyen bir tedbir kararı varken çekin arkasına “tedbir kararı nedeniyle işleme alınmamıştır” yazılarak çekin iade edildiğini, ödeme yasağı bulunan bir çekin ibrazı halinde iki ihtimalin söz konusu olduğunu, çekin karşılığının bulunması halinde, ihtiyati tedbir kararı kaldırıldığı takdirde müvekkili bankaca çek karşılığının hamile ödenmesi gerekeceğinden, çek bedeli hamilin müvekkili bankaya karşı alacağını oluşturacak olup, müvekkili bankanın çek bedelini bloke etmesi, ihtiyati tedbirin/ödeme yasağının kalkması ya da Mahkemece çek hamilinin belirlenmesi hallerinde yetkili hamile bu bedeli talebi halinde ödeyeceğini, çekin süresi içinde ibrazında karşılıksız olması halinde, tedbir/ ödeme yasağı kalktıktan sonra, çekin ikinci bir kez bankaya ibraz zorunluluğu bulunmamakta olup, hamil doğrudan icra takibine geçebileceği gibi bankaca tedbir kararı uyarınca çekin ibrazına ilişkin bilgilerin (çeki ibraz eden hamil, kimlik bilgileri gibi) Mahkemeye sunulması nedeniyle hasımsız olarak açılan davaya müdahale edebileceğini, böyle bir durumda yasal süresi içerisinde ibraz edilen ve hasapta karşılığı bulunmayan çekler için Bankaca “Karşılıksızdır. Ayrıca mahkeme ismi ve esas numarası belirtilerek ödeme yasağının bulunduğunun belirtilmesi gerektiğini, müvekkili banka tarafından dava konusu çek için anılan şekilde işlem tesis edildiğini, 0024430 seri numaralı çeke ilişkin müvekkili bankaca tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. DELİLLER -... .... ... E. Sayılı dosyasında verilen karar örneği -Çek örneği DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, keşidecisi davacı olan Çek'in davalı bankaya ibrazında çek üzerine uygulanan karşılıksızdır işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti talebine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; davacı şirketin davaya konu çek neden ile kıymetli evrakın kaybı iddiasıyla başvuruda bulunduğu mahkemece çekle ilgili olarak ödeme yasağı kararı verilmesine rağmen, davalı bankanın kendisine ibraz edilen çekin üzerine hukuka aykırı olarak karşılıksızdır işlemi yaptığı ileri sürülerek, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitinin talep edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilince usulüne uygun davetiye tebliğine ön inceleme duruşmasına iştirak edilmediği gibi mazeret dilekçesi de sunulmadığı anlaşılmış ise de davalı vekilince davayı takip iradesinin açıklanması nedeni ile dosya işlemden kaldırılmaksızın ön inceleme duruşması icra edilmek suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce dava ve cevap dilekçesi ekindeki deliller incelenmiş, yeterli görülmekle bilirkişiden rapor alınmasına gerek görülmeksizin karar verilmiştir. Somut uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle bir Kıymetli evrak türü olan çek bakımından ilgili yasal düzenlemeleri ortaya koymak akabinde çekin kaybı halinde uygulanması gereken kıymetli evrakın kaybına ilişkin kararlarının hukuki niteliğini tespit etmek gerekmektedir. Buna göre ; Çekle ilgili yasal düzenlemelere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer verilmiş olup, TTK İbraz başlıklı 708. Maddesinde, Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin hamili, poliçeyi ödeme gününde veya onu izleyen iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz etmelidir. Poliçenin bir takas odasına ibrazı, ödeme için ibraz yerine geçer." hükmü yer almakta olup, "Muhatap olma ehliyeti" başlıklı 782. Maddesinde; Türkiye’de ödenecek çeklerde muhatap ancak bir banka olabilir. Diğer bir kişi üzerine düzenlenen çek yalnız havale hükmündedir." hükmü, "Karşılık" başlıklı 783. Maddesinde; Bir çekin düzenlenmesi için, muhatabın elinde düzenleyenin emrine tahsis edilmiş bir karşılık bulunması ve düzenleyenin bu karşılık üzerinde çek düzenlemek suretiyle tasarruf hakkını haiz olacağına dair muhatapla düzenleyen arasında açık veya zımni bir anlaşma bulunması şarttır. Ancak, bu hükümlere uyulmaması hâlinde senedin çek olarak geçerliliği etkilenmez. Düzenleyen, muhatap nezdinde çekin ancak bir kısım karşılığını hazır bulundurduğu takdirde, muhatap, bu tutarı ödemekle yükümlüdür. Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder hükmü yer almaktadır. 5941 Sayılı Çek Kanununun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde ; Kanunun amacı, çek defterlerinin içeriklerine, çek düzenlenmesine, kullanımına, çek hamillerinin korunmalarına ve kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmaya ilişkin esaslar ile çekin karşılıksız çıkması ve belirlenen diğer yükümlülüklere aykırılık hâllerinde ilgililer hakkında uygulanacak yaptırımları belirlemek şeklinde ifade edilmiştir. Kanunun "İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası" başlıklı 3. vd maddelerinde; Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir. “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır, hükmü yer almaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki İbraz, çekin ödenmesi için bankaya sunulması olup, başka bir ifadeyle ibraz, çekin ödenmesi talebidir. Çek aranılacak bir alacak (borç) içerdiğinden muhatap bankaya götürülmeli, bankada ödeme için ibraz edilmelidir. "İbraz" ibaresi bankaya götürülmeyi ve "aranılmayı" da içermektedir. Muhatabın herhangi bir şubesi, çeki ödeme işlemine almaya mecbur olup, bu husus Çek Kanunu'nun 3/1. Maddesinde açıkça ifade edilmektedir. Çekin, ödenmesi için muhatap bankaya ibrazı gerekmekte olup, bu ibraz TTK'nin 796. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılmalıdır. 5941 sayılı Kanun'un 3/1. maddesine göre; karşılığı bulunan çek, çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin kimliği tespit edildikten sonra ödenir. Çekin süresinde ibrazında, bankada kısmen karşılığının bulunması halinde; bankanın çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olduğu miktarın ve/veya kısmi karşılığın hamilin kısmi ödemeyi kabul etmesi şartıyla ödenmesi de zorunludur. Çekin kısmen veya tamamen karşılığının bulunmaması halinde, muhatap banka tarafından, hamilin isteğiyle 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı hususlarda yapılacak "karşılıksızdır" işlemi; banka tarafından ödemekle yükümlü olunan miktarın ve/veya kısmi karşılığın hamil tarafından kabul edilmemesi halinde dahi; kanunen her çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olunan miktar ve varsa hesaptaki kısmi karşılık miktarı çekin üzerinde yazılı bedelden (hamile fiilen ödenmese bile) düşüldükten sonra karşılıksız kalan miktar üzerinden yapılacaktır. Çekin süresinde muhatap bankanın çek hesabı bulunan şubesine ibraz edilmesi halinde; muhatap banka şubesi tarafından, çekin tam karşılığı varsa ödenmesi, kısmen veya tamamen karşılığının bulunmaması halinde ise; bankaca ödemekle yükümlü olunan miktar ve (varsa bu miktar üzerinde kalan) kısmi karşılığın çek üzerindeki bedelden düşülmesi suretiyle, "karşılıksızdır" işleminin yapılması gerekmektedir. Az yukarıda ifade edilen yasal düzenlemeler nazara alındığında, çekin bankaya ibrazı ayrıca ve açıkça hukuki bir işlem olarak belirlenmiş ve buna hukuki sonuçlar bağlanmıştır. Hal böyle olunca bu işlemin yapılması (karşılıksız işlemi) davalı banka tarafından yasal bir zorunluluk olup, bu işlemin yapılmaması halinde ise bankanın hukuki sorumluluğunun doğacağı açıkça düzenlenmiştir. Öte yandan Çekin zıyaı ve iptali halinin TTK’de özel olarak düzenlenmemiş olup, TTK madde 818/1-b yollaması ile poliçenin iptaline ilişkin madde 757- 763 ile madde 764’ün birinci fıkrasının çekler hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
“Önleyici Tedbirler” başlıklı TTK madde 757/1’e göre, rızası olmaksızın elinden çeki çıkan meşru hamil, borçlunun ödemeden menedilmesini ödeme yeri mahkemesinden talep edebilecek olup, bu karara “ödeme yasağı” da denilmektedir. Ödeme yasağı kararı, niteliği itibariyle HMK’de yer alan “ihtiyati tedbir” mahiyetinde olup, yerleşik yargısal uygulamalarda belirtildiği üzere, ödeme yasağı iyiniyetli hamilin bankaya ibraz ettiği çekin karşılıksız olarak değerlendirilmesine ve diğer çek borçlularına karşı başvuru hakkını kullanabilmesine yani, diğer çek borçlularını icra yoluyla takip edebilmesine ise engel değildir. Zira ödemeden menedilme kararının muhatabı bankadır. Dolayısıyla, ödeme yasağı yalnızca yetkili hamilin elinden çıkan çekin yetkili olmayan hamiller tarafından bankaya ibrazı halinde muhatabın ödeme yapmasının önüne geçmek için olup düzenleyenin ibraz süresi içinde çek hesabında bulundurmakla yükümlü olduğu miktarın karşılıksız çıkmasından doğan sorumluluğunu etkilememektedir Dosya içerisinde yer alan Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/797 E. Sayılı dosyasında verilen karar örneğinin incelenmesinde; davaya konu edilen çekin muhatabı olan davalı bankaya veya muhatabına veyahut keşidecisine ibrazı halinde muhatabınca tedbiren karşılığının ödenmemesine ve muhataplar hakkında ödeme yasağı konulmasına dair karar verilmiş olduğu, karar içeriği nazara alındığında, çekin bankaya ibrazının önlenmesine dair tedbir kararı olmadığı gibi ibrazı halinde karşılıksızdır işlemi yapılmamasına dair verilmiş bir tedbir kararının da bulunmadığı, hal böyle olunca davalı bankanın süresi içinde kendisine ibraz edilen çekle ilgili ''karşılıksızdır'' işlemi yapmasında hukuka aykırı bir durum olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE , 2 -Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.31/01/2025