İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/7 E. 2026/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/7
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/7 Esas KARAR NO : 2026/96

DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 01/11/2019 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numarası ile tescil başvurusunda bulunduğu ... numaralı tasarımlar ile Müvekkil itarafından yapılmış ve Türkiye de ilk kez kamuya sunulmuş ve üretilmiş (dikilmiş) tasarımlarının davalı ... tarafından üretim ve satışının yapıldığını, yine aynı davalıya ait olan .... ... satış sayfasında , ... adlı internet sayfasında da satışının yapıldığını, davacıya ait orijinal ürün örneği ile İhbar olunan ...'dan satın alınarak temin edilen taklit ürün örneğinin ... 1. FSHHM ... D. İŞ sayılı dosyasına ibraz edildiğini, Davalının "..." adresindeki iş yerinde ve yine davalıya ait "..." adlı instagram sitesinde ve ... adlı internet sitesinde keşif ve bilirkişi incelmemesi yapıldığını, ...D. İŞ sayılı delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, Ortalama olarak bir tasarımdan 2500 -3000 adet kesim üretim yapıldığını, Müvekkilin ürün başına üretim maliyeti ile satış fiyatı arasındaki fark ürün başına mahrum kalınan karı gösterdiğinden, Ürün başına kar ile 3000 üretim adedinin çarpılması halinde de mahrum kalınan karın hesaplanmasını,bu kapsamda Davalının davacıya ait ... nolu ETB'nin 5 ve 9 nolu formundaki ETB'lere tecavüzü nedeniyle SMK 151/2-a kapsamında şimdilik 1000 TL maddi 30.000 TL manevi tazminatın delil tespitini yapıldığı 09/09/2019 tarihinden işleyecek değişik orandaki ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili , tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulmasına, tedbire hükmedilmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 8.7.2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 47.382 TL olarak talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının talebi kendi beyanına göre davaya konu 3 ürün x 3.000 adet x ürün başına kar olduğuna ilişkin iddiasının dayanaksız olduğunu, Tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun hiçbir şekilde işbu davada esas alınamayacağını, davalının davacının iddia edildiği gibi her üründen farklı renklerde ve farklı bedenlerde binlerce ürün üretecek ne yeterli bir alt yapısı ne de ekonomik gücü bulunmadığını, ürünü satacak müşteri çevresine de sahip olmadığını, Davaya konu ürünlerin, hukuken koruma altına alınabilecek nitelikte birer tasarım olmadıklarını, ,dava konusu ürünlerin hiçbir yeniliğinin ve ayırt ediciliğinin bulunmadığı, Davacı tarafın haksız kazanç sağlamak adına ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, Bu sebeple açılmış davanın tüm talepler yönünden reddi gerektiğini beyan etmiştir. İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Dosya kapsamı itibari ile müteaddit kere rapor alınmış, alınan raporlar taraflara tebliğ edilerek beyan ve itirazları dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait iki adet tescilli, bir adet tescilsiz tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dosya incelendiğinde; davacıya ait iki adet tescilli, bir adet tescilsiz tasarıma davalı tarafça tecavüz edildiği iddiasıyla dava açılmasına rağmen, kaldırma ilamı öncesi Mahkememizce uyuşmazlık konusunun yalnızca tescilli tasarımlara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi olarak belirlendiği, hükmün sonuç kısmında yalnızca davalının davacıya ait tescilli tasarım hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verildiği, tescilsiz tasarımla ilgili bir hüküm kurulmadığı, hükmün gerekçe kısmında da tescilsiz tasarıma tecavüz edilip edilmediğine dair bir gerekçe yazılmadığı, ancak maddi tazminat belirlenirken üç tasarımın da hesaplamaya dahil edildiği, bu şekilde hem hükmün gerekçesinde, hem de gerekçe ile hükmün sonuç kısmı arasında çelişki olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda belirtili husus bam kaldırma ilamında "Bu durumun, HMK’nun 297/1-c maddesi uyarınca hükmün gerekçeli olarak yazılması, ayrıca 297/2. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen hükmün yer alması gerektiğine ilişkin usul kurallarına aykırı olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde kararı verilmiş olup Ve yine Bam ilamında "Ayrıca davacının hak iddia ettiği tescilsiz tasarımın ilk kez davacı tarafından kamuya sunulup sunulmadığı, ürünün ilk kez yayınlandığı belirtilen ...adlı ... sayfasının sahibi ile davacı arasında bir ilişki bulunup bulunmadığının da davacının tasarım üzerinde hak sahibi olup olmadığının tespiti için araştırılması gerekirken bu hususta hiç bir inceleme yapılmadığı, davacının bu tasarımla ilgili aktif taraf ehliyeti bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiği kanaatine varılmakla, taraf vekillerinin diğer istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmaksızın, HMK’nun 355. maddesi uyarınca resen tespit edilen eksiklikler nedeniyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dava şartlarının mahkemece araştırılması, hükmün gerekçesindeki ve gerekçe ile hükmün sonuç kısmındaki çelişkilerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. " şeklinde karar verilmiş olup; Bam ilamı kapsamında gerekli incelemeler yapılmış olup, iki adet tescilli tasarıma dayalı ikame edilen dava kapsamında herhangi bir kaldırma olmasa da mahkememizce bu konuda yeniden değerlendirme yapıldığı, Toplanan deliller ve bilirkişi kök ve ek raporu ile değişik iş dosyası kapsamında alınmış rapor içeriğine göre, davaya dayanak tasarımın davacıya ait tescilli tasarım olduğunun anlaşıldığı, tasarım için 5.3.2019 tarihinde başvuru yapıldığı ve bültende ise 9.4.2019 tarihinde yayınlandığı, davalı yanca ileri sürülen yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki itirazın davalı yanca ispat edilemediği, dolayısıyla Tespit ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan ve davacı adına koruma altında olan tasarıma dayalı olarak davacının dava açma hakkı bulunduğu, gerek kaldırma ilamı öncesi verilen mahkememiz kararı gerek alınan esas raporlar ve değişik iş dosyasında alınan raporlar ile davalı yanın yapılan incelemeler ile satmış olduğu ve ticari faaliyete konu ettiği ürünler ile davacı yana ait .... numaralı tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, bu hususun alınan rapor ile tartışmaya açık olmayacak şekilde saptandığı, tasarım hakkına tecavüzün husule geldiği anlaşılmakla davalının davacıya ait tescilli tasarım (.... numaralı tasarım) hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davacının dava konusu tasarımının (.... numaralı tasarım) davalı yanca üretiminin, satışının, önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Davacı yan ayrıca tescilsiz tasarıma dayalı olarak dava ikame etmiş ise de, bu kapsamda kaldırma ilamı öncesinde mahkememizce karar verilmediği, Bam kaldırma ilamının da bu hususa dayandığı mahkememizce bu kapsamda inceleme yapıldığı, Dosya kapsamı incelendiğinde ihtilafın esas noktasının sevvalgiyim adlı instagram sayfasında yayınlanan ürünün davacıdan alınıp alınmadığı ve ürünün sahibinin davacı olup olmadığının belirlenmesi olduğu, bu hususun tespiti amacı ile davacı yana 2 hafta kesin süre verilerek ...(...) ve ... şirketlerinin aktif açık adres bilgilerini sunmasının istenilmesine, bilgi verilmesi halinde her iki yere de ayrı ayrı en son alınan ek rapor ekli müzekkere yazılarak ; ek raporda 9 ve 10. Sayfada görseli yer alan tescilsiz tasarım ürünün tasarım sahibinin kim olduğu, kimden alındığı ve iş bu ürünün alış ve satışını gösterir mali kayıtların sunulması ve sevvalgiyim isimli instagram sayfasının kime ait olduğuna dair gerekli bilgi ve belgelerin istenilmesine, davacı vekiline elden takip yetkisi verilmesine şeklinde karar verilmiş olup, yapılan incelemeler ve taraflara verilen kesin ve ihtaratlı kesin sürelere rağmen yazılan müzekkerelerden bir netice alınamadığı, davacı yanca her ne kadar fatura ve ekstre sunulmuş ise de, sunulu faturaların sadece davacı ile dava dışı kişiler arasındaki ticari alışverişi ispatladığı ancak doğrudan dava konusu ürün üzerinde hak sahipliğinin davacaya ait olup olmadığının ispatına imkan sağlayacak veri sunmadığı zira sunulu fatura ve ekstrelerin iş bu dava konusu tescilsiz tasarımı ihtiva ettiğinin anlaşılamadığı bu durumda yapılan araştırmalara rağmen davacı yanın tescilsiz tasarıma dayalı olarak hak sahipliğini ispatlayamadığı anlaşılmakla tescilsiz tasarıma dayalı tecavüz davasının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili her ne kadar haksız rekabete dayalı olarak da talepte bulunmuş ise de, tescilli tasarıma dayalı olarak tecavüz davasının kabulüne karar verildiği, verilen karar ile davacı yan SMK kapsamında koruma elde etmiş olup aynı tasarımlara ilişkin ayrıca haksız rekabet hükümleri kapsamında koruma sağlamaya yönelik istemin kümülatif korumanın mümkün