İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/60 E. 2025/213 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/60
Karar No
2025/213
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/60 Esas KARAR NO : 2025/213

DAVA : MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ, DURDURULMASI VE ÖNLENMESİ DAVA TARİHİ : 02/04/2024 KARAR TARİHİ : 13/11/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Şirketinin "..." logosu ile yayın yapan televizyon kanalının sahibi olduğunu, basın ve meslek ilkeleri çerçevesinde kamu yararını her daim en ön planda tutarak kamuoyunun doğru, dürüst ve objektif habercilik anlayışı ile bilgilendirilmesini temel amaç edinmiş ve ulusal yayın lisansını almasının üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen ana akım haber kanalları arasına girmeyi başarmış bir televizyon kanalı olduğunu, diğer müvekkili ... Şirketi ise müvekkili grup şirketlerden olduğu, Basın Kanununda yapılan değişiklik ile internet haber sitelerinin de süreli yayın haline getirilmesi nedeniyle "..." alan adlı internet sitesinin sahibi haline geldiğini, müvekkili ..., Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, ... tarih ve ... numaralı ¸ ... tarih ve ... numaralı ¸ ve ...tarih ve... numaralı ¸ markalarının sahibi olduğunu, müvekkili şirket markaları bilfiil kullanmakla maruf hale getirdiğini, davalı internet sitelerine ait WHOIS ve TRABİS kayıtları incelendiğinde ise site sahibinin isim ve adres bilgilerinin Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında koruma altına alındığı ve gizlendiği görüldüğünü, ....com internet sitesi incelendiğinde, sitenin kullanımda olmadığı görüldüğünü, ancak uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere, ... internet sitesinin kapatılması ihtimaline karşı yedek site olarak aynı kişilerce alan adının alınmış olabileceği ihtimaline karşı işbu davalarının konu edindiğini, bununla beraber... internet sitesi alan adının ise kimliği bilinmeyen davalı adına ... A.Ş. (...) tarafından oluşturulduğunun görüldüğü,...internet sitesinin "..." sayfasına internet sitesini tasarlayan ...Ltd. Şti. (... ) şirketinin bilgilerine yer verildiği görüldüğünü, söz bu iki şirket ve TRABİS'e yazılacak müzekkereler ile davalı internet sitelerinin sahibinin bulunabileceği ve taraf teşkilinin sağlanabileceği düşünüldüğü, bu nedenle öncelikle taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davalı internet sitelerinin sahibinin bulunması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği, marka görsellerinden de anlaşılacağı üzere, müvekkilinin markaları "..." ve "..." ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu, "..." ibaresi "..." ibaresine göre daha büyük punto ve farklı renkte yazılarak vurgulandığını, "..." ibaresi kırmızı renkte ve şekil unsuru da içerir şekilde düzenlendiğini, davalı internet sitesindeki logo kullanımına bakıldığında, müvekkili markalarındaki ".." ibaresinin yine siyah renkte "haber" ibaresi ile değiştirildiğini, "..." ibaresinin ise aynı renk ve şekil unsurları ile korunduğu görüldüğünü, nitekim google arama motorunda "..." ibaresi aratıldığında çıkan ilk site müvekkiline ait "www...com" internet sitesi olduğu, her ne kadar www...com haber sitesi müvekkiline ait olsa da davalı internet sitelerinin sahibi müvekkili olmadığından, davalı internet sitesinin varlığı, hem ortalama tüketici nezdinde hem de yargı yerleri nezdinde iltibasa/karışıklığa neden olabileceğini, davalı internet sitelerinin açıkça müvekkiline ait markanın tanınmışlığından ve sektördeki bilinirliğinden yarar sağlamaya çalışmakta, bu durumun ise SMK madde 7/3(d) kapsamında karıştırma ihtimaline neden olduğunu, açıkladıkları nedenlerle işbu davalarının ile davalı internet siteleri tarafından devam ettirilmekte olduğu, tecavüzün önlenmesi ve engellenmesi ile internet sitelerine erişimin durdurulmasını talep ettikleri zorunlu hale geldiği, açıkladıkları nedenlerle davalarının kabulü ile, öncelikle davalı ....com ve ....com.tr internet sitelerinin sahibinin belirlenmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına ve taraf teşkilinin sağlanmasına, nihayetinde davalı ....com ve ....com.tr alan adları ve internet sitesi içerindeki marka kullanımlarının müvekkiline ait "..." ibareli ..., ..., ...sayılı markalara tecavüz ettiğinin tespiti ile tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, davalı ....com ve ....com.tr internet sitelerinin öncelikle