İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/571 E. 2024/1338 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/571
Karar No
2024/1338
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/571 Esas KARAR NO : 2024/1338

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket tarafından 03.01.2024 tarihinde müvekkili şirkete talep maili atıldığını, müvekkili şirket tarafından alınan talep doğrultusunda lojistik hizmeti organize edildiğini, bu hizmet kapsamında taşıma yapacak olan araçların plaka bilgileri, yükleme, taşıma ve boşaltma işlemlerine ilişkin tüm bilgilerin davalı borçlu şirkete bildirildiğini, bu bağlamda CMR düzenlendiğini, taşımalara ait navlunlar araç çıkışlarına istinaden 30 gün vade ile faturalandırıldığını ve davalı borçlu şirkete gönderildiğini, ancak söz konusu hizmete ilişkin ödemelerin vade tarihlerinde yapılmadığını ve müvekkili şirketin mağdur edildiğini, müteakiben vadesinde ödenmeyen faturalara istinaden davalı borçlu şirket aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirket tarafından 22.03.2024 tarihinde itiraz edildiğini, itiraz neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, icra takibine itiraz sonrası davalı borçlu şirket tarafından sair tarihlerde toplamda 11.912,50-EUR ödeme yapıldığını, takip sonrası kesinleşen; vekâlet ücreti, tahsil harcı, başvurma harcı, peşin harç ve faiz miktarı ödemelerinin yapılmadığını, davalı borçlu şirketin, takibe haksız olarak itiraz ettiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle işbu davanın neticelenmesine kadar davalı borçlu şirketin mal kaçırma ve müvekkili şirketin işbu dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimalinin bulunduğunu, bu sebeple öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi kanaatte olunursa ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticede; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlu şirketin menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün..... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takipte kesinleşen miktar olan 405.994,34-TL üzerinden hesaplanan 47.500,00-TL vekalet ücreti, 18.472,74-TL tahsil harcı, 427,60-TL başvurma harcı, 2.036,59-TL peşin harç, 4.428,64-TL faiz miktarı tutarı üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine haksız itirazı nedeniyle ödeme emrinde yer alan 407.317,79-TL (11.650,00-EUR) üzerinden %20’ den aşağı olmamak kaydıyla en az 81.463,56-TL icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Taraflarca sunulan belge ve evraklar delil olarak değerlendirilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açtığı dava ile taraflar arasındaki ticari ilişkin kapsamında ödenmeyen fatura alacakları için davalıya icra takibi başlatıldığını, davalının takipten sonra esas alacağı ödediğini ancak takip masrafları ve ferileri ödemeyerek takibe itiraz ettiğini bu sebeple davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde ve davalının sunmuş olduğu beyan dilekçesinde davalının takipten sonra yaptığı ödemenin ana para borcundan düşüldüğü, işbu davanın takipten sonra işlemiş faiz ile takip masrafları ve ferilerine ilişkin olduğunun beyan edilmesi karşısında taleple bağlılık ilkesinin gözetilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 101. Maddesi şu şekildedir: "Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır." İlgili hükümden görülebileceği üzere borçlunun ödeme dekontunda yapılan ödemeye istinaden açıklamada bulunması halinde yapılan ödeme borçlu tarafından açıklamada belirtilen borçtan mahsup edilmelidir. Borçlu tarafından geçerli bir açıklamada bulunulmaması halinde ise seçim hakkı alacaklıya geçmekte olup, bu halde alacaklının gösterdiği borçtan mahsup işlemi yapılacaktır. Her iki fıkra kapsamında da taraflarca yapılan ödemenin ana para borcuna ilişkin olduğunun belirtilmiş olduğu gözetildiğinde davalının banka dekontunda açıklamada bulunduğu, davacı tarafından da dava dilekçesinde davalının yaptığı ödemenin anapara borcuna istinaden olduğunun belirtildiği gözetildiğinde davalı tarafından yapılan ödemelerin 6098 sayılı Kanun'un 101. Maddesi gereğince asıl alacaktan düşülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının temerrüt ihtarının bulunmaması sebebiyle takipten önce işlemiş faiz talep edemeyeceği, ana para borcunun ise takipten sonra ödediği anlaşılmakla davacının ancak takipten sonra ödeme tarihine kadar işlemiş faiz alacağını ve takibe konu anaparaya isabet eden takip masraflarını isteyebileceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından takip talebinde 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiz oranı talep edildiği anlaşılmakta olup, davalı tarafından işleyecek faiz oranına da itiraz edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede akdi temerrüt faiz oranı kararlaştırılmamış olup, taraflar arasında borcun döviz olduğu anlaşılmakla davacının 3095 sayılı Kanun'un 4/a Maddesine göre belirlenecek faiz oranında faiz talep edebileceği anlaşılmakta olup, davacı tarafından takip talebinde talep edilen işleyecek faiz oranının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının işleyecek faiz oranına itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Sonuç itibariyle davaya konu icra takibinde; davalının 11.650,00-Euro asıl alacağa yönelik olarak takip tarihinden taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olmayan ve tarafların kabulünde olan ödeme tarihleri olan 15.02.2024 tarihinde 4.000,00 Euro, 19.04.2024 tarihinde 1.912,50 Euro, 26.04.2024 tarihinde 2.000,00 Euro, 08.05.2024 tarihinde 2.000,00 Euro, 13.05.2024 tarihinde 2.000,00 Euro ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ile 11.650,00-Euro asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline, davalı tarafından takipten sonra yapılan kısmi 15.02.2024 tarihinde 4.000,00 Euro, 19.04.2024 tarihinde 1.912,50 Euro, 26.04.2024 tarihinde 2.000,00 Euro, 08.05.2024 tarihinde 2.000,00 Euro, 13.05.2024 tarihinde 2.000,00 Euro asıl alacak ödemelerinin 6098 sayılı TBK'nın 101. Maddesi gereğince icra dairesince kapak hesabında infaz aşamasında gözetilmesine, itirazın iptaline karar verilen kısım ve ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ile feriler yönünden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve ... E., ... K., 23.05.2018 tarihli ve ... E., .... K., 22.11.2018 tarihli ve... E., .... K. sayılı kararlarında da aynı usul benimsenmiştir. "..İtirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir. Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." (Yargıtay HGK'nın 2020/(19)11-445 Esas, 2022/1077 Karar sayılı kararı) Davacı tarafından asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiş ise de; davalının asıl alacağı dava tarihinden önce ödediği, asıl alacak yönünden davacının itirazın iptali talebinin bulunmadığı, nitekim davacı tarafından sunulan dava ve beyan dilekçesinde asıl alacağın ödendiğinin belirtildiği, ödemelerin 6098 sayılı Kanun'un 101. Maddesine göre davacı ve davalının kabulünde olduğu üzere asıl alacak tamamen ödendiğinden ve feriler ile takipten sonra işleyecek faizler yönünden icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Buna göre; davaya konu icra takibinde davalının 11.650,00-Euro asıl alacağa yönelik olarak takip tarihinden ödeme tarihi olan 15.02.2024 tarihinde 4.000,00 Euro, 19.04.2024 tarihinde 1.912,50 Euro, 26.04.2024 tarihinde 2.000,00 Euro, 08.05.2024 tarihinde 2.000,00 Euro, 13.05.2024 tarihinde 2.000,00 Euro olmak üzere asıl alacak yönünden kısmi ödemeler yaptığı ve ödemelerin davacının kabulünde olduğu gözetilerek kısmi ödemelerin ödeme tarihlerine kadar işleyecek faizi ile birlikte 11.650,00-Euro asıl alacağa isabet eden takip masrafları ve icra vekalet ücreti ile işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, davalı tarafından takipten sonra yapılan kısmi ödemelere yönelik asıl alacak ödemesinin 6098 sayılı TBK'nın 101. Maddesi gereğince icra dairesince kapak hesabında infaz aşamasında gözetilmesine, itirazın iptaline karar verilen kısım ve ödeme tarihine kadar işlemiş faizler ile feriler yönünden takibin DEVAMINA, 2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.977,44-TL harçtan peşin alınan 2.635,96-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.341,48-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 2.635,96-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.063,56-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 384,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip .... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/571, K. 2024/1338, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-571-e-2024-1338-k-697689fd9489