İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/528 E. 2026/223 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/528
Karar No
2026/223
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/528 Esas KARAR NO : 2026/223

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/09/2024 KARAR TARİHİ : 08/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıların müvekkili şirket adına başlatılan ... 25 İcra Müd. ... E takibe itiraz ederek tabin durmasının sağladıklarını, Müvekkili şirketin ...ŞTİ. yi ... nolu poliçe kapsamında sigorta güvencesine aldığını; Davalılardan ... şirketinin, sigortalı ... şirketinin ...’da yerleşik dava dışı ... şirketine satışını yaptığı 44 palet, net 17.600 kg, brüt 18.740 kg. fındık püresi emtiasının Türkiye’den Almanya’ya nakliyesi için sözleşme yaptığını; söz konusu taşımanın davalı ... şirketi tarafından emtianın ... plakalı TIR ile yapılan taşıma sürecinde .. yolunda sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın kaldırıma çıkması şeklinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazası yaptığını; Meydana gelen kaza sonrasında yetkililerin dorse kapaklarını açarak yaptıkları kontrollerde dorse içerisinde yüklü olan bir kısım emtianın palet üzerinden kaydığı, varil kapaklarının patlayarak muhteviyatı emtianın akmak suretiyle zayi olduğunun tespit edildiğini; Nihayet kapakları açılan varillerde bulunan emtianın kontamine olmasından dolayı alıcı firma tarafından da kabul edilmediğini, akabinde tüm emtianın aynı TIR aracı ile Türkiye’ye geri getirildiğini, ... Valiliği il Tarım Müd. Tarafından yapılan kontrollerinde toplam 7000 kg emtianın yurda girişinin sakıncalı olduğu tespit edilerek yurda girişine izin verilmediğini ve antrepoda tutanak tutulduğunu; Davalılar tarafından CMR sorumluluk sigortası kapsamında hasar dosyasının açıldığı bilgisi verilmesine rağmen müvekkili şirketin sigortalısı davalı dışı ... şirketine herhangi bir ödeme yapmadıklarını; Müvekkili şirketin sigortalısı ... şirketine dava konusu hasarı 31.03..2023 tarihinde ödediğini, TTK m.1472 gereği halef olarak huzurdaki davayı açmaya hak kazandığını; İleri sürerek davanın kabulü ile ... 25. İcra Dairesi ... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, %20’den az olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın CMR m.32 hükümlerine uygun olarak bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, dava konusu taşımanın kaza sonrası ... yetkili birimleri tarafından transit geçişine izin verilmediğinden dolayı davacının sigortalısının talimatları gereği Türkiye’ye iade taşımasının yapıldığını ve emtianın 18.10.2022 tarihinde gönderen/sigortalıya teslimi ile taşımanın sona erdirildiğini, takip tarihinin ise 23.10.2023 olduğunu, Ambalajlama hatasın nedeniyle meydana gelen hasar nedeniyle CMR m.17/4-b gereğince müvekkili şirketlerin sorumluluğu bulunmadığını; aracın ...’da manevra sırasında kaldırıma çarptığını, ardından yaptığı kontrollerde emtianın sağlam olduğunu tespit ederek fotoğraflarını çektiğini ve yola devam ettiğini; ...’dan ...’a geçiş sırasında Macar gümrüğünde yapılan kontrollerinde dorseden gelen sızıntı üzerine dorse kapılarının açılarak yapılan kontrollerinde bir kısım varil kapaklarının patlaması sonucu emtianın dorse içerisine sızıntı yaptığının tespit edildiğini; Hasarın ... Sigortaya ihbarı üzerine eksper görevlendirildiğini; yapılan incelemede varillerin birbirlerine veya palet üzerine sabitlenmediği, sadece naylon shrink ile sarılmış oldukları, ancak bu naylon shrinklerin de ışıl işlem görmedikleri ve emtianın ambalajlamasının yeterli olmadığının tespit edildiğini; Fotoğrafların incelenmesine göre araç içinde düşen ve devrilen bir varil olmadığını sadece varillerin birbirine baskısı nedeniyle kapaklarının patlaması sonucu ortaya çıktığını; Emtianın paletler üzerine sabitlenmediğini, bu durumun shrinklenmesi sebebiyle şoför tarafından yapılan kontrollerinde fark edilebilecek bir durum olmadığını; bu nedenle müvekkili şirketlere müterafik kusur isnadının bile mümkün olmayacağını; Davacının rücu miktarının CMR hükümlerine göre hesaplanmadığını ve bu nedenle talep edilen rücu miktarına itiraz ettiklerini; %10 ilave değerden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını; Faiz oranına itiraz ettiklerini ve faizin CMR m.27 hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini; Müvekkili Sigorta şirketinin olay başı 1000-Euro muafiyetinin bulunduğunu ve sigortacıya rücu da söz konusu poliçe hükmünün esas alınması gerektiğini; İleri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER / Taraf vekillerinin belirttiği, Arabuluculuk son tutanağı (barkodlu), ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası, faturalar, fotoğraflar, hasar dosyası, poliçe, şirket ticari defterleri, banka kayıtları, dekontlar, bilirkişi incelemesi, uzman incelemesi ve ekspertiz raporu, yemin, keşif, isticvap tüm resmi ve özel kurum ve kuruluşlardan celbedilecek kayıtlar, Taşıma belgeleri, Malın teslim tutanağı, delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra dairesinin yetkili olup olmadığı, CMR kovansiyonu 32 madde gereğince davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasarın sigorta kapsamında kalıp kalmadığı, hasarın neden ve nasıl meydana geldiği, hasarın meydana gelmesinde taşıyıcı ile adamlarının yada ifa yardımcılarının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, buna göre davalıların yük hasarını tazmin etme yükümlülüklerinin doğup doğmadığı ile istenebilecek hasar miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı. 28/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda “Taraflar arasındaki ihtilafın; davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, davacının halefiyetinin bulunup bulunmadığı, dava konusu emtianın hasar görme sebebinin ne olduğu ve hasardan sorumluluğun kime ait olduğu, hasar miktarı ve davacının rücu miktarının ne olduğu ile faiz hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı; Emtianın sallantılara karşı yük sabitleme yardımcı ekipmanlarından uygun olacak yeterli şekilde güvence altına almadığı, sürücünün tek taraflı trafik kazası ile kaldırıma çıkması sonrasında emtianın zarar gördüğü, Davalı sigorta şirketi tarafından yetkilendirilen eksper raporuna göre emtianın davacının sigortalısı ... şirketinin tesislerine 25.10.2022 tarihinde getirilip teslim edildiğime göre 23.10.2023 tarihinde başlatılan davaya konu takip bakımından, CMR m.32’de düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresinin aşılmadığının değerlendirildiği; Davacı ... şirketinin, hem kanuni (TTK m.1472) hem de akdi halef olarak (TBK m.183 vd.) huzurdaki davayı açabileceği; davalı ... şirketinin CMR belgesi düzenlemesi ve davalı ...A.Ş.nin de diğer davalı ...şirketinin ... sorumluluk sigortacısı olmasından dolayı huzurdaki davaya muhatap olabileceklerinin değerlendirildiği; Hasar öncesi trafik kazası ve hasar sonrası güzergahın tamamlanmamış olmasına rağmen hasarlı emtianın gönderene geri taşıması söz konusu olduğundan somut olayda hasarın taşıma süreci içinde gerçekleştiğinin tartışmasız olduğu; Dava konusu hasara davalı ... Şirketinin şoförünün tek taraflı trafik kazasının sebep olduğu ve ambalaj hatasının kazaya kadar ve kazanın hemen akabinde çekildiği ileri sürülen fotoğraflara göre hasarın oluşumunda herhangi bir etkisi bulunmadığının değerlendirildiği; Davalı taşıyıcı ve onun ... sigortacısı diğer davalının taşıma sürecinde meydana gelen kaza sonucu oluşan zarardan CMR hükümlerine göre ve iki nolu davalı sigortacının aynı zamanda poliçe şartlarına göre sorumlu olduğu; sorumluluk sınırının 58.310-SDR olmasında ve huzurdaki konu talebin 41.149,70 USD olması ile SDR/USD Paritesi gözetildiğinde davalıların gerçek zarardan sorumlu olduklarının açık olduğunun değerlendirildiği; Davacı şirketin ödemesinin gerçek zarar olan 42.661,36 USD’nin altında 41.149,70 USD olarak gerçekleşmesine göre ödediği miktar bakımından davalılara rücu edebileceği ve davalıların müşterek ve müteselsil olarak davacı şirkete karşı sorumlu oldukları; ancak davalı sigorta şirketi bakımından 1000-Euro muafiyet bulunduğundan sorumluluğunun yukarıdaki şekilde 41.573,06 USD olarak hesaplandığı; Davacının USD üzerinde talepte bulunmasına ve Yargıtayın yerleşmişi içtihatlarına göre CMR m.27 gereğince faizin yıllık %5 olarak uygulanmasının yerinde olduğunun değerlendirildiği; ” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava, davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanmış olan emtianın davalı ... Şirketi tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, davacı tarafından sigortalısına ödenmiş olan hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan ve davalının CMR sorumluluk sigortacısı olan diğer davalı ... Şirketi den rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma ... arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda; dava dışı sigortalı ...A.