İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/518 E. 2024/754 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/518
- Karar No
- 2024/754
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/518 Esas - 2024/754 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/518 KARAR NO : 2024/754
HÂKİM : ...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 25/12/2024
1. Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ...... Esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yoluyla icra takibine başlandığı; icra takip dosyasının 09/05/2017 tarihinde takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırılmış olduğu ve Mahkememize sunulan başvuru tarihine kadar herhangi bir işlem yapılmadığı; müvekkiline ait araç üzerinde dava tarihi itibariyle haciz bulunduğu ve anılan tarihler arasında dosyada zamanaşımını kesmeye matuf herhangi bir işlem yapılmamış olduğundan icra takibine konu bononun, TTK. hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığı; "zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebinin", ...... Esas sayılı dosyası ile kabul edildiği; davaya konu icra takip dosyası nedeniyle müvekkilinin aracının halen hacizli olduğu ve müvekkili aracı üzerindeki tasarruf imkanının haksız nedenle kısıtlandığı hususları beyan edilmiş olup; müvekkilinin, icra takibi konusu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : 3. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 31/01/2013 gün ve 36.000,00 TL bedelli çekin, müvekkili bankanın ... Şubesi müşterisi olan ... ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, bankadan kullandıkları kredinin geri dönüşümünde kullanılmak üzere müvekkili bankaya verildiği; borcun süresinde ödenmemesi üzerine borçlular hakkında ...... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçildiği; menfi tespit davasına konu ......Esas sayılı icra dosyasının .... Noterliğinin 27.10.2015 tarih ve ... Esas sayılı alacak temliki sözleşmesi ile ... A.Ş. firmasına temlik edildiği; takip dosyasının temlik edilmiş olması ve müvekkili bankanın taraf sıfatının kalmamış olması nedeniyle husumet itirazlarının bulunduğu; arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiği, İcra Mahkemesinde icranın geri bırakılması kararı verilerek kararın kesinleştiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı beyan edilmiş olup; husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, dosyadan taraf kaydının silinmesine ve tebligatların temlik alan firmaya gönderilmesine, davacı taraf aleyhine %20 inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : 1....... E. Sayılı İcra Takip Dosyası. 2. ...... E. Sayılı Dosyası. 3. Genel Kredi Sözleşmesi. 4. İhtarname. 5. ......Dairesinin 07/06/2024 tarih, ...... Sayılı Kaldırma Kararı. IV) İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI : 4. Mahkememiz tarafından verilen 28/09/2023 tarih, ...... sayılı hüküm kapsamında; "...Mahkememizce, ...... sayılı dosyası üzerinde UYAP Sistemi kanalıyla yapılan incelemede;...... Mahkemesi tarafından 01/06/2023 tarihinde verilen karar kapsamında belirtilen '...Somut olayda; 18/04/2013 tarihli takip dosyasında davacı borçluya ödeme emrinin 01/08/2013 tarihinde tebliğ edildiği, 07/08/2013 tarihinde takibin kesinleştiği, 29/06/2015, 03/06/2016 tarihlerinde alacaklı tarafından zamanaşımını kesecek nitelikte haciz talebinde bulunulduğu, 09/05/2017 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten sonra ise zamanaşımını kesecek şekilde icra takip işlemi yapılmadığı, bu durumda öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla...' gerekçesiyle, icranın geri bırakılmasına kesin mahiyette karar verildiği; söz konusu kararın, davalı (alacaklı) ...A.Ş.'ye 12/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği; UYAP Sistemi kayıtlarında (davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin taraf olduğu dosyalar raporu, Mahkememiz dosyası UYAP kayıtlarına eklenilmiştir) davalı ...A.Ş. tarafından, İİK.'nın 33a/2. maddesi uyarınca yedi (7) gün içerisinde, genel mahkemelerde bu hususta herhangi bir dava açılmadığı ve bu doğrultuda ...... sayılı kararının 'kesin hüküm' teşkil ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan talep ile ilgili olarak; ...... sayılı dosyasında verilmiş 'kesin hüküm' bulunduğu..." gerekçeleriyle, 6100 sayılı HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. 5. Mahkememizce verilen hüküm ile ilgili olarak gerçekleştirilen istinaf incelemesi neticesinde,...... tarafından verilen 07/06/2024 tarih, ...... sayılı kaldırma kararı kapsamında; "...Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Davalı vekili cevap dilekçesinin ekinde .... Noterliği'nin 27/10/2015 tarih ... yevmiye nolu alacağın temliki sözleşmesi ile ...... E. Sayılı dosyasının dava dışı ... A.