İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/701 E. 2025/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/701
- Karar No
- 2025/294
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/701 Esas KARAR NO : 2025/294 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/08/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.01.2022 tarihinde müvekkilinin...plakalı araç içerisinde yolcu bulunduğu sırada tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, müvekkilinin bu kaza neticesinde yaralandığını, davalı sigortaya tazminat ödemesi için başvuru yapıldığı, davalı sigorta tarafından ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği ancak takip tarihinden sonra 500.000,00 TL ödeme yapıldığı, takip ferileri olan takip öncesi işlemiş faiz, vekalet ücreti ve takip masraflarının ödenmediğinden bahisle takip ferileri yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçe kapsamında tüm yükümlülüklerinin yerine getirildiği, davacının zararının karşılandığı, ödemenin ödeme emrinin tebliğinden önce yapıldığı, davacının takip ve dava öncesi usulüne uygun başvuru yapmadığı, icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava trafik kazası neticesinde uğranılan zararın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: -Kaza tutanağı, -Ödeme dekontları, -İzmir ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosya sureti, -Davalı sigortaya ait hasar dosyası, -... Sigorta A.Ş nin 08/01/2025 tarihli yazısı ve eki, -Sigorta bilirkişisi ...in 17/03/2025 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ...İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında trafik kazasından kaynaklanan alacağına istinaden 430.000,00 TL asıl alacak, 2.155,89 işlemiş faiz, olmak üzere toplam 432.155,89 TL alacak üzerinden 03/06/2024 tarihinde icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 10/06/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacının davalı tarafından takip tarihinden sonra asıl alacağın ödendiği, ferilerin ödenmediği, feriler yönünden takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın ferileri yönünden iptalini talep ettiği, davalının ise davacıya borcunun bulunmadığı, ödeme emrinin tebliği öncesinde borcun ödendiği ve davacının takip ve dava öncesi usulüne uygun başvurusunun bulunmadığını savunduğu, taraflar arasında davacının takip ferileri yönünden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın takip ferileri yönünden iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda uyuşmazlık olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından kaza ve hasara sebebiyet verdiği iddia olunan aracın zmms sigortacısı olarak davalıya husumet yöneltildiğinden mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre10/01/2022 tarihinde ... sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacı ... Dağ'ın yaralandığı, davacının bu yaralanması sebebi ile şikayetçi olmadığı, davacının İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu 07/05/2024 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre davacının %84 maluliyetinin bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce dosyanın sigorta nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 17/03/2025 tarihli raporunda, davacının 10/01/2022 tarihli kazada yaralandığı, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 23/06/2021 -23/06/2022 tarihleri arasında davalı sigorta nezdinde zmms poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle cismani zararlarda teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu, davacının 05/09/2023 tarihinde davalı sigortaya müracaat ettiği, davalı sigorta tarafından eksik evrak bildirimlerinin yapıldığı, en son eksikliğin davacı tarafından 17/05/2024 tarihinde tamamlandığı, buna göre davalının 30/05/2024 tarihinde temerrüde düştüğünden bahsedilebileceği, takibin 03/06/2024 tarihinde başlatıldığı, davalı sigorta tarafından aynı tarihte davacı hesabına 500.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının dava konusu kaza sebebiyle uğradığı zararın 7.746.336,45 TL olarak hesaplandığı, temerrüt tarihi olan 30/05/2024 tarihi ile takip tarihi olan 03/06/2024 tarihleri arasındaki dönem yönünden takip öncesi işlemiş faizin 322,50 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Davacının dava konusu takipte asıl alacağın davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce haricen ödendiği iddiası ile eldeki davada asıl alacak yönünden herhangi bir talepte bulunmaksızın bu alacağın ferilerine ilişkin olarak istemde bulunduğu, davacının dava dilekçesinde açıkça takipten sonra davadan önce yapılan söz konusu harici ödemenin TBK madde 100 uyarınca ferilerden mahsup talebinin bulunmadığı, davacının dava konusu edilen alacaklar yönünden iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunduğu, davacı tarafından dava konusu kaza sebebiyle davalının azami sorumluluğunun 430.000,00 TL olduğu değerlendirilmek suretiyle dava konusu takipte 430.000,00TL asıl alacak ve 2.155,89 TL takip öncesi işlemiş faiz talep edildiği, uyap evrak işlem kütüğüne göre takibin 03/06/2024 tarihinde saat 11:46'da başlatıldığı, davalı sigorta tarafından takip tarihi ile aynı gün olacak şekilde ancak takipten sonra 03/06/2024 günü saat 15:13'de kaza tarihi itibariyle azami teminat limiti olan 500.000,00 TL tutarda davacıya ödeme yapıldığı, ödeme emri tebligatı yapılmış olsun veya olmasın takip tarihi itibariyle davacının muaccel olan ve takip tarihinden sonra davalı tarafından haricen ödenen asıl alacağa ilişkin olarak davalıdan ayrıca icra vekalet ücreti, takip öncesi işlemiş faiz ve icra masraflarını talep edebileceği, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacının davalı sigortaya 04/07/2023 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalı sigorta tarafından davacıdan birçok kez eksik belge istenildiği, davacıdan en son belge istenilen tarihin 31/05/2024 olduğu, ancak yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca davacının ilk başvuru yaptığı tarih olan 04/07/2023 tarihi esas alınmak suretiyle davalı sigortanın temerrüt durumunun değerlendirilmesi gerektiği, buna göre davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonu olan 15/07/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının 15/07/2023-03/06/2024 tarihleri arasındaki dönem yönünden yasal faiz üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği, bu dönemde 15/07/2023-31/05/2024 tarihleri arasındaki dönemde yasal faiz oranının %9, 01/06/2024-03/06/2024 tarihleri arasındaki dönemde ise yasal faiz oranının %24 olduğu, mahkememizce resen yapılan hesaplamada talep edilebilecek takip öncesi yasal faizin 35.367,50 TL olarak hesaplandığı, dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre takip ile sıkı sıkıya bağlı kalınması gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen faiz talebinin mahkememizce resen yapılan hesaplamanın altında kaldığı, davacının dava dilekçesinde yapılan ödemenin takip ferilerinden mahsup talebi bulunmadığından bu alacaklara ilişkin mahkememizce bilirkişiden ayrıca ek rapor alınmasına lüzum görülmediği, icra müdürlüğünce infaz aşamasında mahkememiz hükmü doğrultusunda işlem yapılabileceği, buna göre 430.000,00 TL asıl alacağın ferileri ile 2.155,89 TL takip öncesi işlemiş faiz aslı ve ferileri yönünden davalı itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği, hükmedilen alacak takip ferilerine ilişkin olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceği ve davacının bu talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 430.000,00 TL asıl alacağın ferileri ve 2.155,89 TL takip öncesi işlemiş faiz aslı ve ferileri yönünden İPTALİNE, Davacının talebi olan 2.155,89 TL takip öncesi işlemiş faiz, 66.501,82 TL icra vekalet ücreti ve 565,20 TL takip masrafı olmak üzere toplam 69.222,91 TL 'yi aşmamak üzere kısmi ödemenin yapıldığı 03/06/2024 tarihine kadar işleyecek takip sonrası yasal faiz, takip öncesi işlemiş faiz aslı, icra vekalet ücreti ve diğer icra ferileri yönünden DEVAMINA, 2-Hüküm feri alacaklar ile ilgili tesis edildiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 4- Alınması gerekli 4.728,61 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.301,01 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 60,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 4.415,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025
Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA