İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/527 E. 2025/1021 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/527
- Karar No
- 2025/1021
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/527 Esas KARAR NO : 2025/1021
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/09/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirketin, yurtdışından ürün ihraç eden ve iç piyasada bunun satışını gerçekleştiren bunun yanı sıra devlet ihaleleri de alan yıllardır sektörde bulunan öncü firmalardan olduğu, ihraç ettiği ürünlerin gümrüğe girişi ve sonrasında taşımacılık hizmeti almakta olup davalının müvekkil şirketin için işbu hizmeti verdiğini, ihraç ettiği ve “...” konişmento numarası ile kayıtlı ... tarih/sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatlı eşyalardan “... marka modelli çok amaçlı sınai robot kol"un gümrük giriş ve muayene aşamasında hasarsız ve sağlam olmasına karşın, davalı tarafça taşıması sonrasında hasarlandığı, bu durumun ... Müdürlüğü’nce yapılan kamera teftişiyle de ayrıca belirlenmiş olup yükleme aşamasında davalının geçici depolama yeri personelinin itinasız davranışları sebebiyle ürünün hasar gördüğü anlaşıldığı ve buna ilişkin tutanak ve ... Müdürlüğü’nün ...sayılı yazı ile müvekkil şirkete bildirim yapıldığını, davalının, "... marka modelli çok amaçlı sınai robot kol” ürününe ait taşıma hizmetini müvekkilin adına gerçekleştirdiğine ilişkin fatura bulunmakta olup mahkemenize sunulduğu, her ne kadar müvekkilin şirket yetkililerince davalı ile iletişim kurulmaya çalışılmışsa da davalı tazminat sorumluluğunu gidermekten kaçındığı, davalı taraf ile müvekkilin şirket arasındaki e-mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere müvekkilin hasar bildiriminde bulunmakla kalmayıp hasara ilişkin detaylı fotoğrafları da paylaşıldığı, gelinen noktada, gerek ...yetkililerince yapılan teftiş ve sonrasında bildirilen yazı gerekse müvekkilin şirketçe kayıt altına alınan fotoğraflar ile davalının çalışanlarının müvekkilin şirkete ait ürüne hasar verdiği ortada olduğu, işbu sebeple hasar verilen ürünün fatura bedeli olan 721 USD 60 CENT bedelin karşılığı olan 24.468,80 TL’nin (05.09.2024 tarihli merkez bankası kuru baz alınmıştır.) faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "İşbu taşıma konusu gönderi ...’tan, ...” kodu ile taşınmış olup iddia olunan zararın tazmin hakkı göndericide olduğundan aktif husumet ehliyeti bulunmayan davacının taleplerinin reddi gerekmektedir.Davacı ithalatçı ve dava dışı ihracatçı arasındaki ticari fatura ve taşımaya ilişkin konşimentodan, taşıma ve teslimin dava dışı ihracatçının adresinden, davacı ithalatçının adresine "..." teslim şekli ile gönderileceği konusunda mutabakata varıldığı açıkça anlaşılmaktadır. ... tarafından belirlenen teslim şekillerden biri olan "..." teslim şeklinde risk ve masraflar teslimata kadar satıcı üzerindedir. Navlun ücreti de satıcı tarafından Çin'de bulunan 3.kişi ... firmasına ödenmiştir. Müvekkil şirket, somut uyuşmazlıkta akdi taşıyan değildir. Taşıma anlaşması dava dışı ... şirketi ile Çin'de bulunan ve müvekkil şirketten ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... firması arasında akdedilmiştir. Anılan nedenlerle, iddia olunan hasara ilişkin tazmin hakkı dava dışı ... şirketine aittir. ... numaralı konşimento tahtında ...'tan ...'a taşınan gönderi, 01.02.2023 tarihinde, alıcısına teslim edilmiştir. Davacı taraf gönderilerin taşıma esnasında hasarlandığını iddia etmişse de müvekkil şirketin hiçbir şekilde iddia edilen hasardan tazminat sorumluluğu bulunmamaktadır. Huzurdaki uyuşmazlık konusu gönderi hasarından müvekkil şirket sorumlu olmayıp müvekkil şirkete süresi içinde, usulüne uygun hasar ihbarı da yapılmamıştır.haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usul yönünden