Ş. Firmasına temlik edildiğini bildirmiş olup, dilekçe ekinde sunulan temlikname sunulmuştur. Mahkemece temlikname eki dosya kapsamına alınarak alacağın temliki üzerinde durulması gerektiği..." gerekçeleriyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. V) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : 6. Mahkememiz tarafından verilen 28/09/2023 tarih, ...... sayılı hüküm ile ilgili olarak yapılan istinaf incelemesi neticesinde ...... Dairesi tarafından verilen 07/06/2024 tarih, ...... sayılı kaldırma kararı kapsamında; (IV no'lu bent kapsamında gerekçeleri belirtilmiş olduğu üzere) Mahkememizce "öncelikle davalı tarafın taraf sıfatının tetkiki ve pasif husumet yokluğunun tespiti halinde, bu hususta karar verilmesi" amacıyla, Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; 7. Mahkememizce tekrar yargılama açılmış ve Mahkememizce 24/12/2024 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada davalı vekili tarafından verilen "...her ne kadar celse arasında temlik sözleşmesini mahkemeye sunmuş isek de müvekkil banka ile yaptığımız görüşmeler neticesinde huzurdaki dava konusu icra takibinin yürütülmesi aşamasında banka tarafından temliknamenin icra dosyasına sunulmadığı ve bu doğrultuda davacı vekili tarafından açılan davada husumet açısından bir hata bulunmadığını belirtmek istiyoruz." beyanı doğrultusunda Mahkememizce icra dosyasında yapılan incelemede; her ne kadar dava konusu alacağın 27/10/2015 tarihinde temlik edilmiş olduğu anlaşılmakta ise de, anılan temliknamenin, dava konusu icra takip dosyasına (dava konusu itirazın iptali davasının açılması tarihi olan 07/06/2023 tarihinde sonra) 13/07/2023 tarihinde sunulmuş olduğu anlaşılmıştır. 8. Anılan gerekçelerle; davacı vekili tarafından ikame olunan itirazın iptali davasında husumetin yanlış belirlenmemiş olduğu ve bu doğrultuda davanın HMK 124/3 (davacının, dürüstlük kuralına aykırı bulunmayan taraf değişikliği talebi) ve HMK 125/1 (dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davanın devamı) hükümleri uyarınca yargılamaya devam olunması gerektiği anlaşılmış olup; (...... Dairesi tarafından verilen 07/06/2024 tarih, ...... sayılı kaldırma kararı öncesinde Mahkememiz tarafından verilen 28/09/2023 tarih, ......sayılı kapsamında açıklanan kesin hüküm varlığı - dava şartı yokluğu nedeniyle) usul ekonomisi ilkesine riayet ve yargılamanın sürüncemede kalmamasını temin maksadıyla; esasa müessir niteliği bulunmayan "taraf teşkilinin" sağlanması cihetine gidilmeyerek, davanın (kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğunun tespiti neticesinde) usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda ......Mahkemesinin "Kesin Hüküm" Teşkil Eden ...... Sayılı Kararı İle İlgili Olarak; 9. Mahkememiz nezdinde açılan dava konusunun, davacı tarafından ileri sürülen "menfi tespit" talebi olduğu anlaşılmaktadır. 10. Menfi Tespit Davası; davalı tarafından varlığı iddia edilen bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığının" veya "mevcut bulunan bir alacağın, ödeme, ibra, takas vb. bir nedenle sona erdiğinin" tespiti için açılan davadır. 11. Menfi Tespit ve İstirdat Davalarını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (4) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyatî tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (5) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (6) Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. (7) Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. (8) Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının ikametgâhı mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lâzım gelmediğini ispata mecburdur." 12. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere borçlu, açacağı menfi tespit davası kapsamında; daha önce kendisi hakkında başlatılmış icra takibinde "ödeme emrine itiraz etmemiş" veya itiraz etmekle birlikte "itirazı yerinde görülmemiş" olması sebebiyle icra takibinin kesinleşmesi halinde dahi, "maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını" ileri sürebilecektir. 13. Bu anlatımdan hareketle; kendisine yönelik açılan bir icra takibinde, ödeme emrini tebellüğ eden bir borçlunun, yasal süresi içinde borca itiraz edip etmemesi, sadece takip hukuku bakımından sonuç doğuracak; alacaklı tarafından açılacak itirazın iptali davasında veya borçlu tarafından sunulacak menfi tespit taleplerinde ispat yükünün yer değiştirmesine sebebiyet vermeyecektir. 14. Söz konusu (menfi) tespit talebinde bulunan borçlunun, icra takibinin devamı esnasında alacaklıya karşı açacağı dava, "menfi tespit davası"; bununla birlikte "ödemesini gerçekleştirdiği meblağın kendisine ödenmesi" için alacaklıya yönelik açacağı dava ise "istirdat davası" olarak tanımlanacaktır. Belirtilen bu açıklamalardan hareketle ve 2004 Sayılı İİK.'nın 72/6. maddesi uyarınca; menfi tespit davası olarak açılan bir davada, herhangi bir sebeple borcun ödenmesi halinde de, davaya "istirdat davası" olarak devam edilecektir. 15. Menfi tespit davasında; "alacağın varlığını" iddia eden tarafın "davalı" olması nedeniyle, ispat yükü de kural olarak davalıya (alacaklıya) düşmektedir. Bununla birlikte genel kural olarak uygulanan bu durum; borçlunun, taraflar arasında herhangi bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığını" iddia ettiği durumlara münhasır olup; "mevcut bir hukuki ilişkinin, herhangi bir sebeple sona ermesi nedeniyle alacağın son bulduğunun" (alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğu; alacağın ödeme, ibra veya takas gibi bir nedenle sona erdiği vb) iddia edildiği durumlarda ispat yükü; alacağın son bulduğunu iddia eden davacı borçluya geçmektedir. 