İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/544 E. 2026/50 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/544
- Karar No
- 2026/50
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/544 Esas KARAR NO : 2026/50
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 11/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mah. 1073 ada 4 parsel ve ... ili ... ilçesi ... Mah. 1073 ada 5 parsel'de müvekkili şirket tarafından birlikte inşaat yapılmış inşaat yapılırken ... ili ... ilçesi ... Mah. 1073 ada 4 parsel adresinde direk olmadığından elektrik alınamadığından ... ili ... ilçesi ... Mah. 1073 ada 5 parsel resmi aboneli şantiye elektriği alınarak sayaçtan geçen elektriğin kullanıldığını, ... ili ... ilçesi ... Mah. 1073 ada 4 parsel adresinde dairelere enerji verilebilmesi için direk dikilmesi gerektiğinden 26/04/2024 tarihinde ekteki bağlantı görüşü ile ...'a başvuru yapıldığını, dava tarihinden yaklaşık 4 ay önce inşaat tamamlanamadığını, ... kabul işlemlerini geciktirdiğinden daire sahibinin mağdur olduğunu, dava konusu yere 6. Ayda enerji verildikten sonra her daire için sayaç takılarak sayaçtan geçen enerji kullanılmaya başlandığını, elektriği kullananda müvekkili şirket olmadığını, bahsi geçen adrese 6. Ayda elektrik direğine enerji verildiğini, elektrik kullanılabilir hale geldiğini, davalı tarafından direk kabulü geciktirildiğinden davalının kusuru nedeniyle abonelikler geciktiğini, direğe enerji verilme tarihi ve sayaçta kullanım bilgisi mevcut olmasına rağmen müvekkili şirkete haksız, usul, yasa ve hukuka aykırı olarak 17/08/2023 ve 16/08/2024 tarihleri arası 1 senelik 915.242,88 TL fahiş bir kaçak kullanım faturası kesildiğini, bahsi geçen adreste 8 daire olduğunu, tüm dairelerin dolu ve 8 aile yaşadığını, dava konusu yerde kaçak elektrik faturası nedeniyle elektrik kesileceği şifai olarak iletildiğini, dava konusu yerde elektrik kesilmesi durumunda 8 aile mağdur olacağını, günümüz koşullarında elektrik olmadan insanların insani ihtiyaçlarını gidermesi mümkün olmadığını, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyası ile elektrik kesilmemesi için tedbir talepli dava açıldığını, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Değişik iş sayalı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, davalarının kabulü ile ... hesap numaralı ... fatura seri numaralı 29/08/2023 son ödeme tarihli 915.242,88 TL bedelli fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuku mevzuatına uygun olduğunu, davalı müvekkili şirket personellerince, 16/08/2024 tarihinde yapılan kontrolde, müvekkili şirketin ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmediğini, sayaçtan elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, işbu tüketimin, davacının sözleşmesiz olarak kaçak elektrik kullanımı yaptığını ikrar ettiğini, davacı yanın abonesiz şekilde şantiye elektriğinden gerçekleştirilen kaçak elektrik kullanımının müvekkili şirketin kabul işlemlerini geciktirmesinden kaynaklandığını ileri sürmüşse de bu iddianın ispatına elverişli bir delil de sunulmadığını, kesinlikle gecikmeyi kabul anlamına gelmemekle birlikte, Mahkememizin aksi kanaatinin hasıl olması ihtimalinde dahi kanunen yasaklanan bir eylemi gerçekleştirerek kaçak elektrik kullanımı yapmış olan davacı yanın bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olacağının açık olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde, kullanılan enerjinin yine kendisine ait yan parselde bulunan şantiye aboneliği üzerinden kullanıldığını, kaçak değil usulsüz tüketim olduğunu ifade etmişse de bu iddianın da doğru olmadığını, yapılan incelemede tüketilen enerjinin diğer parselde yer alan abonelikle ve enerjiyle bir ilgisi olmadığının tespit edildiğini, fiili durum ile davacı iddiasının örtüşmediğini, tutanakta da görüleceği üzere kaçak tespit edilen adreste kayıtsız bir sayaç bulunmadığını ve fakat bu sayaçtan okunan değer 8 daire tarafından yaklaşık 1 yıldır kullanılabilecek olan değerden oldukça düşük olduğunu, bu sebeple kayıtsız bu sayacın verisinin güvenilir olmadığını, bu sebeple aksi yöndeki davacı yan iddialarının kabulünün mümkün olmadığını,...seri numaralı tutanağa istinaden, davalı müvekkili şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/1-2.a maddesi, hükmü, 45/1-a maddesi, hükmü, 45/3-a maddesi ve 45/4 maddesi hükümleri ışığında, dilekçeleri ekinde ibraz etmekte oldukları doğru bulgu ve belge niteliğinde olan tüketim endekslerine göre, davacının kaçak kullanımının 1 yıldan uzun süreli olmakla mevzuat gereği, kaçak elektrik tespit tarihi olan 16/08/2024 tarihinden, geriye doğru 12 ayı geçmeyecek şekilde, 17/08/2023 tarihine kadar olan 365 gün, her biri diğer yapı mahiyetinde olan 8 daire için (8 daire x 5 kw) mevzuat gereği, 5 kw' dan toplam 40 kw kurulu güç, 0,6 kullanma faktörü ve her biri diğer yapı mahiyetinde olan 8 daire için 8 saatlik çalışma süresinin %20 artırılması neticesinde 9,6 saatlik çalışma süresi nazarı ile 365 gün x 40 kw x 0, 6 x 9,6 h = 84096 kwh tüketim miktarı karşılığı olarak, zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 46/1-3 maddesi, hükmü uyarınca ve dosyada mevcut dava konusu ... seri nolu tutanak için... tarihli ve... seri numaralı mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, ceza kat sayısının 2 alınması suretiyle 915.242,88-TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tahakkuk işleminde hata bulunmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyası, ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nden ... İlçesi, ... Mahallesi, 1073 ada 4 ve 5 parsele ait imar arşiv dosyasında yapılan inceleme neticesinde; 1073 ada 4 parsele ait ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının, 1073 ada 5 parsele ait ... tarih ve... sayılı yapı ruhsatının ve ... tarih ve ...sayılı yapı kullanma izin belgesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...Soruşturma sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu, ... Şirketi'nden dava konusu olan ... Mahallesi ... Sokak No:...adresinde yer alan taşınmaza/bağımsız bölümlere ilişkin davacı tarafından 25/04/2024 tarihinden sonra yapılan abonelik başvurusuna ilişkin tüm bilgi ve kayıtlar, Bilirkişi Mustafa ... tarafından hazırlanan 05.10.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk ettirilen 29/08/2024 son ödeme tarihli ve 915.242,88-TL bedelli faturadan kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır. İİK'nın 72/7 maddesi uyarınca menfi tespit davası açıldıktan sonra borç ödenmiş olursa, mahkemece davaya ödenen miktar üzerinden resen istirdat davası olarak devam edilerek karar verilmesi gerekmektedir. Kısmi ödeme halinde ise ödenen miktar yönünden davaya istirdat davası olarak, diğer kısım yönünden ise menfi tespit davası olarak devam edilerek karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı ...A.Ş. tarafından düzenlenen... seri numaralı ve 16.08.2024 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağına göre dava konusu mahalde sayaç numarasının ... olarak belirlendiği, sayacın takılı durumda olduğu, sayaç üzerinde yer alan endeks değerlerinin 3397 kwh şeklinde belirtildiği, tutanakta yer alan açıklamalara göre, ikili anlaşma olmaksızın, sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiği, tespit sırasında yaklaşık 4,9 kW gücünde yük bulunduğu, kullanıma hazır durumda enerji çekildiği ve bu durumun kaçak elektrik kullanımı kapsamına girdiğinin ifade edildiği, bu nedenle davacı adına 29.08.2024 son ödeme tarihli 915.242,88-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasının tahakkuk ettirildiği ve davacı tarafından borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. " hükmü amirdir. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar,...Esas ...Karar). Bu itibarla ispat yükü kaçak elektrik kullanıldığını iddia eden davalı ...A.Ş.'dedir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller nazara alınarak; davacının adresi olan "..." adresinde harici sözleşme ilişkisi bulunmaması suretiyle kaçak elektrik tüketiminde bulunup bulunmadığı, kaçak elektrik tüketim faturası sebebiyle davacının kaçak elektrik tüketim bedelinden sorumlu olup olmadığı, ayrıca kaçak elektrik tüketimi mevcut ise 29/08/2024 son ödeme tarihli ve 915.242,88-TL'lik faturadan kaynaklı davalı dağıtım şirketinin davacıdan asıl alacak ve ferileriyle birlikte dava tarihi olan 11/09/2024 itibariyle alacaklı olduğu toplam miktarın ne olduğu hususlarında ilgili mevzuatıyla birlikte açıklanmak suretiyle rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen bilirkişi raporu içeriğine göre, tahakkuka esas alınan tutanağın, davacı adına düzenlenmiş 16.08.2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı olduğu, tutanakta, idare kayıtlarında bulunmayan ... marka ... seri nolu sayaç üzerinden, sözleşmesiz şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/a maddesi uyarınca, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek elektrik tüketilmesinin kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edildiği, bu kapsamda, tutanak esas alındığında, davacı tarafça tutanağın içeriği aksi yönde ispatlanamadığından, tutanak tarihi itibariyle yapılan tüketimin mevzuat gereği kaçak elektrik kullanımı kapsamında değerlendirilebileceği, ruhsat, yapı kullanma izin belgesi, ... elektrik başvuru kayıtları ve temel üstü harç tahsil tarihleri birlikte incelenerek yapılan değerlendirme sonucunda, davacı tarafın ve binada yer alan 8 bağımsız bölümün 01.05.2024 tarihli kira sözleşmeleri uyarınca fiili elektrik kullanımına bu tarihte başlanmış olabileceği, bu nedenle, kaçak elektrik tahakkukuna esas sürenin 01.05.2024-16.08.2024 tarihleri arasındaki 107 günlük dönem olarak kabul edilmesi gerektiği, söz konusu sürenin, mevzuat uyarınca belirlenen azami 12 aylık (365 gün) tahakkuk süresini aşmadığı, davacı tarafın dava konusu tutanak doğrultusunda 268.317,48-TL tutarında bir sorumluluğunun bulunabileceği, 21.10.2024 tarihli ödemeler esas alınarak talep edebileceği iade tutarının ise 901.952,05-TL olduğu, ödemelerin 21.10.2024 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu ve bu tarihin dava tarihi olan 11.09.2024 gününden sonra olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olması sebebiyle rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarına, fatura içeriğine, kaçak elektrik tespit tutanağı içeriğine ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından kaçak elektrik kullanımının sabit olduğu ancak kira sözleşmeleri ve ruhsat içerikleri dikkate alındığında kaçak kullanımın 01.05.2024-16.08.2024 tarihleri arasındaki 107 günlük dönem olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda davacının 268.317,48-TL tutarında bir sorumluluğunun bulunabileceği, ödeme tarihi ve işlemiş faiz tutarları dikkate alındığında davacının istirdat talebinin 901.952,05-TL yönünden haklı olduğu, bu durumda davacı tarafından açılan ve istirdat davasına dönüşen menfi tespit talebinin kısmen yerinde olduğu, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren istirdatının gerektiği değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Kaçak elektrik kullanım iddiası nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 901.952,05-TL'nin ödeme tarihi olan 21/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen dava değeri (901.952,05-TL) üzerinden alınması gereken 61.612,34-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 15.630,07-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 45.982,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 15.630,07-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yargılama nedeniyle yapılan 433,00-TL posta ve tebligat gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.433,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 6.339,58-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 93,42-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 141.292,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 13.290,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 3.547,72-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 52,28-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki (2) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır