İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/659 E. 2025/754 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/659
Karar No
2025/754
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/659 Esas KARAR NO : 2025/754

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.11.2022 tarihinde saat 08:30 sıralarında müvekkili tarafından uzun süreli kiralanmış olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile beyana göre .. istikametinde sağ şeritte seyir halinde iken önünde iki şeritli yolda ortalayarak seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı... Firmasına ait şehirlerarası otobüsün yapılan selektör uyarısı ile sağ şeride geçmesi ile ... plaka sayılı aracın sollama yapar iken birden ... plaka sayılı otobüsün sola manevra yapması ile ... plaka sayılı aracın sağ ön çamurluk kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, karşı taraf sürücünün KTK Madde 56 kapsamında asli kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkili aracının değer kaybına uğramış olduğunu, işleten sıfatına sahip olan davalının da müvekkili zararından sorumlu olduğunu, bu vs. nedenler fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak 50,00 TL nin kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu dosya kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmuş olduğu ve davanın derdest olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığını, delillerin müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu ,başvuru şartlarının yerine getirilmemiş olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ,hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, kusur incelemesi yapılması gerektiğini ,müvekkilin sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava ve davalı ... Sigorta tarafından sunulan cevap dilekçesi incelendiğinde davacı tarafça değer kaybına ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu ...sayılı dosyasının açılmış olduğunu, bu nedenle öncelikle derdestlik itirazlarının mevcut olduğunu, ava dilekçesi ekinde sunulan deliller arasında 23.06.2023 tarihli "... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğüne" başlıklı belge bulunmakta olduğunu, davacı tarafça düzenlenen bu belgenin açıklama kısmı 3. maddesinde; aracın değer kaybının tespiti için bilirkişi raporu alındığı ve söz konusu rapor uyarınca araçta meydana gelen değer kaybının 54.000,00-TL olduğunun belirtildiğini, dava dilekçesinde davanın "belirsiz alacak davası" olarak açıldığını, ancak HMK md. 107 "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü ihtiva ettiğini, davacı tarafça hesaplama yaptırıldığı, araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının net olarak belirlendiğini, dava tarihi olan 25.10.2024 itibariyle iddia edilen değer kaybı belirsiz olmaktan çıktığını, bu durumda belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, hukuki yarar yokluğu nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının belirsiz olduğunu, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, bu nedenle iddia edilen değer kaybından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, meydana gelen kazada aracın değer kaybının olup olmadığı, aynı aksam ve parçalardan daha önce kaza geçirip geçirmediğinin araştırılması gerektiğini, bu bakımdan öncelikle geçmiş kaza ve hasar kayıtlarının celp edilerek bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde asıl alacak ile birlikte kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi talep edildiğini, ancak asıl alacağın kabulü halinde dahi yasal faiz uygulanması gerekmekte olduğunu, diğer taraftan faiz ancak temerrüt ile işlemeye başlayacağından dava tarihinden itibaren itibaren faiz yürütülebileceğini, bu nedenle faize ilişkin taleplerin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 23/06/2025 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Taraflarınca başlangıçta 50,00-TL olarak talep edilen değer kaybına ilişkin alacaklarını bilirkişi raporu doğrultusunda 17.550,00-TL arttırarak toplam 17.600,00-TL olarak talep ettiklerini ve arttırılan bedele dair harcı tamamladıklarını, müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zarar olan 17.600,00-TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... plaka sayılı aracın hasar bilgisi, eksper rapor bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi, ... 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ... Sigorta Anonim Şirketi'nin...nolu hasar dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... sayılı dosya kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Uyuşmazlık, 18.11.2022 tarihli trafik kazasına ilişkin davacının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın değer kaybının karşı araç sürücüsü, işleteni ve sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut uyuşmazlıkta, 18.11.2022 tarihinde saat 08:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken önünde iki şeritli yolda ortalayarak seyir halinde olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı davalı ... Firmasına ait şehirlerarası otobüsün yapılan selektör uyarısı ile sağ şeride geçmesi ile ... plaka sayılı aracın sollama yaparken birden ... plaka sayılı otobüsün sola manevra yapması ile ... plaka sayılı aracın sağ ön çamurluk kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusur Durumuna İlişkin; Dava konusu olaya ilişkin tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... 