16. Belirtilen bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizde açılan işbu ......Esas sayılı dosyada davacı vekilinin; müvekkili aleyhine ......Esas sayılı dosyasında yapılan, "kambiyo senetlerine mahsus icra takibi" kapsamında müvekkilinin aracı üzerinde uygulanan haciz işleminin, halihazırda geçerli olması nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını beyanla; anılan icra takibine konu "kambiyo senedinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini" talep ettiği anlaşılmaktadır. 17. Her ne kadar davacı vekili tarafından açılan dava kapsamında, "menfi tespit" talebinde bulunulduğu belirtilmekte ise de; Mahkememizce yapılan incelemede, davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde sunulan talep kapsamında, taraflar arasındaki "asıl borç ilişkisi" ile ilgili hiçbir açıklama veya talep bulunmadığı; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin "mevcudiyeti" veya "sona erdiğinin" tespiti konulu hiçbir talep içermediği; sunulan talep kapsamında, icra takibine konu "kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığının" tespitinin talep edildiği anlaşılmaktadır. 18. Başka bir anlatımla; ...... Mahkemesi tarafından verilen ...... sayılı "icranın geri bırakılması" kararının, kesin hüküm teşkil etmediğinden bahisle, müvekkilinin aracının üzerinde uygulanan haciz işleminin sonlandırılması amacıyla, Mahkememizce genel hükümler uyarınca yapılacak yargılama neticesinde, "kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığının" tespiti hususunda verilecek ve "maddi anlamda kesin hüküm" teşkil edecek bir karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. 19. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 33a. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) İlâmın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. (2) Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vâki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilâmın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. (3) İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır." 20. Mahkememizce, ...... sayılı dosyası üzerinde UYAP Sistemi kanalıyla yapılan incelemede; ...... Mahkemesi tarafından 01/06/2023 tarihinde verilen karar kapsamında belirtilen "...Somut olayda; 18/04/2013 tarihli takip dosyasında davacı borçluya ödeme emrinin 01/08/2013 tarihinde tebliğ edildiği, 07/08/2013 tarihinde takibin kesinleştiği, 29/06/2015, 03/06/2016 tarihlerinde alacaklı tarafından zamanaşımını kesecek nitelikte haciz talebinde bulunulduğu, 09/05/2017 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten sonra ise zamanaşımını kesecek şekilde icra takip işlemi yapılmadığı, bu durumda öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla..." gerekçesiyle, icranın geri bırakılmasına kesin mahiyette karar verildiği; söz konusu kararın, davalı (alacaklı) ...A.Ş.'ye 12/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği; UYAP Sistemi kayıtlarında (davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin taraf olduğu dosyalar raporu, Mahkememiz dosyası UYAP kayıtlarına eklenilmiştir) davalı ...A.Ş. tarafından, İİK.'nın 33a/2. maddesi uyarınca yedi (7) gün içerisinde, genel mahkemelerde bu hususta herhangi bir dava açılmadığı ve bu doğrultuda ...... sayılı kararının "kesin hüküm" teşkil ettiği anlaşılmıştır. 21. Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan talep ile ilgili olarak; ...... sayılı dosyasında verilmiş "kesin hüküm" bulunduğu anlaşıldığından; 6100 sayılı HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. VI) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Dava konusu kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığı hususunda,......Mahkemesi tarafından verilen 01/06/2023 tarih, ......sayılı (2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 33a/2. maddesi uyarınca) kesin hükmün mevcut olduğu ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE; 2) Davacı tarafından % 20'den az olmamak kaydıyla talep edilen tazminat talebinin REDDİNE; 3) Karar ve İlâm Harcı : Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcı ile ilgili olarak; davacı tarafından 694,11 TL peşin harç yatırılmış olduğu anlaşıldığından; fazla alındığı tespit olunan 266,11 TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben, talep halinde davacı tarafa İADESİNE; 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA; b) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE; 5) Vekâlet Ücreti : Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca (dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı bulunan maktu miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden) dava değeri olan 40.644,25 TL üzerinden hesaplanan 6.503,08 TL nisbi vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile DAVALIYA ÖDENMESİNE; Dair; tarafların yüzüne karşı verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 24/12/2024
Katip ...... Hâkim ...... ¸ ¸ Gerekçeli Karar