İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/632 E. 2026/322 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/632
- Karar No
- 2026/322
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/632 KARAR NO : 2026/322
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15.10.2024 KARAR TARİHİ : 20.04.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında, davalıya satışını yapığı bir adet ... sayılı aracın satışı ile ilgili ticari ilişki bulunduğunu, bu satışa ilişkin olarak tanzim edilen fatura bedelinin tüm taleplere rağmen ödenmediğini, ..., 22. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, faturaya dayalı borca ve faizine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, 18.07.2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ...Ltd. Şti ortak ve yetkilisi ... ile dava konusu aracın satışı için anlaşma sağlandığını, ...'ın, müvekkile dava konusu aracı teslim edeceğini ancak satış işlemlerinin fiili ortağı davacı ... üzerinden ilerleyeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin iş bu hususu kabul etmiş olmakla birlikte davacı ...'un herhangi yetkilisini bile görmeden satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, 01.09.2020 tarihli ... nolu 608.290-TL meblağlı faturaya istinaden davalıya ödenmek üzere müvekkil tarafından 20.10.2020 vade tarihli 200.000-TL meblağlı bono, 20.11.2020 vade tarihli 200.000-TL meblağlı bono, 20.12.2020 vade tarihli 200.000-TL meblağlı 3 adet bono düzenlenerek ... yetkilisi ...'a teslim edildiğini, bu senetlerin, müvekkili şirket tarafından süresinde ödenmiş olduğundan düzenleme tarihinin de yer aldığı imza kısmı yırtılmış ve müvekkili tarafından geri alındığını,...'ın araç alım satım işlemlerine ilişkin tüm bilgiye sahip kişi olup davacı ...'un fiili ortağı olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından yapılan ödemeler konusunda da bilgi sahibi olduğunu, bu nedenle ...'a isticvap davetiyesi çıkarılmasını talep ettiklerini, ödemelerin nakit olarak ... yetkilisi ...'a yapıldığını ve karşılığında tahsilat makbuzları alındığını, ilgili makbuzların dosyaya sunulacağını, ... ile ... arasındaki banka hareketleri celbedildiğinde iş bu ödemelerin vadesinde yapıldığının ortaya çıkacağından ilgili bankalara müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, akabinde bu aracın müvekkili tarafından ...Tic. Ltd. Şti.'ne satıldığını, daha sonra söz konusu aracın ... Ltd. Şti.'ne satıldığını, ... Tic. Ltd. Şti ...'ın söz konusu aracı benzer adreslerde mukim ...Şti.'ne sattığını, bilindiği kadarıyla aracın şu an davacı üzerine kayıtlı olduğunu, davacı, araç satışına ilişkin faturaya itiraz edilmediğinden içeriğinin kabul edildiği anlamına geldiğini iddia etse de faturaya itiraz edilmemesi de aradaki sözleşme ilişkisinin varlığını göstermediğini (Emsal; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 07.03.2008 E.... K.... - Yargıtay 15. Hukuk Dairesi T. 27.6.2002 E. ...K.... - Yargıtay 15. Hukuk Dairesi T. 27.6.2002 E. ... K.... - Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2020 tarihli, ... E... K - Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 31.05.2021 tarihli ...E, ... K.), müvekkilinin esasen davacıyla herhangi bir sözleşmesel ilişkisi bulunmamakta olup dava konusu olaya ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, davacının 4 yıl önce gerçekleşen bir ticaret sonrası kötü niyetli olarak işbu faturalara dayanarak icra takibi yaptığını, sebepsiz zenginleşme gayesinde olduklarını, davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İhbar Olunan ...Şti beyan dilekçesinde; "Bu tarihten 5 yıl önce dava konusu aracın davalı tarafa satışı hususuna şirketimiz ... olarak aracılık etmemiz nedeniyle söz konusu dava tarafıma ihbar edilmiş olup, aynı zamanda hakkımda "Dolandırıcılık" suçundan suç duyurusunda bulunulmuştur. Ne var ki, kimseyi dolandırmadım. Ben ...Tic. Ltd Şti nin temsilcisiyim. Davaya konu aracın satışı hususunda davalı şirketin temsilcisi ile dosyada da ifade edildiği üzere 2020 yılının Eylül ayında aracın 600.000,00 TL karşılığında davalıya satışı için anlaşma sağladık. Zaten araç da şirketimize aitti. Ancak fatura davacı adına düzenlenmişti. Araç için davalı şirket temsilcisi ile davacı arasında 3 ayrı bono düzenlendiğini biliyorum. Her bir bononun bedeli 200.000,00 TL idi. Davalı taraf bono bedellerini şirketimizde davacı tarafa ödeyerek borcunu ifa etti. Her ödeme sonrası davacı davalıya senetlerini iade etti. Hatta bunun karşılığında davacı tarafından tahsilat fişleri de düzenlenmişti; ancak aradan geçen süre zarlında fişleri temin edemedik. O tarihlerde senetlerin üzerine ödendi ibaresi yazarak senetleri davalı şirket temsilcisine davacı tarafından iade edildiğini işlem benim işyerimde yapıldığı için gördüm. Davalının bu dava nedeniyle gerek şirketimize gerekse de davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Tüm bu olanlardan davacı şirket yetkilisinin de bilgisi bulunmaktadır. Zira, aracın satılması için davacı şirketin temsilcisi ile de anlaşmıştık. Aracı davalıya şirketimizi temsilen ben teslim ettim, şirketimizi temsilen satışı ben yaptım, parayı da davacı şirket tahsil etti. O tarihlerde davacı şirket ile aramda çok sayıda araç alım satımı oluyordu, daha doğrusu şirketim araç alım satımına aracılık ediyordu. Araçları şirketimize davacı şirket temsilcisi ...teslim ediyordu. Bu şekilde çok sayıda araç alım satımı yaptık. Dilekçe ekinde sunduğum belgeler de bu hususun kanıtıdır. Davacı şirketin bu davayı neden açtığını anlamadım. Çünkü bu aracın borcu 5 yıl önce zaten ödendi. Araç satışma aracılık eden şirketimiz olduğu için bedelini de şirketi temsilen ben belirlemiştim. Araç bedeli 600.000,00 TL olarak kararlaştırıldı. ... firmasıyla iş yaptığımıza dair faturalar ve bir kısım bayilik sözleşmelerim dilekçem ekinde mahkemenize sunulmaktadır. O tarihlerde yani 2020 yılında, davacının benim galerimin üst katında ofisi vardı, sadece 15-20 araba alıp ... araçlar galerisinde satıldı. Hepsi araştırılabilir. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Beyanlarımın ve dosyaya sunduğum belgelerin ihbar olunan şirketim ...adına delil olarak kabul edilmesini talep ediyorum." demiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisi nedeniyle faturaya dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 22. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 09/07/20024 tarihinde, davalı aleyhine, dava konusu (01.09.2020 düzenleme tarihli, ... ürün açıklamalı 608.290,00 TL tutarlı) faturaya dayanarak, 608.290,00.-TL asıl alacak, 491.494,13.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.100.084,13.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 22/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/07/2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 15/10/2024 tarihinde 608.290,00.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, dava ve icra takibine davayanak fatura içeriğindeki aracın teslim edildiği ve satışının gerçekleştiği kabul edilmekle, dayanak faturaya konu araç bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan 30.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2020 - 2021 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2020 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafından düzenlenen 01.09.2020 tarihli 608.290,00.-TL bedelli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura yönünden taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde, dava dışı ... A.