'nin meskun mahalde trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili seyir halindeyken yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, ve seyir halinde iken kendi şeridinde bulunması ve şerit değiştirmesi / manevra yapması gerektiğinde aracının teknik özelliklerini, büyüklüğünü, yol durumu ile trafik akışını dikkate alarak arkadan gelmekte olan araçların konumunu, yakınlık uzaklık durumunu aynalar marifetiyle takip edip gerekli tedbirleri aldıktan sonra şerit değiştirmesi/ manevra yapması gerekirken dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hatalı sola manevra/ şerit değiştirme ile sebebiyet vermiş olduğu kazada tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında toplanan deliller ile uyumlu olduğu, bu itibarla davalı araç sürücüsü, işleteni ve 05.07.2023-05.07.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere araç başına maddi hasar limiti 100.000,00-TL ile sınırlı trafik sigortacısının meydana gelen zararın tamamından sorumlu oldukları değerlendirilmiştir. Davalıların Sorumluluğuna İlişkin; Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, zarar gören zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar, ... Esas ... Karar). 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle ve sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup sorumluluk esasında aralarında bir öncelik ilişkisinin bulunmadığı, zarar görenin sorumluların herhangi birinden zararının tamamını talep edebileceği gibi müteselsil sorumluluk ilkesi uyarınca talepte de bulunabileceği, bu nedenle davalı ... araç sürücüsü ve ... Limited Şirketi araç işleteni olduğundan meydana gelen zarardan zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ...Anonim Şirketiyle birlikte davacının talepleri yönünden sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir. Değer Kaybı Hesabına İlişkin; Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ...rar) kabul edilmektedir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacıya ait otomobilin kaza öncesi hasarsız ikinci el rayiç değerinin 700.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarılmış ikinci el rayiç değerinin 682.400,00-TL olduğu, bu durumda meydana gelen değer kaybının 17.600,00-TL olduğu, %100kusur oranına göre talep edilebilecek değer kaybı zararının 17.600,00-TL olduğu kabul edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamına İlişkin; Dosya kapsamında davalı tarafından meydana gelen trafik kazasıyla ilgili haksız eylem faili olan davalı ... ve araç işleteni şirket yönünden herhangi bir ihtar ya da ihbara gerek olmaksızın haksız eylem tarihinde temerrüdün gerçekleşeceği, sigorta şirketi yönünden ise başvurudan sekiz iş günü sonrası itibariyle temerrüt şartlarının oluşacağı, buna göre davalı...Şirketi'nden haksız eylem tarihi olan 18.11.2022 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise başvuru tarihi olan 23.06.2023 tarihinden sekiz iş günü sonrası olan temerrüt tarihi olan 13.07.2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, olay trafik kazası olup haksız eylemden kaynaklanması nedeniyle yasal faize hükmetmek gerektiği anlaşılmış, yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ceza kovuşturmasında alınan rapor ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KABULÜ ile, 1-Değer kaybı bedeli olan 17.600,00-TL'nin davalılar ... ve ... Şirketi'nden haksız eylem tarihi olan 18.11.2022 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 13.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak -davalı ... Şirketi poliçe limiti olan 100.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davacı... Şirketi'ne verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri (17.600,00-TL) üzerinden alınması gereken 1.202,26-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60-TL peşin harç ile 299,71-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 727,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 474,95-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ile 299,71-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 727,31-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.850,00-TL posta ve tebligat gideri ile 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.850,00-TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.600,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalılardan 6183 sayılı Kanuna göre müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/659, K. 2025/754, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-659-e-2025-754-k-bb18863e0cc3