İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/524 E. 2025/436 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/524
Karar No
2025/436
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/524 Esas KARAR NO:2025/436

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/05/2017 KARAR TARİHİ:02/07/2025

.... Tüketici Mahkemesinin 25/06/2024 tarih, ... sayılı Görevsizlik kararı üzerine Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı bankadaki hesabından, 07.01.2005 yılında 50.000,00 TL tutarında, 30.09.2005 yılında 125.000,00 TL tutarında, 18.11.2005 yılında 80.000,00 TL tutarında, 13.06.2007 yılında 265.000,00 TL tutarında, 13.07.2007 yılında 135.000,00 TL tutarında kredi kullanmış bulunduğunu, davalı banka tarafından krediler tanımlanırken, serbest piyasa oranlarının oldukça üstünde faiz oranı belirlendiğini ve müvekkilinden haksız olarak kazanç sağlandığını, müvekkilinin kredi taksitleri devam ederken, 2009 yılında ödeme güçlüğüne düştüğünü ve taksitlerini ödeyemez duruma geldiğini, bu sebeple, müvekkilinin davalı bankaya olan borcu banka tarafından 14.05.2009 tarihinde 304.000,00 TL olarak yapılandırıldığını, yapılandırma sırasında ayrıca faiz işletildiğini, davalı bankanın, yapılandırma aşamasında da serbest piyasa oranlarının oldukça üstünde faiz oranı belirlediğini ve müvekkilinden haksız olarak kazanç sağlanmış bulunduğunu, müvekkilinin kredi kullandığı ve yapılandırdığı dönemde, Rekabet Kurulu’ nun 13-13/198-100 sayılı 08.03.2013 tarihli kararı ile mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında, davalı bankanın ve birçok bankanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine oy birliği ile karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığı ve yapılandırdığı döneme tekabül eden 2007 ile 2011 yılları arasında bankaların kendi aralarında gizlice anlaşarak kartel oluşturdukları kredilere normalden daha yüksek faiz uygulayarak hem haksız kazanç elde ettikleri hem de tarafıma büyük zarar verdikleri tespit edildiğini, davalı banka tarafından Rekabet Kurulu kararının iptali amacı ile .... İdare Mahkemesi’ne yapılan ...Esas sayılı başvuruda ...K. sayısı ile 25.12.2014 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, bankanın Danıştay 13. Hukuk Dairesi’ne ... E. sayısı ile gerçekleştirmiş olduğu temyiz başvurusu ... K. sayılı 16.12.2015 tarihli kararı ile reddedildiğini, yerel mahkemenin kararı onandığını, davalı bankanın da mevduat, kredi kartı ve kredi hizmetleri konusunda anlaşarak uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesini ihlal ettiği kesinleştiğini, bu sebeplerle; davanın kabulü ile, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 57. ve 58. maddesi müvekkilinin davalı bankadan kullandığı krediler ile uğradığı zararın tespiti ve zararın 3 katının, Sayın Mahkemece yapılacak hesaplama neticesinde tazminat tutarının net olarak tespit edilmesi akabinde artırılmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL’sinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerde haksız olarak tahsil edilen dosya masraflarının, müvekkiline ait kayıtların dosyaya celbi ve dosya masrafı miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti akabinde artırılmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...Rekabet Kurulu’nun 08/03/2023 tarihli ve ... Sayılı kararına (rekabet kurulu kararı)dayanarak diğer davalı müvekkilinin ... Bankası ... şubelerinden kullandığıni belirttiği kredilerine uygulanan faiz oranları dolayısıyla uğradığını iddia ettiği zararın tazminin talep ettiklerini, bu iddia ve talep karşısında, aşağıdaki cevapların verilmesinin hasıl olduğunu, davacının rekabet kurulu kararına dayanarak, maddi tazminat talep ettiği ancak, Rekabet Kurulu Kararları idari yargı denetimine tabi olduğu ve dolaysıyla kesin delil niteliği taşımadığı, kaldı ki kararın kesinleşmesi durumunda dahi Sayın Mahkemece dava konusu somut olayda haksız fiilden doğan tazminat sorumluluğunun şartlarının oluşup olmadığının rekabet kurulu kararından ayrı olarak müstakilen değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini, husumet itirazlarının kabul edilmemesi halinde, mahkemece dava konusu somut olayın müstakilen inceleme ve değerlendirme yapılması aşamasına geçilebilmesi için dahi rekabet kurulu kararı aleyhine açılan iptal davasının soncunun HMK md. 165 gereğince bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davanın görevli mahkemede açılmamış olması nedeniyle görev yönünden reddine, davanın zamanaşımı bakımından reddine, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması sebebiyle dava dilekçesinin usulden reddine, husumet ve diğer usul itiraz kabul edilmez ise Rekabet Kurulunun gerekçeli kararı aleyhine açtığı iptal davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, usule ilişkin itirazlar kabul edilmez ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ...'tan gelen 2009 yılında ticari kredilere uygulanan ücret, komisyon kalemlerine ilişkin müzekkere cevabı, ... Bankası'ndan gelen 2005-2007 yıllarında ticari kredilere uygulanan ücret, masraf ve komisyonlara ilişkin müzekkere cevabı, ... Bankası'ndan gelen 2005-2007 yılları arasında kredilere uygulanan komisyonları içerir müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu ihtiyaç kredilerinde davalı bankanın serbest piyasa oranlarının üzerinde faiz uyguladığı ve yine kullanılan kredilerden kaynaklı haksız olarak dosya masraflarının tahsil edildiği iddiasıyla bankanın davacıya vermiş olduğu zararın tespiti ve tazmini istemine ilişkindir. .... Tüketici Mahkemesinin 25/06/2024 tarih, ... sayılı Görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaynın yapıldığı anlşaılmıştır. Davacı taraf, davalı bankadan 2005 ile 2007 tarihleri arasında çeşitli krediler kullandığını ancak bu kredileri kullanırken davalı bankanın kendisine serbest piyasa oranlarının oldukça üzerinde faiz uyguladığını, kredinin kullanıldığı dönemde ve içinde kredi kullandığı bankanın da bulunduğu birden fazla banka için Rekabet Kurulu tarafından Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. Maddesini ihlal ettiğine karar verildiği, bu kapsamda bankanın kendisine uyguladığı kredinin haksız olduğunu zarara uğradığını, yine kullanılan kredilerden dolayı kendisinden haksız yere dosya masrafı adı altında bedeller alındığını, tüm bu sebeplerle oluşan zararın tazmini için haksız olarak tahsil edilen bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf, davacı tarafından bahsedilen .... İdare Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, bankanın davacının iddia ettiği gibi herhangi bir kartel topluluğunun içinde yer almadığını, talep edilen zararın mesnetsiz olduğunu davanın tüm bu sebeplerle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/05/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davalı ... ile davacı müteveffa ...arasında Genel Kredi Sözleşmeleri düzenlendiği, Davalı ... ile davacı müteveffa ...arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmeleri doğrultusunda, davacıya 07/01/2005 tarihinde 50.000,00 TL anapara tutarlı 18 ay aylık %2,40 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 30/09/2005 tarihinde 125.000,00TL anapara tutarlı 24 ay aylık %1,85 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 18/11/2005 tarihinde 80.000,00TL anapara tutarlı 36 ay aylık % 1,75 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 13/07/2007 tarihinde 135.000,00TL anapara tutarlı 36 ay aylık %1,00 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 13/06/2007 tarihinde 265,000,00TL anapara tutarlı 36 ay aylık %1,80 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 24/12/2008 tarihinde 68.526,00TL anapara tutarlı 24 ay aylık %2,75 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, Davacıya davalı banka tarafından 14/05/2009 tarihinde 304.757,00TL anapara tutarlı 60 ay aylık %2,75 yıllık % 33 akdi faiz oranı ile yeniden yapılandırma ticari kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredilerden Yukarıda belirtilen davalı bankanın kredi kullanım esnasında almış olduğu masrafların % 1 ile % 2 arasında değiştiği ilgili oranların diğer bankalar tarafından da uygulandığı, Yüksek Mahkeme tarafından bankalara yazılan müzekkere cevaplarında alınan komisyonların kullandırılan kredi üzerinden %6 1 ile % 2 arasında komisyon alındığı, ilgili alman komisyonların TCMB tarafından 2020 yılına kadar sınırlama bildirim zorunluluğu olmadığı 2020 yılı sonrası bildirim zorunluluğu olduğu," şeklinden rapor düzenlenmiştir. Bankaların kredi müşterilerinden yaptıkları işlemlerin karşılığında faiz dışı menfaat ve komisyon talep etme konusundaki temel dayanakları TTK’na dayanmaktadır. TTK'nun 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesinin mümkün olup, Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi çerçevesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği belirtilmiştir. TBK yürürlüğe girdikten sonraki dönemde imzalanan sözleşmeler ve kullandırılan krediler yönünden; Genel işlem koşulları içeren sözleşme düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. TBK'nun 20-25. maddelerinde de genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup sözleşmelerde; taraflardan birinin üstün veya avantajlı konumunu kullanarak, karşı tarafa dayattığı, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve iyi niyet kurallarına aykırı olan bölümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda genel işlem koşulu içeren sözleşmede, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı tarafın aleyhine olacak hükümler varsa, bu hükümler hiç yazılmamış (hükümsüz) sayılacaktır. Bankacılık kanunu ve diğer bankalarca uygulanan teamüller gereği kredi kulanımı ve kredilerin erken kapamalarda ücret alınmasına yönelik uygulamalar mevcut olup, bankanın yaptığı işlemler nedeniyle TTK 20 .maddesi uyarınca ücret talep edeceğine yönelik düzenlemeler genel işlem şartı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulaması da bu yöndedir (Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2019 Tarih,... Esas- ... Karar sayılı ilamı). Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Söz konusu uyuşmazlığın davacı yan tarafından davalı bankadan kullanılan çeşitli kredilerde davalı banka tarafından serbest piyasa oranlarının oldukça üzerinde faiz uyguladığını, kredinin kullanıldığı dönemde ve içinde kredi kullandığı bankanın da bulunduğu birden fazla banka için Rekabet Kurulu tarafından Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. Maddesini ihlal ettiğine karar verildiği, bu kapsamda bankanın kendisine uyguladığı faizin yüksek ve haksız olduğunu zarara uğradığını, yine kullanılan kredilerden dolayı kendisinden dosya masrafı adı altında alınan ücretlerin haksız olup olmadığına yönelik açılan kısmi alacak davası olduğu, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde birbirinden farklı birden fazla bankalara yazılan müzekkere cevaplarında alınan komisyonların kullandırılan kredi üzerinden %1 ile % 2 arasında komisyon alındığının görüldüğü, davalı bankanın kredi kullanım esnasında almış olduğu masrafların % 1 ile % 2 arasında değiştiği ilgili oranların diğer bankalar tarafından da uygulandığı, davalı ... ile davacı müteveffa ...arasında Genel Kredi Sözleşmelerinin düzenlendiği, davalı ... ile davacı müteveffa ...arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmeleri doğrultusunda davacıya 07/01/2005 tarihinde 50.000,00 TL anapara tutarlı 18 ay aylık %2,40 akdi faizi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 30/09/2005 tarihinde 125.000,00TL anapara tutarlı 24 ay aylık %1,85 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 18/11/2005 tarihinde 80.000,00TL anapara tutarlı 36 ay aylık %1,75 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 13/07/2007 tarihinde 135.000,00TL anapara tutarlı 36 ay aylık %1,00 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 13/06/2007 tarihinde 265,000,00TL anapara tutarlı 36 ay aylık %1,80 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 24/12/2008 tarihinde 68.526,00TL anapara tutarlı 24 ay aylık %2,75 akdi fazi oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davacıya davalı banka tarafından 14/05/2009 tarihinde 304.757,00TL anapara tutarlı 60 ay aylık %2,75 yıllık % 33 akdi faiz oranı ile yeniden yapılandırma ticari kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredilerden davalı bankanın kredi kullanım esnasında almış olduğu masrafların %1 ile % 2 arasında değiştiği ilgili oranların diğer bankalar tarafından da uygulandığı, ilgili alınan komisyonların TCMB tarafından 2020 yılına kadar sınırlama bildirim zorunluluğunun olmadığı 2020 yılı sonrası bildirim zorunluluğunun olduğu, yine Rekabet Kurulunun Kararının iptali için .... İdare Mahkemesinde açılan davada ... sayılı ilamı ile işlemin iptaline karar verildiği ve kararın 21/10/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından davalı banka tarafından uygulanan faizin yüksek ve haksız olduğunun kanıtlanamadığı ve taraflar arasında imzalanmış olan kredi sözleşmelerinde dosya masrafı altında ilgili banka tarafından masraf alınması hususunun kararlaştırıldığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL eksik harcın davacılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 02/07/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/524, K. 2025/436, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-524-e-2025-436-k-650f8d26dac3