reddine, esasa girilmesine karar verildiği takdirde esas yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: ... Müdürlüğü’nün ... sayılı yazısı, ihtarnameler, hasarlı ürüne ait fatura, hizmet verdiğine ilişkin fatura, 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporu, 29/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı yana ait ürünlerin hasar görmesi nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Bilirkişi heyetinden alınan 21/03/2025 tarihli raporda özetle; "Davaya konu sevkiyatın İncoterms teslim şeklinin “...” olarak belirlendiği, bu nedenle davacı alıcının taraf muhataplığının bulunmadığı; Montreal Konvansiyonunun Madde 18'e göre, incelendiğinde; Gümrük işlemleri bittikten sonra Gümrükte yükleme esnasında ve varma yerinde alıcı adresinde teslimat esnasında bir hasar tespiti, hasar şerhi bulunmadığı, hasar tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğu nedeniyle taşıyıcının bir kusur ve sorumluluğunun olmadığı; bu yönüyle davacı Alıcının emtianın hasarlı olduğunu ispatı gerektiği tespit ve kanaatine ulaşıldığı; davacı Alıcının Montreal Konvansiyonu Madde 31'e göre hasar ihbarı bildirim sorumluluğunun zamanında yapılmadığı tespit ve kanaatine ulaşıldığı; TTK Madde 863'e göre; yükleme ve boşaltmanın gönderici/alıcı sorumluluğunda olduğu, Taşıyıcının yalnızca kargoyu yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını gözetleme sorumluluğu bulunduğu; bu durumda, yalnızca yüklemesi yapılmakta olan kargonun gözetleme sorumluluğu taşıyıcıda olup, asıl sorumluluğun yüklemeyi yapan/yapacak olan tarafta olduğu; Sayın Mahkeme, Davalı Taşıyıcı ve Yükleyici firma arasında kusur oranı belirlenmesini talep etmesi halinde, taktiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere; Sektörel piyasalardaki uygulamalarında Davalı Taşıyıcının gözetleme sorumluluğu nedeniyle %25 oranında, Dava Dışı Yükleyicinin sorumluluğu ise %75 oranında kusurlu olabileceği kanaatine ulaşıldığı Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ve Davalı Taşıyıcının sorumlu olduğunu ve tazmin ödemesini talep etmesi halinde; Taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun 484 SDR x 25,4099 SDR/TRY — 12.298,39TL olarak hesap edildiği Bu durumda Davalı Taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarının SDR hesabı olan 12.298,39TL'nin 9425 oranı olan 3.074,59 TL olarak hesap edi Sayın Mahkeme aksi kanaate ise ve tazmin ödemesinde ürünün hasar değerine göre etmesi halinde, emtia hasar tespitinin alternatif olarak aşağıdaki gibi hesap edildiği; Yukarıda md. 5 te açıklandığı gibi; Tablodaki ürün fiyatlarına göre dava konusu ürünle aynı amaçla kullanılan 12 çeşit ürünün ortalama fiyatının 334.841,36 TL* KDV olabileceği, ancak dosyadaki ürünün bu bedelde bir ürün olmadığı kanaatine varıldığı, Ürünün özelliklerine dair dosyada tam bilgi olmamasına karşılık, sadece ürün adı ve fatura fiyatı göz önünde bulundurularak 2. sırada belirtilen... ürünün bu ürün özelliklerine en yakın ürün olduğu, ice Mahkeme” nin dava konusu ürünün bu ürün olduğu kanaatine varması durumunda ürünün fiyatının 38.489,22 TL47.697,84 TL KDV— 46.187,06 TL olacağı, Bu tabloda belirtilen ürünlere ait fiyatların Türkiye” de ki satış fiyatı olduğu, bu fiyatın içinde firmaya ait genel giderler olduğu, firmanın henüz bu giderleri yapmadığı göz önüne alındığında ürünün firmaya mal oluş fiyatının; Davacının dava dilekçesinde belirttiği 24.468,80 TL” nin kadri maruf olabileceği..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 29/08/2025 tarihli ek raporda özetle; "Taşımacılık uygulamalarında, ... teslim şekillerinden biri olan “...” teslim şekli, yükün gümrüğe giriş-gümrükten çıkış süreçlerini de kapsamakta ve yükün varma adresinde tamamlanmaktadır. Gümrük uygulamaları uzmanlık alanım dışında olmakla birlikte; ... teslim şekillerinden “...” teslim şekli taşımacılık konusunu da kapsamakta olduğundan- konu taşımacılık uygulamaları yönüyle incelenmiş olup, hukuki kanaat ve taktiri sayın mahkemeye aittir. Davalı itiraz konusuna istinaden dosyaya sunulan bilgi belge ve deliller tekrar detaylı olarak incelenmiştir. KÖK rapor incelemesinde Gümrük Müdürlüğünce düzenlenen dosyaya sunulu iki adet tutanak bulunmakta idi. Aşağıda tekrar görselleri sunulduğu üzere; bu tutanaklar birbirinin benzeri olup, bir tutanak el yazısıyla yazılmış olan, diğer tutanağın ise bilgisayar ortamında yazılmış olduğu görülmektedir. Taşımacılık uygulamalarında yükün alıcısı tarafından kargo kabul esnasında gözle görülür bir hasar var ise mutlaka tutanak altına alarak ve şerh notu düşülerek teslimat işlemi yapılması gerekmektedir. Somut olayda yük alıcı adresine getirildiğinde teslimat esnasında, kargoyu/yükü/emtiayı hasarlı olarak teslim aldıklarına ilişkin alıcı tarafından teslim belgesine düşülen herhangi bir şerh notu ve/veya emtianın hasarlı teslim alındığına dair bir Hasar Tespit Tutanağı ek rapor kapsamında sunulan belgelerde de tespit edilememiş olup, taktiri sayın mahkemeye aittir. Dosya içeriğine sunulan, Davalı ve Davacı arasında yapılan e-mail yazışmalarının ise Davacının itiraz dilekçesinde de beyan etmiş olduğu üzere 03.10.2023 tarihi ile 05.10.2023 tarihlerinde yapılmış olduğu görülmekte olup, hukuki kanaat ve taktir tamamen sayın mahkemeye aittir. Sayın Mahkeme Davalı taşıyıcının, gümrükten yükün alınması esnasında gönderici adına yüklemeden sorumlu olacağını taktir etmesi halinde, Davalı Taşıyıcının ödeyeceği tazmin Tutarının Sorumluluk Siniri ilkesine olacağı kanaatine ulaşılmaktadır. (Taşıyıcının sorumluluk sınırı kök raporda hesaplandığı için tekrar burada yeniden hesaplama yapılmamıştır.) Taktiri tamamen sayın mahkemeye ait olmakla, mahkemenin kusur oranlarını talep etmesi halinde, bu oranların belirlenmesinde sektörel piyasa uygulamaları gözetilerek kanaat oluşturulmaktadır. Sektörel uygulamalarda taşıyıcının gözetleme sorumluluğundan kaynaklı kusur durumlarında %25 kusur oranı değerlendirmeleri yapılabilmektedir..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yanın yurt dışından ithal ettiği ürünlerin gümrüğe girişi ve sonrasında taşınması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, davacı şirketin “...” konişmento numarası ithal ettiği “... marka modelli çok amaçlı sınai robot kolun gümrük giriş ve muayene sonrasında davalı yanca taşınması sırasında oluştuğu belirtilen hasarın tazmini amacıyla iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi heyeti raporuna göre; davaya konu sevkiyatın İncoterms teslim şeklinin “...” olarak belirlendiği, Montreal Konvansiyonunun 18. Maddesine göre , Gümrük işlemleri bittikten sonra Gümrükte yükleme esnasında ve varma yerinde alıcı adresinde teslimat esnasında bir hasar tespiti, hasar şerhi bulunmadığı, hasar tespit tutanağı düzenlenmemiş olması nedeniyle taşıyıcının bir kusur ve sorumluluğunun olmadığı; davacı/alıcının Montreal Konvansiyonun 32. Maddesine göre hasar ihbarı/ bildirim sorumluluğunu da süresi içerisinde yerine getirmediği, TTK Madde 863'e göre; yükleme ve boşaltmanın gönderici/alıcı sorumluluğunda olduğu, taşıyıcının yalnızca kargoyu yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını gözetleme sorumluluğu bulunduğu; bu durumda, yalnızca yüklemesi yapılmakta olan kargonun gözetleme sorumluluğu taşıyıcıda olup, asıl sorumluluğun yüklemeyi yapan/yapacak olan tarafta olduğu bu nedenle davalı yanın meydana gelen hasardan kaynaklı olarak kusurunun ve sorumluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL'nin mahsup edilerek bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 24.468,80TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.26/11/2025
Katip ¸e-imza
Hakim ¸e-imza