İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/711 E. 2026/64 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/711
- Karar No
- 2026/64
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/711 Esas KARAR NO : 2026/64
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'n, icra takibinde diğer borçlu olarak gösterilen ... Ltd. Şti. den satın aldığı ticari alışveriş neticesinde ... Bankası ... Şubesine ait 25.09.2024 tarihli ... no.lu 32.256,00 TL bedelli çeki alıcı şirkete gönderdiğini, fakat alıcı şirketin çeki zayi ettiğini, çekin kaybolması üzerine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı” nın ... soruşturma numaralı dosyası ile 09.08.2024 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, çek bedelinin müvekkili tarafından alacaklı ... Ltd. Şti. ne ödendiğini, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... 34. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, açıklanan nedenlerle; dava konusu çek yönünden müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili hakkında açılan icra takibinin iptaline, çek arkasındaki kaşe ve imzanın ...Şti. ne ait olmaması ve çek bedelinin ödenmiş olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine talebinde bulunulduğu görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 30.07.2024 tarihli Faktoring Sözleşmesi kapsamında dava konusu çekin müvekkili şirket tarafından yasaya uygun şekilde temlik alındığını, müvekkilinin çekin iktisabında kötü niyet ve ağır kusuru bulunmadığını imzaların istiklali ilkesi uyarınca davacının çekten doğan borca ilişkin sorumluluğunun devam ettiğini, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu görülmektedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ...Bankası ... şubesine ait, ... seri nolu 25/09/2024 keşide tarihli ve 32.256,00-TL bedelli çekten kaynaklı menfi tespit davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve Mahkememizce 21/10/2025 tarihli ara karar ile dosyanın SMM ve faktoring uzmanı bilirkişilere tevdi ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davalı şirketin faktoring yükümlülükleri gereğince çek iktisabında kusurlu olup olmadığı 6361 kanun gereğince gerekli araştırma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 05/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu; ... Bankası ...Şubesine ait 25.09.2024 tarihli ... no.lu 32.256,00 TL bedelli çekin davacı ... tarafından... Ltd. Şti | lehine ne keşide edilmiş olduğu, çekin ... Şti., ...,..., ... ti. cirosu ile davalı ... A.Ş. ne verilmiş olduğu, Davalı ...A.Ş. ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında akdedilmiş olan 30.07.2024 tarihli Faktoring Sözleşmesi kapsamında; davalı faktoring şirketine temlik edilen fatura borçlusunun dava dışı .... Ltd. Şti. olduğu, fatura karşılığında davalı şirkete teslim edilen dava konusu 25.09.2024 tarihli 32.256,00 TL tutarlı çekin arka yüzünde fatura borçlusu şirket cirosu ile ...firmasına verildiği ve bu firma tarafından davalı faktöring şirketine teslim edildiği, buna göre dava konusu çekin faktoring işlemine konu edildiği, böylece faktoring sözleşmesi çerçevesinde dava konusu çekin düzgün ciro silsilesi ile davalı faktöring şirketine ulaştığının anlaşıldığı, Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında tespit edildiği üzere; Faktoring sözleşmesi çerçevesinde; dava konusu çeke ait faktöring işlemine istinaden, davalı faktöring şirketi tarafından dava dışı ... firmasına 30.07.2024 tarihinde 134.999,91 TL ödeme yapılmış olduğu, Davalı şirketin, faktoring sözleşmesi kapsamında dava dışı ... firmasından temlik almış olduğu fatura karşılığında, davalı şirkete teslim edilen dava konusu olmayan 100.000,00 TL ve 26.000,00 TL bedelli çeklerin tahsil edilmiş olduğu, dava konusu 25.09.2024 tarihli 32.256,00 TL bedelli çeke ilişkin tahsilat kaydı bulunmadığı, Davalı şirket tarafından incelemeye sunulan belgelerden; factoring işlemine konu edilen, davalı şirket tarafından temlik alınan 27.07.2024 tarih ... no.lu 270.894.-TL tutarlı faturanın Merkezi Fatura Kaydı Sistemine işlenmiş olduğu, faturanın durumu hakkında; “GIB den Doğrulandı” e “Refaktoring Yok” tespitleri ile fatura kontrolünün yapılmış olduğunun görüldüğü, Dava konusu 25.09.2024 tarihli 32.256,00 TL bedelli çekin otomatik onay ile istihbarat çalışmasının yapıldığının, davalı şirket tarafından beyan edilmiş olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. ..., K....tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava konusu çekteki imzalarının davacı tarafça sahteliği iddia edilmiş ise de imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzalarından birinin imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği bu nedenle davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında finansman sağlayan Tam Faktoring şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...esas ve ... karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek Tam Faktoring tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ... Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, Finansal Kurumlar Birliği ve Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bip iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması, aldırılan bilirkişi raporları ile de taraflar ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı yine davacı tarafça da şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı faktoring şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. Faktoring ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların faktoring işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının faktoring işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı faktoring şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 613,06-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 118,94-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 35.898,50-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2026
Katip ¸
Hakim ¸