Ş.’ye ait avans ödemelerinin sehven davalı cari hesabına işlendiğinin, daha sonra düzeltme kaydı ile ilgili firmaya virman yapılarak kayıtların düzeltildiğinin tespit edildiği, bu düzeltme sonrası davalı tarafından fatura bedeline ilişkin herhangi bir ödemenin davacı kayıtlarında bulunmadığı, bu kapsamda davacı nezdindeki davalı cari hesabı incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 608.290,00 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğu, davalı yasal defterlerinde, dava konusu fatura bedeline istinaden 20.10.2020 tarihli üç adet 200.000 TL tutarında senet ödemesi yapıldığına dair kayıt bulunduğu, bu kayıtlar neticesinde davalının 600.000,00 TL ödediği ve 8.290,00.-TL bakiye borç kaldığının görüldüğü, davalı tarafça iddia edilen nakit ödeme, banka kanalıyla ödeme, tahsilat makbuzu veya senet iade tutanağına ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, ödeme yapıldığına ilişkin delil sunulmadığı, taraf ticari defterleri, cari hesaplar ve BA-BS formları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın fatura yönünden değil, davalının defterlerine kaydedilen üç adet senet ödemesi yönünden olduğu, ancak bu senetlerin davacı defterlerinde yer almadığı gibi ödemeye dair herhangi bir belge ile de desteklenmediği, davalı tarafından sunulan senet fotokopilerinde imza ve düzenleme bilgilerinin bulunduğu kısımların yırtılmış olduğu, bu nedenle söz konusu senet fotokopilerinin ödemeye veya senet iadesine ilişkin iddiaları doğrular nitelikte kabul edilip edilemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, bu kapsamda, icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 608.290,00 TL tutarında alacaklı olduğunun davacı kayıtları ile uyumlu olduğu, davalının ise bu borcu ödediğine ilişkin belge sunamadığının tespit edildiği, neticede davacı tarafça icra takip tarihine kadar talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı (608.290,00+487.656,93=) 1.095.946,93 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı ve İhbar olunan vekillerinin beyanlarında geçen ceza dosyaları savunma hakkının kısıtlanmaması bakımından getirtilerek incelenmiştir, ... 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyasının incelenmesinde; ... Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk Ve İhtilaflı İşler Grup Müdürlüğü'nün şikayeti üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Vergi Suçları Soruşturma Bürosu'nun 12.12. 2024 tarih ve Soruşturma No : ..., Esas No: ..., İddianame No : ... sayılı iddianamesiyle sanık ... hakkında Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 359/b md., TCK 43/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece dosyaya intikal ettirilen ve TC Hazine Ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Sektörel-3 Denetim Daire Başkanlığı'nın ... sayılı, Vergi Müfettişi ... tarafından davacı ... SİRKETİ hakkında "Kısmen Sahte Belce Düzenleme Hk." Konulu düzenlenen "Vergi tekniği Raporu"nun 25.sayfasında "... şasi numaralı aracın mükellef kuruma 23.07.2020 tarihinde ... numaralı fatura ile bayilik sözleşmesine istinaden ÖTV” den muaf olarak satıldığı ve mükellef kurum tarafından da 01.09.2020 tarihinde ... numaralı fatura ile bayilik sözleşmesine istinaden ÖTV” den muaf olarak ...A.Ş.” ye satıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla araç bayiler arasında sözleşmeye istinaden ÖTV” den muaf olarak el değiştirmiş ve nihai olarak 08.01.2021 tarihinde ...Şti. adına ilk tescili yapılmıştır. ÖTV mevzuatına göre ilk iktisap kapsamında kayıt ve tescil gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla mükellef kurumun ÖTV mükellefiyeti bulunmadığı tespit edilmiş olup ÖTV yönünden eleştirilecek bir husus bulunmamaktadır. Yapılan işlemler nedeniyle, ... A.