İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/701 E. 2025/472 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/701
- Karar No
- 2025/472
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/701 Esas KARAR NO : 2025/472 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plaka numaralı araç ile ... A.Ş. sigortalısı ...'a ait ... plaka numaralı araç arasında 22/06/2023 tarihinde ... Yolu 18.300 Km' de ... önünde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kazanın gerçekleşme sebebi sigortalı aracın arka iki lastiğinin patlayarak yola savrularak, seyir halindeyken önüne çıkan lastiklere çarpması sonucunda olduğunu, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporu ve düzenlenen ekspertiz raporunda davacının kazadaki kusur oranı %0 olduğu, sigortalı araç tam kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen hasar nedeniyle araç tamir ettirilmiş olup tamir masrafları (16.346,48 TL) ... Anonim Şirketi tarafından karşılandığını, ancak kaza nedeniyle araçta değer kaybı da meydana geldiğini, meydana gelen değer kaybı talebiyle ... A.Ş.' ye 27.11.2023 tarihinde PTT aracılığıyla iadeli taahhütlü gönderi ile başvuru yapıldığını, fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı tutuğumuz belirtip, sigorta şirketi tarafından aracın değer kaybının hesaplanmasını, öncelikle tarafımıza bildirilmesi ve tarafımızca belirlenen meblağın uygun olduğu takdirde ödenmesi talep edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından neye göre hesaplandığı belli olmadığını, 2.500 TL gibi , fahiş oranda düşük bir bedel takdir edildiğini, 11.12.2023 tarihinde tarafımıza ödendiğini, sigorta şirketi tarafından belirlenen değer kaybını kesinlikle kabul etmediklerini, akabinde davalı sigorta şirketi aleyhine Ticari Dava Şartı Arabuluculuk yoluna başvurulmasına karşı yapılan görüşme sonucu anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkile ait ... plakalı araç ile ... A.Ş. sigortalısı ...’ a ait, kaza sırasında ... tarafından kullanılmakta olan ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında davalı sürücü %100 kusurlu olduğundan, sigorta şirketince yapılan 2.500 TL kısmi ödeme müvekkilin değer kaybını karşılamadığından, müvekkilin aracının uğradığı gerçek değer kaybının bilirkişi incelemesiyle tespitini, müvekkilin uğradığı değer kaybına karşılık şimdilik 1.000 TL'nin (HMK 107.md anlamında belirsiz alacak davası olmak, talep arttırım ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, aksi takdirde yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İlgili kazaya karışan ...plakalı araç davalı şirket tarafından 31.08.2022 - 31.08.2023 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu işbu sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, hasar tarihi itibariyle poliçe teminat limiti 120.000 TL olduğunu, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödendiğini, davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, araca yönelik yapılan değer kaybı ödemesinin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararına uygun şekilde “reel hesaplama yöntemi” ile belirlendiği, bu kapsamda 2.500 TL ödendiği, hasar kapsamında da toplam 17.496,25 TL ödeme yapıldığı ve böylece müvekkil sigorta şirketinin poliçe limitleri çerçevesindeki tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının yeterli bilgi ve belgelerle usule uygun başvuru yapmadığı, başvurunun eksik olduğu, değer kaybı talebinin açık ve öngörülebilir bir kalem olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağı, aracın daha önceki hasar geçmişinin araştırılması gerektiği, zararın henüz gerçekleşmediği ve dava konusu kazada sigortalı araca kusur atfedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın hem esastan hem de usulden reddi gerektiğini, ayrıca haksız fiil kapsamında sadece yasal faiz istenebileceği, ticari faiz uygulanamayacağını; sonuç olarak haksız ve dayanaktan yoksun olan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesi talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde 22/06/2023 tarihinde ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarptığını kazanın oluşumunda davacının kusurunun olmadığını, davacının aracında hasar oluştuğunu bu hasarın karşılandığını, araçta oluşan değer kaybı talebine istinaden davalı sigorta şirketi tarafından 11.12.2023 tarihinde 2.500,00 TL ödeme yapıldığını yapılan bu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek davacıya ait araçta oluşan gerçek değer kaybının tespit edilerek davalılardan alınmasını talep etmiştir. Davalı şirket, cevap dilekçesinde davacıya ait araçta ödemiş oldukları değer kaybı dışında değer kaybı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dosyada bulunan kaza tespit tutanağı incelendiğinde davalılardan ...'un ... plakalı aracın şöförü olduğu, aracın davalı ... adına kayıtlı olduğu ve aracın ZMMS sigortasının 31/08/2022-31/08/2023 tarihleri arasında davalı ... AŞ. Tarafından yapıldığı ve kazanın 22/06/2023 tarihinde sigortanın sorumlu olduğu tarih aralığında meydana geldiği anlaşılmıştır. ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davaya konu 22/06/2023 kaza tarihli hasar dosyası için müzekkere yazılmış gelen cevabi yazıların dosya arasına alındığı görülmüştür. Mahkememiz 21/03/2025 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın otomotiv bilirkişisi ...'e tevdi edilerek ; meydana gelen kaza sebebi ile davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı oluşmuş ise davacının davalılardan bu değer kaybını tazmin edip edemeyeceği hususunda tarafların kazada ki kusurları da irdelenerek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından sunulan 02.06.2025 tarihli raporda özetle; 2023 Haziran ayında Türkiye'de ikinci el 2012 model .. araçların fiyatları, ortalama hasarsız olarak 2. El piyasa değeri 674.725.00 TL olarak belirlendiğini, 2023 Haziran ayında Türkiye'de ikinci el 2012 model ... aracın eksper raporunda belirlenmiş hasarlı emsal 2. El piyasa değeri ise 645.250,00 TL olarak belirlendiğini, araçta 29,475,00 TL olarak değer kaybı belirlendiğini,... plakalı kamyonun sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/a maddesi ve ilgili diğer düzenlemelere aykırı eylemleri nedeniyle ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda herhangi bir ihmal veya kural ihlali bulunmadığı, dolayısıyla atfı kabil bir kusurunun olmadığı, Hasar oluştuğu aracın alt muhafaza, çamurluk davlumbazı, tampon ızgarası, tampon demiri alt bağlantı, ön panel, spoyler, ön tamponda hasar meydana geldiği ekspertiz raporunda tespitlerin sağlandığı ve değer kaybı varlığının söz konusu olduğu ve tazmin edilebileceği,22/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu park halindeki ... plakalı ... Şasi numaralı, 2012 Model yıllı, ... Model araçta meydana gelen araç değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibarıyla 29.475,00 TL (Yirmi Dokuz bin dörtyüz yetmişbeş Türk Lirası) olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir. Davacı vekilinin 30.06.2025 tarihli dilekçesi ile, talep artırım taleplerinin kabulü ile, 1.000 TL dava değeri ile belirsiz alacak davası olarak açılan davadaki değer kaybı tazminatı talebini, fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 25.975,00 TL arttırarak, toplamda 26.975,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden (22.06.2023) itibaren işleyecek faiziyle (davalı sigorta şirketi yönünden ticari, davalı şahıslar yönünden yasal faiziyle) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ettiği ve harcın ikmal edildiği görülmüştür. Kaza yapan ve onarılan bir aracın değerindeki düşüşe “araç değer kaybı” denilmektedir. Yargıtay, araç değer kaybını şu şekilde tanımlamaktadır; değer kaybı zararı, aracın olay tarihindeki hasar değeriyle hasarı giderildikten sonra (tamir edilmiş hali ile) edeceği değer arasındaki farktan ibarettir (..). Kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte, kazalı bir araçta hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır. Kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur. Kusur durumu gibi değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi incelemesini gerektirmektedir (HGK-K.2021/771). Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ve daha önce karışmış olduğu kaza da dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir (Y17HD-2017/10599). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E. ...K. Sayılı ilamında; “Değer kaybı zararı belirlenirken yapılması gereken, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 2. el değerinin belirlenmesi ve aracın tamir edilmesinden sonra, aracın yaşı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alındığında yine serbest piyasa koşullarında 2. el değerinde ne kadarlık bir azalma olacağının belirlenmesinden ibaret olduğu” Şeklinde belirtmiştir. Somut olayda, aldırılan denetime açık ve bilimsel rapora göre, davacının aracında kaza sebebiyle 29.475,00 TL değer kaybı oluştuğu ve kazanın oluşumunda davalı şirketin sigortalısı olan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Kazanın oluşumunda davacının kusuru olmaması ve davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması sebebiyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybından davalı ... araç sürücüsü olarak TBK 49, maddesi, aracın maliki olan davalı ...KTK 85. Maddesi ve aracın ZMMS sigortacısı davalı ... AŞ. İse KTK 97.maddesi gereği sorumlu olup, davacının aracında oluşan 29.475,00 TL değer kaybının 2.500,00 TL'si davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğinden davacının bakiye değer kaybı tazminatı 26.975,00 TL olup bu tutara sürücü ve araç maliki kaza tarihinden, sigorta şirketi ise temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebileceği kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile, 26.975,00 TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 22/06/2023 tarihinden, davalı ... AŞ'den 14/12/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile, 26.975,00 TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 22/06/2023 tarihinden, davalı ... AŞ'den 14/12/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.842,66-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 -TL harcın ve 450,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 965,06 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 450,00TL tamamlama harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 6.287,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 26.975,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne, diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 04/07/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır