İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/609 E. 2026/68 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/609
Karar No
2026/68
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/609 Esas KARAR NO : 2026/68 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ticari satımdam doğan davalıdan olan alacağının tahsili için-------İcra Dairesinin--------- Esas sayılı dosyasıyla takibin yapıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davacı şirketin, davalı taraftan icra takibine dayanak fatura ve cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere alacaklı olduğunu, davalının faturaya konu malları teslim aldığını, ticari defter incelemesi neticesinde de bu durumun ortaya çıkacağını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davalının haksız itirazının iptalini, davalının alacağın %20’sinde az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının takibe konu cari hesap alacağı fatura gösterilmiş olsa da taraflar arasında cari hesap mutabakatı olmadığı gibi alacaklı tarafın cari hesabına dahil ettiği ürün ve hizmetlerin eksik olduğunu, ayrıca takibe dayanak gösterilen fatura ile ilgili olarak hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını, faturanın tek başına alacağı varlığını ispat edemeyeceğini, faturada yazılı hiçbir malın davalıya teslim edilmediğini, davacının talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, --------İcra Dairesinin -------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalının fatura nedeni ile --------İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası ile davacıya borçlu olup olmadığı, davacının davalıya hizmet verip vermediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, Davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi için --------- Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesine dosya üzerinde bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada Talimat ile alınan mübrez bilirkişi raporunda özetle; --------- Esas Sayılı mevcut dava dosyası, ---------- esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait 2024 yılı (defter-i kebir,yevmiye ve envanter) defterlerinin ve dava dosyasında mahkemenize ve inceleme sırasında sunulan belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu; Davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerin incelenmesi; davacının ticari defterlerinin bulunduğuyerde inceleme yapılmıştır. Davacının; Ticari defterleri ve açılış kapanış beratlarını T.T.K’nun 66. ile V.U.K 213.sayılı kanunun,242.ve 257. Maddeleri ve 226/A sayılı maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun şekilde e-Defter olarak oluşturulduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, e-Defter genel tebliği ve e-Defter tutma süreçlerine uygun olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin dava dosyasına sunduğu e-irsaliye, kantar fişleri, cari hesap ekstresine dosyaya incelemede sunduğu 8 adet faturaya ve teslim edilen muavin defter dökümlerine göre; Davacı tarafından 2024 yılında, davalı şirkete 8 adet toplam tutarı 280.267,80 TL lık e-fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından, davacı şirkete 25.03.2024 tarihinde 1 adet 150.000 TL Lık --------- bankası çeki düzenlendiği ,çekin 27.05.2024 tarihinde davacının -------- bankası hesabında tahsilatının yapıldığı , davalının --------- hesabından davacının-------- bankası hesabına 100.000 TL ödeme yapıldığı yevmiye kayıtları ve defter belgelerinden görülmüştür, davacı şirketin davalı şirketten 30.267,80 TL asıl alacaklı olarak gözüktüğü, Takip tarihi itibariyle ise işlemiş faizi ile 32.377,42 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davacı şirket tarafından, davalı şirkete 02-03/2024 döneminde e-faturalar düzenlendiği ; a Davacı şirketin irsaliye ve faturalarını VUK genel tebliği hükümlerine göre e-fatura ve e-İrsaliye olarak düzenlediği görülmüştür. Davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerine göre; davalı şirketin, davacı şirkete fatura bedellerinden cari hesap borcu olarak 30.267,80 TL bakiye borçlu gözüktüğü. Davalı şirketin --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 10.01.2018 tarihinde tescil edildiği, ticaret sicil Mersis kayıtlarından görülmüştür. Davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturaların davacı şirket kayıtlarında ve davacı şirketin alış satış analiz raporunda yer aldığı, davalı şirketin 2024 yılı Alış satış analizinde ise davacı şirkete ait alış ve satış faturası bulunmadığı, Her iki şirkete ait raporun birbirini teyit etmediği, Bilirkişi görevlendirmesi sadece Davacı Şirketin defter belgeleri üzerinde inceleme yapılması yönünde olduğu için, borç alacak ilişkisinin tespitinde her iki tarafında defter belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki tespitimi mahkemenizin takdirine sunarım. Davacı şirket tarafından takip tarihinden önce, davalı şirkete borcun ödenmesi yönünde gönderilmiş yazılı bir ihtarın olmadığı, Davacı şirket tarafından davalı şirketle aralarında yapılmış yazılı bir mutabakat metni bulunmadığı, fakat davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olan toplam 280.267,80 TL.lık fatura bedellerinden toplam 250.000 TL. tutarında ödeme yapıldığı,yönündeki tespit ve değerlendirmemi kararı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere tarafımdan düzenlenen bilirkişi raporunu bildirmiştir. Davalı şirket defter ve kayıtlarının incelenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; davalı--------Ş’ nin 2024 yılı yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterinin noter onayları ile aynı yıllara ilişkin elektronik ortamda tutulan Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin GİB onaylı e-defter beratlarının T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davacı --------Ş.’ nin talimat ile incelenen 2024 yılı yasal ticari defterlerinin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığının tespit edildiği görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı/alacaklının-------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E, sayılı dosyasında konu ettiği 30.267,80 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin faturada yazılı mal/hizmetin davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davalı tarafın bu faturadan kaynaklı davacıya borcunun bulunup bulunmadığı hususlara yönünden raporun 4.b. bölümünde yapılan mali inceleme neticesinde; her iki tarafın ticari defterleri karşılaştırıldığında, davacı şirket kendi defterlerinde 13/06/2024 takip tarihi itibariyle 30.267,80 TL tutarında davalı taraftan alacaklı, davalı şirketin de kendi defter kayıtlarında davacı şirkete 30.267,80 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Öte yandan; raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın karşılaştırmalı olarak incelenen BA/BS bildirim formlarının birbirleri ile uyumlu oluğu, davalı şirketin raporun 4.b.1. bölümünde incelen kendi defterlerinde davacı lehine alacak kaydetmiş olduğu faturaların BA bildirimine konu edilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak kendi aleyhine ticari defterlerine kaydedip bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı/alacaklının ------- İcra Dairesinin---------- E, sayılı dosyasındaki 30.267,80 TL tutarlı asıl alacak talebinin aksi ispat edilinceye kadar davacı lehine ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için 2.109,62 tutarın faiz talebinde bulunduğu, yapılan hesaplamada Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu açık hesap alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, defter kayıtlarına işlendiği tarih dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren 2.113,77 TL tutarında faiz hesaplanmış olsa da, talepte bağlılık kuralı gereği 2.109,62 TL tutarında faizin dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; taraflardan birinin tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 md. kapsamında reeskont avans faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından, cari hesap alacağının davalı tarafça ödenmediği iddiası ile davacının davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının borca, faize ve takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında hizmet ilişkisi olduğuna dair bir ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır. Öncelikle tarafların tarafın ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile incelenmiş, bilirkişi raporunda; her iki tarafın ticari defterleri karşılaştırıldığında, davacı şirket kendi defterlerinde 13/06/2024 takip tarihi itibariyle 30.267,80 TL tutarında davalı taraftan alacaklı, davalı şirketin de kendi defter kayıtlarında davacı şirkete 30.267,80 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Öte yandan; raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın karşılaştırmalı olarak incelenen BA/BS bildirim formlarının birbirleri ile uyumlu oluğu, davalı şirketin raporun 4.b.1. bölümünde incelen kendi defterlerinde davacı lehine alacak kaydetmiş olduğu faturaların BA bildirimine konu edilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür.Öte yandan; raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın karşılaştırmalı olarak incelenen BA/BS bildirim formlarının birbirleri ile uyumlu oluğu, davalı şirketin raporun 4.b.1. bölümünde incelen kendi defterlerinde davacı lehine alacak kaydetmiş olduğu faturaların BA bildirimine konu edilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya -------- aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." --------- sayılı, -------- sayılı, --------- sayılı, --------- sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davaya konu somut olayda, takip dosyasına konu edilen faturaların usulüne uygun tutulan davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu haliyle hizmetin verilmediğini veya borcun ödendiği iddiasını davalının ispatlaması gerekmektedir. Nitekim, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmek zorunda olduğu sabittir. Açıklamalar sonrasında; davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan takip konusu faturalara ilişkin ödeme yaptığını ispat edemediği, davacının faturadaki alacağı hususunda haklı olduğu anlaşılmış ancak davalı taraf takip öncesinde temerrüde düşürülmediğinden ve somut uyuşmalıkta TTK 1530 hükmü uygulama bulamayacağından davacının takip öncesi işemiş faiz talep edemeyeceği kanaati ile davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının fatura olduğu dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının --------İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 30.267,80 TL Asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Asıl alacak olan 30.267,80 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.067,59 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 552,93 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.514,66 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvuru harcı ile 552,93 TL peşin harç toplamı 980,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 12.500,00 TL bilirkişi ücreti, 200,00 TL posta masrafı ve ücreti olmak üzere toplam 12.700,00 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 11.872,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 3.365,43 TL'sinin davalıdan alınarak; 234,57 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.267,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.109,62 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/01/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/609, K. 2026/68, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-609-e-2026-68-k-571521adcb5a