İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/676 E. 2025/603 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/676
Karar No
2025/603
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/676 ESAS KARAR NO : 2025/603 KARAR DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/08/2024 KARAR TARİHİ: 25/06/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tavuk ve tavuk ürünleri alım satımı işi ile uğraştığını, davalı ile müvekkili arasında faturaya dayalı olarak satım işlemleri yapıldığını, taraflar arasında devam eden ticari ilişki çerçevesinde müvekkili tarafından 11/04/2023, 20/04/2023, ve 13/05/2023 tarihli 3 adet fatura bedeli 4.482,82-tl ödenmediğini, davalının gıda işi yapan işletme sahibi olup söz konusu faturalar karşılığında müvekkilinden tavuk ve tavuk ürünleri satın aldığını, davalı tarafın satın alarak teslim aldığı mallara ilişkin fatura bedellerinin ödemediğini, ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının borcu ödemediğini, takibe de itiraz ederek icra takibini sürüncemede bıraktığını, açıkladığı sebeplerle; Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı icra dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın tahsilini, davalı yan hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Bilirkişi Raporu: Bilirkişi... tarafından 03/06/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; dava dosyasındaki belgelerle, Sayın Mahkemenin tarafımıza vermiş olduğu görev ve yetki çerçevesinde yapılan ve inceleme tespitler raporun önceki sayfalarında ayrıntıları ile belirtildiği, Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... Vergi Sicil no'lu mükellefi ... Tavukçuluk Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ' ne ait 2023-2024 yılları ticari defterler, kayıtlar ile dayanağı belgeler üzerinden yapılan inceleme ve tespitlerin değerlendirildiği, Davacı ... Tavukçuluk Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait 2023-2024 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin e-defter uygulamasına tabi olduğu anlaşılmakla berat belgeleri raporumuz ek'inde sunulmuş olup neticesinde davacı şirkete ait ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı şirketin 2023-2024 yılları muhasebe kayıtlarında davalı şirkete ait muavin kayıtları raporda sunulmuş olup incelendiğinde, ... ana hesabı altında 120.01.902 ... Yemek İmalatı Dağ. Paz. Otom. Gıd. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. alt hesabında kaydedilerek izlendiği, Taraflar arasında ticari ilişkinin 11/04/2023 tarihinden itbaren gelmekte olduğu muavin hesap kayıtlarından anlaşıldığı, yukarıda muavin hesap dokümanından görüleceği üzere, davacı tarafından davalı şirkete 3 adet faturalar ile toplam 4.482,82 TL tutarında e-faturalar düzenlemek suretiyle bedellerin hesabına borç kaydedilmiş olduğu, 13/05/2023 tarihi itibariyle davalının davacıya 4.482,82 TL borçlu gözüktüğü, 31/12/2023 tarihine kadar davalı tarafından herhangi bir ödemenin hesapta görülmediği, neticesinde davacının 31/12/2023 tarihli, 465 nolu yevmiye bolu kapanış maddesi kaydı ile 4.482,82 TL alacağının 2024 yılına devrettirildiği, Davalı şirkete ait ticari defterler incelemeye sunulmadığından herhangi bir inceleme ve tespit yapılmadığı, Mahkeme'nin davacının talebi gibi itirazın iptali ile icra takibinin devamı yönünde hüküm takipte İşlemiş Faiz talebi bulunduğu, 5.512,74 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ancak icra dosyası dosya içerisinde bulunmadığından başka herhangi bir faiz hesaplaması ve değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir. Dava; Faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır. HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü mevcuttur. İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.) İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.) İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (Umar; İspat Yükü, sf. 3) İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.) Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "Davacıya, davalıya 3 adet fatura ile KDV dahil toplam 4.482,82 TL tutarında fatura düzenlendiği, Davalının davacıya ödeme yapmadığı, Davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.482,82 TL alacaklı olduğu," tespit edilmiştir. HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapılmasına rağmen davalı defterlerinin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmaması durumunda davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebileceği yönünde davalı tarafa ihtarat yapıldığı, davacının ticari ilişkiyi ve hizmetin verildiğini ispat ettiği, hizmetin verilmediğini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalı tarafça hizmetin verilmediğine ilişkin aksini ispata yarayacak süresinde cevap dilekçesi ve delil sunulmadığı, davacının ticari ilişkiyi ve hizmetin verildiğini ispat ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirilmiş, Davacı ...Tavukçuluk Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait 2023-2024 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı şirketin 2023-2024 yılları muhasebe kayıtlarında davalı şirkete ait muavin kayıtları raporda sunulmuş olup incelendiğinde, 120 ALICILAR ana hesabı altında 120.01.902... Yemek İmalatı Dağ. Paz. Otom. Gıd. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. alt hesabında kaydedilerek izlendiği, Taraflar arasında ticari ilişkinin 11/04/2023 tarihinden itbaren gelmekte olduğu muavin hesap kayıtlarından anlaşıldığı, yukarıda muavin hesap dokümanından görüleceği üzere, davacı tarafından davalı şirkete 3 adet faturalar ile toplam 4.482,82 TL tutarında e-faturalar düzenlemek suretiyle bedellerin hesabına borç kaydedilmiş olduğu, bilirkişi tarafından icra dosyası dosya arasında olmadığı beyan edilerek faiz hesaplaması yapılmamış ise de usul ekonomisi gereği ek rapor aldırılmamış ve takip talebinde belirtilen oran üzerinden faiz hesabı yapılmış, Mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşeceğinden, bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterli olduğundan, faturayı davalının kabul ettiği tarihten 30 gün sonunda davalının temerrüde düşmüş sayıldığından bu tarihlerden( 3 fatura yönünden ayrı ayrı 2.805,49 Tl lik fatura yönünden 10/05/2023 tarihinden itibaren takip tarihine kadar605,74 TL faiz, 748,33 TL lik fatura yönünden 19/05/2023 tarihinden takip tarihine kadar159,59 Tl faiz ve 929 TL lik fatura yönünden12/06/2023 tarihinden takip tarihine kadar 191,55 TL faiz olmak üzere takipte talep edilen reeskont avans faiz hesabı tutarında yapılan hesaba göre toplam 956,88 TL faiz olmak üzere toplam 5.439,00 TL davacının davaya konu takip nedeniyle davalıdan alacaklı olduğuna kanaat edilmiş, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş, iş bu dava sebebiyle davacı yanca yapılan tüm yargılama giderleri ile davalının yapmış olduğu yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davalı üzerinde bırakılmış ve davacı yararına vekalet ücreti takdir olunmuştur. 2004 sayılı İİK.'nın 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK. 13/12/1967 Tarih, 9/1344-615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-İzmir 7. İcra Müdürlüğü' nün 2024/2108 E. sayılı dosyasında davalının; 4.482,12 TL asıl alacak ve 956,88 TL faizden oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, Takibin takipte talep edilen şartlar altında devamına, 2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan toplam alacak 4.482,12 TL nin %20 si oranında 896,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 5.439,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 3.551,85-TL'lik kısmının davalıdan, 48,15-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 620,00-TL davetiye ve posta gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 4.120,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 4.064,89-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 4.920,09-TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/06/2025

Katip... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/676, K. 2025/603, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-676-e-2025-603-k-ef5a4f0df256