Ş.” ye bilgi isteme yazısı gönderilmiş ve gelen cevap yazısında; alış-satış faturaları gönderilerek aracın faturalarda gözüken tutarlarda alındığı ve satış tarihine kadar plaka takılmadan ve trafiğe çıkartılmadan bekletildiği, daha sonra da ... Ltd. Sti. Ye satıldığı ifade edilmiştir. (Ek-6:... A.Ş. Cevap Yazısı ve Faturalar). Raporun 2.7.2. bölümünde açıklandığı üzere; mükellef kurumun ... Ltd. Şti.” den 2020 hesap döneminde alış yaptığı ve ...Ltd. Şti.” nin 2020 hesap döneminde Sahte Belge Düzenleme ve Genel İnceleme yönünden tam olarak incelemesinin devam ettiği tespit edilmiş olup söz konusu firmadan alınan araçlara ilişkin faturaların sahte olup olmadığı konusunda net bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle mükellef kurum tarafından satılan araçlara ilişkin faturaların sahte olarak düzenlenip düzenlenmediği konusunda net bir tespit yapılamamıştır. Dolayısıyla ÖTV mükellefinin .... Tic. olduğu tespit edilmiştir ve ÖTV mevzuatına göre aracın mükellef kuruma ikinci el olarak satıldığı tespit edilmiştir ve ÖTV yönünden eleştirilecek bir husus bulunmamaktadır." denilmiştir. İhbar olunan .nş. Ltd. Şti hakkındaki vergi inceleme raporlarında da dava konusu araçla ilgili bir işleme rastlanmamıştır. Bu nedenle söz konusu işlem ile ilgili olarak dayanak faturanın sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı olduğu yönünde bir inceleme veya delil bulunmadığından dava ve usul ekonomisi gereğince bu davanın sonucunu beklemeye gerek görülmemiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik Ve Dolandırıcılık Bürosu'nun ... srş.sayılı dosyasının incelenmesinde; Davamızın davalısı ...A.Ş. Tarafından 16.10.2025 tarihinde ... (... Şirketinin Münferiden temsile yetkilisi) ve ... (... Şirketinin münferiden temsile yetkilisi) hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet suçlarından suç duyurusunda bulunulduğu, müşteki olan davalının, 2020 yılında araç temin etmek amacıyla şüpheli ... ile görüşmeler yaptığı, bu görüşmeler neticesinde, 2020 model ... marka aracın 600.000,00 TL bedel karşılığında kendilerine satılması hususunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, 20.10.2020 vade tarihli 200.000,00 TL, 20.11.2020 vade tarihli 200.000,00 TL, 20.12.2020 vade tarihli 200.000,00 TL tutarında olmak üzere toplam 600.000,00 TL bedelle 3 ayrı senet düzenlendiği, bonoların vadesinde şüpheli ...'ın doğrudan kendisine elden nakden ödenmek suretiyle yapıldığı, fiilen ödediği, söz konusu senetlerin düzenlenmesi esnasında ''...'' isimli şirketin varlığından şüpheli ...'ın beyanı üzerine haberdar olunduğu, gerek senet düzenleme aşamasında gerekse aracın fiilen teslimi sırasında .. yetkililerinden hiç biriyle her hangi bir teması olmadığı, tüm irade açıklamaları, müzakereler, ödeme planı ve teslim işlemlerinin doğrudan şüpheli ... tarafından yürütüldüğü, aracı teslim aldıktan sonra da, satış bedelinin tamamını ...'ın yönlendirmesi doğrultusunda ödediklerini, o tarihte kendisine yöneltilen hiç bir uyarı, ihtar veya karşı beyan bulunmadığını, aradan yıllar geçtikten sonra, ... unvanlı şirket tarafından, icra takibi başlatıldığını, sözde araç bedelinin ödenmediği ileri sürülerek müvekkilinin haksız yere borçlu konumuna düşürüldüğünü, ikinci kez tahsilat girişiminde bulunulmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ... isimli şirketle arasında hiç bir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkilinin, senetlerin tanzimi esnasında şüpheli ...'ın ... isimli şirketle fiili ortak olduğu ve ödenen satış bedellerinin diğer şüpheli ... isimli şirketin yetkililerine de yapılacağı hususuna inandırıldığını, tüm işlemlerin ...'ın bu şekilde yönlendirmesiyle ilerleyerek müvekkiline aracın tesliminin gerçekleştirildiğini, olayın bütünlüğü incelendiğinde, ...ile ...isimli şirketin yetkililerinin önceden oluşturulmuş bir irade birliği içerisinde hareket ettikleri ve müvekkilin güven duygusunu kötüye kullanarak aldatıcı davranışlarla, fikir ve eylem birlikteliği içerisinde müvekkilden haksız bir kazanç sağlamaya yöneldiklerini, ... unvanlı şirketin müvekkili açısından yalnızca görünürde bir ticari taraf olarak kullanıldığını, satışın tüm aşamalarının ... tarafından yürütüldüğünü, ... isimli şirketin, hukuki ve ticari literatürde ''paravan şirket'' olarak tanımlanan nitelikte olduğunu, failin aldatıcı davranışlarını perdelemek, güven duygusu yaratmak ve ileride ikinci kez tahsilat yapabilmek amacıyla araç olarak kullanıldığını belirtmiştir. Davacı şirketin temsilcisi ...soruşturma nedeniyle...'ne verdiği 17.11.2025 tarihli ifadesinde "... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırcılık Bürosunun ...cbs sayılı evrakı hakkında bilgi sahibi oldum. ... isimli şahıs oto galericilik yaptığı için kendisini tanıyorum. Kendisine yaklaşık 5 sene önce 2020 Model ... marka aracımı satış yapması için konsiye olarak ... isimli şahsın galerisine bırıktım. ... bana araca bir müşteri bulduğunu ve satış işlemi için notere gelmem gerektiğini söyledi. Bende ... 27. Noterliğine giderek verdim, satış esnasında ... isimli firma yetklisi ile bir süre konuştuk ancak arada galerici olduğu için fiyat konusunda bir konuşma geçmedi ve ben satıştan sonra noterden ayrıldım. ... bana satışla ilgili olarak bir sorun olmadığını, firmaya sattığımızdan paranın hesaba daha sonra yatacağını söyledi. ... ile aramızda güven ilişkisi olduğundan bende kensine güvendim, Ancak para hesabıma bir türlü yatmadı. Sorduğumda yatıracaklar sen merak etme diyerek sürekli beni oyaladı belirli bir süre irtibatını kesti ve ben kendisine ulaşamadım. Mağdur olduğum için aracın satışı ile ilgili ... isimli firmaya icra takibi başlattım . Olayda asıl mağdur olan benim aracımı sattım ama paramı alamadım. Dilekçede yazılı benimle ilgili üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Söyleceklerim bundan ibarettir." demiştir. Davacı taraf davalıya fatura karşılığı araç satmış, faturasını düzenleyip davalıya tarafa iletmiş, davalı da faturayı defterlerine kaydetmiştir. Fatura BA?BS formları ile vergi dairesine bildirilmiştir. Davacı şirket temsilcisinin karakolda verdiği ifadeye göre dava konusu araç ihbar olunan şirkete ait galeriye müşteri bulunması için bırakılmış, davalının alıcı olması üzerine araç davalıya teslim edilmiştir. Aracın tesliminde bir ödeme yapılmadığı karşılığında davacının alacaklı davalının borçlu olduğu üç adet senet düzenlenmiştir. Davacı senetleri almadığını, ödeme yapılmadığını söylemektedir Davalı ise senet alacaklısı davacı şirket olmasına rağmen senetlere ilişkin borcunu ihbar olunan şirket temsilcisi ...'a elden nakit ödediğini, ödemeye ilişkin belge olmadığını söylemekte, ödemenin ispatı olarak da imza yerleri yırtılmış söz konusu 3 adet bono fotokopisi sunmuştur. Bu ödemeleri defterine kaydetmiş ve davacıya olan borcunu kayden kapatmıştır ancak ödemeleri banka dekontu, makbuuz vb.belge ile ispatlayamamaktadır. İhbar olunan ise aracın kendisine ait olduğunu söylemekle berabır, senetleri davacının aldığını ve ödemelerin de davacıya yapıldığını söyleyerek davalıyı doğrulamamaktadır. Dava konusu araç vergi inceleme raporunda da tespit edildiği üzere davacı şirkete 23.07.2020 tarihinde ... numaralı fatura ile bayilik sözleşmesine istinaden ÖTV” den muaf olarak satılmış, davacı tarafından da 01.09.2020 tarihinde ... numaralı fatura ile bayilik sözleşmesine istinaden ÖTV” den muaf olarak davalı ...A.