tedbiren dava sonunda kalıcı olarak erişime kapatılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait sitenin tasarım sürecinde açıldığını, "....com.tr" web sitesinin yazılımının 25 Mart 2024 tarihinde satın alındığını, bu tarihi müteakip ise yaklaşık 25 günlük tasarım ve test sürecinin yaşandığını, bu süreçte müvekkilinin markalar, telif hakları gibi hususlar ve olası hukuki riskler konusunda mülahazalar yapıldığını, işbu davalarının konu edilmiş olan logonun davacı taraf logosuyla görsel ve biçimsel benzerliği nedeniyle yeni bir logo tavsiye edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin sunmuş oldukları mail ile 16/04/2023 tarihinde servis sağlayıcısından logo değişim talebinde bulunduğu ve davaya da konu olmuş logo değiştirildiğini, söz konusu logonun değiştirilmiş halinin aşağıda gibi olduğunu, ¸ Müvekkilinin logo ile 23/04/2023 tarihinde ilk haber yayınına başladığını, buna karşın henüz müvekkiline ait olan haber sitesinin tasarım ve test aşamasındayken ve arama motorlarına gönderilmeden işbu davanın açıldığını, "....com" isimli alan adıyla müvekkilinin bir alakası bulunmadığını, dava dilekçeleri ekinde sundukları delillerde müvekkiline ait "..." site bilgilerine ve haberine rastlanmamasının; dava konusu logo ile hiçbir haber yayını yapılmadığının net ve somut göstergesi olduğunu, bu durumda kullanılmayan bir markanın benzerliği, sadece benzerlik sebebiyle marka hakkı ihlali olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından evvelden ve müvekkilinin dışında birileri tarafından edinilmiş "..." isimli URL adresinden hareketle müvekkiline ait olduğu, henüz tasarım aşamasındaki siteye ait "..." isimli alan adına rastlandığı ve hemen dava yoluna gidildiğini, lakin ilk ve benzerlik oluşturan logo, sitenin tasarımcısı tarafından test aşamasında farazi olarak ve belirtme yönünden oluşturulduğu, müvekkilinin haber paylaşımlarını özgün nitelikteki logo üzerinden kısa bir süre yaptığını, söz konusu işbu dava dilekçesi ile bilirkişi raporu müvekkiline tebliğ edilmesini müteakip gene hukuki olarak durum değerlendirmesi yapıldığını, her ne kadar mevcut ve kullanılan logo, davacı taraf logolarını anımsatmayacak nitelikte özgünlük taşıyor olsa da renk benzerliğini de bertaraf etmek amacıyla mevcut logonun da değiştirilmesi tavsiye edildiği, müvekkilini de ekte sunmuş olduğu mail ile 14/07/2024 tarihinde servis sağlayıcısından logo değişim talebinde bulunduğunu, söz konusu bu tarihi müteakip ise müvekkilinin kullandığı logonun aşağıdaki gibi olduğunu, İşbu logo ile yayınlanmış haberlere ait 6 (altı) adet görsel ekin sunulduğunu, müvekkilinin hiçbir aşamada davacı ya da bir başkasına ait markayı tecavüze yönelik bir saik içinde olmadığını, davacı tarafın "....com" ile "....com.tr" adreslerine ratlandığı, bu sitelerden herhangi bir haber yayını da görmediği halde gerekli inceleme ve araştırma yapmaksızın derhal dava yoluna gidildiğini, evvelden de arz ettikleri gibi "....com" isimli alan adının müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, diğer sitenin kapatılması ihtimaline karşı yeden site olarak da alınmadığını, henüz kullanılmayan bir logonun marka hakkına tecavüz ettiği iddiasıyla dava açıldığını lakin eylemli olarak kullanılmayan bir logonun marka hakkına tecavüz ettiği iddiasıyla dava açıldığını lakin eylemli olarak kullanılmayan bir markanın başka bir markaya tecavüz ettiği iddiasında bulunulmayacağından söz konusu iddiaları dayanarak açılan dava da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir dava niteliğinde olduğunu, dava dilekçelerinde talep ettikleri gibi davacı tarafça, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinde de sadece internet sitesi içeriğindeki kullanımların değil, başlı başına "....com" ve "....com.tr" alan adlarının da müvekkilinin markasına benzerlik teşkil edip etmediği konusunda değerlendirme yapılması ve kapatılması talebinde bulunduğunu, bu talebin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu "....com.tr" alan adının kapatılmaı veya iptali söz konusu olmadığını, alan adının tahsislerinde "ilk gelen alır" (...) prensibinin geçerli olduğunu, buna göre alan adı tahsisi başvurusu ilk TRABİS'e ulaşan gerçek ve tüzel kişiler başvurdukları alan adının hak sahibi olup başka bir kimsenin bu alan adını kendi adına tahsis ettirmesini engellenmiş olduğunu, bu durumda marka hakkına tecavüz iddiası ve fiilleriyle alan adının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, alan adının kısıtlanması yahut iptal edilmesinin söz konusu olmadığını, bilirkişi heyetince tarihsiz olarak düzenlenmiş rapor, sadece davacı tarafın iddia ve beyanlarıyla eskiye matuf logo şekli üzerinden değerlendirme yapılarak düzenlendiğini, bu yönleriyle rapor hata ve eksiklikler içerdiğini, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, gerekli ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan, logo değişikliği fark edilmeden hazırlandığı, reel durumla uyuşmayan raporun karara esas alınmasının da mümkün olmayacağından ivedilikle yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunu müteakip, hakimliğinizce 19/07/2024 tarihinde "....com.tr" web siteleri ile bu sitenin uzantılarına tüm domainleri (alt domain - üst domain) dahil olmak üzere Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine" şeklinde tedbir kararı verildiğini, söz konusu karar davacı taraf talebi ve mevcut bilirkişi raporu dikkate alınarak müvekkilinin cevap ve itiraz haklarının kullanılmasına fırsat tanınmadan cevap süresi beklenilmeden hatalı olduğunu, davanın müvekkiline ait olup henüz haber yayınına başlanılmayan "....com.tr" isimli sitenin ve sözü edilen logonun tasarım ve test aşamasındayken açıldığını, bilirkişi raporunun düzenlenmesi ve tedbir kararının alınmasının da tasarım aşamasındaki site bilgi ve bulgularının dikkate alınarak verildiği, müvekkilinin 23/04/2024 tarihinde ilk haber yayınına başladığını, bu hususun sunmuş oldukları haberlerin ilk olarak arama motorları - internet dizinine gönderildiğini gösterir görselden de anlaşılacağını, son tahlilde müvekkilinin kullandığı logo ile davacı tarafın logolarının görsel karşılaştırması aşağıdaki gibi olduğunu, Bu logoların bir arada mukayese edilmesinden, davaya konu markalar arası görsel, biçimsel, anlamsal ve işitsel bir benzerlik bulunmadığı, marka tecavüzünden de söz edilemeyeceğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan ihtiyati tedbir kararında; öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirebilir" şeklindeki hukuki gerekçe ve izaha bağlı olarak arz ettikleri sari hususlar sundukları deliller muvacehesinde hem mahkemece hem de bilirkişi tarafından hazırlanacak rapor yönünden inceleme ve denetime elverişli olması zarureti nedeniyle tedbiren erişime kapatıldığı, "....com.tr" isimli site ve domainleri yönünden tedbiren erişim engelenin kaldırılması gerektiğini, neticeten iki marka arasındaki benzerlik, marka hakkı ihlali (tecavüz) değerlendirilmesinde önemli bir faktör olmakla birlikte asıl ihlal, markanın kullanımı ve bu kullanımın piyasada yarattığı karışıklık ile ilgili olduğunu, somut dava konusu yönünden ise yukarıda arz ettikleri gerekçeler ve sunulan delilleri (yeni logo şekilleri) üzerinden değerlendirme yapıldığında, müvekkiline ait olan "....com.tr" alan adı ve davacı taraf logosunu anımsatan logo üzerinden haber yayını yapılmadığını, tüketici nezdinde herhangi bir kaşıkılık ve kargaşa oluşmadığını, müvekkilinin lehine, davacı taraf aleyhine hiçbir gelişme, kazan ve kayıp söz konusunun olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek koşuluyla Yargıtay içtihatlarına göre de marka tecavüzü sona ermişse ve tecavüzün durdurulması talebi konusuz kalmışsa mahkeme davayı esastan incelemeksizin konusuz kaldığı gerekçesiyle düşürmesi gerektiğini, arz ettikleri ve takdir olunacak nedenlerle, ivedilikle "....com.tr" isimli site yönünden tedbiren alınmış erişim engelinin gene tedbiren kaldırılmasına, erişim engellenin kaldırılması müteakip, ivedilikle dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine, yeni gelişmeler, değiştirilmiş logolar, yeni belge ve bulguların da dikkate alınmasıyla yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesine, davanın düşürülmesi yahut reddi ile masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından, davalı ....com alan adı ve alan adı sahibi Hasan Nevzat Şimçin aleyhine açılan davalar; bu davadan tefrik edilerek Mahkememizin farklı esasına kayıt edilmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 16/04/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ....com isimli URL adresi üzerinde yapılan incelemede; ....com isimli URL adresinin hali hazırda olmadığı tespit edildiği, site tescil bilgilerinde; Alan adının ..., ... firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri .com uzantılı alan adları kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 22/08/2005 tarihinde kayıt ettirildiği ve 22/08/2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının ".. firması" olduğu tespit edilmiştir. ....com.tr isimli URL adresi üzerinde yapılan incelemede; ....com isimli URL adresine ait sayfalarda ¸ ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Site Tescil Bilgilerinde; Alan adının ... A.Ş. firması (Adresi: ...) tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin giztliliği kapsamında, internet alan adın dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalar WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 16/03/2024 tarihinde kayıt ettirildiği ve 15/03/2025 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının "..." olduğu tespit edilmiştir. İzah ettikleri nedenlerle yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda dosyaya var olan bilgi ve belgeler üzerinden yapılan incelemeler neticesinde ....com.tr uzantılı alan adı içerisinde tespit edilen kullanımların, davacı yana ait markaların da davalı yanın markasal kullanımlarının da asli unsurlarının 100 ibaresi olduğu, dava konusu tescilli markaların ve kullanımların söz konusu olduğu emtialar göz önünde bulundurulduğunda "..." ve "..." ibarelerinin tali nitelik arz ettiği, davalı yan markasal kullanımlarının asli unsurun yanı sıra özellikle markasal kullanımlarda yer alan şekil ve renk unsurları bakımından da davacı yan tescilli markalarıyla birebir nitelik arz ettiği, karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların, işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünülebileceği, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği yönünde kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi, bildirilen internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkindir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.madde de düzenlenmiştir. Madde 7 - (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları) "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden; "Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ..., ..., ... numaralı "..." ibaresini içeren markaların, davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; dosyada var olan bilgi ve belgeler üzerinden yapılan incelemeler neticesinde ....com.tr uzantılı alan adı içerisinde tespit edilen kullanımların, davacı yana ait markaların da davalı yanın markasal kullanımlarının da asli unsurlarının 100 ibaresi olduğu, dava konusu tescilli markaların ve kullanımların söz konusu olduğu emtialar göz önünde bulundurulduğunda "..." ve "..." ibarelerinin tali nitelik arz ettiği, davalı yan markasal kullanımlarının asli unsurun yanı sıra özellikle markasal kullanımlarda yer alan şekil ve renk unsurları bakımından da davacı yan tescilli markalarıyla birebir nitelik arz ettiği, karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların, işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünülebileceği, bu çerçevede davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği kanaatine varıldığından davanın kabulü ile, davalı ...'ın, ..., ... şeklindeki markasal kullanımları ve "....com.tr" uzantılı internet sitesindeki alan adı ve içeriğinde "..." ibaresi kullanması nedeniyle davacıya ait..., ...,... sayılı markalar yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile "....com.tr" isimli internet sitesinin erişiminin engellenmesi suretiyle davacının marka hakkına yönelik vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalı ...'ın, ..., ... şeklindeki markasal kullanımları ve "....com.tr" uzantılı internet sitesindeki alan adı ve içeriğinde "..." ibaresi kullanması nedeniyle davacıya ait ...,...,... sayılı markalar yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile "....com.tr" isimli internet sitesinin erişiminin engellenmesi suretiyle davacının marka hakkına yönelik vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, 2- Mahkememizin 19/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının ....com.tr isimli web sitesi yönünden HMK'nın 397/2 maddesi gereğince hüküm kesinleşinceye kadar devamına, 3-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafın yaptığı; başvuru ve peşin harç 855,20 TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL ve posta/tebligat ücreti 1.461,00 TL olmak üzere toplam 8.316,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/60, K. 2025/213, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2024-60-e-2025-213-k-fe82960049bb