İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/572 E. 2026/36 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/572
Karar No
2026/36
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/572 Esas KARAR NO :2026/36

DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/10/2024 KARAR TARİHİ:20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ...'ın Pendik'teki tesislerinde gerçekleştirilecek projenin hafriyat ve geri dolgu işlerine ilişkin 17/06/2021 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak sözleşmenin 11.3. maddesi uyarınca onaylanan hak edişlere istinaden düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe haksızca itiraz ettiğini, hak ediş raporlarının her iki tarafça onaylandığını ve buna göre düzenlenen faturaların kesinleştiğini, davalının borcunu bildiği halde itiraz ederek mallarını kaçırma ihtimali bulunduğunu, müvekkil alacaklarının teminatsız olması nedeniyle telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla öncelikle teminatsız, aksi takdirde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiğini, davaya konu uyuşmazlıkta dava şartı olan arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını belirterek, davalının .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı adına kayıtlı tüm menkul ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı icra dosyası, taraflar arasında akdedilen harfiyat ve geri dolgu işleri sözleşmesi, davacı ve davalı şirketin 2021 yılına ait BA/BS formları, hakediş raporları, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin 11.3 maddesi gereğince hakedişler onaylandıktan sonra faturaların düzenlendiğini ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını belirterek bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 25/09/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında davacının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 488.497,97 TL borcun ödenmesi amacıyla 20/08/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 25/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21/08/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ve İnşaat Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 12/06/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının 2021-2022-2023-2024 yıllarında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre tüm fatura ve ödemeler 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup yapılan işlemler sonucunda, davacının takip tarihi (20.08.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 488.497,97 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı defterlerinin, 2021-2022-2023-2024 yılları envanter defteri açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davalı, aynı yıllarda E-Defter kullanıcısı olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre, genel toplamda 252.553,96 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu tespit edildiği, takip tarihi (20.08.2024) itibarıyla davacı yan kendi ticari defterlerinde davalı yandan 488.497,97 TL alacaklı olduğu, buna karşılık davalı kendi ticari defterlerinde 228.553,96 TL borçlu olduğu, buna göre cari hesap farklılığının (488.497,97 TL – 228.553,96 TL=) 259.944,01 TL olduğu, yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının iki sebepten oluştuğu, bunlardan ilkinin davalının kendi ticari defterlerinde yer alan 19.08.2021 tarihli DST2021000397 numaralı “damga vergisi” açıklamalı 26.795,56 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde yer almadığından, ikincisinin ise davalı kendi ticari defterlerinde “Stopaj Kesintisi” olarak yapmış olduğu virman kayıtlarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından cari hesap farklılığının oluştuğu, tarafların incelenen 2021-2022-2023 yılları karşılaştırmalı BS/BA bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu görüldüğü, davalı tarafından 19.08.2021 tarihli ve DST202100397 numaralı fatura düzenlendiği, bu faturanın davacı tarafından BA formu bildirimi ile beyan edildiği tespit edilmiş olup, bu bildirim doğrultusunda ilgili faturanın davacı tarafından kabul edilmiş sayılacağı değerlendirildiği, bunun dışında kalan cari hesap farklılığının, davalının kendi defterlerinde “Stopaj Kesintisi” adı altında yaptığı toplam 221.162,52 TL tutarındaki virman kayıtlarından kaynaklandığı, ancak bu virman kayıtlarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.2. maddesine göre, sözleşmenin uygulanmasından doğan her türlü vergi, harç, gider, tazminat, sigorta, işçilik ve benzeri mali yükümlülüklerin Alt Yükleniciye ait olduğu ve sözleşme bedeline dâhil olduğu kararlaştırıldığı, eğer söz konusu stopaj virman kayıtlarının kabulü yönünde bir kanaate varılırsa, bu durumda davacının 20.08.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan olan cari hesap alacağı 252.553,96 TL olacağı, buna karşılık, söz konusu virman kayıtlarının sözleşmeye aykırı ve geçersiz olduğu kabul edilirse, davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtlar esas alınarak davacının davalıdan 20.08.2024 takip tarihi itibariyle 488.497,97 TL cari hesap alacaklı olacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekilinin stopaj kesintisine yönelik muhasebesel yönden yapılan itirazlarının irdelenip değerlendirilmesi için mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Stopajsız düzenlenmiş bir fatura üzerinden alıcı tarafından stopaj hesaplanarak beyan edilmesi, yalnızca taraflar arasında bu yönde bir mutabakat veya sözleşme hükmü bulunuyorsa mümkün olup, aksi halde, stopajın alıcı tarafından tek taraflı olarak yapılması, faturayı düzenleyen tarafın bilgisi dışında ve usule uygun olmayan bir uygulama olduğu, davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde, stopaj kesintilerine ilişkin tutarların 360 “Ödenecek Vergi ve Fonlar” ve 326 “Diğer Çeşitli Borçlar” hesapları altında kayıtlı olduğu görüldüğü, bu durumda davalı tarafın stopaj kesintilerini vergi yükümlülüğü olarak sınıflandırması, muhasebe tekniği açısından kayıt sistematiğine uygun bir yaklaşım olarak değerlendirildiği, ancak davalının stopaj kesintilerini 360 ve 326 hesaplarında izleyerek kayda alması teknik olarak doğru olsa da, bu tutarları cari hesaba virman ederek taraflar arası borç-alacak ilişkisine dahil etmesi usule uygun olmadığı, çünkü stopaj, iki ticari taraf arasında değil, stopaj yapan mükellef ile vergi idaresi arasında doğan bir kamu borcu olduğu dikkate alındığında işlemlerin bu şekilde cariye eklenmesinin uygun olmayacağı, stopaj uygulandığında fatura düzenleyiciye yazılı olarak bilgi verilmesi gerektiği, bu bildirim; e-posta ile ya da ödeme dekontu üzerinde “stopaj kesintisi yapılmıştır” açıklamasıyla yapılabileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafından yapılan işlere yönelik olarak taraflarca hakedişlerin onaylandığı ve hakediş miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından faturaların düzenlendiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu durumda davalının bu fatura içeriği hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davalı ticari defter ve kayıtlarında bulunan stopaj kesintisi ve damga vergisinden kaynaklı olarak cari hesap farklılığının bulunduğu, söz konusu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve stopaj kesintisine yönelik davalı tarafından yapılan virman kayıtlarının davalı tarafından tek taraflı olarak yapılması ve cari hesaba virman kaydederek taraflar arası borç-alacak ilişkisine dahil etmesinin usule uygun olmadığı, stopaj yapan ile vergi idaresi arasında doğan bir kamu borcu olduğu gözetildiğinde işlemlerin bu şekilde cari alacağa eklenmesi uygun olmayacağından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak ve Mahkememizce söz konusu virman kayıtlarının sözleşmeye aykırı ve geçersiz olduğu kabul edilerek davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtlar esas alınarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 488.497,97 TL cari hesap alacaklı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 488.497,97 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle hükmolunan asıl alacağın %20'si(97.699,60-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 488.497,97 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(97.699,60-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 33.369,30-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 5.899,84-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 27.469,46-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 78.159,68-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 5.899,84-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.327,44-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 165,00-TL posta giderinden ibaret toplam 9.165,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026

Katip ... e-imzalı*

Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/572, K. 2026/36, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-572-e-2026-36-k-0c84d89d28c5