olmaması sebebi yerinde olmadığı, tescilsiz tasarıma dayalı olarak da davacının hak sahipliğini ispatlayamadığı için bu tasarım yönünden haksız rekabet kapsamında da talepte bulunması mümkün olmayıp anılı sebeplerle haksız rekabete dayalı davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın SMK’nun 151/2-a maddesi uyarınca hesaplama yapılmasını talep ettiği, dosya kapsamında toplanan delillere göre ve mali inceleme kayıtlarına göre davalının tecavüze konu ürünlerden kaç adet sattığının ve bu ürünlerin satışından ne miktarda kar elde ettiğinin tespit edilemediği, davacının da dayanak tasarımdan ne kadar satış yaptığına dair hiçbir delil sunmadığı, bu durumda tasarımın kullanıldığı süre, tasarımın niteliği, ihlalin boyutu gözetilerek TBK'nın 50. maddesi uyarınca, bir tazminata hükmedilmesi gereklidir. Her ne kadar davacı yan dilekçesinde Ürün başına kar ile 3000 üretim adedinin çarpılması halinde de mahrum kalınan karın hesaplanmasını talep etmiş ise de; Davacının bu talebinin kabul görmesi için muhtemel kazanç kaybının oluşması için davacı şirketin büyüklüğü, çalışan sayısı, ödenmiş sermayesi, cirosu, karı, yurt çapında ve yurt dışında sahip olduğu dağıtım kanalları, şubeleri, bayilikleri, servis ağı, ödediği vergi, ihraç miktarları, piyasasına hakimiyeti , ticari defter ve belgelerinde bu tasarım ile yaptığı siparişler, sattığı ürünleri ispat etmesi gerekirken bu yönde hiçbir delil sunmadığı ancak buna rağmen bilirkişilerden farazi ihtimale dayalı olarak hesaplama yapılmasını talep ettiği, bilirkişilerinde farazi olarak davacı beyanına göre bir inceleme yaptığı ve 300 adet üretim yapılabileceğini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Oysa bilindiği üzere tazminat hukukuna egemen olan görüş sebebsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde bir tazminat belirlenmesidir. Farazi ihtimallere göre üretim adedi belirlenemez ,bu şekilde bir belirleme genel hukuk ilkelerine aykırıdır. Mahkememizin ihtisas mahkemesi olması dolayısıyla her yıl /dönem tekstil sektörünün yani sezon itibarıyla rağbet gören ve satışı yapılan ürün modellerinin farklılık gösterdiği, hatta iklimin dahi ürünler üzerinde satışa doğrudan etkisinin bulunduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bir önceki dönem daha çok satılabilen tescilli yada tescilsiz bir tasarım ürününün diğer dönem de aynı hızla ve sayıda satılması her sezonun (yılın) modası, rengi ve trendi farklılık gösterdiğinden, tüketicinin içinde bulunduğu ekonomik ortam dahi satış rakamlarını etkilemektedir. Davacının farazi kesim ve dikim üretimleri ancak sektörde bir çok kişinin peşin ve iş garantisi olarak çalıştığı yurtdışında dahi şubeleri olan tanınmış firmalarda dahi söz konusu değilken gerek davacı gerekse davalının küçük çaplı işletmeler niteliğinde oldukları, gelen mali kayıtlarından anlaşıldığı , bilirkişi raporunda da davalının her model için 3000 adet üretim yapabilecek kapasite olmadığının belirtildiği, davacının farazi ihtimale göre bir tazminat hesabının yapılmasını talep etmesinin tazminat hukuku ilkelerine aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı anlaşılmıştır Hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği (TBK m.51/I); özellikle uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi (TBK m.50/II) gerekmektedir. Davalı eyleminin devam ettiği süre, elde ettiği gelir, tasarımın bilinirliği, gücü, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların dosyaya yansıyan mali durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile kusurun ağırlığı, tasarımın ekonomik önemi, tasarım hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi (davaya dayanak tasarım için 5.3.2019 tarihinde başvuru yapıldığı ve Türk Patent ve Marka kurumunun resmi bülteninde ise 9.4.2019 tarihinde yayınlandığı, delil tespitinin ise 3.9.2019 tarihinde talep edildiği ve tespitin ise işyerinde 9.9.2019 tarihinde yapıldığı ve dolayısıyla ihlal için 5 aylık sürenin dikkate alınmasının gerektiği) başka firmalara üretim lisansı verildiğine, tasarımın çok tutulan , trend olmuş bir tasarım olduğu yönünde de belge sunulmadığı dolayısıyla TBK'nın m.50/II.maddesi hükümleri gözetilerek, maddi tazminatı SMK 151/2-a kapsamında 1.684,48 TL olarak belirlenmesi hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmıştır. . Zira davacı delil tespit dosyasına sunduğu 2.9.2019 tarihli fatura da 3 elbise için 200, 250 TL ve 260 TL olarak fatura bedeli belirlenerek fatura kesildiği anlaşılmış olup, toplamda 48 adet ürün tespit edildiği ancak bu ele geçen ürünlerden kaç adet satıldığının tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Davacı SMK 151/2-a kapsamında talepte bulunmaktadır. Daha önce sunulu faturada 3 adet elbise için toplamda 710 TL ödendiği görülmektedir. 710 TL satıcının net karı olmayıp, bu bedel üzerinden işçilik , vergi ve genel işletme giderleri de düşülecektir. Bu durumda da kar birimi mali kayıtlara göre bilirkişi raporunda denetime uygun şekilde 52.64 TL olarak belirlenmiş olup, 48 ürünün tamamının satılması faraziyesine göre dahi ancak 2.526.72 TL kar elde edilebileceğinden, kaldırma ilamı öncesi yapılan tespit ve değerlendirmelerde dava 2 tescilli(...- 5 ve 9 numaralı tasarım) 1 tescilsiz tasarıma dayandığından 2/3'ünün( tescilsiz tasarıma dayalı istemin reddine karar verilmiştir) baz alınması gerekliliği kanaatiyle davacının ancak 2.526,72x2/3=1.684,48 TL'yi maddi tazminat olarak talep edilebileceği anlaşılmıştır. Davacının talep artırım dilekçesindeki bedel farazi ihtimale dayalı olarak talep edildiğinden sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından ve ispat hukuku kurallarına göre ispat edilemediğinden , fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının tasarıma tecavüzü sonucu, davacı tasarım sahibinin piyasada edindiği manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar , davalının basiretli tacir gibi davranmayarak, gerekli izni almaksızın davacı tasarımını kullanması davacı adına tescilli tasarımı ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam etmesi kusurlu bir davranış olup, izinsiz olarak davacıya ait tasarımın kullanılması suretiyle oluşan haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği sonucuna ulaşılmış bu nedenle tarafların sosyo ekonomik durumları ve manevi tazminat ile elde edilebilecek manevi tatmin, gözetilerek 5.000- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, maddi ve manevi tazminatta fazlaya dair istemlerin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; -Davalının davacıya ait tescilli tasarım (..... numaralı tasarım) hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, -Tescilsiz tasarıma dayalı tecavüz davasının REDDİNE, -Haksız rekabete dayalı davanın REDDİNE, -Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi vesomut olayın özelliklerine göre 1.684,48 TL madditazminatın 9.9.2019tarihinden itibaren değişir oranlıticarifaiz ile davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -5.000 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 9.9.2019 tarihinden itibaren değişir oranlıticarifaiz ile davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davacının dava konusu tasarımının (...- 5 ve 9 numaralı tasarım) davalı yanca üretiminin, satışının, önlenmesine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 2- Davalı yandan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, davacının yatırdığı peşin ve ıslah harç toplamından(1.322,41 TL) mahsubu ile fazla yatırılan 590,41 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, davalı yandan alınması gerekip de davacı yanın yatırdığı peşin ve ıslah harcı toplamına mahsubu yapılan karar ve ilam harcı tutarı olan 732,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Kabule konu tescilli tasarıma tecavüz davası yönünden yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabule konu Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.684,48 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Red edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca( 13/3) 1.684,48 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 2024/29 Esas sayılı kararı gereğince davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7- Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Redde konu tescilsiz tasarıma dayalı dava yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Redde konu haksız rekabete dayalı dava yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan kaldırma ilamı öncesi ve sonrası yapılan başvuru harcı, tebligat , posta masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.230,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 2/3'ü olan 4.820,00 TL olan kısmının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 1/3'ü olan 100,00 TL olan kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/7, K. 2026/96, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-7-e-2026-96-k-ef6e705a315b