İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/681 E. 2025/784 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/681
Karar No
2025/784
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/681 KARAR NO : 2025/784

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ----- plakalı aracını müvekkili ----- Şirketi'ne 02/06/2022-02/06/2023 tarihlerinde geçerli olmak üzere ------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortası himayesine aldığını, 26.07.2022 tarihinde davalı ------ plakalı araç sürücüsü -----, dava dışı ------- plakalı aracın geçişini farketmemesi üzerine açılan kapı nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün KTK md. 58 uyarınca kural ihlali yaptığını, hasar dosya evrakları ve kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere davalıya sigortalı aracın sürücüsünün sadece dış ülke sürücü belgesi bulunduğunu, yine ilgili sürücünün yetersiz ehliyete sahip olduğu eksper raporu ile de sabit olduğunu, dava dışı araç sürücüsünün kusuruyla maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermesi ile birlikte meydana gelen kazada ehliyetsiz araç kullanması nedeni ile rücu gerekçesini oluşturduğunu, kaza nedeniyle 7.598,83-TL tutarında maddi hasar ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkilinin rücu hakkı kaynağını halefiyet ilkesinden aldığını, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkını kullanarak zarar sorumlusuna rücu ettiğini, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında başvuru yapılmışsa da bu süreç görüşme sonunda anlaşamama olarak sonuçlandığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin maliki olduğu ----- plakalı aracın davacı ----- Şirketi nezdinde 02/06/2022-02/06/2023 tarih aralığı için ------ poliçe numarası ile sigortalandığını, müvekkil şirketin maliki olduğu ------ plakalı aracın kiracısı/sürücüsü 26.07.2022 tarihinde dava dışı-------plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza akabinde davacı şirket tarafından kanun ve poliçe gereği tazminat yükümlüğünün vuku bulduğunu ve ödendiğini, gelinen noktada davacı yanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4-b maddesine dayanarak sürücünün ehliyetsiz olduğu iddiası ile ödemiş olduğu tazminat tutarını müvekkili şirkete rücu etmek istediğini, davacı yanın rücu hakkının doğmadığını, müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün geçerli bir sürücü belgesine sahip olduğunu beyanla; davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile ödenen hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan -----. İcra Müdürlüğünün ------- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,------- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlular aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği; borçlular tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Kusur yönünden değerlendirme: ---- plakalı araçtaki otomobil sürücüsü ------ kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurunun olduğu, ------ plakalı aracın sürücüsü ------- söz konusu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araç hasar bedeli KDV dahil 8.966,62 TL olduğu, ------ Şirketi, -----plakalı sigortalısı aracın trafik sigortası kapsamında ----- plakalı araç için ------- hesabına 7.598,83 TL ödemiş olduğu, ------ sürücü belgesi yönünden yönetmeliğe aykırı herhangi bir husus bulunmaması nedeniyle sigorta şirketinin hasar bedelini rücu edemeyeceği," şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ----- sayılı ------- Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" düzenlenmiş, “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda davacı sigorta şirketi davalıya ait aracın ZMM sigortacısı olup 26/07/2022 tarihinde meydana gelen kazada sigortalısı olan aracın sürücüsünün geçerli ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle dava dışı zarar görene ödediği tazminatı sigortalı davalıya rücu etmek istemektedir. Burada zararın teminat dışı kaldığını ispat yükü davacı sigortacı üzerindedir. Dava dışı araç sürücüsü ----- ' Makamlarınca düzenlenmiş ehliyeti yok ise de ------- makamları tarafından düzenlenmiş ehliyeti bulunmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği 88. maddesine göre: (Başlığı ile birlikte değişik:-----İlgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere, dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir: a) Türk vatandaşlarının dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla 2 yıl süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı aydan fazla ülkemizde bulunanların, araç kullanırken sürücü belgelerinin dış temsilcilikler veya noter tarafından onaylanmış Türkçe tercümelerini sürücü belgesi ile birlikte yanlarında bulundurmaları zorunludur. 3) İki yılın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur. b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur. İlgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin, ülkemiz sürücü belgeleri ile değiştirilmesine ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir: a) Müracaat herhangi bir nüfus müdürlüğüne yapılabilir. b) Müracaat sırasında ibraz edilmesi zorunlu olan bilgi ve belgeler Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenir. Hükmünü içermektedir. Emsal nitelikteki ----- Hukuk Dairesinin ----- Esas ve ------- Karar sayılı kararında; "...Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88.maddesinin A.bendinde "Türk vatandaşları ile ilgili kanunlar ile ikili ve açık taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler, dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk plakalı araçları sürebilirler" denildikten sonra aynı maddenin B bendinde "yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının, ilgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri halinde yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı aranmadan karşılığı veya dengi olan sürücü belgeleri ile değiştirilir. Ancak, Türk vatandaşları yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirinceye kadar araç kullanamazlar" hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yönetmeliğin ilgili maddelerinde; Türk vatandaşlarının yurda dönüşlerinden bahsedilmiş olup, kesin dönüş yapmaları yönünde açıklık bulunmasa da; konu ile ilgili İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 8.2.1996 tarih ve - sayılı genelgesinde "Yabancı sürücü belgesine sahip Türk vatandaşlarının kesin dönüş yaptıkları tarihten itibaren 1 yıl içinde sürücü belgelerini tebdil ettirmelerini sağlamak amacıyla trafik kontrollerinde gerekli ikaz ve uyarıların yapılacağı, kesin dönüş süresi 1 yılı geçenlerden yabancı sürücü belgesi ile araç kullananlara 2918 sayılı KTK'nun 47/1-d maddesinden ceza uygulanacağı ve bu sürücü belgeleriyle araç kullandırılmayacağı" belirtilmek suretiyle "Türk vatandaşlarının yurda kesin dönüş yapmaları halinde, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde yabancı ülkeden aldıkları sürücü belgelerini değiştirmelerinin gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmuştur.Dairemizin bozma ilamında Karayolları Trafik Kanunu’nun 40 ve Yönetmeliğin 88. Maddeleri uyarınca gerekli inceleme yapılarak kaza tarihinden önce davalının yurda kesin dönüş yapıp yapmadığı ve kaza tarihi itibariyle üzerinden 1 yıl sürenin geçip geçmediği araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. İlçe Emniyet Müdürlüğü 14.11.2012 tarihli müzekkere cevaplarında davalının 02.02.2006 tarihinde ülkeye giriş yaptığı ve daha sonra çıkış yapmadığını bildirmiştir. Davaya konu trafik kazası 16.6.2009 tarihinde gerçekleşmiş olduğuna ve emniyet cevabına göre davalının 02.02.2006 tarihinden itibaren ülkeden çıkış yapmadığına, ayrıca davalı tarafından yurt dışında yaşamaya devam ettiğine dair bir delil de ileri sürülmediğine göre KTK nun 40 ve Yönetmeliğin 88. maddesi gereğince işin esasına girilip inceleme yapılıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi..." belirlemesinde bulunulmuştur. Yukarıda son hali gösterildiği gibi Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88. maddesi 5/6/2020 tarihli ----- Gazete'de yayınlanan 31146 sayılı Yasa ile değişmiştir. Değişikliğe göre Türk vatandaşları yabancı ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla 2 yıl süreyle araç kullanılabilir. ( ---- BAM -----HD. -----Sayılı Kararı)Eldeki davada dava dışı sürücünün ------ makamlarınca verilmiş geçerli ehliyetnamesi ile ülkemize giriş yaptığı tarihten itibaren araç kullanabileceği anlaşılmış olup dava dışı sürücünün 2022 yılı içindeki yurda giriş çıkış tarihleri celp edilmiş ve 2022 yılında 8 gün, 12 gün, 34 gün ve 19 gün olmak üzere 4 ayrı giriş çıkışının bulunduğu, bu sürelerin yukarıda belirtilen süreleri aşmadığı anlaşıldığından davacının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesine göre ehliyetsilik sebebiyle sigortalıya rücu şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile artan 187,80-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 11.348,29-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/681, K. 2025/784, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-681-e-2025-784-k-3d9cbdba16d6