Ş firmasının Almanya'daki alıcısına ihraç ettiği "..." emtiasının Türkiye'den Almanya'ya kara yolu ile taşınması işinin davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, emtianın ...’den ...’ya olan karayolu nakliyesinin .../ ... (Çekici + Dorse) plakalı TIR aracı ile gerçekleştirilmesi sırasında aracın ... yolunda iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde aracın kaldırıma çıktığı ve Tek Taraflı Trafik Kazasının meydana geldiği ve meydana gelen trafik kazası sonrasında yetkililerin dorse kapaklarını açarak yaptıkları kontrollerde dorse içerisinde yüklü olan bir kısım emtianın palet üzerinden kaydığı ve varil kapaklarının patlayarak muhteviyatı emtianın akmak suretiyle zayi olduğunun tespit edildiği, zayi olan ve varil kapaklarının açılması sonucu kontamine olan emtanın alıcı firma yetkilileri tarafından kullanılamayacağı ifade edilerek emtia red edilmiştir. Akabinde tüm emtianın aynı tır aracı ile 18.08.2022 tarihinde Türkiye’ye geri getirilmiş, ... Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan kontrollerde toplam 7.000,00 Kg emtianın yurda girişinin sakıncalı olduğu tespit edilerek hasarlı emtianın yurda girişine izin verilmemiştir. Dava dışı sigortalı ... A.ş firmasının ... tarih ve ... numaralı faturasına istinaden (41.149,70 USD) bahse konu hasar ile ilgili fiili nakliyeci ... firması tarafından CMR Sorumluluk Sigortacısı ... Sigorta A.ş’ye hasar bildiriminde bulunulmuş, davacı tarafından sigortalıya söz konusu hasar sebebiyle 31.03.2023 tarihinde 789.267,71 TL ödendiği, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine 23.10.2023 tarihinde ... 25.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalının ödeme emrine itirazı üzerine ise 12.09.2024 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihi, tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. gündür. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde, zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Zarar gören tarafından yapılacak yazılı istemin zamanaşımı süresini ertelemesi için, olayı genel olarak ortaya koyması, taşıyıcının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarı hakkında değerlendirmede bulunabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterli olup, tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez. Ancak duran zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayabilmesi için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi, talep sahibine hakkını davada ileri sürmek dışında başka bir seçenek bırakılmaması gerekir. Eldeki davada taşıyıcının bilerek kötü hareketinden söz edilemeyeceğinden, dava bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dava konusu emtianın, 18.10.2022 tarihinde davalının çalışanı... tarafından hasarlı olarak teslim alındığı ,davalı şirketin yargılama sırasında ...'in kurumlarında 02.01.2013 - 04.04.2025 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettikleri görülmekle zamanaşımının 18.10.2022 tarihinde başlayacağı mahkememizce kabul edilmiş, dosyada zamanaşımını durduran sebeplerden olan sigortalı tarafından davalı taşıyıcıya başvurulduğuna ilişkin belgelerin bulunmadığı, dava itirazın iptali olduğundan ispat külfetinin davada olduğu, davacının kendisinin ya da sigortalısının davalıya ya da sigortasına başvurduğuna ilişkin herhangi bir bayanda bulunmaması ve buna ilişkin belge sunmaması sebebiyle somut olayda zamanaşımını durduran sebeplerin bulunmadığı görülmekle, mahkememizce davanın CMR 32 maddesi gereğince zamanaşımına uğradığı değerlendirilmiş ve davanın reddine dair karar verilmiş, davacının icra takibi başlatmakta ve dava açmakta kötüniyetinin bulunduğu ispat edilememesi sebebiyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, 2-Koşulları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken davacı taraftan peşin olarak alınan 22.444,23 TL harçtan mahsubuna, 21.712,23 TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 201.995,96- TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, -Dair, taraf vekillerinin huzurunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/528, K. 2026/223, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-528-e-2026-223-k-60ada7a32e9f