Ş.” ye satıldığı tespit edilmiştir. Vergisel bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dava ve takip konusu faturanın her iki tarafın da ticari e-defterlerinde kayıtlı olduğu, zaten cevap dilekçesinde de ödeme savunması getirildiği açıktır. Davalı tarafın ticari e-defterlerinde fatura borcunun cevap dilekçesinde belirtilen (imza kısmı yırtılmış) üç adet senet ile ödendiğini ve bu ödemelerin belgelendirileceğini savunmakla beraber, senetlerin ödendiğine dair bir belge sunulamamıştır. Davalı tarafın ticari e-defter kayıtlarında bu senet bedellerinin ödendiği kayıtlanmış ise de bu kaydı destekleyen ödeme belgeleri yoktur. Sadece bu kayıtlardan yola çıkılarak davalının borcunu ödediği sonucuna varılamaz. Bu ödemeye ilişkin kayıtların yazılı belge ile desteklenmesi gerekir. Bu konuda HMK.nun 200 vd.maddeleri gereğince tanık da dinlenemez. Davalı tarafın gerek cevap dilekçesinde gerekse savcılığa yaptığı şikayetinde "...gerek senet düzenleme aşamasında gerekse aracın fiilen teslimi sırasında ... yetkililerinden hiç biriyle her hangi bir teması olmadığı, tüm irade açıklamaları, müzakereler, ödeme planı ve teslim işlemlerinin doğrudan şüpheli ...tarafından yürütüldüğünü..." söylemektedir. Diğer bir anlatımla aracın sahibi ile hiç görüşmeden sadece ihbar olunan şirket temsilcisi ile görüşerek aracı satın aldığını söylemektedir. Oysa ki ihbar olunan şirket temsilcisi ve davacı şirket temsilcisi bir araya geldiklerini söylemektedirler. Dava konusu araç satın alındıktan sonra davacı tarafından kabul edilmeyen, davalı ve ihbar olunan şirket tarafından kabul edilen senetler düzenlenmiş, senetlerde davacı alacaklı, davalı borçlu olarak gösterilmiş ancak davalının beyanına göre senet bedellerinde alacaklı davacı olmasına rağmen ihbar olunan şirket temsilcisi ...'a ödeme yapılmış üstelik ödemeler elden nakit yapılmış, banka vb.aracı kurum kullanılmadığı gibi ödemeye ilişkin bir belge, makbuz da düzenlenmemiştir. Bu durum hayatın olağan akışına, günlük yaşam tecrübelerine, ticari hayatın gereklerine aykırıdır. Davalının iddialarını destekleyen hiç bir delil sunulamamıştır. Davalı bir sermaye şirketi olarak basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekmektedir. Satın aldığı araç bedelini faturayı gönderen tarafa ödemek ve ödediğini ispatlamak zorundadır. Davacı ile ihbar olunan şirket arasında bilinmeyen bir iç ilişki bulunsa bile kendi işlemlerinden sorumlu olacağından basiretli bir tüccar gibi ticaret hayatının gereklerine uygun davranarak her işlemini belgelemek zorundadır. Dediği gibi bir ödeme yapmış ise bu ifa kötü ödeme niteliğindedir. Bu nedenle davadan 1 yıl sonra yapılan şikayet üzerine başlatılan ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi dava ve usul ekonomisi gereğince gerek duyulmamış, davacının davalıdan 608.290,00.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, Davacının ... 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin 608.290,00.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (608.290,00.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 121.658,00.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 41.552,28-TL olup, peşin alınan 4.887,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 36.664,62-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 622,50-TL, bilirkişi ücreti 9.000,00-TL'den oluşan 9.662,50-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 4.887,66-TL peşin harç toplamı 14.977,76-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 97.243,50-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, .... yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/04/2026
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır