İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/519 E. 2026/334 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/519
- Karar No
- 2026/334
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/519 Esas KARAR NO:2026/334
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/09/2024 KARAR TARİHİ:27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.03.2022 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasında küçük müvekkil ...' nın yaralandığını, meydana gelen kaza sonrasında Sigortacılık Kanunu’ nun 14/ 2-b maddesi uyarınca ... Hesabı tarafından, müvekkilin maluliyeti söz konusu olduğundan, ortaya çıkan maddi zararların tazmini için ödeme yapılmasının gerektiğini, işbu talihsiz kaza sonucunda vücut fonksiyonlarının önemli bir kısmında kayba uğrayan müvekkil için daha zor hale gelen yaşam koşulları karşısında, yapılacak olan ödeme müvekkil için önem arz etmekte olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna gidilmiş ise de taraflarca anlaşma sağlanamadığını, açıklanan bu sebeplerle konu davayı mahkemeniz huzurunda ikame etme gereği hasıl olduğunu, müvekkilinin trafik kazasının meydana getirdiği olumsuz etkilerden dolayı iş gücü kaybı ve ayrıca kazadan sonra çalışamamasından dolayı maddi kazanç kaybına uğradığını. bunun yanısıra müvekkilin maluliyeti bundan sonra yapacağı işleri başkalarına nazaran çok daha fazla zaman ve emek harcayarak yapmasına neden olacak ağırlıkta olduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla, vücut bütünlüğünde meydana gelen kayıplar oranında fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketten maddi tazminatı avans faiziyle birlikte tahsilini talep etme gereği hasıl olmuştur. Huzurdaki dava 6100 sayılı yasanın 107.maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmış bulunmakla; maddi tazminat miktarının mahkemece yapılacak inceleme ve bilirkişi tespitinden sonra belirlenmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; söz konusu kaza müvekkilin vücut fonksiyonlarını kaybederek maluliyetine sebebiyet verdiğinden davalı sigorta şirketinin ödemekle sorumlu olduğu maddi tazminat miktarının şimdilik toplam 50,00 TL'sinin, davalıya başvurdukları tarihin 8.iş gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatının gerektiğini, konu kazanın davacı tarafça ispat edilememesinden dolayı işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, KTK 97 uyarınca müvekkil kuruma kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, plakası tespit edilemeyen araca kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, annenin bakım ve gözetim yükümlülüğünün ağır ihlalinin mevcut olduğunu, davacının kendi müracaatı ile almış olduğu maluliyet raporu hükme esas alınamayacağını, Çocuklar İçin Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne uygun rapor alınmasının gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre alındığını, raporun kabulünün mümkün olmadığını, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulmasının gerektiğini, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle gelir elde edeceği tarihin başlangıcı olarak 18 yaşını doldurduğu tarih esas alınmasının gerektiğini, davacı kaza tarihinde 3 yaşında olduğunu, Türk Medeni Kanunu ve sair mevzuat hükümleri gereğince anne- babanın bakım ve gözetim görevleri olduğu izahtan vareste olduğunu, anne ve baba söz konusu bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmedikleri için davacının yaralandığını, teknik faiz uygulanmasının gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının ... Hesabı’na yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 18/03/2022 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacı küçüğe çarpması sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce davacının tedavi gördüğü hastanelere müzekkere yazılarak tüm tedavi evrakları ve ekleri celp edilmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2022/... Sor. Sayılı dosyası istenmiş, davalı kurumdan başvuru yapıldığına ilişkin evraklar celp edilerek dosyamıza eklenmiştir. Toplanan tüm deliller, iddia ve savunma hudutları doğrultusunda dosya kusur konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, rapor alınmıştır. Alınan kusur raporunun tetkikinde; çocuk yaya ...' nın meydana gelen trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu, trafik kazasına karışan karşı tarafın meydana gelen trafik kazasında %25 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Alınan kusur raporuna istinaden dosyamız tüm ekleri ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi' ne gönderilmiş, ATK raporunun tetkikinde; mevcut belgelere göre, 22/04/2019 doğumlu, Almira Asel AKNARCİ’nin 18/03/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici ya da sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatiyle rapor alınmıştır. İddia, savunma, toplanan tüm deliller, alınan kusur ve maluliyet raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı küçüğün Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, yaşı nedeniyle gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığı, (aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/2240 Esas, 2021/6882 Karar sayılı kararı) tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacı tarafın davasının reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, verilen (6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesi uyarınca) KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 27/04/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır